Antibiyotik kalıntısı analizleri ve R-Biopharm

Hayvancılıkta, hastalıkların iyileştirilmesinde, önlenmesinde ve kilo artışı sağlamak amacıyla antibiyotiklerin kullanılması yaygındır. Ancak kullanılan bu veteriner ilaçları organizmadan kolayca atılamaz ve organizma tarafından etkisiz hale getirilemezler.

Çiğdem Baş Sincer Dış Ticaret Hayvancılıkta, hastalıkların iyileştirilmesinde, önlenmesinde ve kilo artışı sağlamak amacıyla antibiyotiklerin kullanılması yaygındır. Ancak kullanılan bu veteriner ilaçları organizmadan kolayca atılamaz ve organizma tarafından etkisiz hale getirilemezler. Veteriner Hekim tavsiyesi ve kontrolü dışında ilaç kullanımı, etiket dışı ilaç kullanımı, yasal atılım süresine uyulmaksızın hayvanların kesilmesi veya ürünlerinin tüketime sunulması ve hayvanlara öngörülenden fazla yüksek dozlarda veya uzun sürelerle antibiyotik verilmesi gibi nedenlerle ortaya çıkan kalıntılarla ilgili ülkemizde ve Avrupa Birliğinde çeşitli yasal sınırlamalar mevcuttur. Bazı antibiyotiklerin kullanımı ise tamamen yasaklanmıştır. Kalıntı içeren hayvansal ürünleri (et-et ürünleri, yumurta, süt-süt ürünleri, bal) tüketmek halk sağlığını ciddi ölçüde tehdit etmektedir. Antibiyotik kalıntısı tüketicinin bağırsak florasında değişmelere ve insan vücudunda antibiyotiklere dirençli patojen bakterilerin gelişmesine, alerjiye, anaflaktik şoka ve kullanım miktarına bağlı ölümlere neden olmaktadır. Avrupa Birliği 2377/90 No.lu mevzuatı ve eklerinde veteriner ilaç kalıntılarının potansiyel toksisitesi ile ilgili üç genel başlık altında kanunlar oluşturulmuştur: 1. Maksimum Kalıntı Limiti (MRL) belirlenmesiyle kullanımına sınırlama getirilen ilaçlar 2. Kullanımı serbest ilaçlar 3. Kullanımı kesinlikle yasak olan ilaçlar Bahsi geçen mevzuatın AB uyum yasaları çerçevesinde ülkemiz mevzuatına aktarımı “Türk Gıda Kodeksi Hayvansal Kökenli Gıdalarda Veteriner İlaçları Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliği” ile gerçekleşmiştir. Kalıntı İzleme Planları (KİP) çerçevesinde pek çok çalışma yürütülmektedir. KİP'in amacı: hayvan sağlığını korumak ve verimliliği arttırmak amacıyla kullanılan Veteriner Tıp Ürünlerinin atım sürelerinin gözlemlendiğini, yasaklı maddelerin kullanılmadığını garanti etmek ve üretim zinciri sırasında (yem, su gibi) yapıya girmesi muhtemel bulaşanlar ve bazı maddelerin varlığını izlemektir. Antibiyotik kalıntısı analizlerinde ELISA, HPLC ve LC-MS yaygın olarak kullanılan metotlardır. Pratik, hassas ve hızlı sonuç veren bir metot olduğu için ELISA, Veteriner İlaç Kalıntıları analizlerinde tarama amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Dünyanın bir numaralı gıda ve yem test kiti üreticisi R- Biopharm'ın geliştirdiği Ridascreen® Antibiyotik Test Kitleri Avrupa Birliği limitlerine uygun, kısa sürede ve güvenilir bir şekilde pek çok antibiyotiğin tespitine olanak tanımaktadır (Tablo1).
Tablo 1. RIDASCREEN® Antibiotics Test Kitleri    Parametre	Standart Aralığı	Matrisler  Chloramphenicol	25 - 750ppt	süt, süt tozu, bal, karides, et, balık, yumurta  CAP - Glucuronid	1 - 20ppb	serum, idrar  Sulfemethazin	10 - 810ppb	süt, yağsız süt, et, böbrek  Tetracyclin	0.5 - 40.5ppb	süt, bal, et  Nitrofuran (AOZ)	50 - 4050ppt	karides, et, karaciğer, balık, yumurta,süt  Nitrofuran (AMOZ)	100 - 8100ppt	karides, et, karaciğer, balık, yumurta  Enro-/Ciprofloxacin	1-8 ppb	süt, et, karides, balık  
RIDASCREEN® Antibiotics Test Kitleri hali hazırda ülkemizde ve Avrupa'da belli başlı özel ve resmi laboratuvarlar tarafından düzenli bir şekilde kullanılmaktadır. Kitlerin tespit limitleri AB tarafından öngörülen Gereken Minimum Performans Limiti (MRPL) kriterlerini karşılamakta ve laboratuvarda çok düşük kalıntı seviyelerinde kantitatif analiz imkanı sağlamaktadır. Ürünler ve sektörünüzdeki olası uygulamalar ile ilgili daha fazla bilgiye www.sincer.com.tr veya www.r-biopharm.com adresinden ulaşabilirsiniz. Çelebioğlu, 2008'de atağa hazırlanıyor Muhtelif gıda maddeleri üretmek üzere Ordu organize sanayi bölgesinde 1969 yılında faaliyete geçen Çelebioğlu Gıda Sanayi ve Pazarlama Ltd. Genel Müdürü Yalçın Çelebi, dev bir adım atarak bölge ekonomisinin can damarı fındık ve balda, daha fazla katma değer yaratmak amacıyla fındık entegre ve bal dolum tesislerini 2008'e yetiştirmek için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Çelebi, hedefleri doğrultusunda makine parkurunu yerleştirme faaliyetlerini hızlandırdıklarını bildirdi. Şirketin İdari İşler Müdürü Gökhan Çelebi ise yaptığı açıklamada, “Şirket olarak ek yatırım yaptık. Gerekli teknolojik yatırımları yaptık, teknoloji laboratuvarını kurduk ve ar-ge çalışmalarını devam ettiriyoruz. Bu doğrultuda hedeflerimizi büyüterek bölgenin Türkiye'de söz sahibi olduğu Ordu balı ve Ordu fındığını markalaştırmak için çalışıyoruz. Ayrıca organik gıda üzerinde de faaliyetlerimiz sürüyor. Çelebioğlu Gıda olarak markalaşarak balın ve fındığın ülke ve bölge ekonomisine katkılarını arttıracağız. 2008 yeni sezonunda fındık ve bal sektörüne yeni bir soluk getireceğiz” diye konuştu. 1996 yılından bugüne istikrarlı bir şekilde şirketin büyüdüğünü dile getiren Çelebi, “Şirketimizin ana müşteri profili bisküvi, unlu mamul üreticileri, çikolata ve çikolata ürünleriyle ekmek, katkı maya ve hazır çorba üreticileridir. Yağlı, yağsız fındık, soya, mısır ve kurutulmuş buğday unları, fındık füresi üreten şirketimiz farklı ürünleri de pazara sunarak markalaşmaya önem veriyor. Bununla birlikte ürettiğimiz ürünün hijyeni, ambalajı, lojistiği ve her konuda kontrol altında olmasını sağlamaktayız. Şirket olarak ar-ge çalışmalarımız sürmektedir. Yüzde yüz iç pazara çalışmaktayız. Hedefimiz ülke ve bölge ekonomisine önemli katkılarda bulunmaktır. Şirket olarak ISO 9000 belgesiyle çalışmaktayız” ifadesini kullandı.