Arıcılığın parlak yılı

Arıcılıkta yatırım için tüm ekipmanların yurtiçinden temin ediliyor olması, daha az bir sermaye gerekmesi ve ülkemizin doğal yapısı,potansiyeli bu sektöre giriş için önemli avantajlar sunuyor. İklim şartlarının arıcılık için elverişli olması da arıcıların güzel bir yıl geçirmesini ve girişimcilerin sektöre ilgi duymasını sağladı.

2017 yılı bal sektörü açısından oldukça verimli geçti. Verim açısından son 20 yılın en bereketli yılı olduğu belirtiliyor. Ve elbette 2017, yeni girişimcilere, yerel lezzetlere ilginin artış gösterdiği bir yıl oldu.
Arıcılıkta yatırım için tüm ekipmanların yurtiçinden temin ediliyor olması, daha az bir sermaye gerekmesi ve ülkemizin doğal yapısı,potansiyeli bu sektöre giriş için önemli avantajlar sunuyor. İklim şartlarının arıcılık için elverişli olması da arıcıların güzel bir yıl geçirmesini ve girişimcilerin sektöre ilgi duymasını sağladı.
Ve sektör için önemli gelişme olan Dünya Arıcılık Kongresi geçtiğimiz yıl İstanbul’da düzenlendi. Kongrede öne çıkan ve ödül alan yerel markalardan biri de Bitlis’te faaliyet gösteren Tulliana Bal’dı.
Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Naci Ersan, firmalarını ve Bitlis’te bal sektörünü anlattı.

Tulliana Bal-Bitlis Bal’ı nasıl bir gelişim izleyerek bugüne geldi?

Firmamızın fikir babası ve kurucusu 1995 yılında vefat eden rahmetli babam Veteriner Hekim Nevzat Ersan’dır. 1951 yılında,115 yıllık geçmişi olan Pendik Veteriner Kontrol Enstitüsü’den mezun olan babamın 1980 yılında 30 yılı aşkın bir süre çalıştığı Bitlis İl Tarım Müdürlüğünden emekli olmasından sonra; görev yaptığı süre zarfında mesleği gereği gittiği Bitlis ve bölge yaylalarındaki floral kaynakların çeşitliliğinin dikkatini çekmesi üzerine, hobi olarak başladığı o dönemin kara kovan arıcılığına vermiş olduğu emek, katkı ve edindiği bilgi birikiminin artık bundan sonraki süreçte profesyonelce ancak ticari kaygıdan uzak bir misyonla, bugün doğal gıda diye tanımladığımız doğal bal üretimine başlamıştır. Yöre arıcılığına verilen bu destek ve yönlendirme firmamızın yavaş ama emin adımlarla ilerlemesi, büyümesini sağlamıştır. Endemik bitki çeşitliliği ve flora yapısı kendine özgü olan Bitlis balının dünya çapında bir marka haline gelmesi, yıllar süren zor ve meşakkatli bir süreçten geçmiştir. Bundan sonraki süreçte Tulliana Bal olarak misyonumuz balımızın kalitesinden taviz vermeden doğal üretime devam etmektir. Bal dünyada taklidi en kolay ama anlaşılması en zor üründür. İnsan sağlığı açısından son derece kıymetli bir besin olan balın yalnızca ülkemizde değil dünyadaki kötü imajını düzeltme adına Bitlis’te yılların bozamadığı bu doğal güzellikler içerisinde en büyük hedefimiz müşterilerimize balın en iyisini ulaştırmak olacaktır.

Müşterileriniz kimler? Sadece online mı satış yapıyorsunuz?

Müşteri portföyümüz illerdeki spesifik gurme mekanlar, şarküteri, restoran, kahvaltı salonları, oteller ve catering firmaları.Bunlardan bazıları Elmacıoğlu İskender,Kaşık-La Mantı Restoran (Kayseri), Tarmeg, Bal Arısı Aş. (Ankara), Berceste, Doğalhane (Bolu), Özgemlik Gıda (Isparta), Nar Gurme, The Marmara Pera Otel (İstanbul) Ekol Gurme,Antalya Bal Evi, Antalya Barut Otelleri (Antalya), Yeşil Mandıra (Trabzon) Aşıkbaba Et Ürünleri (Tokat) Yasin Et (Eskişehir) vb. 120 kurumsal firma yurt geneli ve web sayfamız www.bitlisbal.com adresinden ve de www.alibaba.com vb. e-ticaret siteleri üzerinden talepler karşılanmaktadır.

Bitlis balının özelliği nedir? 

Bitlis balının özelliği Anadolu da ballı bitkilerin özellikle tıbbi ve aromatik endemik bitki türlerinin yüzde 70'ini bünyesinde barındırmasından kaynaklı ve de coğrafi olarak arazi yapısının 2500 metre dağlık alanlardan oluşması dolayısıyla ülkemizin en fazla kar yağışı alan il merkezi olması bu nedenle yeraltı madenlerinin zenginliği ve bu zenginliğin bazı mineralleri toprak yüzeyindeki karların erimesiyle birlikte bitkiye yansıması sonucu bala özgü değerlerin ortaya çıktığını düşünüyoruz, nem, viskozite, aroma, prolin, polen vb. emsal ürünlerden daha değerli olduğunu göstermiştir. Şöyle ki endemik türler arasından 1940 yılında Amerikalı bilim insanları Bitlis ilinde flora çalışması yaparak Bitlis ilinin ismiyle özdeşleşen onlarca bitki türünü bilim literatürüne kaydetmişlerdir. Bu 5 bitki türü Bitlis’in adı verilerek dünya literatürüne geçmiştir. Bunlar; Isatis bitlisica, Gypsophila bitlisensis, Lathyrus bitlisicus, Scrophularia bitlisica ve Verbascum x bitlisianum olarak adlandırılmıştır. Ve Bitlis balı bu nedenle elde edildiği bu tür bitkisel kaynaklardan dolayı dünyada her zaman damak tadı, besin değeri ve marka değeri olarak emsallerinden farklıdır.

Bitlis bal sektörü ne durumda?

Bitlis’te balcılık yaklaşık 1000 arıcılık işletmesi ve bu işletmelere bağlı 200 bin civarında kovanla sürdürülmektedir. Bu arılı kovanlardan her yıl 1000-1500 ton civarında bal elde edilmektedir. Bitlis ili Anadolu’da en eski ve en köklü arıcılık üretim merkezlerinin başında gelir. Ve öyle ki Türkiye’nin ilklerinden sayılacak arıcılık araştırma enstitüsünün Bitlis'te kurulması bunun göstergesidir. Tarihte de buna ilişkin yazılı kaynaklarda da olduğu gibi Bitlis’in ne kadar eski ne kadar köklü bir arıcılık merkezi olduğunu tarihte ünlü Seyyah Nasır-ı Hüsrev, Bitlis’i ziyaretinde “Bu şehir bir dere içinde kurulmuştur. Oradan bal aldık. Bize sattıkları hesaba göre batmanı bir dinar tutuyordu. Bu şehirde adam vardır ki dediler, bir yılda üç yüz-dört yüz tulum balı olur” demiştir.

İstanbul'da düzenlenen Dünya Arıcılık Kongresi’nde ödül aldınız. Bu ödül kimlere veriliyor? Ödülü size yansıması nasıl oldu?

45. Dünya Arıcılık Kongresi Apimondia 29 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezinde 120 ülke 12000 katılımcı ile gerçekleşti. 600’e yakın değişik kategorilerde arı ürünleri yarışması gerçekleşti. Bu kategorilerden biride Comb honey (doğal petekli kara kovan ) balıydı. Firmam Ersan Balcılık adına Ferhat Naci Ersan olarak dünya 3. lüğünü kazanarak ülkemize bronz madalya kazandırdık. Ayrıca (Poly Floral) süzme çiçek balında dünya 4.lüğü derecesini elde ettik. Yarışmada ödüller tarafsız, tamamı yabancı 40'a yakın jüri tarafından her türlü kriter göz önünde bulundurularak yapıldı. Bu başarı firmamıza çok olumlu bir şekilde yansıdı. Önümüzdeki dönemde firma olarak 2019’da Kanada’nın Montreal şehrinde yapılacak olan Dünya Arıcılık Kongresinde ülkemizi temsilen bulunmak adına şimdiden hazırlıklarımızı yapıyoruz.

2017 yılının arıcılık açısından oldukça verimli geçtiği ve son 20 yılın en parlak yılı olduğu belirtiliyor...

Evet, 2017, bal hasadı ülkemiz açısından son yılların en verimli senesi diyebilirim. Dolayısıyla bunun bal akımı döneminde balın yoğun gelmesi arıcının, üreticinin dışarıdan hiç bir müdahalesine gerek kalmadan çok verimli bir hasat dönemi geçirdiğimizi söyleyebiliriz.Bize yansıması kalitenin öne çıkması oldu; müşterinin memnun olması bizi de mutlu etti.