Baharat sektörü büyümeye devam ediyor

Bağdat Baharat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yüksel Danacı, “Baharat sektöründe hammaddenin yüzde 50’si ithalata dayalı ve bu konu sektörün en önemli sancısı” dedi. Çiçek Baharat Genel Koordinatörü Erdoğan Çiçek, “Merdiven altı üreticilerin önüne geçilerek sektörümüzün daha genişleyeceği kanısındayız” diye konuştu.

Türkiye’de yöresel yemek kültürünün çeşitliliği ve bölgesel baharat tüketimi farklılıklarının, kullanılan baharatların ve baharat karışımlarının da çeşitliliğini artıran en büyük etkenlerden biri olduğunu söyleyen Bağdat Baharat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yüksel Danacı, “ Özellikle acının ağırlıklı tüketildiği Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerimizde hemen her yemekte acılı baharatlar kullanılırken, Karadeniz ve Ege bölgesinde acılı baharatlar yerine nane, kekik, fesleğen benzeri ferahlatıcı etkili baharatlar daha fazla tercih edilmektedir” dedi. Çiçek Baharat Genel Koordinatörü Erdoğan Çiçek, “Her geçen gün bilinçlenen tüketiciye doğru ve kaliteli ürünü artan üretim maliyetlerine rağmen hak ettiği raf fiyatına ulaştıran biz ve bizim gibi üreticiler sayesinde belirli bir standart yakalanacağına inancımız tam” diye konuştu.

Büşra Sözen

Baharat sektörünün son yıllarda beklenen oranlarda olmasa da büyümeye devam ettiğini söyleyen Bağdat Baharat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yüksel Danacı, “Baharat sektöründe hammaddenin yüzde 50’si ithalata dayalı ve bu konu sektörün en önemli sancısı” dedi.

Yüksel Danacı, “Ülkemiz iklim açısından önemli bir üretim potansiyeline sahip olmasına rağmen, planlama, organizasyon ve eğitim eksiklerinden dolayı bu önemli gücümüzü kullanamıyor, birkaç ürün haricinde ihracatta rekabet edebilecek ürün maalesef üretemiyoruz. Sektörün gelişmesi ve gelişimin sürdürülebilirliği için, tarımda üretim teşviklerinin artırılması, merdiven altı üretimin engellenmesi, ithalatta gümrüklerde denetimlerin artması ve gümrük vergi oranlarının tekrar gözden geçirilmesinin gerektiğini düşünüyoruz. Değişen ve gelişen tüketici damak zevki doğrultusunda, tüketiciden baharat sektörüne yönelik talepler sadece pul biber, karabiber, kekik gibi temel baharatlarla sınırlı kalmayıp, köri, fesleğen, zerdeçal, zencefil, çeşniler, yemek harçları (Köfte Harcı, Tavuk Harcı vb.), değirmenli tane ürünler gibi kullanım kolaylığına yönelik ambalajlanmış ürünler olarak gelmeye başlamıştır. Bağdat Baharat olarak, bu talepleri kaliteli, sağlıklı üretim prensibimiz ve çok önem verdiğimiz Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları ile destekleyerek ürün portföyümüzü her geçen gün daha da genişletirken, kaliteli ve sağlıklı ürün bilincinin destekçisi olmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Türkiye’de yöresel yemek kültürünün çeşitliliği ve bölgesel baharat tüketimi farklılıkları, kullanılan baharatların ve baharat karışımlarının da çeşitliliğini artıran en büyük etkenlerden biri olduğunu söyleyen Danacı, “ Özellikle acının ağırlıklı tüketildiği Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerimizde hemen her yemekte acılı baharatlar kullanılırken, Karadeniz ve Ege bölgesinde acılı baharatlar yerine nane, kekik, fesleğen benzeri ferahlatıcı etkili baharatlar daha fazla tercih edilmektedir. Ayrıca, başka bir örnekle çeşitliliği anlatacak olursak, hemen her bölgemizde “beş türlü”, “yedi türlü” isimleriyle anılan baharat karışımları bulunmaktadır. Bu karışımların isimleri Ege bölgesinde de, Doğu Anadolu’da da aynı olsa da, içeriğindeki baharatlar bölgenin damak zevkine göre karıştırılmakta ve farklılaşmaktadır” dedi. Baharatın paketli kullanımının tercih edilmesi, Türkiye’deki tüketici profili ve bilincinin değişmesine bağlı olarak her geçen yıl arttığını ve artacağını kaydeden Danacı, bunun doğal bir süreç olduğunu ve bu süreçte ambalaj ve ambalajlamadaki kalite seviyesinin yükseltilmesinin çok önemli olduğunu söyledi.

Danacı sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde ambalaj sektöründeki gelişmelerin hızlandığı bu dönemde, ambalaj sektörünün yeniliklerini baharat sektörüne taşıyarak, daha sağlıklı, daha kaliteli üretimi elde edebilmek adına baharatları nem, ısı, koku gibi dış etkenlerden koruyacak ve bazı ürünlerde kullanım kolaylığı sağlayacak ambalajların kullanılması gerekmektedir. Tüketicilerimize baharatların paketini açtıktan sonra ağzı kapalı şekilde, serin, rutubetsiz ve kokulardan uzak yerlerde saklamalarını, paket üzerindeki tavsiye edilen tüketim tarihinden önce tüketmelerini öneriyoruz. Sektörün daha da gelişeceğine inancımız tam. Bundan dolayı da üretim ve satış-pazarlamaya yatırımlarımız devam ediyor. Yukarıda da söylediğim gibi, yerli üretimin teşvik edilmesi ve denetimlerin artırılarak merdiven altı üretimin engellenmesi ve ithalatta gümrük vergilerinin düşürülmesi sağlandığı takdirde bu sektör büyümeye devam ederek ülkemize katma değer sağlamaya devam eder. Bunlar gerçekleşirse, gelecekte de ülkemizden yurt dışında söz sahibi ve rekabet gücü olan firma ve markalar çıkacaktır.”

“Sektörümüzün geleceğinin her geçen gün daha iyiye gittiğini açık bir şekilde görebiliyoruz”

Dünyada 800 milyon euroluk baharat sektöründe ülkemizin 35 milyon dolar ithalat, 160 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini söyleyen Çiçek Baharat Genel Koordinatörü Erdoğan Çiçek, “Bu rakamlar olması gerekenin altında bir rakamdır. İhracatımızın düşük olmasının en önemli sebebi Uzakdoğu ve Güney Amerika'da yetişen baharatlarda ürüne göre uygulanan yüzde 30 ila yüzde 60 fon gümrük vergileridir. Bu şartlarda ithal edilen ham ürünün Türkiye' de tekrar işlenip, ambalajlanmasıyla ortaya çıkan üretim maliyetleri ile Avrupa pazarındaki rekabet gücümüz oldukça zayıf kalmaktadır. İç piyasadaki sektörü genişletebilmemiz için de ürün ve hizmette belirli bir standarta ulaşmaktır. Açık baharat satışı mantığı ile halk pazarlarında satılan ürünlerin kalitesizliği ve yardımcı hammadde kullanılarak üretim yapan merdiven altı üreticilerin önüne geçerek sektörümüzün daha genişleyeceği kanısındayız” dedi.

“En fazla tüketilen baharatlar arasında pul biber, nane, kekik, karabiber, kimyon, tatlı toz biber, hindistan cevizi bizim sektörümüzün lokomatif ürünleridir” diyen Erdoğan Çiçek, İç Anadolu, Güney ve Doğu Anadolu bölgelerinde pul biber, isot, sumak, kimyonun daha çok tüketildiğini, Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde ise daha çok; nane, kekik, karabiber, hindistan cevizi, tatlı toz biberin daha fazla tüketildiğini ifade etti. Baharat sektörünün geleceğinin her gün daha iyiye gittiğini açık bir şekilde gördüklerini belirten Çiçek, “Bunda yaklaşık 5-6 yıl öncesine kadar hakim olan haksız rekabet unsurları artık sektörümüzü tamamen olmasa dahi eskisi kadar etkilememektedir. Her geçen gün bilinçlenen tüketiciye, doğru ve kaliteli ürünü, artan üretim maliyetlerine rağmen hak ettiği raf fiyatına ulaştıran biz ve bizim gibi üreticiler sayesinde belirli bir standart yakalanacağına inancımız tam” diye konuştu.