Çaykur, çay tarım arazilerini organik havzaya dönüştürmeyi hedefliyor

Türkiye’de yetişen çayın çok önemli bir farkının olduğunu belirten Çaykur Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, topraklarımızda yetişen çayın farkını tüm dünyaya anlatmayı hedeflediklerini söyledi.


Kuşkusuz Türkiye'de sıcak içecek kategorisinde en fazla tüketilen içecek çay. Aynı zamanda çay, kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmezi. Türk çayı; yetiştiği bölge, tadı ve aromasıyla dünyaca ünlü. Çaykur, Türkiye'nin çay denilince akla gelen ilk firması, Türkiye’de üretilen çayın yüzde 55-60’ını satın alıyor. Türkiye’de yetişen çayın çok önemli bir farkının olduğunu belirten Çaykur Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, topraklarımızda yetişen çayın farkını tüm dünyaya anlatmayı hedeflediklerini söyledi. Sütlüoğlu, Çaykur'un tüm çay tarım arazilerini organik havzaya dönüştürmeyi hedeflediğini de aktardı. İmdat Sütlüoğlu ile Türk çayı ve Çaykur'un hedefleri hakkında konuştuk.

Özlem EROL

Çaykur, Türkiye'nin çay denilince akla gelen ilk firması. Yıllık ne kadar çay üretiyorsunuz?

Çay ve Çaykur'u birbirinden ayrı düşünmek olanaksız. Geleneksel Türk çayını ve çay kültürünü dünya ile buluşturan Çaykur, Türkiye’de üretilen çayın yüzde 55-60’ını satın alıyor, işliyor ve farklı damak zevklerine göre sınıflandırarak tüketiciye sunuyor. Çaykur, yüzde 93’ü dökme yani demleme çay olarak tüketilen yurt içi kuru çay pazarında en büyük pazar payına sahip çay markası.
Zirai bir ürün olan çayın üretimi mevsimsel ve iklimsel değişiklikler nedeniyle yıllara göre farklılık gösterebilir. 2016 yılında, kuru çay üretim miktarı 130 bin tonun üzerinde gerçekleşti.

Türk çayının diğer ülkelerde bulunan çaylardan farkı nedir? Öne çıkan özellikleri nelerdir?

Türkiye’de yetişen çayın çok önemli bir özelliği var. Aslında biz de bunu tüm dünyaya anlatma çabasındayız. Dünyada çayın yetiştiği en kuzey bölge olan Türkiye’de, çayın üzerine kar yağıyor ve bu nedenle haşere barındırmıyor. Oysa dünyada ağırlıklı olarak tropik kuşakta yetişen çayda yoğun bir haşere mücadelesi yapılıyor, çayın üzerinde arıtılması zor ve maliyetli, sağlığa zararlı zehirli kalıntılar birikiyor. Bizim çayımız doğal olarak organiğe çok yakın bir nitelikte, organik gübre kullanımına da geçildiğinde, ki bu konuda önemli adımlar atılıyor, tümünün organik olma kabiliyeti var. Bizim çayımızın bu benzersiz özelliğinden ve dünyada organik ürünlere olan yoğun talepten yola çıkarak, son 5 senedir çay tarım alanlarını, devlet desteğiyle organik tarım alanına dönüştürüyoruz. Bu alanlar 10 kat büyüdü ve her yıl genişlemeye devam ediyor. Çaykur olarak hedefimiz tüm çay tarım arazilerini organik havzaya dönüştürmek.

Çaykur'un Ar-Ge faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Çaykur olarak dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Şimdiden 85 ülkeye ulaştık. Sıra bu ülkelerde çayımızın farkını anlatabilmek ve bunu sürekli bir tüketici talebine dönüştürebilmek. Kalitemizi anlatmak ve arttırmak için verimli çay tiplerinin yetiştirilmesi ve çayın çeşitlendirilmesi kapsamındaki farklı projeler üzerinde çalışıyoruz. Markalaşmaya, ülkemize ve bölgemize katma değer oluşturmaya çabalıyoruz. Organik çay, yeşil çay, beyaz çaydan sonra, şimdi dünya piyasasında talep gören sağlık destek ürünleri geliştirmek üzere çalışmalarımız hızla devam ediyor. “Stevia” bitkisinden sıfır kalorili şeker üretmek için zirai çalışmalarımızı 3 sene önce başlattık. Çaykur Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’ndeki denememiz çok başarılı bir sonuç verdi. Şimdi bu ürünü endüstriyel olarak işlemek için çalışmalar yapıyoruz.
Didi ile çaydaki iddiamızı bambaşka bir ürüne taşıdık. Daha önce soğuk çay ile hiç tanışmamış olanlara denettik. 2013 yazında piyasaya verdiğimiz Didi soğuk çay kısa bir süre içinde sevildi, benimsendi, kendi tüketici kitlesini oluşturdu. Tüketicilerden gelen talep üzerine %100 doğal ve sıfır kalorili Stevya içeren Didi’yi de pazara verdik.
Yaşlanan çaylıkları yenileme projesi doğrultusunda Araştırma enstitüsünde doku kültürü laboratuvarı ve gen havuzu oluşturan Çaykur, sağlıklı ve kaliteli çay fidanlarının çoğaltılması üzerinde çalışıyor. Türkiye’deki çay tarımımıza önemli katkılar sağlayacak gen havuzu projesiyle, büyük çay yetiştiricisi ülkelerin ıslah ettiği çay çeşitlerinden performansı ve uyum kabiliyeti iyi olanları çoğaltarak, siyah, yeşil, oolong, beyaz çaylar için farklı çay çeşitleri kullanımını arttırma çalışmalarını sürdürüyor.
Kısaca Çaykur, topraklarımızdaki çay tarımını geliştirmek, regülasyonları oluşturmak, çayımızı ve kültürümüzü dünyaya tanıtmak için bilfiil devletle birlikte çalışan, öncü kuruluş görevini üstleniyor.

Çaykur'un geniş bir ürün yelpazesi var. Ürün gruplarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Çaykur köklü geçmişi ve hafızasını koruyarak kendini yenileyen ve geliştiren, global olma vizyonuyla hareket eden bir marka. Çaykur ürün gamında siyah çay, yeşil çay, beyaz çay, siyah ve yeşil çayları meyve ve bitkilerle harmanladığı çaylar, soğuk çay ve ara ürün olarak ürettiği çay pudrası gibi birçok ürünü bulunuyor.

Sanırım siyah çay en fazla talebin olduğu kategori. Bu ürün grubunda da birçok çeşidiniz var. Bu çeşitler hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye’de en fazla talep gören çay çeşidi siyah çay. Çaykur çayın her alanında uzmanlaşmış bir marka olarak farklı damak tatlarına uygun onlarca çeşit siyah çay seçeneği sunuyor. Hafif, buruk, dem oranı yüksek, aromalı sevenlere Tomurcuk, bitki ve meyvelerle harmanlanmış siyah çaylar gibi…