Dünya Gıda Dergisi - 2014/Mayıs

Son Sayı

Dünya Gıda Arşivi

ARŞİV

Faydalı Bağlantılar

T.C Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü
İhracat Bilgi Platformu
T.C Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
FAO
KOSGEB
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası
Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu


ANKET

 
Gıda Güvenliği konusunda en çok şüphe duyduğunuz ürün grubu hangisi?
 
Kırmızı ve beyaz et ürünleri
Bakliyat ve hububatlar
Tatlı ve Unlu Mamüller
İçecekler
Süt Ürünleri



Yazım Kuralları

Gıda denetiminde yetkinin kimde olduğu bir an önce belirlenmelidir

Gıda denetiminde yetkinin kimde olduğu bir an önce belirlenmelidir

Bilindiği üzere 59. T.C Hükümeti'nin, kamu yönetiminde yeniden yapılanmanın sağlanması yönünde yürütmekte olduğu bir dizi mevzuat çalışması vardır.

Bilindiği üzere 59. T.C Hükümeti'nin, kamu yönetiminde yeniden yapılanmanın sağlanması yönünde yürütmekte olduğu bir dizi  mevzuat çalışması vardır.  Bu makalede, kamu yönetiminde yeniden yapılanmanın mutlak bir gereklilik olduğunu, bu yaklaşımın karşısında olmadığımızı vurgulayarak halen yayımlanmış olan Kanunlar ve yine hükümetçe kamuoyu ile paylaşılmış tasarılar çerçevesinde Gıda Kontrolü ve Denetiminde gelinen noktayı irdelemeye çalışacağım.

- 05.06.2004.tarihli ve 25483 sayılı Resmi  Gazete'de Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında 5179 Sayılı Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. KHK'nin yasalaştırılma sürecinde temelde hedeflenen gıda kontrol ve denetiminde yetkilerin tek elde toplanmasıdır. Nitekim daha önce Sağlık Bakanlığı yetkisinde olan gıda üretim yerlerinin çalışma izinleri, toplu tüketim ve satış yerlerinin denetimi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın yetkisine verilmiştir. Ancak bu düzenleme yapılırken, kanunun kimi  maddelerinde kontrol – sertifikasyon gibi konularda yetki devrinin yapılabileceğinin işaretleri verilmiştir. Yine kanuna bağlı olarak yayımlanan çalışma izni ve üretim izni ile ilgili  konuları disipline eden yönetmelikte bu izinlerin ilgili merci tarafından verileceği hükme bağlanmaktadır. Yönetmelikte İlgili Merci  Bakanlık/Tarım İl Müdürlüğü, Valilik /İl Özel İdaresi olarak tanımlanmıştır.

- Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı düzenlenerek yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanlığı'na gönderilmiştir. İlgili taslakta, Merkezi Yönetim ile Mahalli İdarelerin görev, yetki ve sorumluluk alanlarının  belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu düzenlemenin peşinden de, İl Özel İdareleri Kanunu, Belediye Kanunu, Büyükşehir Belediye Kanunu yayımlanarak yetki alanlarına giren konulardaki görev ve sorumlulukları belirlenecektir. Ancak, tasarı Cumhurbaşkanlığı Makamınca Meclise geri gönderilmiş ve henüz yayımlanmamıştır.

- 23/07/2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazete'de Büyükşehir Belediye Kanunu, 24.12.2004 tarih ve 25680 Sayılı Resmi Gazete'de ise Belediye Kanunu yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  İlgili Kanun'un 15. maddesinde “Gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetleri ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen izin veya ruhsatı vermek” yetkisi belediyeye verilmiştir. Ancak, yerel idarelerin hangi konularda yetkili olduğunu düzenleyen kanun henüz yayımlanmadığından, ne tip izin ve ruhsatın verileceği belirsizdir. Yine Belediye Kanunu'nun uygulanmayacak hükümler ile ilgili maddesi “5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi Ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında kanunda bu kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu kanun hükümleri uygulanır” şeklinde düzenlenerek, gıda konusundaki izin ve ruhsatların belediyeler tarafından verileceği izlenimi yaratılmaktadır.

- Tarım ve Köyişleri Bakanı Prof.Dr. Sami Güçlü, Eylül 2004'te içerisinde bir basın açıklaması ile başta ev hanımları olmak üzere gönüllü gıda denetmenleri uygulaması getireceklerini ifade etmişlerdir. 
-  TBMM Tarım Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi, Kasım 2004'te bir açıklama yaparak gıda denetiminde yeminli gıda müşavirliği sistemi kurma yönünde çalışmaları olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak 5179 sayılı kanunda “Bu Kanunun amaç ve kapsamına uygun olarak; gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerin birincil üretim aşaması dahil olmak üzere üretim ve tüketim zincirinin tüm aşamalarında, gıda kontrol ve denetim hizmeti, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi en az lisans düzeyinde eğitim almış personel tarafından yapılır” hükmü yer almaktadır.

- Anayasa Mahkemesi 18.01.2005 tarihinde Belediye Yasasını iptal kararı almış ve hükümete yeni düzenleme için 6 ay süre tanımıştır. Ancak bu süreçte iptal edilen yasanın geçerli olmasını uygun görmüştür.

- Halen Tarım ve Köyişleri Bakanlığı izin, ruhsat ve denetleme konusunda uygulamalarını sürdürmektedir.
Yukarıdaki kronolojik sırayla yapılmaya çalışılan durum tesbiti göstermektedir ki,  gıda kontrol ve denetiminde yetkileri tek elde toplamak, kamuda yeniden yapılanmayı sağlayarak bürokrasiyi azaltmak ve daha etkin denetim yapmak üzere çıkılan yolda bir karmaşaya düşülmüştür. Gerek kendi tüketicimizin sağlığı, gerekse ihraç edilen ürünlerimizin dış pazarlarda güvenilirliğinin sarsılmaması için, yetkilerin tek elde toplandığı biran evvel yayımlanan mevzuatlar ve uygulamalarla da kanıtlanmalıdır.

Belediye Kanunu her ne kadar Genel Kurul'da oylama usulü uygun bulunmadığı için iptal edildiyse de, bu durum bir fırsat olarak görülmelidir. Yeniden sunulacak metinde kargaşa yaratan konular   açıklığa kavuşturulmalı ve gıda ile ilgili izin, ruhsat işlemleri ile denetimlerin bu mevzuatın kapsamı  dışında olduğu belirtilmelidir.
Müzakere sürecinde olduğumuz Avrupa Birliği, 5. 02. 2003 yılında yayımladığı yeni gıda yasasında gıda ile ilgili resmi kontrollerin bağımsız merkezi gıda otoritesi tarafından yürütülmesi gerekliliğini belirtmekte, halen resmi kontrollerde merkez dışında bölgesel veya yerel yetkilendirme yapmış ve bu yetkileri tek elde toplayamayan ülkelerin koordinasyonu sağlamalarının şart olduğunu ifade etmektedir. Söz konusu bu gıda yasasına ait uygulama yönetmeliklerinde de yine AB deki gıda güvenliği sistemine eşdeğer yapılara sahip olan ülkelerden ihracat yapılacağı, AB ile ticaret yapacak ülkelerinde temel şartlara haiz olması gerektiği vurgulanmaktadır. 2006 yılında yürülüğe girecek olan bu yönetmeliklerle birlikte AB ile gıda maddelerinin ticaretinde yaşadığımız sorunlar bu sorunları çözemediğimiz taktirde daha da yoğunlaşacaktır. Bu gerçek yıllardır ülkemizde de vurgulanmakta iken, 5179 sayılı kanunla başlatılan yetkilerin tek elde toplanması süreci ve sağlam temellere oturan gıda güvenliği sisteminin oluşturulması çalışmaları, Belediye Kanunu ile ciddi bir erozyona uğratılmış ve merkezde toplanan yetkiler tekrar dağıtılmıştır.
Bu dönemde yapılması gereken, yetkileri dağıtmadan Tarım ve Köyişleri Bakanlığını gıda konusunda daha yetkin ve etkin hale getirmektir. Aksi halde gerek kendi insanımıza güvenilir gıda arzı, gerekse gıda ihracatının arttırılmasına yönelik beklentiler hayal olacaktır.