İnoksan yurtdışındaki etkinliğini artıracak

Endüstriyel mutfak sektörü denince ilk akla gelen firmalardan biri İnoksan. İnoksan’ın dünü bugünü ve geleceğine ilişkin planları Vehbi Varlık ile yaptığımız keyifli söyleşide.

İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, 5 kıtada 80’den fazla ülkeye ürünlerini ihraç ederek, dünya arenasında yenilikçi ürünleriyle fark yarattıklarını belirterek İran, Suriye, Yunanistan, Gürcistan, Ukrayna, Doğu Afrika, Batı Afrika Etiyopya, Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Almanya gibi çok sayıda önemli pazarda söz sahibi bir firma olarak gelecekte bu pazarlardaki güçlerini artırmayı amaçladıklarını söyledi. 

Amerika’ya hakim dünyanın en büyük gruplarından biriyle yaklaşık iki yıldır yürüttükleri ar-ge çalışmasını tamamladıkları bilgisini veren Varlık, “Amerika standartlarında bulaşık makinesi ürettik. Böylece Amerika pazarında daha yaygın hale gelmek adına büyük bir adım attık. Yurtiçinde yaptığımız sayısız projelere ek olarak gücümüzü globalde de gösterek, sadece Türkiye de değil, yurt dışında da mutfaklar kuruyoruz” diye konuştu.
Endüstriyel mutfak sektörü denince ilk akla gelen firmalardan biri İnoksan. İnoksan’ın dünü bugünü ve geleceğine ilişkin planları Vehbi Varlık ile yaptığımız keyifli söyleşide.

Ayşe Dinçer

Sektör hakkında bilgi verebilir misiniz?

Endüstriyel mutfak sektörü, her gün hayatımıza giren yeni trendlerin ve sektörümüzde yaşanan rekabet ortamının da etkisiyle bir büyüme kaydediyor.

Dünya endüstriyel mutfak pazarında ABD ve Avrupalı şirketlerin veya grup şirketlerinin hakim durumda olduğunu ifade edebiliriz. Ürün bazlı ele alırsak, Japonya ve Çin firmalarının da pazarda etkili olmaya başladığını görüyoruz. Ülkemizin ise Almanya, İtalya ve İspanya’nın ardından gelmesine rağmen sektörden aldığı toplam payın % 1-2 aralığında kalıyor.

Bizler ise İnoksan ailesi olarak, her zaman müşterilerimizin beklentilerini tümüyle ve zamanında karşılamayı hedefeyen bir marka olduk ve bu bakış açısı ile sektörde hem ülkemizde hem de dünyada önemli başarılara imza attık. Bugün geldiğimiz noktada tatmin edici kalite standartlarımız ve yenilikçi ürünlerimiz ile dünya standartlarını zorluyoruz. Bunun ülkemiz ve sektörümüz adına gurur verici olduğuna inanıyorum.

Olmayan bir sektörün oluşumu için ciddi emekler verdiniz ve öncülük ettiniz. 80'li yıllardan bu yana sektörde neler değişti?

Öncelikle ekonomik olarak Türkiye’nin en gelişmiş şehirlerinden biri olan Bursa’da 1980’de başlayan yolculuğumuzda büyüyerek, bir dünya markası olmayı başardığımız için gururlu olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Yılmadan, vazgeçmeden, hep daha iyiyi hedefleyerek çalışmalarımıza devam ettik.
Gerçekten eski yıllarda ‘Türk malı’ deyince ziyarete gittiğimiz yerlerde bile kolay kabul görmezdik. İlk yıllarda çok yanlış kişilerin ihracata soyunması, Türkiye imajını çok zedelemeleri dolayısıyla yabancı da artık yoğurdu üfleyerek yemeye başlamıştı. Bu nedenle fiyatta özel olmamızı bekliyorlardı. En az yüzde yirmi daha ucuzsak belki tercih ediliyorduk.
Büyüme sürecimizdeki en önemli dönüm noktalarına değinirsek, son yıllar içinde fuarlara katıldık, dünyayı gezdik; Özal ile başlayan dünyaya açılma hareketi, geziler sayesinde olumlu imaj adım adım gelişti. Turquality öncesine kadar da çevre ülkelerde, Balkanlar’da, Avrasya Bölgesi’nde güçlü, güvenilir bir ülke imajı oluşmuştu. Siyasetin destekleriyle artık Türkiye’nin bir adı var ve tüm dünya biliyor. Turquality desteğiyle bu daha da gelişti. Artık bizi biliyorlar, özellikle üretim alanında. Siyaseti ayrı bir tarafa koyalım; ürünlerimize, Türkiye firmalarına güven önemli ölçüde arttı.

Sektörde her zaman farklı oldunuz farklılıklar yarattınız? Bu nasıl bir süreç, neler sizi motive etti?

Tecrübeli ve donanımlı bir ekip ile birlikte yürümek ve önümüze çıkan tüm sorunlarda ve fırsatlarda beraber hareket etmek beni motive ediyor ve var olduğumuz sektörde fark yaratmamızı sağlıyor

Ayrıca Türkiye geliştikçe, sektörümüz de gelişiyor ve yapabileceklerimizin alanı genişledikçe, aynı oranda bizim içimizdeki heyecan ve motivasyon da artıyor tabii...

Türkiye'den ilk defa dünyaya açılan sektör firmalarından oldunuz. Bu konudaki çalışmalarınız nasıl ilerliyor?

Markamız 5 kıtada 80’den fazla ülkeye ürünlerini ihraç ederek, dünya arenasında da yenilikçi ürünleri ile fark yaratıyor. İnoksan olarak, ürettiğimiz ürünlerin yüzde 30'unu ihraç etme başarısı gösteriyoruz. İran, Suriye, Yunanistan, Gürcistan, Ukrayna, Doğu Afrika, Batı Afrika Etiyopya, Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Almanya gibi çok sayıda önemli pazarda söz sahibi bir firma olarak, gelecekte bu pazarlardaki gücümüzü artırmayı amaçlıyoruz. Ayrıca Amerika’ya hakim dünyanın en büyük gruplarından biriyle yaklaşık iki yıldır yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmasını tamamladık. Amerika standartlarında bulaşık makinesi ürettik. Böylece Amerika pazarında daha yaygın hale gelmek adına büyük bir adım attık. Endüstriyel mutfağın teknoloji lideri olarak  globalde yaptığımız işlerle de adımızdan sıkça söz ettiriyoruz. Yurtiçinde yaptığımız sayısız projelere ek olarak gücümüzü globalde de gösterek, sadece Türkiye de değil, yurt dışında da mutfaklar kuruyoruz. Örneğin, mevcut yurt dışı referanslarımız arasında Google Brazil HQ, Hilton Baku, Abu Dhabi National Oil Corporatıon HQ, Sheraton Jumeirah Beach Hotel Dubai, Baku Olympic Stadium, Intercontinental Dubai Marina Bay, Radison Tblisi ve Taj Hotel Yeshwantpur India bulunuyor.

Sektöre her zaman en kaliteli ürünleri sunmak önceliğimiz ve bu bakış açısı ile geliştirdiğimiz inovatif ürünleri dünyaya ihraç etmekten ötürü her zaman gurur duyduğumuzu söyleyebilirim.

Sektör yeniliğe açık mı? Teknolojik alanda gelişmeler nasıl? Catering sektörüne yönelik teknolojik ürünleriniz var mı?

Sektörümüz yeniliklere çok açık, inovasyon ve teknoloji bizler için büyük önem taşıyor. Bizler için yeni teknoloji demek keşfetmek demek, keşfetmek demek kalite standartlarını ve verimliliği artırmak demek... İşte İnoksan da bu yaklaşımı benimseyerek, geleceğe emin adımlarla ilerliyor diyebilirim.

İşletmelerin ve şeflerin hayatını kolaylaştıran en yenilikçi cihazlar ile sektörde fark yarattığımızı ifade etmek iddialı olmayacaktır. Turizm, cafe, restoran, catering, medikal, eğitim gibi gastronominin olduğu tüm sektörlerde etkin projeler üretmekteyiz.

Pişirici cihaz ve ekipmanlardan bulaşık yıkama makinelerine, tezgahlardan servis hatlarına, depolama ve istifleme ünitelerinden soğutuculara ve daha pek çok ihtiyaca yönelik yenilikçi ürünler ve çözümler geliştiriyoruz.

Firmanızın ürettiği ürünler ve bu ürünlerin bugün geldiği nokta nasıl?

Dünyada ve Türkiye’de çok sayıda işletmenin tercihi olan markamızın yenilikçi ve benzersiz ürünleri arasında uluslararası standartlara uygun üretilen, enerji, yer ve kullanıcı tasarrufları ile maliyet avantajları olan buhar konveksiyonlu fırınlar; hijyen ve emniyet sistemleri standardizasyonuyla dikkat çeken pişiriciler; homojen pişirme, mineral, vitamin ve su kaybı ile kaliteli pişirme fonksiyonlarının artırılmasıyla kullanım kolaylığı sunan ve hijyen şartlarına uygun ergonomik tasarıma sahip döner cihazları da bulunuyor.

Ayrıca lokomotif ürünlerimizden, özellikle mutfakların kalbi olan ürünlerimizden biri olan İnosmart Kombi (buhar jeneratörlü) fırınımız ile sektörde önemli bir başarıya imza attık ve büyük ses getirdik. İnosmart, kombi fırın sektöründeki rakipleri içerisindeki en yüksek teknolojik altyapıya sahip olması ile birlikte satın alma bedeli olarak müşterilerine en düşük fiyatı sunuyor. Hammadde, enerji, iş gücü zaman gibi maliyetlerdeki karlılık oranı İnosmart’ın satın alma bedelini kısa süre içerisinde amorti edilmesini sağlıyor. İnosmart’ın yerli üretim olması nedeniyle yedek parçalarının stoklu ve satın alma bedellerinin düşük olması önemli bir avantaj. İnosmart için yeniliklere hız kesmeden devam ediyoruz diyebilirim.

2017 hedefleriniz nedir? İhracat ve yurtiçi açısından değerlendirebilir misiniz?

2017’yi ihracat yılı ilan ettik ve şirketimize yüzde 15 büyüme hedefi koyduk. Turquality kapsamında olmamız ihracat konusunda bizi cesaretlendiriyor. 2017 senesinde güzel günler geçirmeyi ümit ediyoruz. Düşük büyüme ortamı bu sene birçok sektörde kendini hissettirecek gibi duruyor, fakat kayıplarımızı telafi etmenin yolunun dış pazarda olduğu gerçeğini de göz ardı etmemek lazım.

Özetle, Ar-Ge’ye önemli yatırımlar yapan bir marka olarak, 2017 yılında da yenilikçi ürünlerimiz ile büyümeye devam ederek, adımızdan hem Türkiye’de hem de global arenada daha çok söz ettirmeyi amaçlıyoruz diyebilirim.