Domuz gribi salgını ve pandemiler

Domuz gribinin ana hatları ile mevsimsel gripten farkı yoktur. bulaşma; öksürük, hapşırık yoluyla ortama yayılan virüs içeren damlacık yolu ile veya temas etmiş olan ellere temas ile olmaktadır.

Dr. Suzan Yazıcı Son günlerde medyada Domuz Gribi sebebi ile sıklıkla duyduğumuz pandemi tanımı ne anlama gelmektedir ve pandemi durumunda yapılabilecekler nelerdir? Pandemi, tüm bir kıtayı, hatta tüm dünyayı etkileyen salgın hastalık anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün tanımlamasına göre bir salgının pandemi sayılması için hastalığa daha önce maruz kalınmamış olması, hastalık etkeninin insana bulaşma ve tehlikeli bir hastalığa yol açma riskinin bulunması ve hastalığın insanlar arasında yayılma tehlikesinin bulunması gerekmektedir. Domuz gribi salgını Dünya Sağlık Örgütünce henüz pandemi olarak tanımlanan faz altı olarak derecelendirilmemiştir. Salgın yapma tehlikesi olan hastalıkların yayılımı faz bir ile faz altı arasında değerlendirilmektedir. Faz bir ile faz üç salgına hazırlıklı yakalanmak, ilerlemesi durumunda yapılacakların planlanması açısından önemlidir. Daha ileri fazlarda hastalık farklı ülkelerde görülmeye başlanmıştır. Faz altıda ise hastalık farklı kıtalarda görülür. Geçmiş yıllarda görülen pandemilerde kara veba, kolera, grip ve tifo gibi hastalıklardan, milyonlarca kişi ölmüştür. Sağlık otoriteleri uzun süredir özellikle grip sebebi ile oluşması muhtemel yeni bir pandemi beklentisi ile aşı çalışmalarına ve koruyucu önlemlerle hazırlıklı olmaya çalışmaktadır. Pandemi planlamasında amaç salgına hazırlıklı olmak ve ölümleri mümkün olduğunca azaltmaktır. Ancak ne kadar hazırlıklı olunursa olunsun bunun kısa sürede yapılması çok zordur. Birçok sektörün bu amaçla ortak olarak çalışması ve halkın da işbirliği, başarılı bir hazırlık aşaması için şarttır. Öncelik hastalıktan korunmaya verilmelidir. Bunun dışında da aşı kullanımının değerlendirilmesi, aşı stoklanması ve uygulanması, hastalığın görülmesi durumunda ise gerekli tedavi uygulamalarını içerir. Korunma aşamasında halkın bilgilendirilmesi kendi katılımları açısından gerekmektedir. Ancak bu aşamada önemli olan hastalık ile ilgili bilginin doğru olarak verilmesi ve herhangi bir paniğe yol açılmamasıdır. Domuz gribi salgını Influenza A virüsünün (A/H1N1) neden olduğu bir grip türüdür. Daha önceleri insanlara bulaşmayan bu virüs birtakım değişimler geçirerek insanlara bulaşmaya başlamıştır. İnsandan insana bulaşmaya da başlamıştır, Devam etmekte olan salgın da insandan insana bulaşma yolu ile oluşan salgındır. Turizm ve iş amaçlı uluslararası seyahatlerin sıklığı, hastalık etkenlerinin ülkeden ülkeye, ve bir kıtadan diğerine yayılmasını hızlandırmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün 18 Mayıs 2009 tarihli raporuna göre hastalık 40 ülkede 8 bin 829 kişide konfirme edilmiştir. Toplam 75 kişi domuz gribi sebebi ile ölmüştür. Ölenlerin çoğu ise 60 yaşın üzerindeki kişilerden oluşmaktadır. Diğer hastalar kısa bir süre sonra bu hastalığı atlatıp tamamen normal hayata dönmektedir, hatta hastaneye yatmaları bile gerekmemektedir. Domuz gribinin ana hatları ile mevsimsel gripten farkı yoktur. Bulaşma; öksürük, hapşırık yolu ile ortama yayılan virüs içeren damlacık yolu ile veya virüse temas etmiş olan ellere temas ile olmaktadır. Bulgular da normal grip belirtilerine benzerdir. Yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı, vücutta kırgınlık, halsizlik, baş ağrısı kusma ve ishal sık görülen belirtilerdir. Bu belirtilerin tümü her hastada görülmeyebilir. Hastalığın şiddeti kişiden kişiye değişmektedir. Kişinin vücut direnci hastalığı nasıl atlatacağını belirleyen en önemli etkendir. Grip gibi kolay bulaşabilen hastalıklardan korunmak için belli kurallara uymak, belli önlemleri almak gerekir. Ellerin sık sık yıkanması tokalaşma ile olabilecek bulaşmayı azaltır. Öksüren kişilerin öksürürken ağızlarını mendille kapatmaları önemlidir. Ağzın elle kapatılması sonrasında elin temas ettiği her yere enfeksiyon kaynağı bulaşabileceğinden bu durum önerilmemektedir. Kalabalık ortamlarda bulunmamaya çalışılmalı, eğer gerekiyorsa da bu ortamların sık havalandırılması gerekmektedir. Hasta kişilerin bulaşmayı önlemek amacı ile evden mümkün olduğunca çıkmamaları, evde bulunan diğer kişilerle yakın temastan kaçınmaları ve mümkün olduğunca iyi beslenip istirahat etmeleri gerekir. Hastalık belirtilerinin özellikle ağır görüldüğü kişiler mutlaka doktor kontrolünden geçmeli, tıbbi tedavi almalıdır. Yaşlılar, şeker hastalığı, böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişiler, bebekler ve bağışıklık sisteminde yetersizlik olan kişiler bu tür hastalıkları daha ağır geçirirler. Bu kişilerin hastalığa yakalanmamak için koruyucu önlemlere kesinlikle uymaları gerekmektedir. Hastalığa yakalanma durumunda ise tedavilerinin bir sağlık kuruluşunda yapılması gerekir. Tüm bu önlemler bulaşma riski olabilecek bütün hastalıklardan korunmada geçerlidir ve uygulanmalıdır. Domuz gribi aşısı ile ilgili çalışmalar devam etmektedir, ancak hastalığın tedavisi vardır. Ayrıca bu hastalığa yakalananların çoğu kolaylıkla iyileşmektir. Bu sebeple herhangi bir paniğe kapılmaya gerek yoktur. Öncelikle korunmaya dikkat edilmeli, hastalık belirtilerinin görülmesi durumunda ise tıbbi destek alınmalıdır. Aktif ve sağlıklı kalın…