Coğrafi işaretli ürünler

Salihli'nin kirazı, Ödemiş'in patatesi, ve Finike'nin portakalı... Dünya Gıda Dergisi bu ay ki sayısında bu ürünlerin coğrafi işaretleri hakkında ilgililerle görüştü

Salihli'nin kirazı

Salihli Kirazı'na coğrafi işaret tescili almak üzere ilk başvurunun 11 Ağustos 2006’da yapıldığını söyleyen Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel, “Yaklaşık 1.5 yıllık bir süreçten sonra 20 Ocak 2008 tarihinde Salihli Kirazı'nın tescili Resmi Gazetede yayınlandı. Tescil türü: Menşe adı, kullanım biçimi ise Markalama olarak belirlendi. Salihli Kirazı'nın Türk Patent Enstitüsü’nde tescil numarası 100’dür” dedi.
Salihli Kirazı'nın geç açan bir çiçek olduğunu söyleyen İbrahim Yüksel, kirazın yayla köyleri olarak bilinen Allahdiyen, Bahçecik, Gökköy gibi yüksek yerlerde yetiştiğini ifade etti. Salihli Kirazı'nın olgunlaşmasının diğer çoğu kiraza göre geç olduğunu kaydeden Yüksel, diğer çeşitlerden en önemli farklılığının uzun ve ince bir sapa sahip olduğunu, meyvenin şekli ve dayanıklılığı ile de diğer çeşitlerden farklı olduğunu belirtti. Yüksel, “Meyvelerinin büyüklüğü ile de diğer benzerlerinden ayrılır. Başka yörelerde Napolyon cinsi kirazların çapı 26–28 mm civarında iken, Allahdiyen köyünün kendine özgü havası ve toprak yapısı nedeniyle Salihli Kirazı'nın çapı 32 mm’yi geçmektedir. 1945 yılından beri Salihli’nin Allahdiyen köyünde yetişen ve buradan diğer yerlere yayıldığı belirtilen bu çeşit, Akşehir’de Akşehir Napolyonu, Uluborlu’da Uluborlu kirazı olarak adlandırılmıştır. Türkiye’de en fazla kiraz üretiminin yapıldığı İzmir ve Manisa illerinde bu kiraz Salihli Kirazı olarak tanınmaktadır. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi yayınlarında da bu isimle anılmaktadır” dedi.
Salihli Kirazı'nın ılıman iklim kuşağında yetişen bir meyve çeşidi olduğunu ifade eden İbrahim Yüksel, “ Yazları nispeten serin geçen ve nisbi nemi yüksek olan yerlerde kaliteli meyve verir. Kış aylarında -20 derecedeki soğuklara dayanır. Salihli bölgesinde bulunan dağlar ve etekleri Salihli Kirazı yetiştiriciliği için uygun iklime sahiptir. 5-7 yaşındaki Allahdiyen kirazı 10-15 kg kiraz verir. Ortalama bir dönüme 35 adet kiraz ağacı ekilebilir. Yaşı arttıkça yeterli su ve gübre verildiğinde 50-75 kg kiraz veren ağaç cinsidir” diye konuştu. Yüksel sözlerini şu şekilde tamamladı: “Salihli Kirazı çok kaliteli bir ürün olduğu için ihracatçılar tarafından tercih ediliyor ve üretici tarafından normal fiyatın 2-3 katına ihracatçıya satılıyor. Kalitesi tescilli bir ürün olduğu için ihracatçılar tarafından yüksek fiyatla satılabiliyor. Salihli Kirazı'nda üretimin tamamına yakını ihraç ediliyor. Son yıllarda İstanbul’dan gelen büyük sermayedarlar da Salihli’de geniş alanlarda kiraz yetiştiriciliği yapmaya başlamıştır. Ülkemiz açısından döviz kazandıran ve Salihli'de Allahdiyen, Bahçecik ve Gökköy'de yetişmekte olan kirazlar ihracatçı firmalar sayesinde başta Paris, Berlin, Amsterdam gibi Avrupa başkentlerinde ve diğer ihraç edilen ülkelerde sofraları süslemektedir. Meyveleri yuvarlağımsı, kalp şeklinde, meyve kabuğu parlak koyu kırmızı, meyve eti sert, tatlı, sulu ve çatlamaya dayanıklıdır. Salihli Kirazı taşınmaya da dayanıklı bir çeşittir. Meyvelerinin büyüklüğü ile dikkat çeken Salihli Kirazı, benzerlerine göre daha pahalıya satılabilmektedir. Bu irilik özelliğine dolgun ve etli, parlak kırmızı rengi ve uzun süre dayanıklı olması eklenince, iç ve dış pazarda "marka" olarak Salihli Kirazı haklı olarak ün sahibidir. Ziraat 0900 diye adlandırılan cinsin asıl adı Salihli Allahdiyen kirazıdır.”

Finike'nin portakalı

Finike İlçesi Meyve Üreticileri Tarımsal Birliği Başkanı Celal Bülbül, Finike Portakalı'na coğrafi işareti için başvuru süresinin 2 yıl sürdüğünü söyledi. Celal Bülbül, “Gerekli evrakların hazırlanmasının ardından sürecin en zorlu kısmı pomolojik olarak ayırt edici olduğunu ispat etmek oldu. Analiz için üniversitelerden destek alamadık, ancak BATEM ücretsiz olarak bu hizmeti bizlere sağladı ve tescilin önü açıldı. Tabii coğrafi işaret alırken aslında o ürünün ünü ve yöredeki önemi pomolojik değerlerden çok daha önemli bir yer tutuyor olmasına rağmen yine de zor bir süreçten geçtik” dedi. “Portakal Türkiye'nin diğer yörelerinde de yetişir ancak Finike'deki kalite farklıdır” diyen Celal Bülbül, “Coğrafi İşaret belgemizde de yer aldığı gibi Finike ilçesi sınır olarak çizilmiş. Finike narenciye üretimi için Türkiye'de en elverişli makro klimaya sahiptir, üç tarafı dağlarla çevrili ve güneyinde de deniz vardır. Ovada bulunan akarsular sayesinde de alüvyonlu zengin bir toprağa sahiptir. Doğal elverişliliğe ise en büyük katkıyı çiftçimizin üretim metotlarını da ilave edince ortaya üç nesildir devam eden bir değer ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı. Bülbül sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye'de Coğrafi İşarete ilgi duyan şu ana kadar en büyük proje Metro Toptancı Market'in oldu. Şu anda Finike Portakalı ve Taşköprü Sarımsağı ile başlayan süreç beş yılda tüm Türkiye'ye genişledi ve yöre kalkınmasına direkt etki eden bir proje haline geldi. Yurtdışında da bu konuda etkinlik yapıldı. Ancak Finike Portakalı'nın ihracatı konusunda Coğrafi İşaret kaynaklı bir talep henüz yok.”

Ödemiş'in patatesi

Ödemiş Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı A.Latif Aka, Coğrafi işaret tescilinde amacın Ödemiş Patatesinin özeliklerini korumak, gelecek nesillere aktarılması ve marka değerinin arttırılması olduğunu söyledi. Latif Aka, “Ödemiş Patatesinin Coğrafi İşaretlerde belirtilen özelliği yumrunun nişasta içeriği yüzde 16 - yüzde 20 arasında değişir. Sarı etli patateslerde nişasta oranı az, protein oranı yüksek; beyaz etli patateslerde nişasta oranı yüksek protein oranı azdır. Sarı et renkli patatesler yemeklik, beyaz et renkli sanayiliktir. Yumrular yuvarlak, oval ve uzunumsu şekillerde olabilmektedir. Yumru kabukları genellikle açık sarı, yumru et renkleri sarıdır. Yumru ağırlığı 50 – 500 gr arasında değişmektedir” dedi. Patatesin ılıman ve serin iklim bitkisi olduğunu belirten Aka, “Bir üretim yılında erkenci patates çeşitleri 1600 derece gerçi patates çeşitleri ise 3000 derece toplam sıcaklık ister. -1 ile -1,5 derece soğuktan zarar görürler. Gelişme devresinde 250 – 300 mm yağış olmadığından sulanmalıdır. Ödemiş’te 1. ürün, 2 ürün ve yayla patates üretimlerinde vegatasyon süresi boyunca 5-7 kez sulama yapılmaktadır. Ödemiş’te üretilen patates tohumluğunda aranan bazı özellikler; yayla şartlarında yetiştirilmeli, hastalıksız tohum kullanılmalı, yumru çapları 3.5 cm-6.5 cm ağırlıkları 50-90 gr arasında olmalı, yumrular üzerinde en az 2 göz bulunmalı, büyük yumru kullanılacak ise yumru her parçada 2 göz kalacak şekilde kesilerek dikilmeli ve yumrular uygun koşullarda depolanmalıdır. İlkbaharda dekara 200- 500 kg tohumluk yumru kullanılarak, toprak sıcaklığı 8-10 derece olunca dikilir. 1.dikim şubat ayı içersinde, 1.hasat 15 mayıs -1 temmuz arasındadır. 2.dikim ise 1-15 ağustos arası yapılmaktadır. Ödemiş’in yayla şartlarında (Bozdağ - Gölcük) ise patates mayıs-haziran aylarında dikilir, hasat eylül-ekim aylarında yapılır. Ödemiş’te 1 yıl içerisinde 3 kez taze patates üretimi yapılmaktadır” diye ekledi.
Aka konuşmasına şu şekilde devam etti: “İzmir patates ekim alanlarının yüzde 95’ini ve üretimin yüzde 97’sini Ödemiş’te karşılanmaktadır. 60 yıldır 1. ve 2. ürün patates ekilmesine karşın, dekar verim ortalamasında Türkiye değerinin iki katı birim alan verimi elde ettiği görülmektedir. Ödemiş Ticaret Borsası tarafından 2002 yılında Türk Patent ve Marka Kurumundan Coğrafi İşaret Tescil Belgesi alınmıştır.
Coğrafi işaretler, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökeninin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretlerdir, başka bir deyişle ürünün kaynağını gösteren işaretlerdir. Coğrafi işaretler ürün kalitesini garanti etmek, ürünün tanınmışlığını ve katma değeri arttırmaları bunun yanında o yöreye ekonomik katkı sağlamaları açısından oldukça önemlidir. Üreticileri korumanın yanında tüketicileri de korumaktadır.
Coğrafi İşaretli Ödemiş Patatesine süpermarketler reyonlarında yer vermekte. Aynı zamanda tüketiciler Coğrafi İşaretli ürünler hakkında bilinçlenmektedir. Özellikle bilinçli tüketiciler coğrafi işaretli ürünlere daha çok yer vermekte ve talep etmektedir.”