Besin zehirlenmesi

Besin zehirlenmesi genellikle enfeksiyona yol açan bakteriler tarafından kirlenmiş gıdaların yenilmesi sonrasında görülür.

Bunun yanı sıra zehirli olarak bilinen mantar, balık veya bazı bitkilerin yenilmesi sonucunda da görülebilir. Besinler, insana bulaşan enfeksiyon hastalıklarının birçoğundan sorumludur. Gelişmekte olan ülkelerde daha sıklıkla rastlanmakla birlikte tüm dünyada besin zehirlenmesi vakaları görülmektedir. Besin zehirlenmesine bağlı hastalıklar salgın da yapabilir. Yiyeceklerin çiğ olarak saklanması, hazırlanması, pişirilmesi ve saklanması aşamalarının herhangi birinde oluşabilecek bir problem, zinciri etkileyerek zehirlenmeye yol açabilir. Mikroplar yiyeceklere temizlik ve saklama kurallarına uyulmaması sonucunda bulaşabilir. Özellikle toplu olarak yemek pişirilen kalabalık yerlerde hijyen kurallarına uyulmaması toplu besin zehirlenmesi görülmesine yol açabilir. Kurumlar genel olarak bu konuda titiz davransa bile, sadece bir kişinin dikkatsizliği besinlere bulaşa sebep olabilir. Toplu olarak yemek pişirilen yerlerde çalışan kişiler burun, boğaz ve dışkılarında mikrop taşıyıcısı olup olmadıklarının belirlenmesi için her altı ayda bir portör testi denilen bir tetkik yaptırmak zorundadırlar. Taşıyıcı olan kişilerin besinlerle ilgili bölümlerde çalışmaları sakıncalıdır. Besinlere temas edilen bölümlerde çalışmalarına ancak tedavi sonucunda herhangi bir taşıyıcılıkları kalmaması durumunda izin verilir. Besin zehirlenmesine yol açan bakterinin niteliğine göre görülen bulgular değişebilir. Bulguların görülme zamanı da toksinin türüne göre değişebilir. Bazı bakterilerin sebep olduğu zehirlenmede bulgular ilk saat içinde başlayabilir, bazı toksinlerde ise bulguların görülmesi bir haftaya kadar uzayabilir. Bakteri ile kirlenmiş besinin kokusu ve rengi tamamen normal olabilir. Bu tür kirlenmiş yiyecekler yenildiğinde mikropların salgıladığı toksinler hastalık belirtilerine yol açar. Besinlerle ilgili olarak en sık görülen bulgular, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishaldir. İshal, etkenin türüne göre kanlı, mukuslu, yeşil olabilir. Yüksek ateş görülebilir. Daha az rastlanmakla birlikte, görme bozukluğu, yutma güçlüğü, solunum problemleri ve havale de görülebilir. Nadiren koma ve ölüm de görülebilir. Tanı için şüpheli besinden, hastanın kusmuk veya dışkısından, yemek hazırlayan kişinin ellerinden, burun ve boğazından alınan kültürler önemlidir. Bu konuda en riskli olan, dikkat edilmesi gereken gıdalar süt ve süt ürünleri, yumurta ve yumurta içeren yiyecekler, et, tavuk ve deniz ürünleridir. Besin zehirlenmelerinin önlenmesinde en etkin yöntem hijyen kurallarına sıkı bir biçimde uyulmasıdır. Besinlerin ve temasta oldukları yüzeylerin temizliğinin yapıldığı suyun temiz ve mikroptan arındırılmış olması gerekir. Taşıyıcı olabilecek hayvanların denetlenmesi, tedavilerinin sağlanması önemlidir. Pişmiş gıdaların tekrar ısıtılması da risk taşır. Tedavide ise kusma ve ishalle kaybedilen sıvının yerine konması en önemli aşamadır. Eğer kusma şiddetli ise ve ağızdan sıvı alımında problem varsa damardan serum ile sıvı tedavisine başlanılır. Genel olarak sadece bu tedbirler ile klinik düzelme görülür, ancak eğer bulgular devam ediyorsa dışkı kültürleri yapılarak enfeksiyon sebebi bulunmalıdır. Bakteriyel enfeksiyona uygun antibiyotik tedavisine başlanmalıdır. Bu yaklaşım ile genellikle besin zehirlenmelerinde seyir oldukça iyidir. Mantar, bal ve birtakım deniz ürünlerinin yenilmesi ile de zehirlenmeler görülebilir. Bu zehirlenmelerde etken enfeksiyon olmadığı için hijyen kurallarına uymanın koruyucu etkisi yoktur. Bunlardan korunmak için bilinmeyen mantar çeşitlerinin yenilmemesi, daha önceden zehirlemeye sebep olduğu bilinen maddelerin tekrar denenmemesi önerilir. Besinlerin saklanması, pişirilmesi aşamasında hijyen kurallarına uyulması besin zehirlenmesi olasılığını azaltır. Aktif ve sağlıklı kalın…