Gros Mantar, yeni tesis alanları açarak istihdama katkı sağlamayı hedefliyor

Gros Mantar, Türkiye'nin 7 bölgesinde kültür mantarı yetiştirecek tesisleri hayata geçirerek yeni istihdam alanları açmayı hedefliyor.


İkbal FİDAN-KAYSERİ

Gros Mantar, Türkiye'nin 7 bölgesinde kültür mantarı yetiştirecek tesisleri hayata geçirerek yeni istihdam alanları açmayı hedefliyor.
Gıda sektöründe baharat, pasta ve yardımcı malzemelerin üretimi ile hizmet sağlayan Özpak Gıda, 2014 yılında mantar üretimine başladı. Türkiye’nin en teknolojik ve en modern tesisinde beyaz şapkalı, kestane ve istiridye mantarı üretimi yapan firma, aylık 90 ton mantar kapasitesine sahip. Firma, ülkemizin 7 bölgesinde kültür mantarı yetiştirecek tesisleri hayata geçirerek yeni istihdam alanları açmayı hedefliyor.
Mantar üretiminde geride olduğumuzu ve bu yüzden mantar üretim tesisi kurduklarını belirten Gros Mantar San. ve Gıda Aş. Genel Müdürü Aykut Çaylak, "Kültür mantarı üretim tesisimizi kurmadan önce dünyanın önde gelen tarım ülkelerine ziyaretlerde bulunduk. Kültür mantarında o ülkelerden çok geride olduğumuzu fark ettik. Daha sonra yönetim kurulumuz Türkiye’nin en teknolojik ve en modern tesisini yapmaya karar verdi. 2014 yılında tesisimizi inşa edip üretime başladık. Şuan itibariyle hali hazırda aylık 90 ton kültür mantarı üretimine devam ediyoruz" dedi.
Organik tarım üretiminde maliyetlerin düşük olduğuna dikkat çeken Çaylak, "Organik tarım eski ve geleneksel tarım tekniklerinden daha karlı. Organik tarımda sentetik gübreleme teknikleri ve kimyasal böcek ilaçları kullanılmıyor. Bu yüzden maliyet geleneksel tarıma göre yüzde 25 ila yüzde 30 arasında daha az. Bu durum organik tarımı daha etkin kılıyor." diye belirtti.
Organik tarım sektörünün avantajlarının çok fazla olduğunu belirten Çaylak, "Kimyasal ve zirai ilaçların olmaması ve buna bağlı olarak tüketicinin kanserojen ürünler yerine daha güvenilir ürünleri tüketmesi, kaybolan doğal dengenin yeniden sağlanabilmesi, kontrollü, sertifikalı ve insan sağlığına zararsız ürünler tüketilmesi, toprak kirliliğinin önüne geçilmesi ve toprak verimliliğinin arttırılması gibi avantajlarının yanı sıra en önemlisi ise ürün kalitesinin artmasıdır" dedi.
Çaylak, organik tarımın dezavantajlarından ise şöyle bahsetti:
"Türkiye’de tarımsal ürün arzında yıldan yıla önemli dalgalanmalar görülüyor. Hızla artıp gençleşen nüfus, tüketim düzeyinin ve çeşitliliğinin sürekli artması, ülkelerin hemen hepsinin tarımsal ürün talep eden özellikleri sebebiyle organik tarımın kısa vadede gelişmesi zor. Organik tarım yöntemiyle bitkisel üretimde ortaya çıkan bir sorun, arazilerin çok küçük, parçalı ve birbirine yakın olması. Bu durum organik üretimi olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü organik üretim yapan bir işletmenin çevrede üretim yapan diğer klasik işletmelerde kullanılan kimyasallardan etkilenmemesi mümkün değil. Ekolojik tarım sisteminde yetiştirilen ürünlerin pazarlanması özellikle iç piyasa için yeni ve belirsiz bir konu. Bu konunun yeni olması nedeniyle yeterli tarımsal yayım çalışmaları ve eleman bulunmaması önemli konular içinde yer alıyor" " diye ifade etti.