Dünya Gıda Dergisi - 2014/Mayıs

Son Sayı

Dünya Gıda Arşivi

ARŞİV

Faydalı Bağlantılar

T.C Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü
İhracat Bilgi Platformu
T.C Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
FAO
KOSGEB
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası
Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu


ANKET

 
Gıda Güvenliği konusunda en çok şüphe duyduğunuz ürün grubu hangisi?
 
Kırmızı ve beyaz et ürünleri
Bakliyat ve hububatlar
Tatlı ve Unlu Mamüller
İçecekler
Süt Ürünleri



Yazım Kuralları

Türkiye su ürünleri yetiştiriciliğinde atakta

Avrupa Akuakültür Kongresi (Aquaculture Europe), 25–27 Ekim tarihleri arasında, Future Fish Eurasia Fuarı ile işbirliği içerisinde, İstanbul Yeşilköy'deki, WOW Otelleri Kongre Merkezi'nde düzenlendi

Avrupa Akuakültür Kongresi (Aquaculture Europe), 25–27 Ekim tarihleri arasında, Future Fish Eurasia Fuarı ile işbirliği içerisinde, İstanbul Yeşilköy'deki, WOW Otelleri Kongre Merkezi'nde düzenlendi.
Kongre'nin açılışı 25 Ekim tarihinde, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ve Avrupa Birliği Balıkçılık ve Denizcilik Komiseri Joe Borg tarafından yapıldı.
Bakan Mehdi Eker kongrede yaptığı konuşmada, Türkiye'nin su ürünleri potansiyelini ve hedeflerini ve Bakanlık olarak çalışmaları anlattı.

“Türkiye zengin bir potansiyele sahip”
Türkiye'nin 24.6 milyon hektar deniz ve 1.3 milyon hektar iç su alanları olmak üzere toplam 26 milyon hektar su alanı ve ırmakları ile zengin bir su ürünleri potansiyeline sahip olduğunu kaydeden Eker, 8 bin 333 km kıyı uzunluğunun ise Akdeniz'in yaklaşık 1/3'ünü teşkil ettiğini söyledi. Eker, “Yetiştiricilik, dünyada en hızlı büyüyen gıda üretim    sektörüdür. FAO tarafından, ülkemiz 2002-2004 arasında üretim artışında dünya üçüncüsü seçildi. Ülkemiz toplam üretimde dünya sıralamasında 36'ncı, AB ülkeleri arasında 5. sırada yer alıyor. Dünya ortalamasına ulaşmak için 2 kat, AB ortalamasına ulaşmak için 3 kat fazla üretmemiz gerekiyor” dedi.

 Sektördeki atak sürüyor
Sektörün doğrudan yabancı sermayeyi çeken alanların başında geldiğini kaydeden Eker, â€œİşletme sayısı,  2002 yılında bin 245 adet iken bu yıl bin 470 adete çıktı. Yani yüzde 18'lik bir artış sağlandı. Üretim 2002 yılında 61 bin 165 ton iken 2007 yılında yüzde 110 artışla 129 bin tona çıkmıştır. Sektörün üretim kapasitesi 2002 yılında 50 bin ton iken bu yıl yüzde 300 artışla bu rakam 150 bin ton oldu. 50 bin tonluk yatırım da devam ediyor. Sektörde yatırım 1,5 milyar dolardır. Yoğun yatırım talepleri de bulunuyor. 5 yılda ihracatta da çok büyük ilerleme kaydedildi. Miktar olarak yüzde 86, değer olarak yüzde 141 artış gösterdi. AB çipura-levrek pazarının yüzde 25'i Türk balıklarından oluşuyor” dedi.

Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliğinde hedefleri
Türkiye'nin üretimini 2010 yılında 200 bin tona, 2023'te ise 600 bin tona çıkarmayı  hedeflediği kaydeden Eker, “İhracatı 2010 yılında 500 milyon dolara, 2023 yılında ise 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Dünya projeksiyonuna baktığımızda ise üretimin 2010 yılında 70 milyon tona 2023 yılında ise 83 milyon tona çıkması planlanıyor. Türkiye'de tüketimin de 10.3 kg'a çıkarılması hedefleniyor” dedi.
Türkiye'de ‘çevre dostu su ürünleri yetiştiriciliği'ni' amaçladıkların belirten Eker, şunları söyledi: “Bu amaçla; sektörün çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla AB uzmanları ve tüm paydaşlar ile ‘ülkesel su ürünleri strateji planı' hazırlandı. Çevre dostu üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması amacıyla, balık üretim çiftliklerinde sorumlu teknik müdür ve teknik personel zorunluluğu getirildi. Kamuoyunda yanlış zeminde tartışılan üretimin çevresel etkilerinin belirlenmesi amacıyla bakanlık tarafından hazırlanan TÜBİTAK-MAM, üniversiteler, Çevre ve Orman Bakanlığının da dahil olduğu 2.7 milyon YTL bütçeli 3 yıl sürecek ‘Balık çiftliklerinin çevresel etkilerinin belirlenmesi' projesi 2007 yılında devreye sokuldu.”

AB Balıkçılık ve Denizcilik İşlerinden Sorumlu Komiseri Joe Borg ise; Türkiye'nin bu kısa sürede su ürünleri yetiştiriciliği alanında kat etmiş olduğu mesafeden çok etkilendiğini, Türkiye'de yetiştiriciliğin sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde büyüdüğünü ifade etti.
Avrupa Akuakültür Derneği Başkanı Laszlo Varadı ise konuşmasında; su ürünleri alanında çok büyük bir potansiyele sahip olan Türkiye ile ortak çalışmalar yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını ve bu çalışmaları geliştirmek istediklerini söyledi.
Su Ürünleri Federasyonu'nun ev sahipliğini yaptığı etkinlik, Avrupa Akuakültür Derneği (EAS) ve Avrasya Fuarcılık tarafından organize edildi. Avrupa Akuakültür Kongresi'ne, başta Avrupa'dan olmak üzere, Amerika, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'yu da kapsayan geniş bir coğrafyadan 700'ün üzerinde delege katıldı.
2007 Avrupa Akuakültür Kongresi, hem konferans hem de bir sektör forumunu kapsayan ilk “yeni format” kongre oldu. Kongrenin ana teması “Çakışan Talepler/ Competing Claims” çerçevesinde, gelişen akuakültür sektörünün karşılaştığı rekabet ve çatışmalar ele alınarak, sektörün geleceği konunun uzmanları tarafından tartışıldı.

Eker'in AB Denizcilik Komiseri ile görüşmesinin ayrıntıları...
Bakan Eker, kongreye gelen Avrupa Birliği Balıkçılık ve Denizcilik Komiseri Joe Borg ile ayrı bir görüşme yaptı.
Bakan Eker, Atlantik Ton Balıklarını Koruma Uluslararası Komisyonunun (ICCAT), Türkiye'ye ton balığı avlama ve yetiştirme konusunda koyduğu kotaya karşı olduklarını ve bu konudaki kararı imzalamadıklarını ifade etti. Görüşmede Tuna'dan Karadeniz'e gelen kirlilik başta olmak üzere Karadeniz'deki balık stokları ve balıkçılık düzenlemelerinin ayrı bir sözleşmeyle ele alınarak, bu konuda çalışma yapılması gerektiğini ifade eden Bakan Eker, ICCAT'ın, Türkiye'nin ton balığı avlama ve yetiştirme konusunda koyduğu kotaya karşı olduklarını söyledi. Bakan Eker, “Bu konudaki kararı biz imzalamadık. Türkiye, ICCAT'a 2003 yılında üye oldu ve bu dönem için Tokyo'da yapılan toplantıda 820 ton civarında bir kota uygulandı. Bunun Türkiye'nin potansiyeli, kapasitesi ve balıkçılık filosu ile uyuşmadığını, adil olmadığını, Türkiye'nin mağdur edildiğini, AB'nin pozisyonunun da önemli olduğunu vurguladık” diye konuştu.

Türkiye'nin potansiyeline bakıldığında kotanın 3 bin ton civarında olması gerektiğini ifade eden Eker, bazı Akdeniz ülkelerinin kotalarının daha yüksek olduğunu Türkiye'nin kotasının da 3 bin tona yakın olması gerektiğini dile getirdi. Borg'un, ICCAT'ın koyduğu kota konusunda neler yapılabileceğini araştıracaklarını aktardığını da kaydeden Bakan Eker, Borg'un, Akdeniz'deki koruma alanlarıyla ilgili uluslararası destek ve çok taraflı işbirliği gerektiren konularda muhakkak Türkiye'nin talep ve isteklerinin dikkate alınacağını söylediğini, bu konularla ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.

Future Fish Eurasia Fuarı'na yoğun ilgi

Future Fish Eurasia 2007 Kongre Fuarı'na, aralarında Yunanistan, Norveç, İsrail, İtalya, İspanya, Fransa, Amerika, İngiltere, Kanada, Hollanda, Polonya, Tayvan, Almanya, Japonya ve Belçika'nın bunduğu 29 ülkeden, 265 firma katıldı. Future Fish Eurasia Fuarı'nda, Akuakültür teknolojileri ve ekipmanları, balıkçılık teknolojileri ve ekipmanları, su ürünleri ihracat ve işleme gibi sektörün 3 ana konseptini konu edinen 3 fuar bir çatı altında toplandı. Fuarda, taze balıktan işlenmiş/paketlenmiş balığa, işleme makinelerinden akuakültür ekipmanlarına, yemden soğutma sistemlerine kadar geniş bir ürün yelpazesi sergilendi.

Future Fish Eurasia 2007 Kongre Fuarı'nı, Avrupa Akuakültür Kongresi delegeleri, toptan ve perakende balık pazarlamacıları, ithalatçı ve ihracatçılar, kültür balıkçıları, reisler, otel, restoran ve süpermarketler, su ürünleri işleme sanayi, su ürünleri mühendisleri, öğretim üyeleri, öğrenciler ve su ürünleri sektörüne yatırım yapmak isteyen girişimcilerden oluşan 7 bin 893 sektör profesyoneli ziyaret etti.