Günmak, Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarına ağırlık verdi

Günmak yeni bir ürün oluşturmak için Ar-Ge biriminin yanında, halihazırda olan makinaların verimliliğini artırmak, teknolojiye daha yakın olmak ve enerji sarfiyatını azaltmak için Ür-Ge birimini kurdu.

Hüsnügül Şurgun-Gaziantep

Son dönemlerde yeni makina çalışmalarına ağırlık veren Günmak yeni bir ürün oluşturmak için Ar-Ge biriminin yanında, halihazırda olan makinaların verimliliğini artırmak, teknolojiye daha yakın olmak ve enerji sarfiyatını azaltmak için Ür-Ge birimini kurdu. Bu birimlerde 6 tanesi yeni olmak üzere 8 personel görev yapıyor.

Günmak olarak Ar-Ge ve inovasyonu önceliklerinden biri haline getirerek çalışanlarını bu konulara kanalize ettiklerine vurgu yapan Günmak Yönetim Kurulu Başkanı Sıddık Kayabaş, “Üniversitelerden yardım alarak teori ve pratiği birleştirerek bu sürece katkı sağlamaktayız. 41 yıllık süreçte tecrübelerimizi teknoloji ile birleştirerek makine ve sistemler üzerine çok çeşitli Ar-Ge’ler yapıp, başarılı sonuçlar elde ettik. Resmi olarak yaptığımız 7 adet Ar-Ge Projesi TÜBİTAK tarafından onaylanarak destek kapsamına alındı. TÜBİTAK’ın raporunda firmamız tarafından geliştirilen “Kontinü pişirme ve kurutma sistemi” isimli projemiz övgüye layık görülerek internet sitelerinde örnek projeler arasında gösterildi. Yapılan bu yeni sistemler sayesinde yüksek kapasiteli endüstriyel tesisler üretime geçirilmiş oldu. 6 üniteden oluşan 650 ton/24 saat kapasiteli “Tam otomasyonlu bulgur pişirme ve kurutma ünitemiz” kısa sürede tamamlanarak dünyadaki en yüksek bulgur üretim tesisi faaliyete geçirilmiş olacak. Bulgur makinelerinin gelişimine her gün yeni ürünler katarak sektörün gelişimine ciddi katkılar sunmaktayız” diye konuştu.

“Kabuk soyucu makinemiz hazır”

Son olarak kabuk soyucu makinelerini geliştirdiklerini ve olumlu sonuçlar aldıklarını söyleyen Kayabaş, “Bu kabuk soyucu makinemizi aynı zamanda un, irmik ve pirinç için de uygun hale getirdik. Bu makineyle ilgili son iki yıldır ciddi çalışmalar yaptık.Kabuk soyucu makinenin yurtdışı fiyatı bizim yaptığımız makinenin fiyatının üç katı.Yurtdışından gelen makinelerde servis ve yedek parça sorunu yaşanıyor bu da fabrika için hem zaman kaybı hem de maddi kayıp olmaktadır. Bizim kendimize ait teknik servisimiz var. Ayrıca kinoa ile ilgili makinelerimiz tamamlandı ve bu makinelerle ilgili çok olumlu tepkiler almaktayız şu an üç tane daha makine yapılıyor. Kinoa aslında Peru'da yetişen bir ürün olup Türkiye'de de yeni yeni tanınıp ekimi yapılmaya başlandı bu sebeple bu ürünle ilgili kimse makine yapmıyor, biz firma olarak ürün yelpazemizi her geçen gün genişletmeye devam ediyoruz” dedi.

“Suriye pazarında canlanma var”

Suriye pazarında canlanma olduğuna dikkat çeken Sıddık Kayabaş, savaş ortamının sona ermesi ile burada ciddi çalışmaların yapılacağı iddiasında bulundu.
Daha önce Suriye'de yapmış oldukları 23 adet bulgur ve mercimek fabrikası olduğunu ve bunların savaş sırasında kullanılamaz hale geldiğini bildiren Kayabaş ilerleyen dönemlerde Suriye’de çok işlerinin olacağını açıkladı.
Yeni pazarlara açılma isteklerini yineleyen Kayabaş, “Mısır ve Suudi Arabistan için şu an makineler yapılıyor. Bundan sonraki süreçte ekonomik olarak daha zengin olan bölgelere yönelmek istiyoruz. Bunun için Avrupa, Amerika ve Kanada’da araştırmalarımız ve bağlantılarımız var. Bu bölgelerde yüzde 80 mercimek yüzde 20 bulgur fabrikaları talep ediliyor. Birçok ülkeye teklif verdik, tekliflere olumlu dönüşler oluyor şu an dört tane fabrika çalışmamız var. 2017 yılı sonuna kadar kapasitemizi doldurmuş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Son dönemlerde yurtdışına ağırlık verdiklerini dile getiren Kayabaş, “Şu an yüzde 65 ihracat yüzde 35 iç piyasada çalışıyoruz.Ancak yurtdışı pazarını daha da arttırmayı planlıyoruz. İç piyasada karlılık düşük ve finansal sıkıntılar var o yüzden yurtdışına odaklanmayı düşünüyoruz. Yurt içinde ödeme sıkıntıları yaşanıyor ancak yurtdışında bu problem yok. Yurtdışı çalışmalarımızda ödemenin yüzde 90'lık kısmını aldıktan sonra makine kurulumunu yapıyoruz. Şu an yurtdışı olarak Mısır, Suudi Arabistan sonra da Kırgızistan var” şeklinde konuştu.
2017 yılında helezon fabrikalarında üretimin yüzde 50’sini yurtdışına pazarlama yönünde adımlar attıklarını söyleyen Kayabaş şöyle devam etti: “Helezon fabrikamızın üretim kapasitesini artırmak için Ar-Ge’ler ile daha büyük çapta ve kalınlıkta üretim yapacak makinelerin üretimine başladık. Helezonda üretimi yıllık 270 bin metreye çıkararak ciddi kapasite artışı sağladık. Yeni makinelerimiz üretimi tamamlanıp faaliyete geçtiğinde, kapasitemizi yıllık 450 bin metreye çıkaracağız. Özel dizayn helezon imalatında oldukça iddialıyız. Dünyanın birçok yerine değişik hammaddelerden üretilmiş farklı ebatlarda helezon ihracatı yapmaktayız. Plastik sektörüne çimento ve beton santrallerine balık yağı üretim tesislerine ve bunlar gibi birçok sektöre ‘U Tipi ve Tüp helezon’ imalatları yapmaktayız. Türkiye geneli altı tane bayimiz var”

“Yatırım hedefleri”

2018 yılı için fabrikalarının arka tarafında bulunan 8 bin metrekarelik arazinin 5 bin metrekaresini kapatarak kapasite artışına gideceklerini belirten Kayabaş, Polateli-Şahinbey OSB’de de yer almayı düşündüklerini söyledi. İstihdam sayısında yüzde 25 artış olduğunu ve istihdamı 125 kişiye çıkardıklarını dile getiren Kayabaş, ciroda da yüzde 25 artış hedeflediklerinden bahsetti.
Bakliyat sektörünün Mersin'e kaydığına değinen Kayabaş, “Bakliyat sektöründe Mersin ön plana çıktı, bizim burada daha önce de çalışmış olduğumuz firmalar var ve bu firmaların yeni yatırımlarında da makinelerini biz yapacağız. Mersin'de bu anlamda kurulan fabrikalar çok büyük. İleriki zamanda Mersin'de bir servis ağı kurmamız gerekebilir” diye konuştu.
Son olarak sektör sorunlarına da değinen Sıddık Kayabaş “Sektördeki en büyük sıkıntımız ara eleman sıkıntısı. Eğitim sisteminden dolayı meslek liselerinde eleman yetişmiyor ve biz bunu çıraklık eğitim merkezi aracılığıyla çözmeye çalışıyoruz. Bunları alıyoruz haftanın 3-4 günü burada eğitiyoruz, yetiştiriyoruz askere gidip geldikten sonra da tekrar işe alıyoruz asıl amacımız sektöre eleman kazandırmak” dedi.