Dünya Gıda Dergisi - 2014/Eylül

Son Sayı

Dünya Gıda Arşivi

ARŞİV

Faydalı Bağlantılar

T.C Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü
İhracat Bilgi Platformu
T.C Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
FAO
KOSGEB
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası
Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu


ANKET

 
Mutfaklarınızda en çok hangi baharatı kullanıyorsunuz?
 
Kırmızı biber- Pul biber- İsot
Karabiber- Tuz
Kekik- Köri
Nane- Fesleğen
Kimyon, Yenibahar



Yazım Kuralları

Süt kaynaklı mikrobiyal zehirlenmeler vezehirlenmelerin takibinin önemi

Süt kaynaklı mikrobiyal zehirlenmeler vezehirlenmelerin takibinin önemi

Süt ve süt ürünleri kaynaklı gıda zehirlenmelerini belirlemek; yeterli olmayan veriler ve kayıt altına alınmayan vakalar nedeniyle oldukça zor. Bu soruna çözüm bulunmalı, ulusal ve uluslararası bir bağ ile tüm gıda zehirlenmeleri kayıt altına alınmalı ve bu kayıtlar doğrultusunda çalışmalar yapılmalı.

 


Nilgün ÖZDEMİR1, Tuğba KÖKTAŞ2, Zeynep B. GÜZELSEYDİM2
1. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fak. Gıda Mühendisliği Bölümü 55139 Kurupelit /Samsun E-posta: nilgun.ozdemir@omu.edu.tr

2. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fak. Gıda Mühendisliği Bölümü 32200 Çünür/Isparta  E-posta: zeynepseydim@sdu.edu.tr, tugbakoktas@sdu.edu.tr

Özet
Süt yapısındaki bileşenleri mükemmel bir dengede bulunduran toplumun temel gıda maddelerinden birisidir. Sütün bu mükemmel dengesi ve zengin besin içeriği mikrobiyal gelişim için uygun ortam oluşturmaktadır. Meydana gelen mikrobiyal bozulmalar organoleptik değişimlere, ürün kayıplarına neden olmakta bunun yanı sıra sütü patojen bakterileri bulundurabilen bir risk materyali haline getirmektedir. Patojen mikroorganizmalar nedeniyle oluşan enfeksiyonlar ve intoksikasyonlar toplumda önemli sağlık sorunlarına yol açmakta hatta salgın hastalıklara neden olmaktadır. Bu tür hastalıkların etiyolojik etkenlerinin temel bir gıda olan süt aracılığıyla taşınması riski artırmaktadır.
Son yıllarda yapılan çalışmalar gıda kaynaklı zehirlenmelerin ve salgın hastalıkların önemini ortaya koymakta ve gıda zehirlenmelerinin kayıt altına alınmasının önemini belirtmektedir. Hastalıkların kayıt altına alınması sadece zehirlenme hakkında bilgi edinmek için değil aynı zamanda gıda güvenliğini sağlayacak koşulları belirlemek ve yapılan yanlışları düzeltmek için de önemlidir.
Bu derlemenin amacı; süt ve süt ürünleri aracılıyla taşınabilen patojenlerin etiyolojik etken olarak gösterildiği gıda zehirlenmelerini değerlendirmektir. Ayrıca ABD’deki Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezi (CDC), AB’deki Hastalıkların İzlenmesi ve Kontrolünde Avrupa Bilgi Sistemi (ECDC, Eurosurveillance) gibi resmi kaynakların kayıt altına alma sistemleri araştırılarak ülkemizdeki uygulamalar ile karşılaştırmak ve gıda zehirlenmeleriyle ilgili toplumda farkındalık yaratabilmek için kayıt altına alınması ve resmi olarak duyurulmasının gerekliliği vurgulanmaktır.
Anahtar Kelimeler: Çiğ süt, süt zehirlenmesi, hastalık takibi, kayıt altına alma sistemi
1. Giriş
1.1. Süt ürünlerinden kaynaklanan zehirlenmeler
Ülkemizde süt ve süt ürünlerinin mikrobiyolojik kalitesi oldukça önemli bir konu olup olumlu yönde gelişmelerin sağlanması için ilgili kurumlar tarafından çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Sütün besin maddeleri bakımından zenginliği mikrobiyal gelişim için en uygun ortamı oluşturmaktadır. Bu nedenle süt kolay kontamine olabilen bir üründür; bu durumda besin, lezzet ve ürün kaybının yanı sıra asıl endişe verici durum; sütün patojen mikroorganizmaları taşıyan bir risk materyali haline gelmesidir (Goff, 1995; Metin, 2003; Greene ve ark., 2010).
Sağlıklı bir hayvandan uygun koşullarda sağılan süt mikrobiyal açıdan güvenlidir. Sütün bir risk haline gelmesi için kontamine olması gerekir. Kontaminasyon kaynakları arasında başlıca, hayvan sağlığı (mastitisli vb.), hayvan yaşam koşulları, sağım makinelerinin hijyeni ve personel hijyeni sayılabilir. Ayrıca süt; toplama, işleme, ambalajlama, dağıtma gibi işlem basamakları da kritik kontrol noktaları arasındadır. Süt, belirtildiği gibi ısıl işlem öncesi veya sonrası kontamine olabilmektedir. Ancak en önemlisi farkına varılma ihtimali düşük olduğu için ısıl işlem sırasında olan kontaminasyondur. Isıl işlem sırasında ya işlenmiş süt ile işlenmemiş sütün hatta karışması ya da uygun olmayan ısıl işlem normları nedeniyle kontaminasyon oluşmaktadır. Kontamine olmuş sütlerin tüketimi ise insan sağlığını önemli ölçüde tehdit etmektedir. Süte kontamine olabilecek bazı patojenler Escherichia coli, Campylobacter jejuni, Yersinia enterocolitica, Salmonella spp., Streptococcus agalactiae, Str. uberis, Brucella abortis, Mycobacterium tuberclosis, Coxiella burnettii, Salmonella typhi, Corynebacterium diphtheriae ve Staphylococcus aureus dur (Ünlütürk 1998; Bhaduri, 2001; Üçünçü, 2003; Greene ve ark., 2010; Latorre ve ark., 2011). Meydana gelen birçok zehirlenme vakasından birisi çiğ süt tüketimi sonrası kanlı diyare belirtisi görülen bir çocuk, hastaneye kaldırıldıktan sonra Escherichia coli O157 enfeksiyonu tespit edilmiş, taburcu edildikten sonra bu mikroorganizmanın taşıyıcısı olarak hayatını devam ettirmiştir (Alberger ve ark., 2001).
İçme sütü risk oluşumunun önlenmesi ve gıda güvenliğini sağlanması için modern sanitasyon ilkeleri izlenerek, tüketime hazır son ürün haline getirilmeli ve bu ürünün tüketimi teşvik edilmelidir. Sanitasyon ilkelerindeki eksiklik ve/veya ilkelerin eksik uygulanması, ayrıca bilinçsiz olarak işlenmiş ya da hiç işlem görmemiş süt ve süt ürünlerinin (çiğ süt, çiğ sütten elde edilen süt ürünleri vb.) tüketimi süt kaynaklı salgın hastalıkları artırmaktadır. (Greene ve ark., 2010; Latorre ve ark., 2011). İlk olarak 1500’lü yılların sonlarına doğru Avrupa’da meydana gelen salgın sonrası süt ve ürünleri potansiyel hastalık kaynağı olarak belirtilmiş ve satışı yasaklanmıştır. Bu kanunu ihlal edenlerin ise cezalandırılacağı belirtilmiştir (Roadhouse ve Henderson, 1941).
Çiğ süt tüketimi sonucu oluşan salgın hastalıkların ilk kayıtları ise Dr. Michael Taylor’a aittir (Cambers, 2002). ABD’deki Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezi (CDC), AB’deki Hastalıkların İzlenmesi ve Kontrolünde Avrupa Bilgi Sistemi (ECDC, Eurosurveillance) gibi resmi kurumlarca yayınlanan raporlar çiğ sütün veya uygun olmayan normlarda işlem görmüş süt ve ürünlerinin ciddi tehlikeler oluşturabileceğini göstermektedir (Çizelge 1).
Çizelge 1. Süt ve Süt Ürünleri Kaynaklı Gıda Zehirlenmeleri- Bazı vakalar
Yıl Yer Etken mikroorganizma Hasta kişi Kaynak ürün Referans
1980 Montana Salmonella typhimurium 105 Çiğ süt (CDC, 1981)
1981 Oregon C. jejuni 91 Çiğ süt (CDC, 1981a)
1981 Washington S. dublin 18 Çiğ süt (CDD, 1981d)
1983 Pensilvanya C. jejuni 57 Çiğ süt (CDC, 1983)
1984 Minesota — 122 Çiğ süt Osterholm ve ark.,1986
1984 California C. jejuni 12 Çiğ süt, Dondurma (CDC, 1984)
1996 Kansas C. jejuni 120 Çiğ süt (CDC, 1996)
2001 Wisconsin C. jejuni 75 Çiğ süt (CDC, 2002)
2006 Pensilvanya L. monocytogenes - Çiğ süt (Jayaroa, ve ark., 2006)
2007 Hollanda C. jejuni 16 Çiğ süt Heuvelink, 2009
2007 Pensilvanya S. typhimurium 275 Süt (yetersiz pastörizasyon) (Pelsinvanya,Tarım Kurumu, 2007)
2007 Türkiye/Bitlis C. botulinum 10 Yoğurt (Akdeniz ve ark., 2007)
2010 Utah S. enterica Newport 10 Süt (yetersiz pastörizasyon) (CDC, 2010)
2010 Oregon E. coli 8 Peynir (CDC, 2011)
2011 Kaliforniya E. coli - Çiğ süt (www.realrawmilkfacts.com2011)
2011 Alaska C. jejuni 18 Çiğ süt (www.foodpoisonjournal, 2011)
1.2. Tarihten ders alınmamasına önemli örnek: Dünyada çiğ süt tüketimine olan eğilim
Son yıllarda genel olarak gelişmiş ülkeler de dahil olmak üzere tüm dünyada sütün tüketim şekli konusunda iki farklı görüş vardır. İşlem görmüş süte karşı çiğ sütü savunan gruplar bulunmakta ve bu gruplar çiğ sütün güvenli olduğunu, pastörize sütte eksilen gerçek terapötik etkiye sahip olduğunu, içerisindeki gerekli besin maddelerinin ve yararlı mikroorganizmaların ısıl işlem sırasında değerlerini kaybettiğini, ısıl işlemin sütün kendi kendini koruma özelliğini de (bazı enzimler vb.) yok ettiğini iddia etmektir (Vonderplanitz ve Dougla, 2001). Süt ürünlerinden özellikle peynirin de çiğ sütten yapılması gerektiğini olgunlaşma işleminin patojen mikroorganizmaların gelişimini her zaman elemine edeceğini düşünmektedirler. Amerika Birleşik devletlerinde genel olarak (bazı eyaletler dışında) çiğ süt satışı direkt tüketiciye yasak olup ancak üretim izni olan işletmelere yapılabilmekte, bu işletmelerde de ısıl işlem uygulanmaktadır.
Bu iddiaların hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır (FDA, 2011). Birçok araştırma bunu kanıtlamaktadır. Çiğ süt savunucularının iddialarına karşılık; araştırmacılar çiğ sütün laktoz intoleransına ve alerjileri tedavi edici özelliğe sahip olmadığını belirtmektedirler (Host ve Samuelsson, 1988). İddia edildiği gibi pastörizasyon işlemi Ca konsantrasyonunu ve diğer besin içeriklerini olumsuz yönde etkilememektedir (Weeks ve King 1985; Avis, 2011). Ayrıca çiğ sütte bulunan ve bakterilerin gelişmesi için gerekli serbest demiri bağlayarak anti mikrobiyal özellik gösteren laktoferrin proteinin pastörizasyon işleminden etkilenmediği belirtilmektedir (Paulsson ve ark., 1993; LeJeune ve ark. 2009).
Pastörizasyon, sütteki patojen mikroorganizmaların vejetatif formlarının tamamını inhibe ederek ve diğer mikroorganizmaların büyük bir kısmının sayısını azaltarak sütü daha güvenilir ve dayanıklı hale getiren bir ısıl işlemdir. Yıllardır yapılan çalışmalar süte uygulanan bu ısıl işlemin, sütün doğasında bulunan besin maddelerinin hiç birine önemli derecede olumsuz bir etki göstermediğini belirtmektedirler (LeJeune ve ark. 2009).
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin yaptığı araştırmaya göre, pastörize edilmemiş (çiğ süt) süt ve ürünlerinden kaynaklanan salgın hastalıkların ortaya çıkma oranının, pastörize edilmiş süt ile ilişkili salgın hastalıkların ortaya çıkma oranından 150 kat daha fazla olduğu belirtilmektedir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC)’de 21 Şubat 2012 tarihinde yayımlanan bir çalışmada, 1993 – 2006 yılları arasında 50 ülkede süt ve süt ürünlerinden kaynaklanan salgın hastalıklar değerlendirilmiştir. 13 yıllık inceleme sonucunda, çiğ sütün yasal olarak satışına izin verilen ülkelerde, izin verilmeyen ülkelere oranla iki kat daha fazla salgın hastalık ortaya çıktığı belirtilmiştir. Ayrıca çalışmada, salgından etkilenen kişilerin yüzde 60’ının 20 yaş ve altında olduğu belirlenmiştir. Bu durum, yetişkinlere kıyasla çocukların çiğ süt ve süt ürünleri tüketimi sonucu oluşabilecek salgın hastalıklara yakalanma olasılığının oldukça yüksek olduğunu göstermekte ve tehlikenin ciddiyetini vurgulamaktadır (CDC, 2012).

1.3. Kayıt alma sistemi
Gıda zehirlenmelerinin kayıt altına alınması sadece zehirlenme hakkında bilgi edinmek için değil aynı zamanda gıda güvenliğini sağlayacak koşulları belirlemek, iyileştirmek ve yapılan yanlışları düzeltmek için de önemlidir.
Dünyada gıda zehirlenmelerinin önüne geçebilmek için yapılan uygulamaların en önemli olanı ‘Kayıt Altına Alma Sistemi’dir. ABD ve AB’de uygulanan bu sistemde geriye doğru iz sürme yöntemi izlenmektedir. Sistem beş adımdan oluşmaktadır (Şekil 1.) (CDC, 2011; ECDC, 2011; FDA, 2011; Greene ve ark., 2010).
Ülkemizde ise gıda zehirlenmesi konusunda daha etkin uygulama yapılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi gereklidir; özellikle toplumun önemli kısmı medyada yer alan ve bilimsel dayanakları olmayan kişisel görüşlerden olumsuz etkilenmektedir. Bu şekilde süt tüketimi zaten düşük olan ülkemizde sağlıklı beslenme anlayışı ciddi risk altına girmektedir. 24.04.2009 tarihinde AB’ye uyum çerçevesinde Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan genelge kapsamında zehirlenme vaka bildirim formu yayınlanmıştır. Bu form bütün sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtılmış ve böylece zehirlenmeleri kayıt altına alma sistemi için ilk adım atılmıştır (Anonim, 2009). Ancak sistemin koşulları ve uygulanma şekli yeterli değildir. Bu sisteme göre zehirlenen kişi hastanede kendi isteğine bağlı olarak bu formu (form; www.saglik.gov.tr internet adresinde bulunmaktadır) doldurmakta, hastane formda şüpheli olarak belirtilen gıdayı İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne bildirmektedir. Bu formlar İl Sağlık Müdürlükleri tarafından dosyalanmakta, fakat Sağlık Bakanlığına ait tüm illeri kapsayan bir veri sistemi bulunmamaktadır. Halk herhangi bir zehirlenme şüphesinde İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne şikayette bulunmaktadır. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü gıdanın bakteriyolojik araştırmasını yapsa da toksikolojik araştırmasını genellikle yapmamaktadır.
 
Şekil 1. Gıda zehirlenmelerini kayıt altına alma sistemi
Ülkemizde gıda zehirlenmelerinin önlenmesi ile ilgili uygulamada önemli eksiklikler bulunmaktadır. Öncelikle bu konu önemsenmeli, konu ile ilgili bir kanun oluşturulmalıdır. ABD’deki Hastalık Kontrol ve Engelleme Merkezi (CDC), AB’deki Hastalıkların İzlenmesi ve Kontrolünde Avrupa Bilgi Sistemi (ECDC, Eurosurveillance) gibi gıda zehirlenmelerine önem verilmeli, ileri araştırması yapılmalı, veriler kayıt altına alınmalı ve halk bilgilendirilmelidir.
2. Sonuç
İnsan beslenmesi ve sağlığı açısından son derece önemli bir yere sahip olan sütün uygun olmayan şartlarda üretilmesinin yarardan çok zarara neden olduğu görülmektedir. İstenilen faydayı sağlamak için sütün tüm işlem aşamalarına gereken önem gösterilmelidir. Birçok ülkede rapor edilen süt ve süt ürünleri kaynaklı gıda zehirlenmeleri bakteriyel gıda zehirlenmelerinin yüzde 2-6’sı arasında bir değer aldığı belirtilmektedir (De Buyser, 2001). 2010, Haziran ayından itibaren meydana gelen süt zehirlenmelerinin ise yüzde 83’ü çiğ süt kaynaklıdır (FDA, 2011).
Süt ve süt ürünleri kaynaklı gıda zehirlenmelerini belirlemek yeterli olmayan veriler ve kayıt altına alınmayan vakalar nedeniyle oldukça zordur. Bu soruna çözüm bulunmalı, ulusal ve uluslararası bir bağ ile tüm gıda zehirlenmeleri kayıt altına alınmalı ve bu kayıtlar doğrultusunda çalışmalar yapılmalıdır. Çalışmalar aracılığıyla eksiklikler giderilmeli ve hataların önüne geçilmelidir. Yaşamın sona ermesinin nedeni, yaşamak için tüketilen bir gıda maddesi olmamalıdır.
3. Kaynaklar
Akdeniz, H., Bugan, T., Tekin, M., Karsen, H., Karahocagil, M.K. 2007. An Outbreak of  Botulism in A Family Eastern Anatolia Associated with eating suzme Yoghurt Buried Under Soil. Scand. J. Infect. Dis. 39(2) 108-114.

Allerberger , F., Wagner, M., Schweiger, P. Rammer, H-P., Resch, A., Dierich, M.P., Friedrich, A.W. and Karch, H. 2001. Escherichia coli O157:H7 Infection and  Unpasteurised Milk. Eurosurveillance 6(10):379. http://www.eurosurveillance.org. Available at: 12.09.2011.
Anonim 2009, Zehirlenme Vaka Bildirim Formu. Sağlık Bakanlığı Genel Sağlık hizmetleri Genel Müdürlüğü, Genelge 29: 24.04.2009. hptt://www.saglik.gov.tr Erişim tarihi: 22.09.2011
Avis 10-2011 du Comité scientifique. de l’agence federale pour la securite de la chaine alimentaire: Evaluation des risques et bénéfices de la consommation de lait cru de bovins, et de l’effet du traitement thermique du lait cru sur ces risques et bénéfices. http://www.favv-afsca. 36A. Available at: 17.11.2011
Buhaduri, S., 2001. Yersinia enterocolitica. In: Guide to foodborne Pathogenes (Labbé , G.R. and  Garcia, S. -eds.) Inc. John Wiley And Sons, 0-471- 35034-6.
Cambers, J. V., 2002. the Microbiology of  Raw Milk. In: Dairy Microbiology Handbook. (Robinson, R. K.,-eds) Wiley Interscıence,39-90, New-York.
Center for Disease Control and Prevention, 2012. Majority of Dairy-Related Disease Outbreaks Liked to Raw Milk, Center for Disease Control and Prevention Available from: http://www.cdc.gov./media/releases/2012 po221 raw milk outbreak.html,  03.04.2012.
Center for Disease Control and Prevention (CDC), 2011. Available from: http://www.eurosurveillance.org,  17.12.2011.
Center for Disease Control and Prevention, 2010. Salmonella enterica serotype Newport Infections Associated with Consumption of Unpasteurized Milk Consumption-Utah U.S. Dept. Of Health and Human Services, Center for Disease Control and Prevention MMWR 59(12): 132-137.
Center for Disease Control and Prevention. 1983. Group C Streptococcal  Infections associated with Eating Homemade Cheese-New Mexico. U.S. Dept. Of Health and Human Services, Center for Disease Control and Prevention MMWR 32(39):510, 515-516.
Center for Disease Control and Prevention. 1984c. Epidemiologic Notes and Reports. Campylobacter outbreak associated with Certified Raw Milk Products-California. U.S. Dept. Of Health and Human Services, Center for Disease Control and Prevention MMWR 34:357-359.
Center for Disease Control and Prevention. 1996. Surveillance for Foodborne Disease Outbreaks-United States, 1988-1992. U.S. Dept. Of Health and Human Services, Center for Disease Control and Prevention MMWR 45:SS-5.
Center for Disease Control and Prevention. 2002. Human Tuberculosis Caused By Mycobacterium bovis New York City, 2001-2004. U.S. Dept. Of Health and Human Services, Center for Disease Control and Prevention MMWR 54(24): 605-608.
Center for Disease Control and Prevention. 2007. Escherichia coli O157:H7 from dairy cattle Associated with Drinking Raw Milk-Washington and Oregon November- December 2005. U.S. Dept. Of Health and Human Services, Center for Disease Control and Prevention MMWR 56(08): 165-167.
De Buyser M.L., Dufour, B., Maire, M., Lafarge, V. 2001. Implication of Milk and Milk Products in Food-Borne Disease in France and in different Industrialised Countries. International Journal of Food Microbiology 67 1-17.
E. coli found Raw Milk Dairy, 2011 Available from:  www.realrawmilkfacts.com, 14.11.2011.
European Centre for Disease Prevention and Control (ECDC), 2011. Available from: http://www.cdc.gov , 23.12.2011.
FDA, 2011. Foodborne Ilness- Microbiology Available from: http://www.fdagov/foodborneilness/badbugbook. 08.10.2011.
Goff, D., 1995. Dairy Science and Technology Education Series. Guelph University, Canada, Available from: http:// www.foodsci.uoguelph.ca/dairyedu/home, 25.10.2010.
Greene, A. K., Güzel-Seydim, Z. B., Seydim, A. C., 2010. The Safety of Ready-to-Eat Dairy Products. In Ready-to-Eat Foods: Microbial Concerns and Control Measures. Editors: Andy Hwang, Microbial Food Safety Research Unit, Wyndmoor, Pennsylvania,; Lihan Huang, USDA-ARS, Eastern Regional Research Center, Wyndmoor, PA, US. ISBN: 9781420068627. CRC Press, Boca Raton, FL
Heuvelink, E. A., Heerwaarden, C., Zwartkruis-Nahuis, A., Tilburg, J.H.C.J., Bos, H.B., Heilman, G.C. F.,  Hofhuis, A., Hoekstra, T., Boer, E., 2009. Two outbreak of Campylobactriosis Associated with the Comsumption of Raw Cow’s Milk. International Journal of Food Microbiology, 134:70-74.
Jayarao, B.M., Donaldson, S.C., Straley, B.A., Sawant, A.A., Hedge, N.V., Brown, JL. 2006. A Survey of Foodborne Pathogens in Bulk Tank Milk and Raw Milk Consumption Among Farm Families in Pennsylvania. J. Dairy Sci. 89:2451-2458.
Latorre, A. A., A. K. Pradhan, J. A. S. Van Kessel, J. S. Karns, K. J. Boor, D. H. Rice, K. J. Mangione, Gr, Y. T. hn, and Y. H. Schukken. 2011. Quantitative Risk Assessment of Listeriosis Due to Consumption of Raw Milk. Journal of Food Protection 174; 74:1268-1281.
LeJeune J. T., Rajala-Schultz,  P. J., 2009. Unpasteurized Milk: A Continued Public Health Threat. food safety, CID:48, 93-100.
Metin, M., 2003. Süt Teknolojisi. Ege Üniversitesi Basım Evi, 5:802. Bornova/İzmir
Notes from the Field: Salmonella Newport Infections Associated with Consumption of Unpasteurized Milk-Utah, April-June 2010. 07.2010/ 59(26);817-818. Available from: 01.07.2011
Outbreak of Campylobacter in Alaska Linked to Raw Milk, 2011. Available from:  http://www.foodpoisonjournal.com, 06.11.2011.
Paulsson, M. A., Svensson, U., Kishore, A. R, Naidu A. S., 1993. Thermal behavior of bovine lactoferrin in water and its relation to bacterial interaction and antibacterial activity. J Dairy Sci, 76:3711–20.
Pennsylvania State press release, 2007. Available from: http://www.prnewswire.com/news-releases/pennsylvania-agriculture-department-warns-consumers-to-discard-raw-milk-from-lancaster-county-farm-96479979. 08.10.2011
Roadhouse, C.L.,  Henderson, J.L, 1941. The Market Milk Industry. McGraw-Hill Kitap Evi, New-York.
Üçüncü, M., 2005. Süt ve Mamülleri Teknolojisi, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü, Meta Basım Matbaacılık. Bornova/İzmir.
Ünlütürk, A., Turantaş, F., 1998. Gıda Mikrobiyolojisi. Mengi Tan Basımevi, İzmir.
Vonderplanitz, A. And Dougloss W. C. 2001. Report in Favour of Raw Milk 12.08.2001.
Weeks C. E., King R. L., 1985. Bioavailability of calcium in heat-processed milk. Journal of Food Science, 50, 1101-1105.