Hangi kanatlı ürünleri çok satıyor?

Yurt içinde ve yurt dışında hangi kanatlı ürünleri çok satıyor? Kanatlı ürünlerine ilgi nasıl? İhracatta zorluklar var mı? Kanatlı ürünlerinin yurt içinde ve ihracatta satışı ile ilgili BESD-BİR üyelerinin görüşlerini aldık.

Protein bakımından oldukça zengin olan tavuk eti, düşük kalorili ve besin değeri yüksek olan hindi eti... Ekonomik ve sağlıklı olmasıyla sofralarımızın vazgeçilmezidir kanatlı ürünler... 1980'li yıllarda Türkiye'de yaygın hale gelmeye başlayan piliç eti üretimi 1990'lı yıllarda üretimde büyük yatırımlar yapılarak günümüze gelmiştir. Hindi eti üretimi 1995 yılından sonra gelişme göstermiş ve piyasadaki yerini almıştır.
BESD-BİR'in yayınladığı istatistiklerden Türkiye kanatlı eti üretimine baktığımızda 2000’li yılların başında piliç eti üretiminin 662 bin 96 ton olduğunu görüyoruz. Bu sayı 2015 yılında 1 milyon 982 bin tona ulaşmış. Hindi etinin üretimi 1990’lı yıllarda hiç yokken, 2000’li yılların başında üretim 23 bin 265 tonu bulmuş. 2015 yılına kadar iniş çıkışlar ile birlikte 55 bin 500’e yükselmiş.

Türkiye kişi başı piliç eti tüketimi 2001 yılında 8,51 kg, hindi eti tüketimi ise 0,57 kg. 2001 yılından 2015 yılına kadar piliç eti tüketimi 21,81’e yükselmiş. Hindi eti ise yine iniş çıkışlarla 0,63’e yükselmiştir.

Türkiye tavuk eti ihracatı 2000 yılında 1,806 ton ile başlayıp 2014 yılında 353 bin 123 ton ile en yüksek ihracat rakamına ulaşmış, 2016 yılında ise 268 bin 231 ton'a düşmüştür. Hindi eti ihracatı ise 2014 yılında 8 bin 227 tona yükselmiş, 2016 yılında 5 bin 535 ton'a gerilemiştir. Kanatlı eti ayak ihracatı 49 bin 490 ton ile en yüksek seviyeye ulaşmıştır. En fazla işlenmiş kanatlı eti ihracatı 23 bin 955 ton ile 2013 yılında yapılmıştır.

Aspiliç

Aspiliç Satış Pazarlama Müdürü Bahadır Açaz, yurt içinde satışlarının yüzde 35-40’lık kısmını bütün piliç olarak yaptıklarını kalan kısım ise göğüs, kanat ve diğer alt detay ürünlerden oluştuğunu belirtti. Ürünlerinin çoğunun market ve kasaplar aracığıyla son tüketiciye ulaştığını ifade eden Açaz, “Firmamızın satış planlaması gereği, markalı ürünlerimizin, doğrudan mutfağa girmesi için çalışmalar yapıyoruz. Restoran ve catering firmalarından bu konuda çok verim alınamadığı için, ürünlerimizi buralarda değerlendirmekten kaçınıyoruz. Elbette bu durum, ürünlerimizin bu kanallarda hiç bulunmadığı anlamı taşımıyor. Çeşitli illerdeki bayilerimiz aracılığıyla bu kanallarda da ürünlerimiz yer alıyor. Ürünlerde ise genel farklılık, daha detay, işçilik açısından yüksek maliyetli ürünlerin bu kanallarda yer aldığını söyleyebiliriz. Geleneksel kanaldaki bütün göğüs ürününün, derisi ve kemiği alınmış ve kuşbaşı doğranmış halde catering ve restoranlara dağıtımının yapılması gibi” dedi.
İhracatta satışlarının yüzde 85-90’lık kısmının bütün halde yapıldığına dikkat çeken Bahadır Açaz, kalan kısmın genelde göğüs ürünlerinden oluştuğunu belirtti. Ülkelerin aldıkları ürünlerde farklılık olduğunu söyleyen Açaz, “Beslenme alışkanlıklarına dolayısıyla damak tatlarına da nüfuz ediyor. Bu farklılıkların üzerine, pazardaki çeşitli etkileşimler de oldukça etkili oluyor. Lakin genel kanım, tüm ürün gruplarının, her ülkede farklı oranlarda olsa da tüketiminin devam ettiği yönünde. Bu ülke but alır, göğüs almaz gibi keskin bir ayrım olmuyor” diye konuştu. Açaz, ihracattaki zorluklar ve zorlukların aşılması ile ilgili şu sözleri söyledi: “Bu çok geniş bir konu. En önemlisi ise rakibi olduğumuz ülkelerdeki üretim maliyetlerinin bize oranla çok düşük olması. ABD, Brezilya gibi ülkelerde yem hammaddesi oldukça ucuz. Ülkemize ise bu hammaddeler bu ülkelerden ithal edilmekte. Çoğu zaman, Sakarya’daki fabrikamızdan, nakliye hariç maliyetimiz, rakip ülkelerin Irak teslim fiyatından pahalı kalmakta.”

Ant Bahar

Bahar Grup Yönetim Kurulu Üyesi Berkay Bahar Türkiye'de hindi eti tüketiminin eskiye nazaran yükselmeye başladığını söyledi. Türkiye'de kişi başına 630 gram hindi eti tüketimi olduğunu ifade eden Bahar, “Avrupa standartlarında ise 8-10 kg arasında. Hindi daha da fazlasını hak eden bir besin kaynağı. Kırmızı etten daha yüksek proteine, beyaz etten ise daha düşük yağ oranına sahip. Düşük yağ oranıyla kalbin dostu. Yani normal bir hindi yemeğinde bulunan yağ oranı, kırmızı ettekinin yarısı kadar. Ayrıca mineral deposu. Hindi etinde bulunan başlıca minarellerden olan çinko bağışıklık sistemi, yaraların iyileşmesi, vücudun yağ, protein ve karbonhidratları sindirmesi için son derece önemli. Hindi etinde aynı zamanda fosfor, magnezyum ve önemli miktarda demir bulunuyor. Hindi protein açısından da son derece zengin. Protein kaynağı olan hindi etinin tüketilmesi insan sağlığı açısından çok faydalı” dedi. Bahar Grup olarak gurme ürün lezzetleri arasında Hindi Dilimli Antrikot, Kuşbaşı, Bahar Kebap, Golden Köfte ve Döner çeşitlerinin olduğunu belirten Bahar, ülkelerin ekonomik durumlarının önemli olduğunu bu sebepten dolayı aldıkları ürünlerde farklılık olduğunu dile getirdi. Bahar sözlerine şu şekilde devam etti: “Kanatlı sektörü Türkiye ekonomisine ve ihracatına ciddi katkılar sağlıyor. Ama sektörde yaşanan en büyük sorunlardan bir tanesi, maliyetteki sürekli gerçekleşen artışlar ve satış fiyatlarına paralel olarak yansımıyor olması. Yem hammaddesi ve yumurtanın yurtdışından gelmesi ve fiyatların kurdan etkilenmesi sistemi çok etkiliyor. Döviz kurundaki artışlar sektörün üretim maliyetlerini arttırıyor. Rekabeti kısıtlıyor. Tabii bunlara teşvik ve destek olmaması da ihracattaki şansı sıfırlıyor. Bu sebeple maliyetlerin artışında çok fazla etkili olamıyoruz. Bu durum da pazarda sıkıntılar yaratıyor. Türkiye’nin, tarımda üretici ülke olması yönünde politikalar düzenlenmesi gerekli. Bu kalemlerde en önemlisi aslında girdilerde dışa bağımlılığın giderilmesidir.”

Kaynakça

http://www.besd-bir.org/assets/documents/Tyrkiye_Kanatl_Eti_hracat_1.pdf

http://www.besd-bir.org/assets/documents/Turkiye_Kanatli_Eti_Uretimi_20012015.pdf

http://www.besd-bir.org/assets/documents/Turkiye_Kisi_Basina_Kanatli_Eti_Tuketimi_20012015_1.pdf

http://www.turkishpoultry.com/tr/pilic/pilic

http://www.turkishpoultry.com/tr/hindi/hindi