Ekolojik ayak izinizi küçültmek için neler yapıyorsunuz?

Firmalar, dernekler dışında israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılabilmesi için harekete geçen ‘bir şeyler’ yapmaya çalışan bireylere daha fazla yer verelim istedik. Bu ayki konuğumuz Hale Acun Aydın. Sosyal medyada etkin olan ve tanınan bir influencer olan Aydın, sorularımızı yanıtladı.

Gündelik hayatta ihtiyacı olmayan hiçbir şeyi almama ve var olanları sadeleştirmeyi içeren minimalizm akımı; küresel iklim değişikliği, sınırsız tüketim, hızlı nüfus artışı gibi etmenlerin sürdürülebilirliği tehdit ettiği günümüzde daha bir anlam kazanıyor. Ve özellikle ekolojik ayak izini küçültme ve kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından bir şey beklemeden harekete geçme açısından küçük ve ama önemli bir adım.

Özlem As

“İnsanları sevin ve eşyaları kullanın tam tersi asla işe yaramaz”
İzlediğim minimalizm belgeselinde hayatındaki eşyaları minimuma indiren ve sadeliği seçen kişilerin sloganıydı bu cümle...
Eşyaların mutluluk getirmediği tezi üzerinde dünyada yükselen bir akım olan minimalizm ülkemizde de artık bilinen bir yönelim.
Kaynakların azaldığı ve tüketim çılgınlığının arttığı bu dönemde kökeni eskiye dayanmakla birlikte minimalizmin oldukça ilgi görmesi tabii ki tesadüf değil.
Gündelik hayatta ihtiyacı olmayan hiçbir şeyi almama ve var olanları sadeleştirmeyi içeren minimalizm akımı; küresel iklim değişikliği, sınırsız tüketim, hızlı nüfus artışı gibi etmenlerin sürdürülebilirliği tehdit ettiği günümüzde daha bir anlam kazanıyor. Ve özellikle ekolojik ayak izini küçültme ve kamu kurumlarından, sivil toplum kuruluşlarından bir şey beklemeden harekete geçme açısından küçük ve ama önemli bir adım bence.
Firmalar, dernekler dışında israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılabilmesi için harekete geçen ‘bir şeyler’ yapmaya çalışan bireylere daha fazla yer verelim istedik. Bu ayki konuğumuz Hale Acun Aydın. Sosyal medyada etkin olan ve tanınan bir influencer olan Aydın, sorularımızı yanıtladı.

Minimalizm dünyada oldukça ilgi gören bir akım. Türkiye'de durumlar nasıl?

Dünyada minimalizm kavramı 10 yıl kadardır var, o yüzden bu alandakiler artık sadece ellerindekini azaltmaktan bir adım ötesinde ilişkilerde, insanın fikirlerindeki, hayatla ilgili hayallerindeki sadelikle ilgileniyor bence. Ülkemizde ise son 2 yıldır hızla artan bir bilinirliği oldu. Birçok kişi minimalizm kavramıyla daha yeni tanıştığı için çok doğal olarak henüz elindeki eşyaları sorgulama fazında. Çoğunlukla eşya eleme özellikle de gardıroplarda sadeleşme ön planda.

Bu alana eğilmeye, çalışmaya bir şeyler üretmeye nasıl neden karar verdiniz?

Bu konuya ilk eğildiğim yıllarda çok bilinçsiz bir tüketiciydim. İndirimleri kaçırmıyor, bedenime uymasa bile zayıflama umuduyla dolabımı olmadık şeylerle dolduruyordum. Ama bir yandan kendimi bildim bileli fazlalıklar beni sıkıyordu. Kıyafetteki bu tavrıma zıt olarak birden çok parfümü olanların sabah nasıl karar verdiklerini, masalarında 10’dan fazla kalemi olanların o kalemleri kullanmazken neden stokladıklarını, evde dört kişi yaşarken neden 50 tane çay bardağına gerek olduğunu anlayamıyordum.
Bundan 9-10 yıl öncesinden bahsediyorum yani blogların çok yaygın olduğu dönemlerden. Birgün declutter kelimesini gördüm; yani dağınıklığı ortadan kaldırmak. Çok ilgimi çekti ve daha fazla okumaya başladım. İlk başta bulduklarım hep yabancı blog’lardı tabii. Direkt olarak minimalizm diye bir kelime bildiğimden ya da araştırdığımdan değil ama sayfalar arasında gezerken kendimi sürekli “daha az eşyayla yaşamak, sadeleşmek” gibi yazılarda buluyordum. Konu hem kültürümüze biraz uzaktı hem de kaynak yoktu ben de bu konuda bir Türk bakış açısı olmalı diyerek blogumu açtım.

Sıfır atık için neler yapıyorsunuz?

Sıfır atık alanında en etkili olduğuna inandığım şeyler yıkanabilir bez kullanmak, yanımda mutlaka bez çantam, mataram ve termosumla gezmek. Evde streç film yerine balmumu kumaş kullanmak. Evde gıda israfı olmaması için dikkatle alışveriş yapmak, tam bir sıfır atık hareketi olmasa da bir tamamlayıcı olarak geri dönüşüme önem vermek. Faturalarımızı digitale geçirmek. İlk başta aklıma gelenler ve en temel olarak en büyük etkiyi yaptıklarına inandıklarım bunlar.

Sosyal medyayla başlayıp sadece sosyal medyayla mı devam ediyor çalışmanız? Onun dışında farklı aktivite ve çalışma var mı?

Sosyal medyanın her mecrasında olmaya çalışıyorum. Instagram’da günlük hatırlatmalar yaparken sitem turkisiminimalizm.com ve Youtube kanalımda daha detaylı bilgiler vermeye çalışıyorum. Geçen yaz artık okullara ve kurumlara ulaşmak istiyorum diye hayal etmiştim. Ne mutlu ki bu yıl bunun da adımlarını attım.

Kamu kurumları ve stö'ler dışında bireylerin çabası sizce sorunun çözümünde katkısı ne oranda olur?

Ben bireylerin çabasının çok önemli olduğuna inanıyorum. Her şeyden öte kendi bu çabanın bir parçası olmayan bir kişi başka bir kurumdan bunu isteyemez ya da istemez diye inanıyorum. Ayrıca bireyler aslında çoğalarak büyük topluluklara ulaşıyorlar ve kurumları da etkileme gücüne ulaşıyorlar.

Aldığınız tepkiler, geri dönüşler nasıl? Sizden sonra bu tarz çalışma içerisine giren ya da ortak çalıştığınız kişi ya da kurumlar oluyor mu?

Çok güzel dönüşler alıyorum hem yakın çevremden hem de sosyal medya ya da e-posta ile ulaşanlardan. Hayatlarında değişim yapan kişiler bu değişimleri büyük bir mutlulukla iletiyorlar. Minimalizm ve sıfır atık kavramları yaygınlaştığı için tabii ki konu hakkında eskiye göre çok daha fazla paylaşım yapan var, farkındalık artıyor. Ortak çalıştığım bir kurum yok ama bu kavramlarla bire bir ilgili kişilerle ya da konusunun tamamlayıcı olduğuna inandıklarımla iletişime geçerek onların hikayelerini diğer kişilere ilham olması için paylaşmayı çok seviyorum.

kahvemtermosta gibi çalışmalar hakkında kısaca bilgi verir misiniz?
#kahvemtermosta benim çok emek verdiğim ve gittikçe daha çok kişiye ulaşan bir hareket. Amacım kağıt bardak kullanımını azaltmak çünkü bu bardakların içi sızdırma olmasın diye plastikle kaplanıyor ve geri dönüşmüyorlar. Al – götür kahve satan yerleri termosuyla kahve almaya gelenleri teşvik etmeye davet ediyorum. 2,5 ay sonunda 17 ilde 85 destekçi mekana ulaştık. Mekanların yanı sıra bireyler de bunu çok benimsedi, evlerinde kahve hazırlayıp termosuyla çıkanlar ya da termosuyla mekanlardan kahve alanlar sık sık bana fotoğraflarını yolluyorlar. Benim dışımda da mekanlarla görüşerek onları bu harekete katılmaya davet ediyorlar.
Ayrıca minimalizme ilgi duyup nereden başlayacaklarını bilemeyenler oluyor. Onun için de originali The Minimalists’e ait olan benim bize uyarladığım #turkisiminsgame isimli bir sadeleşme oyunu düzenliyorum instagram hesabım üzerinden. Amaç 1 ay boyunca her gün o gün ayın kaçı ise o kadar eşyayı elden çıkarmak. Tabii bilinçli şekilde hareket etmek önemli. Sadece o sayıyı tutturmak için değil de gerçekten ihtiyaç duymadıkları ama evde duran eşya ya da kıyafetlerin farkında varmak ve elemek için uğraşıyoruz.
Aynı şekilde sıfır atık için de 28 günlük bir listem var. Bazen bunu da 4 hafta boyunca gün gün paylaşıyorum. Küçük küçük hatırlatmalarla hazır olan kişilerin hayatlarında sıfır atık kavramını daha çok içselleştirmelerine yardımcı olmaya çalışıyorum.