“Dünyanın lezzet başkenti olma yolundayız”

500 lezzetli yemek çeşidi ile damaklarda unutulmaz tatlar, belleklerde güzel hatıralar bırakan Gaziantep mutfağının zenginliği UNESCO tarafından da tescillendi. “Dünya Yaratıcı Şehirler Ağı”na gastronomi kategorisinde dahil edilen Gaziantep'in bir sonraki hedefi dünyanın lezzet başkenti olmak.




Gaziantep, UNESCO tarafından 33 ülkeden 47 şehrin içinde yer aldığı “Dünya Yaratıcı Şehirler Ağı”na gastronomi kategorisinde dahil edildi. 
Gaziantep’in başarısı, İstanbul'da 20 Şubat'ta yapılan bir toplantıyla basınla paylaşıldı. Ayrıca 21 Şubat'ta Çırağan Kempinski’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve UNESCO temsilcisi Timothy Curtis’in katıldıkları özel bir protokol yemeği ile kutlandı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, basın toplantısında, Gaziantep’in “Dünya Yaratıcı Şehirler Ağı”na gastronomi kategorisinde dahil edilmesinin aslında bu toprakların, medeniyetin yarattığı zenginliğin ödüllendirilmesi anlamına geldiğini söyledi. 
Bu ağa dahil edilmek için çok büyük çaba sarf ettiklerini belirten Şahin, “Ama biliyoruz ki yolun daha başındayız ve dünyanın lezzet başkenti olma yolunda daha çok çalışacağız. Bu yolculukta yanımızda olan herkese çok teşekkür ediyorum. Tabii ki bu ödül akşamdan sabaha yapılmış bir çalışmanın karşılığı olarak alınmadı. İnsanlık tarihi kadar eski bir geçmişimiz, çok büyük ve zengin bir kültürel mirasımız var. Bu da bize büyük bir hazine veriyor. Bu hazinede Akdeniz ve Mezopotamya’nın güneşle birleşerek ortaya çıkardığı zenginlik, İpek yolu üzerindeki kentin tarihi var. İşte bunların sonunda gastronomi ile en güzel tacımızı aldık” diye konuştuk. 
Yoğun lobi ve tanıtım çalışmaları sonucunda Gaziantep'in “Dünya Gastronomi Kenti” olarak tescillendiğini belirten Şahin, Gaziantep'in kazandığı bu yeni kimlik ve unvan ile gastronomi turizminin de yükselen yıldızı olacağını kaydetti. 
Şahin, “Gaziantep mutfağının; Türk ve dünya mutfakları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu Nineden toruna bir miras niteliğinde öğretilen yemeklerin ve tatlıların yapımında kullanılan malzemelerin seçimindeki titizlik, hazırlama ve pişirmede gösterilen beceri, yemeklerin yapımında kullanılan ve yemeklere değişik bir lezzet veren baharatlar, salçalar, soslar ve karışımlar, Gaziantep yemekleri ve tatlılarının şöhrete kavuşarak aranılan bir damak tadı olmasına neden olmuştur. Eşsiz lezzetlerden oluşan bu zengin mutfakta yaklaşık 500 çeşit yemek türü yer almaktadır. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, lezzeti ile damaklarda unutulmaz tatlar, belleklerde güzel hatıralar bırakan bu kültür mirasını hak ettiği şekilde dünyaya tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak için gastronomi alanında UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’na başvuruda bulunmuştur. Yoğun lobi ve tanıtım çalışmaları sonucunda Gaziantep, gastronomi alanında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı üyeliğine, 11 Aralık 2015 tarihi itibariyle hak kazanmış oldu. Bu alanda Türkiye'nin öncü şehri sıfatını da ayrıca elde etti. “Dünya Gastronomi Kenti” olarak tescillenen Gaziantep, kazandığı bu yeni kimlik ve unvan ile gastronomi turizminin de yükselen yıldızı olacaktır” diye konuştu. 
“küçük mutfakları büyüterek kadın istihdamını artıracağız”
Gaziantep’in UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’na girmesinin ayrıca bazı sorumlulukları da beraberinde getirdiğini belirten Şahin, “Daha küçük mutfakları büyüteceğiz, kadın istihdamını artıracağız. Anadolu kadınının gücünü, zekasını girişime dönüştüreceğiz. Engelli kardeşlerimiz için engelsiz mutfaklar yapacağız. İnovasyon, arge çalışmalarına ağırlık vereceğiz, çalıştaylar, yarışmalar, festivaller düzenleyeceğiz. Bütün bunlarla sorumluluklarımızın çok olduğunun farkındayız. Ama büyük bir fırsat olduğunun da bilincindeyiz. Hem UNESCO hem de Avrupa Birliği çalışmalarımız sayesinde oluşan network bize çok şey kazandıracak. Bir yıllık planımızı yaptık. Bu sorumlulukların her birinin sınavından, alnımızın akıyla çıkacağımıza yürekten inanıyoruz. Bu onuru layıkıyla üzerimizde taşırken, başarımızda büyük katkısı olan ve bereketini bizden hiç esirgemeyen Anadolu topraklarının ve Anadolu kadınlarının, analarımızın, ninelerimizin hakkını teslim ediyor, her birinin el emeğini öpüp başımıza koyuyoruz. Gaziantep’in zengin mutfak kültürünün yanı sıra, barındırdığı antik kent Zeugma gibi değerleriyle Anadolu’dan dünyaya uzanan bir lezzet ve kültür köprüsü olmasını hedefliyoruz” dedi.
Gaziantep gastronomi alanında rüştünü ispatladı
Kutlama yemeğine eşi Emine Erdoğan ile katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan   “Öncelikle Gaziantep’i ve Gaziantepli kardeşlerimizi aldıkları unvandan dolayı tebrik ediyorum. UNESCO’nun Gaziantep’i seçmesinden memnuniyet duyuyorum” diye konuştu. 
Gaziantep'in bu başarıyı çok fazla hak ederek aldığını belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: Bir şehir düşünün ki kendine has 500 yemeği olsun. Bu rakam, dünyada şehirlerle değil ülkelerle boy ölçüşecek bir rakamdır.  Gaziantep’te yemeklerin çeşidinin yanı sıra yapılışı da kendine özel. Örneğin yuvarlama, salça gibi bir sürü yemek ve malzemeyi, kadınlar bir araya gelerek yapıyor. Yani Gaziantep’te yemek yapmak aynı zamanda birliği beraberliği de geliştiren bir konu. Gaziantep mutfak kültürü, şehrin zenginliğinin sadece bir kısmıdır. Gaziantep, kadim dönemlerden beri bölgede kurulmuş tüm medeniyetlerin ve devletlerin birikimlerinin getirdiği zenginlik üzerinde oturuyor. Ülkemizin her bölgesinde, pek çok şehrinde zengin mutfaklar vardır. Üstelik hiçbiri taklit, kopya değildir. Hepsi malzemesiyle, tadıyla, sunumuyla kendine özgüdür. Televizyonlarda bir sürü yarışma programları var. Bunların bir kısmı faydalı olabilir ama bir kısmının anlamsız olduğunu görüyoruz. Bunların yerine Gaziantep başta olmak üzere geleneksel mutfağımızı öğreten yemek programları yapılsa inanıyorum ki çok daha ilgi çeker ve faydalı olur.”
Gaziantep'in, gastronomi alanında rüştünü ispatladığını belirten Erdoğan, diğer şehirlerden de benzer başarıları beklediğini söyledi. Erdoğan, “UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağı’nda gastronomi dışında el sanatları, sinema, edebiyat, müzik gibi diğer kategoriler de bulunuyor.  Gaziantep’in gastronominin yanı sıra örneğin el sanatları, müzik gibi diğer başlıklarda da başarılı olduğuna inanıyorum. Gaziantep, gastronomi alanında aldığı bu unvanla rüştünü ispat etti. Ben diğer şehirlerimizden de benzer başarıları beklediğimi özellikle belirtmek isterim” dedi.
Yemeklerimiz birer sanat eseridir
Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Dünya Gastronomi Kenti olmayı, sadece yemek sanatını değil, yaşam sanatını da dünya ile paylaşmak için bir fırsat olarak gördüklerini söyledi.  
Yerlikaya, “Gaziantep, gastronomi dalında Yaratıcı Şehirler Ağı’na dâhil edilen 18 şehirden biri oldu. Dünyada turistik seyahat yapan insan sayısı 1 milyar kişiyi aşmış bulunuyor. Araştırmalar turistlerin seyahat planlarında yeme içmenin yüzde 88 oranında belirleyici olduğunu gösteriyor. Turist tercihleri dikkate alındığında, kazandığımız bu unvanla yarıştığımız dünya şehirleri arasında artık bir adım öndeyiz. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Halep’e bağlı bir sancak olan Gaziantep’in mutfağı aynı zamanda Halep’in de mutfağıdır. Gaziantep, Haleplilerin de sofrasıdır. Türklerin, Türkmenlerin, Arapların, Kürtlerin, Ezidilerin, Müslümanların, Hristiyanların, Yahudilerin sofrasıdır. Gaziantep sofrası, sadece bir şehir değil, bir insanlık sofrasıdır.  Bizde sofra, paylaşmanın olduğu kadar, barışın kaynağı ve sonucudur. Bizim sofralarımız, iki kişinin doyduğuyla üçüncü de doyar anlayışıyla kurulur. Sofralarımızın bereketi paylaştıkça artar.  Her biri büyük bir irfanın eseri olan yemeklerimizi sanat eseri olarak görüyoruz.  Hiçbir sanatçı, eserini kendisi için yapmaz. Çünkü bir başkasıyla paylaşılmayan sanat eserinin anlamı olmaz. Bu eserleri ne kadar çok kişi ile paylaşırsak, eserlerimiz o kadar anlam kazanacak” diye konuştu.
UNESCO temsilcisi Timothy Curtis de bu yıl 33 ülkeden 47 şehrin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nın yeni üyeleri olarak belirlendiğini ve onlardan birinin de Gaziantep olduğunu belirterek “UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı, ruhu olan bir yapıdır. Bu yıl Gaziantep de kültürü ve tarihinin yansıdığı mutfağıyla gastronomi listesine girmiştir. Gaziantep’in bu başarısını kutluyorum” dedi.
İstanbul'da Gaziantep mutfağı tanıtıldı
Gaziantep mutfağının en seçkin örneklerinin İstanbul’daki Gaziantepli şefler tarafından hazırlandığı ve Çırağan Oteli mutfak ekibinin özel sunumlarıyla servis edildiği akşam yemeğine, katılanlar arasında Claudia Roden, Faye Levy, Charles Perry,  gibi gastronomi alanında uluslararası üne sahip gazeteci ve araştırmacılar, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda yer alan diğer kentlerin temsilcileri, yerli ve yabancı şefler, akademisyenler, Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses, Gülben Ergen, Murat Dalkılıç, Engin Altan Düzyatan gibi sanatçılar, kanaat önderleri ve gastronomi alanındaki STK temsilcileri yer aldı.
Protokol yemeğinde davetlilerin beğenisine sunulan ve Gaziantep gastronomi kültürünün en değerli öğelerini barındıran yöresel yemekler arasında Arap köfte, kabaklama, ekşili taraklık, incikli firik pilavı, baklava ve zerdeli sütlaç gibi lezzetler yer aldı.