Atık sorununu teknoloji tabanlı ve sürdürülebilir bir yapı ile çözüyorlar

“Dünyada üretilen gıdaların yüzde otuzu çöpe atılıyor. Buradaki asıl problem doğru sorumlu ve doğru üretim planlaması yapılamaması ve lojistik ve dağıtım konusundaki verimsizlikler. Tedarik zinciri çok geniş bir ağ ve burada gıdalar kademe kademe atığa dönüşüyorlar. Bunların her birinin yerinde tespiti ve doğru içgörü ve analizlerle değerlendirilmesi için teknoloji şart.”

Bugün dünyada üretilen her üç gıdadan biri çöpe gidiyor. Ve bunun önüne geçildiği taktirde yani üretim fazlası ve atıklar doğru değerlendirildiğinde dünyada artık açlıktan bahsetmeyeceğiz. Böylesine hayati önem taşıyor israf ve gıda atıkları... Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde dünya çapında desteklenen 9 firmadan biri olan Fazla Gıda; gıda atığını teknoloji tabanlı ve sürdürülebilir bir yapı ile çözmeye çalışıyor.

Özlem As

Olcay Silahlı, Fazla Gıda’nın Kurucu Ortağı ve CEO’su. Küçük bir çocukken dedesiyle tarlada çalışırken bir dondurma firmasının gelip tonlarca dondurmayı dökmesinden etkileniyor ve gıda atığı hassasiyeti başlıyor. Ve ilerleyen yıllarda bu durum profesyonel hayatını da etkiliyor. Gıda atığının ancak teknoloji tabanlı ve sürdürülebilir bir yapı ile çözülebileceğini fark ediyor ve ortağı Arda ile yola çıkarak Fazla Gıda’yı kuruyorlar. Fazla Gıda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde dünya çapında desteklenen 9 firmadan birisi.
Olcay Silahlı, firmaların ellerinde değerlendirilebilecek fakat kalite standartları, verimsiz lojistik operasyonları ve stok yönetimleri nedeniyle satılamayacak durumdaki fazla gıdaları doğru tespit, analiz, kontrol ve yönetim ile en büyük finansal ve çevresel faydayı sağlayacak kanala yönlendirerek değerlendirdiklerini söylüyor. Amaçlarının iş ortaklarının gıda atığı kaynaklı karbon salınımını yüzde 50 oranında azaltmak ve değerlendirdiğimiz gıdalarla dönüşüm ekonomisine katkıda bulunmak.

Fazla Gıda'yı biraz anlatır mısınız? Nasıl ne zaman hangi fikirle kuruldu?

Aslında Fazla Gıda’nın fikir olarak ortaya çıkışı 2015 diyebiliriz. Benim daha küçük bir çocukken dedemle tarlada çalışırken bir dondurma firmasının gelip tonlarca dondurmayı dökmesi ile başlayan bir gıda atığı hassasiyetim vardı. İlerleyen yıllarda profesyonel hayatımda da global alanda gıda atığı projelerinde yer alarak problemi yakından gözlemleme fırsatım oldu ve One Young World gibi sosyal girişimcilik konusunda öncü yerlerde de konu ile ilgili bilgi edindim. Bunu takiben gıda atığının ancak teknoloji tabanlı ve sürdürülebilir bir yapı ile çözülebileceğini fark ettim ve ortağım Arda ile fikrimi paylaştım. Onun da fikri benimsemesi ve vizyonuma ortak olması ile yaklaşık bir yıl süren bir literatür çalışması yaptık ve dünyadaki benzer çalışmaları yerinde ziyaret ederek bilgi alışverişinde bulunduk. Bu süreçte karşılaştığımız en çarpıcı bilgi sanıyorum dünyada insan tüketimi için üretilen her üç gıdadan birinin çöpe gidiyor olmasıydı. Aslında üretim fazlası ve hala değerlendirilebilir gıdaları doğru tespit ve analizler sonrasında yönetebildiğimizde dünyada açlığı bitirebilecek kadar gıdaya sahibiz. Böylece Fazla Gıda Aralık 2016’da, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın desteği ile Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden Açlığa Son, İklim Eylemi, Sorumlu Tüketim ve Üretim ve son olarak Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar hedeflerine ulaşmak amacı ile gıda atığına teknoloji çözümleri üreten bir sosyal girişim olarak kurulmuş oldu.

Neler yapıyorsunuz? İşleyişiniz nasıl?

Fazla Gıda şu anda web tabanlı bir atık yönetim platformu olarak çalışıyor. Platformun altyapısını Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Ajansı’nın Gıda Kazanım Hiyerarşisi’ne göre yaptık. Bu hiyerarşi der ki atığı önce henüz oluşmadan kaynağında azalt, eğer yapamıyorsan hala tüketilebilir olanları ihtiyaç sahiplerine ve hayvanlara ulaştır; tüketime uygun olmayanları da kompost, atık yağ, biyogaz ya da son olarak toprağa gömerek yönet. Fazla Gıda platformu bu hiyerarşinin bütün katmanlarını kapsayan ve tek elden atık yönetimi sağlayacak gıda bağışı, yeniden satış ve geri dönüşüm modüllerini içeriyor. Ayrıca atığı kaynağında önleyebilmek adına tüketilebilir fazla gıdaların ürün, lokasyon ve zaman bazlı verilerinin analiz edilebileceği modüllerimiz de mevcut.
Fazla Gıda platformu market zincirleri, üreticiler, distribütörler, oteller, restoranlar ve geri dönüşüm firmaları tarafından kullanılıyor. Ayrıca 11 ilde 50’den fazla aktif dernek ile de bağış operasyonlarımızı günlük olarak yürütüyoruz. Şubat 2017’den bugüne 800 tondan fazla gıdayı atık olmaktan kurtardık.
Firmaların ellerindeki değerlendirilebilecek fakat kalite standartları, verimsiz lojistik operasyonları ve stok yönetimleri nedeniyle satılamayacak durumdaki fazla gıdaları doğru tespit, analiz, kontrol ve yönetim ile en büyük finansal ve çevresel faydayı sağlayacak kanala yönlendirerek değerlendiriyoruz. Amacımız iş ortaklarımızın gıda atığı kaynaklı karbon salınımını yüzde 50 oranında azaltmak ve değerlendirdiğimiz gıdalarla dönüşüm ekonomisine katkıda bulunmak.

Bu konseptte ya da girişimlere Türkiye çok açık değil. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

İlk başladığımızda neden daha fazla finansal dönüşü olan bir iş yapmıyorsunuz gibi yorumlar aldık fakat bizim vizyonumuz dünya için fayda sağlayan bir iş modelinin mümkün olduğunu göstererek gençlere örnek olmak. Sonrasında gelen olumlu tepkiler ve destekler Türkiye’de alınabilecek yollar ve geleceğe dair umutlarımızı artırdı. Özellikle gıda bağışı yapan market zincirlerindeki görevli arkadaşlar normalde çöpe atacakları mükemmel durumdaki ürünleri artık bağış yapma motivasyonu ile ayıklıyorlar. Diğer taraftan beraber çalıştığımız dernekler normal şartlarda para ödeyerek alacakları pek çok ürünü bizim platformumuz üzerinden her gün tamamen ücretsiz şekilde alıyorlar. Kuruluşumuzdan bu yana ana akım medya kanallarının da büyük ilgisini gördük ve marka bilinirliğimizi artırarak daha çok ilde aktif fayda sağlayabilmemize yardımcı oldu. Türkiye’de bizi en çok yavaşlatan durum gıda bankacılığı kavramının maalesef oturmamış olması. Pek çok dernek bağış almak için bile yeterli araç, personel altyapısına sahip değil. Konu ile ilgili TBMM gıda bankacılığı alt komisyonuna da geçtiğimiz aylarda bir öneri sundum, iş birliğimiz sürüyor.

Peki dünyada bu konseptte gıda israfı için bir araya gelen oluşum ya da şirketler var mı?

ABD ve Avrupa’da gıda atığını önleyen benzer başarılı özel kurumlar ve dernekler var fakat bu oluşumlar bizim tek bir platformdan Gıda Kazanım Hiyerarşisi’nin bütün katmanlarını kapsayan ve atığı kaynağında önlemeyi hedefleyerek dünyada bir ilk olan vizyonumuz kadar geniş kapsamda değiller.

Sürdürülebilir gıda için teknoloji nerede duruyor sizce?

Daha önce belirttiğim gibi dünyada üretilen gıdaların yüzde otuzu çöpe atılıyor. Buradaki asıl problem doğru sorumlu ve doğru üretim planlaması yapılamaması ve lojistik ve dağıtım konusundaki verimsizlikler. Tedarik zinciri çok geniş bir ağ ve burada gıdalar kademe kademe atığa dönüşüyorlar. Bunların her birinin yerinde tespiti ve doğru içgörü ve analizlerle değerlendirilmesi için teknoloji şart. Fazla Gıda iş yapış şeklini değiştirerek tüm bu süreçleri optimize ediyor. Çoğu firma satın aldığı ürünlerin bütün maliyetlerine hâkim olmasına rağmen çöpe attığı ürünlerin maliyetini ölçümleyemiyor. Ölçümlenemeyen şey de yönetilemiyor. Bizim bu noktada amacımız firmalara üretim fazlası ürünlerine ilişkin ürün, lokasyon ve zaman bazlı istatistikler sunabilmek. Böylece firmalar daha doğru analizler ile verimli üretim ve satın alma planlamaları yapabilirler ve gıda atığı henüz oluşmadan engellenmiş olur.

İklim değişikliği artan nüfus gibi nedenlerle önümüzdeki yıllarda Türkiye ve dünyada gıda üretimi daha çok önem kazanacak. Sürdürülebilir gıda üretimi bir anlamda tehlikede. Gıda atıklarının değerlendirilmesi, israfın önlenmesi bu süreçte nasıl bir rol oynayabilir?

İklim değişikliğinin yüzde 8’i gıda atığı kaynaklı karbon salınımından oluşuyor. Gıda üretiminin sürdürülebilir olamaması ve diğer taraftan da milyonlarca aç insan olması yanlış üretim planlamaları ve yanlış kaynak dağıtımından kaynaklanıyor. Bu konuda Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 2030’da ulaşmak üzere 17 adet Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi belirledi. Fazla Gıda bu kapsamda dünya çapında desteklenmek üzere seçilen 9 firmadan birisi ve hem gıda atığı odaklı hem de Türkiye’yi temsil eden tek oluşum. Açlığa son vermek ve dünya kaynaklarını doğru kullanmak iklim değişikliği ile savaşmak ve sürdürülebilir bir dünya düzeni yaratmak için oldukça kritik bir noktada duruyor. Aslında veri analizleri ile bahsettiğim doğru planlamalar yapılabilirse gıda üretiminin hızlı artışının da önüne geçebiliriz. Ancak şu da bir gerçek ki atığın çoğunlukla oluştuğu lokasyonlar ile ihtiyaç sahiplerinin bulunduğu lokasyonlar çoğunlukla örtüşmüyor. Bu da her atığın bağış ile engellenemeyeceğini ortaya koyuyor. Diğer yandan gıdanın çöpe gitmesini engellesek dahi sorumlu şekilde üretilmeyen yani ihtiyaçtan fazla üretilen gıdalar için harcanan kaynaklar geri gelmiyor. Bu açıdan bakıldığında özellikle İklim Eylemi konusunda yanlış tarım ve üretim uygulamaları sebebi ile ormanların azalmasına kadar etki eden gıda atığı problemi önümüzdeki yıllarda farklı perspektiflerden ana gündem maddesi olmaya devam edecek. Burada global ölçekte bir farkındalık ve sistemsel dönüşümden bahsediyoruz, bu sorunu köklü bir sistemsel dönüşüm ile çözmediğimiz sürece iklim eylemi ile doğru ve yeterli mücadele ediyoruz demek doğru olmaz. Bu noktada önümüzdeki yıllarda hükümetlerin ve özel sektöründe daha yoğun çabalarını göreceğiz.

Gıda atıkları ya da gıda israfı Türkiye'de ne boyutlarda?

Türkiye’de her yıl 214 milyar TL değerinde gıda atığı oluşuyor ve ihraç ettiğimiz sebze meyvenin dört katını her yıl çöpe atıyoruz. Burada verimsizlikten kaynaklanan ciddi bir milli servet ve kaynak kaybı var. Tabii bu noktada toplumun bilinçlenmesi de çok önemli. Sonuçta ne kadar teknoloji ve akıllı sistemler ile ilerleme kaydedilebilse de iş günün sonunda tüketici davranışlarında bitiyor.
Türkiye’de gıda atığının yaklaşık yüzde 2’sini geri dönüşüme kazandırıyoruz bu da yine karbon salınımı etkisi yanı sıra enerji ve tarımda kullanılmayan ara mamul kaybı anlamına da geliyor. Bu oran Amerika ve Avrupa’da yüzde 35 ve yüzde 70 seviyelerinde. Fazla Gıda olarak Türkiye’de gıda atığının geri dönüşüm ve döngüsel ekonomiye dahiliyet oranını global seviyelere yaklaştırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz, bu çok uzun bir maraton.

Fazla gıdanın değerlendirilmesi konusunda bireylerle çalışıyor musunuz?

Fazla Gıda platformu kapalı devre, gıda işletmeleriyle çalışan bir altyapıya sahip. Ancak şunu unutmamak gerek bizim oluşturduğumuz etkinin katlanarak büyüyebilmesi için bireylerin farkındalığının artması ve bilinçlenmeleri mücadelemize çok büyük bir ivme sağlayacaktır. Evlerde ve tabaklarda oluşan gıda atıkları konusunda ufak davranış değişiklikleri bir araya gelince çok büyük etkiler yaratabilen ve herkesin günlük hayatına adapte edebileceği değişiklikler mevcut. Toplumdaki herkesin gıda atığına “Bu kadarı fazla!” diyerek küçük veya büyük kendine düşen sorumluluğu yerine getirmesi uzun vadede gıda atığı ve iklim değişikliği ile mücadele etmek için oldukça etkili ve değerli olacaktır.