Gaziantep Mutfağı'nın kalbi Hışva Han’da atıyor

Tarihi Hışva Han'ın hem restaurant hem butik otel olarak hizmet verdiğini belirten işletmecisi Mine Özmen, menülerinde ağırlıklı olarak Antep yemeklerine yer verdiklerini ve menülerinin mevsimsel şekil aldığını söyledi.

HÜSNÜGÜL ŞURGUN-GAZİANTEP

“Gastronomi kenti” ünvanını ülkemize kazandıran ilk kent olan Gaziantep’in yöresel yemeklerinin sunulduğu bir yer olan Hışva Han aynı zamanda mimarisinde tüm detaylarda Gaziantep’e özgü tasarım ve ürünleri sergiliyor.
1563-1577 yılları arasında Lala Mustafa Paşa döneminde yapılmış olduğu tahmin edilen Gaziantep'in tek katlı en eski hanı olan Hışva Han'ı 20 yıllık bir süre için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nden kiraladığını söyleyen kadın girişimci ve Hışva Han işletmecisi Mine Özmen, “Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Hışva Han'ı restore ederek, Gaziantep kültür turizmine sunduk. Bu fikir birgün Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin'in benim restore ettiğim farklı bir konağı görmesiyle ortaya çıktı. Hışva Han'ı restore etmeyi kabul ettim ancak bu çok büyük bir iş olduğundan danışmanlarla çalışmayı tercih ettim. Şebnem Ercantürk, Murat Özalp ve Murat Anlar gibi çok değerli ve başarılı kişilerle çalıştık. Bu arkadaşlara ben bir han yapmak istiyorum ve ağırlık Antep Mutfağını sunmak istiyorum dedim. İç dekorasyona çok özen gösterdik, otantik bir ortam yaratmaya çalıştık. Burada iki bin parça ürün var ve bunların hepsi tek tek tasarlanarak yapıldı. Gaziantepli bakır, demir ustaları ile çalıştık herşey burada yapıldı” diye konuştu.

Hışva Han 550 yıl önceki gibi misafir ağırlıyor

Hışva Han'ın hem restaurant hem butik otel olarak hizmet verdiğine değinen Özmen, “Beş tanesi suit oda olmak üzere toplam on tane odamız var. Otel odalarımız tamamen Antep kültürünü yansıtmakta, otel odalarında yatak başlıklarımız yine Antep'in en büyük değerlerinden bir tanesi olan kutnu kumaşından yapılmıştır, yatak örtülerimiz Antep işi denilen çok kıymetli bir nakıştan yapılmıştır. Odalara girildiğinden itibaren Antep'e ait bütün güzellikleri yaşayabiliyorsunuz. Geniş bir avlumuz var ve biz bu avluda düğünler, partiler yapıyoruz. Susamhane denilen bir bölümümüz var ve bu bölümde haftada iki gün canlı müzik yapıyoruz. Fasıl ve sıra geceleri düzenliyoruz. Restaurant kısmında yer altında üstü camla çevrilmiş mahzenimiz bulunmakta. 550 yıl önce Hışva Han nasıl misafir ağırlayıp konaklama yapabiliyorsa bugün de herşeyiyle insanları ağırlayacak durumda” şeklinde konuştu.

Menülerinde ağırlıklı olarak Antep yemeklerine yer verdiklerinin ve menülerinin mevsimsel şekil aldığının altını çizen Özmen, “Gaziantep Gastronomi kenti ve biz bu ünvanı hak ederek aldık. Menümüzde omaç, mıcırık aşı, simit aşı, şiveydiz, yuvarlama, fıstıklı kebap, ufak köfte, analı kızlı, bastık kızartması, tarhana eritmesi, çağla aşı, yoğurtlu yemeklerimiz ve bunların çok daha fazlası yer almaktadır. Antep'e özgü katmerimiz ve ev baklavamız var. Çok çeşitli ekmeklerimiz var. Bunlara ek olarak dünya mutfağından yemeklerimiz, etlerimiz var. Menüyü ben kendim hazırlıyorum. Kullandığımız ürünlerin hepsi doğal salçamız, biberimiz, reçellerimiz bunların hepsini biz yapıyoruz” dedi.
2016 yılında hizmete başlamalarına rağmen Türkiye ve Dünya'da bilinirliklerinin çok yüksek olduğunu belirten Mine Özmen, “Hışva Han öncelikle çarpıcı bir dekorasyona sahip, mistik ve modern detaylarla zengin bir atmosferi var . Son günlerde yine bir güzellik yaşıyoruz. Hışva Han'ın ilk kapısını camlatarak girişe koyduk. Hanın dışındaki dükkanlar da bize ait bir tane kutnia mağazamız var, diğer mağazalarla ilgili büyük firmalarla görüşmelerimiz devam ediyor” dedi.