2023’e kadar tarımsal alanının yüzde 12’si yapay zeka teknolojileriyle takip edilebilecek

Dijital tarım teknolojilerinin kullanımının artışı için bu teknolojilerin yerelleşmesinin önemli olduğunu ve bunu gerçekleştirdiklerini belirten Doktar’ın kurucu ortağı Dr. Selim Uçer, üreticinin gelirinin artması için çalıştığı büyük kurumlar tarafından da dijitalleşmeye teşvik edilmesi, gerekli desteklerin ve eğitimlerin verilmesi gerektiğini söyledi.

Dijital tarım teknolojilerinin kullanımının artışı için bu teknolojilerin yerelleşmesinin önemli olduğunu ve bunu gerçekleştirdiklerini belirten Doktar’ın kurucu ortağı Dr. Selim Uçer, üreticinin gelirinin artması için çalıştığı büyük kurumlar tarafından da dijitalleşmeye teşvik edilmesi, gerekli desteklerin ve eğitimlerin verilmesi gerektiğini söyledi.


Özlem As

Tarımda dijital teknolojilerin ve yapay zekanın kullanımı kronik sorunların çözümü için önemli fırsatlar sunuyor.
Dijital teknolojilerle birlikte bitkisel gelişimin sanal ortamda simülasyonunu yapmak, en uygun tohum seçimi, bitki besleme, zararlı koruma, sulama ve diğer yetiştiricilik kararlarını vermek mümkün. Bu sayede zirai verimin 2-2.5 kata kadar artarak birim alandan elde edilen gelir yükseliyor.
Tarım teknolojileri alanında adından söz ettiren Doktar’ın kurucu ortağı Dr. Selim Uçer, tarımda kronikleşen sorunların hepsine dijitalleşmenin çözüm getireceğini söyledi.
Türk üreticisinin ve kuruluşlarının dijital teknolojilere karşı ilgisinin büyük bir hızla arttığını gözlemlediklerini belirten Uçer, bugün tarım sektöründeki tüm kuruluşların gündeminde dijital teknolojilerin olduğunu söyledi.

Dr. Selim Uçer ile tarım sektörü dijitalleşmeyi konuştuk.

Doktar olarak çiftçilere verdiğiniz hizmet nedir?

Dijital tarım iki farklı katmanı içeriyor. Bunlardan birincisi veri toplama teknolojileri. Bu kategorideki teknolojiler Nesnelerin İnterneti ile çalışan çeşitli sensörleri, uydu ve hava aracı görüntülerini, radar bilgilerini, ışık yansımalarını, test ve analizleri içeriyor.
İkinci katman ise elde edilen verilerin bilimsel çalışmalar doğrultusunda yapay zeka algoritmaları ile yorumlanması ve o anki koşullara göre hedefe uygun, en doğru kararın verilmesini sağlayan kullanıcı uygulamaları.
Bu uygulamalar çok çeşitli olabiliyor, ancak birkaç örnek olarak şunları sayabiliriz: Toprak nemine göre sulama otomasyonu, tarla ve toprak nem-sıcaklık değerlerine göre hastalık risk takibi ve ilaçlama uyarıları, görüntü işleme ile zararlı oluşumu uyarı sistemleri, uydu üzerinden bitki sağlığı takibi, dijital toprak analizine göre hassas gübreleme v.b.
Biz bu konuda uçtan uca hizmet veriyoruz. Yani hem yerli teknolojiyi üretiyoruz, hem teknolojiden gelen verileri zirai algoritmalarla aksiyona dönüştürüyoruz hem de tüm bunlar için 7/24 uzman zirai danışmanlık sağlıyoruz.
Burada önemli bir nokta bölük pörçük akıllı tarım uygulamalarının istenen faydayı vermemesi, çünkü asıl değer birleştirilmiş büyük veriden geliyor. Farklı çözümlerin birbirinden bağımsız ve tekil servis olarak kattığı değer çok sınırlı kalabiliyor. Farklı kaynaklardan (traktör, uydu, toprak ve hava sensörleri, vb…) gelen verileri birleştirerek bütünsel analize bağlı çıkarımlar ise gerçek dijital tarımı oluşturuyor. Biz de bunu sağlıyoruz.
Özetlemek gerekirse öncelikle sahadan toprağın ve hava koşullarının sensörler aracılığı ile ölçülüp, bu ölçümlerin bitki gelişimi için anlamını, sulama ihtiyacını ya da bir hastalık oluşumu için oluşturduğu riski değerlendirebilmek için gerekli sensör istasyonu ve buna bağlı servisleri üretiyoruz.
Ayrıca yine toprak ve bitkinin uydular aracılığı ile takip edilip görüntü işleme ile bitki türünün, veriminin ve sağlığının anlaşılmasını sağlıyoruz. Yine toprak içerisinde makro ve mikro elementleri yakın kızılötesi ışık okuması teknolojisi ile 5 dakika içinde analiz edip bitkiye özel gübreleme programını hemen tarlada çiftçiye verebiliyoruz. Son olarak tüm bu verileri tek bir merkezde toplayıp büyük veri analizi ve makine öğrenmesi ile işleyerek bilgi ve aksiyona dönüştürüyoruz.
Tüm bu sensör, fenoloji modellemeleri, görüntü işlemeler ve makine öğrenmesi algoritmaları da birleşince her koşulda en doğru yetiştiricilik kararını veren süper çiftçiyi oluşturan bir yapay zeka ortaya çıkıyor bunun da adına tarımsal işletme yönetim sistemi diyoruz.

Küresel iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin önüne geçmek için çiftçi neler yapabilir?

İklimsel volatilite günümüzde gıda sürekliliği açısından en önemli problemlerden biri, bunun içinde yapılması gereken sezonluk iklimi iyi takip etmek ve değişik iklim koşullarının ürün üzerine etkisini doğru yorumlayabilmektir.
Bu doğrultuda sensörlerden gelen veriler, iklim değişikliğinin havza bazlı etkisini ve bu etkin tarım üzerindeki sonuçlarını hesaplamak için önemli bir girdi oluşturuyor. Bununla birlikte değişen iklimsel olaylar, üreticilerin her sene yaptıkları uygulamaların zamanını ve şeklini farklılaştırmasını gerektiriyor.
Akıllı algoritmalarımız sabit uygulamalar yerine iklim koşullarına göre en iyi öneriyi çıkardığı için iklim değişikliğine karşı mücadele çok daha kolay oluyor.
Örneğin İzmir’deki bir kiraz bahçesinden her gün sıcaklık verisi topluyorsunuz. Diyelim ki Aralık ayında toplanan gündüz sıcaklarının ortalaması 19.2oC. Bu veriyi, kirazın bitkisel özelliklerine göre anlamlandırarak önce bilgiye dönüştürüyorsunuz; bu durumda 19.2oC’lik bir aralık ayı kiraz verimini düşürecek sıcak bir kış sezonunu işaret ediyor. Şimdi bu bilgiye dayalı karar almanız gerekiyor. Sıcak bir kış sonrası ağaç yeteri kadar dinlenemediği için ilkbahar daha az enerji depolamış olarak başlayacak. Yani ağaç her kiraza daha az enerji sağlayacak ve kirazlar küçük kalacak. Küçük kirazların da ticari değeri düşük olacak. Bu durumda iri ve ticari değeri olan kirazlar üretmek için, ilkbaharda kiraz ağacı çiçek açtığında, çiçek sayısını yüzde 30 azaltıp kalan her kiraza düşecek ortalama enerjiyi artırmak gerekiyor.

Tarım son dönem hem çiftçiler hem de tüketiciler açısından sorun. Kronikleşmiş sorunlar söz konusu. Dünyada tarımdaki dijitalleşme bu sorunların çözümüne katkı sunuyor mu?

Tarımda kronikleşen sorunların hepsine dijitalleşme çözüm getirecek, bu kesin. Kronik sorunlardan örnek verelim:
1 ) Hangi ürünün ne kadar ekileceği ve arz talep planlaması: Bu sorunu çözebilmenin 1. koşulu arzı iyi bilmek. Uydu görüntü analizi ise bunu sağlıyor. Örneğin biz tüm Türkiye’de ne kadar alanda buğday, arpa, mısır, pamuk, pancar ya da domates ekildiğini biliyor ve verimi, hasadı tarlada kalan ürünleri önceden tahmin edebiliyoruz. Bu veri daha etkin kullanıldıkça tarımsal arz planlaması çok daha kolaylaşacaktır.
2 ) Düşük verim: Tarımda dijital teknolojilerin ve yapay zekanın kullanılması ile bitkisel gelişimin sanal ortamda simülasyonunu yapmak, en uygun tohum seçimi, bitki besleme, zararlı koruma, sulama ve diğer yetiştiricilik kararlarını vermek mümkün olmaktadır. Bu sayede zirai verim 2-2.5 kata kadar artabilmekte, birim alandan elde edilen gelir yükselmektedir. Toplam tarımsal ekonomideki artış ise dijital teknolojilerin kullanımının yaygınlaşması ile doğru orantılı olacaktır.
3 ) Küçük üreticiler ve kooperatifçiliğin az olması: Doğru kurgulanmış dijital pazar yeri ve kooperatif uygulamaları, dijital analiz ve sertifikasyonlar çok yakında bu temel probleme de çözüm sunacak.

Verdiğiniz hizmeti kullanan çiftçiler daha büyük ölçekli üreticiler mi? Müşterilerinizin profili hakkında bilgi alabilir miyiz?

Biz yaklaşık 7 senedir tarımda dijital dönüşüm konusunda hizmet veriyoruz. Bugünle geçmişi karşılaştırdığımızda, Türk üreticisinin ve kuruluşların dijital teknolojilere karşı ilgisinin büyük bir hızla arttığını gözlemliyoruz. Bugün tarım sektöründeki tüm kuruluşların gündeminde dijital teknolojiler var. Aynı şekilde çiftçilerin de bu konularla ilgili çok daha fazla soru sorduğunu, telefonları üzerinden üretimsel ve yetiştiricilik kararlarını vermek istediklerini gözlemliyoruz. Bizim tahminimiz 2023 yılına kadar Türkiye tarımsal alanının yüzde 12’sini yapay zeka teknolojileri ile takip edeceğimiz yönünde.
Profil olarak baktığımızda özellikle 2 temel profil öne çıkıyor. Birincisi işini profesyonelce ve bir işletme mantığıyla yöneten, her gün iş verimliliğini artırmaya çalışan üreticiler. Bunlar daha çok ekim alanı orta ya da büyük ve daha yüksek değerli meyve sebze bahçesi olan ya da endüstriyel ürünler eken üreticiler.
İkinci profil ise sözleşmeli üretim doğrultusunda bir tarımsal hammadde işleyen şirketlere ekim yapan üreticiler. Tarımsal hammadde işleyen gıda firmalarında da dijital tarım teknolojilerine karşı yoğun bir ilgi olduğunu görüyoruz, çünkü daha verimli üretim ile fabrika girdi maliyetlerini düşürerek karlılığa direkt etki yaratabildiklerini gördüler. Bu doğrultuda dijitalleşme sürecinde kendi ürün aldıkları üreticileri teşvik ediyor, dijitalleşme yatırımına destek oluyorlar.

Tarımda dijitalleşme, teknoloji kullanımı Türkiye'deki çiftçilerin özgül şartları de göz önünde bulundurulduğunda artışı nasıl sağlanır?

Burada en önemli konu, bu teknolojilerin üreticiler tarafından satın alınabilecek fiyat seviyesinde olması. Bunun da olmazsa olmaz koşulu bu teknolojileri ülkemizde üretebilmemiz. Örnek vermek gerekirse bizim bazı ürünlerimizden önce bu teknolojiye ulaşmak isteyen üreticiler 10 kat fazla para vermek zorundaydı, bu da yaygınlaşmasını önlüyordu. Yerli Ar-Ge ve yerelleştirme ile biz fiyatları onda bir seviyesine indirebildik.
Bizim tüm hizmetlerimizden yararlanmak orta büyüklükte bir mısır üreticisinin senelik tohum, gübre ve ilaç maliyetinin yüzde biri civarında. Potansiyel kazanç artışı ise en az yüzde 20’lerde, yani bir işletmeci olarak düşünün operasyonel maliyetinizin sadece yüzde 1’i kadar bir yatırım karşılığında geri dönüşünüz en az yüzde 20 artacak, bu durumda bu yatırımı yapar mıydınız?

Fiyatın dışındaki diğer önemli konu ise üreticinin gelirinin artması için çalıştığı büyük kurumlar (Traktör firmaları, bankalar, tarımsal ham madde işleyicileri gibi) tarafından dijitalleşmeye teşvik edilmesi, gerekli desteklerin ve eğitimlerin verilmesi olacaktır.

Tabi ki devletin de rolü unutulmamalı, özellikle teknolojik üretimin desteklenmesi ve buna bağlı eğitim programları birçok Avrupa ülkesinde devletlerin en temel destek konularından biri olmuş durumdadır.

Dünyada tarımda dijitalleşme konusunda vereceğiniz örnek ülke ve uygulamalar var mı?

Buna iki eksenden bakmak lazım. Dijital tarım teknolojilerinin üretilmesi ve kullanımı. Üretimde Hollanda, Brezilya, Amerika gibi ülkeler ilk sıralarda gelmektedir. Kullanımda ise net bir sıralama vermek mümkün değil ancak katma değerli üretim yapan tüm Batı Avrupa ülkelerine yani Fransa, İtalya, Hollanda gibi ülkelere ek olarak yine Brezilya, Amerika ve Kanada lider olarak karşımıza çıkmaktadır.