“IoT uygulamaları hayatın her alanında karşımıza çıkıyor”

Nesnelerin İnterneti (IoT) Teknolojisinin sessiz sedasız birçok alanda kullanıldığını belirten B1 Danışmanlık, İş Geliştirme Yöneticisi Gökhan Mercanoğlu, şehrin aydınlatmasından, kaç saat uyuduğumuza, otomobilimizi nasıl kullandığımıza, nerelerde dolaştığımıza kadar hemen hemen her alanda yeni bir uygulama ile hayatımıza girdiğini dile getirdi.

Büşra Sözen

Nesnelerin İnternetinin (IoT), her nesnenin internete erişip diğer nesnelerle etkileşim halinde olması olduğunu söyleyen B1 Danışmanlık, İş Geliştirme Yöneticisi Gökhan Mercanoğlu, “Hava sıcaklığına göre kombinin ısısını ayarlaması, kolumuzdaki saatimizin kaç adım attığımızı telefonumuza göndermesi, yol sensörlerinden aldığı verilere göre “hadi trafik başlıyor yola çık” diyen uygulamalarımız. Bunlar ve benzeri yüzlerce kullandığımız uygulama hayata geçmiş durumda. Araştırmalara göre, bağlı bulunan nesne sayısı tablet ve akıllı telefonların toplam sayısını çoktan geçmiş durumdadır. WEF’e göre 2020’ye kadar 50 milyar cihazın bağlı olacağı öngörülmektedir. Düşünsenize; hareketli veya hareketsiz tüm nesnelerin etkileşim halinde olması, birbirlerine veri iletiyor olması ve sonuçlarının aksiyona dönüşüyor olması, robotik ve yapay zekâ teknolojileri ile etkileşimde olması inanılmaz sonuçlar oluşturabilir” dedi. IoT'un şimdiden, sessiz sedasız birçok alanda yer aldığını belirten Mercanoğlu, şehrin aydınlatmasından, kaç saat uyuduğumuza, otomobilimizi nasıl kullandığımıza, nerelerde dolaştığımıza kadar hemen hemen her alanda yeni bir uygulama ile hayatımıza girdiğini dile getirdi. Gökhan Mercanoğlu, “En basitinden artık kalp ritmini ölçmek için o kocaman cihazlar yerine basit bir akıllı etiket kullanıyoruz. Somut olarak “IoT ile neler yapılıyor?” sorusunun yanıtı yok. Bu konuşma sırasında bile binlerce cihaz birbirine bağlanıyor ve yeni IoT uygulamaları yapılıyor. AVM’nin kapısının açılmasından bile; hangi günlerde, hangi hava sıcaklığında, hangi toplumsal olayda, hangi saatlerde, ne kadar insanın avm’ye girdiğinin anlık olarak hesaplandığı; avm içindeki iklimlendirmenin buna göre ayarlandığı günlerdeyiz. İnsanlar, ekipmanlar, sensörler… tüm nesneler etkileşime giriyor. Burada sormamız gereken; biz öncelikle neleri etkileşim içerisine dâhil etmeliyiz?” şeklinde konuştu. Mercanoğlu IoT teknolojisinin güvenilirliği ilgili şu sözleri söyledi: “Hemen her konuda olduğu gibi IoT’nin güvenilirliği/güvenliği konusunda birçok tartışma bulunmaktadır. Başka bir tanımlamayla IoT; benzersiz bir şekilde adreslenebilir nesnelerin kendi aralarında ağ ve tanımlı bir protokol ile birbirleriyle iletişim halinde olması denebilir. Önemli olan bu ağ ve ağı oluşturan tüm bileşenlerin güvenliğinin sağlanıyor olmasıdır. Ağ güvenliği konusunda her gün yeni çalışmalar yapılıyor. Veri güvenliliği konusunda ise unutmamalıyız ki; en güvenilen veri, kaynağında oluştuğunda alınan veridir. Bu nedenle güvenli bir ağ içerisinde, kaynağından (nesneden) alınan veri en güvenilir, manipüle edilmemiş veri olacaktır.”

IoT’nin en büyük avantajının, müdahale gerektirmeden etkileşimin sağlanıyor olması olduğunu belirten Mercanoğlu, bir durum oluştuğunda başka bir durumun tetiklenmesinde, herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan çalışmasının ciddi bir maliyet avantajı sağlandığını söyledi. Mercanoğlu, “Bu avantaj üretimden tüketime kadar hemen her alanda daha az kaynak daha az maliyet olarak karşımıza çıkıyor. IoT uygulamaları hayatın her alanında, giderek konfor alanının genişlemesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu büyük avantajla, internetin bu kadar ucuz ve yaygınlaşmış olması, uzayan pil ömürleri, küçülen işlemciler, ucuzlayan ve çeşitlenen cihazlarla IoT, yaygınlaşabiliyor oluyor. Dezavantajlarına baktığımızda öncelikle güvenlik; IoT ağlarının güvenliğinin sağlanması zorluğu temel dezavantaj olabilir. Fakat bu dezavantaj için yeni projeler geliştiriliyor. Bir diğer dezavantaj ise; IoT, yapay zekâ, robotik, sinyal işleme gibi yeni teknolojilerin birleşimi yıkıcı yeniliklerle; daha az insan gücüne ihtiyaç duyulmasına neden olacaktır. Bu giderek işlerin insanlardan makinelere geçmesini hızlandıracak bir eğilim olarak görülmektedir” dedi.

Gıda sektöründe kullanımı ne gibi kolaylıklar sağlıyor?

IoT'un gıda sektöründe; hammaddenin üretilme noktasından, işlenmesine hatta tüketilmesine kadar tüm alanlarda kullanıldığına dikkat çeken Mercanoğlu, “IoT, 1990’larda IoT’nin Kevin Ashton ve arkadaşlarının tedarik zinciri üzerine yaptığı çalışmalar sırasında, müdahale etmeden; makine, cihaz, sensör gibi nesnelerden bilgi toplayarak tedarik zincirini optimize etmek istemeleriydi. Yani fikrin doğuşunda üretim ve lojistik ön plandaydı” dedi. Mercanoğlu gıda sektöründe kullanım alanlarını şu şekilde sıraladı:

Tarlada IoT, toprağın nem seviyesi, toprak değişimi, böceklenme takibi, hatta tarlanın güvenliği için kullanılıyor. Tarlada ekipmanların nasıl yerleşeceği, sulama kanallarının durumu vb. toprağın izlenmesi, toprak verimliliğinin arttırılması için birçok alanda IoT projesi var. Bunlar artık oldukça kolaylaştı. Örneğin Ali Sinan Çobani, 12 yaşında ve toprağın nem ihtiyacını ölçerek, sulama sistemini internet üzerinden çalıştıran bir sistem yaptı. Artık bu teknolojiler oldukça kolay ve kaynaklarımız oldukça fazla, sadece ne yapmak istediğimize odaklanmamız gerekiyor.

Hayvancılıkta IoT, çiftlikteki tüm hayvanların takibi IoT üzerinden yapılabilir, kilogram gelişimi, süt verimliliği, hayvanların beslenmesi, besin döngüleri/karışımları, her bir hayvan için yapılan aşılar hatta o gün kaç pati attığı bile sensörler tarafından takip edilebilir. Sürünün geliştirilmesi için bir çok alanda IoT kullanılabilir.

Makine/ekipman, tarladan üretim hattına kadar kullandığımız tüm makinelere yerleştirilmiş sensörler, makine performansını izlemek ve önleyici bakım planları, deformasyondan kaynaklanan erken uyarı sistemleri gibi bir çok alanda kullanılabilir. Makinelerin ömrünü uzatmak için akıllı bakım planları geliştirilebilir.

Tedarik Zinciri, talebin tahmin edilmesinden; tedarik zincirinin tüm adımlarında IoT kullanılabilmektedir. Örneğin adreslenmiş IoT özelliğine sahip bir buzdolabı, tanımlı market sistemine siparişi iletebilir, market toptancıya, toptancı üreticiye veya çiftçiye kadar tüm süreçler takip edilebilir. (Yeni gibi geliyor fakat örnekten buzdolabını çıkardığınızda ERP ve GPS takip sistemleriyle yaklaşık 15-20 senedir bu sistemleri kullanıyoruz)

Üretimde, üretimin her aşamasında makinelerin biri ile tanımlı süreçlere etkileşiminden, hangi ürünlerin kullanılmasına kadar tüm alanlarda IoT kullanabiliyor. Tüm üretim proseslerinde veri ve erişimi mümkün kılarak tüketimleri dolayısıyla maliyetleri azaltabilir.

Gıda güvenliğinde, ilgili gıdanın toprak seviyesine kadar tüm hammadde ve üretim izlenebilirliği sağlanabilir. Paketlenmiş ürünlerin gıda güvenliği (SKT lot vb.) unsurlarında değişiklikleri anlık izlenebilir, hatta satışı bile engellenebilir.

Tüketiciler akıllı teknolojilerle; ürünün içeriği, alerjen bilgilerini, sertifikalarını, gıda uygunluğu gibi bilgilere anında erişebilir. Hatta kendi sağlık bilgileri ile tüketecekleri ürünleri kontrol edebilirler. Satın almada daha hızlı karar verebilirler.

Bunlar sadece bir bakışta aklımıza gelenler. Artık konteyner tarlalarda üretim yaptığımız bir dönemdeyiz. Gıdanın üretiminden, tüketimine kadar hemen her alanda IoT’nin uygulanabileceğini söylemekte fayda var.

Önümüzdeki dönemlerde IoT projelerinin ürün oluşmuş hallerini göreceğimizi söyleyen Mercanoğlu sözlerini şu şekilde tamamladı: “Daha düşük maliyetlerle, daha hızlı olarak hayatımızda yer aldığını göreceğiz. Tüm bunlar olurken, yeni milyonlarca aygıt birbirine bağlanmaya devam ediyor olacak. Yakın dönem, diğer teknolojiler ile IoT’nin orkestrasyonun çok olduğu bir dönem olacak. Makineler birbirleri ile etkileşim halindeyken, yapay zekâ bunları yorumlayacak, robotik ise elde edilen çıktılara göre gerçekleştirecektir. Basit bir örnekle; yemekten sonra sevdiğiniz bir pastayı adınıza sipariş veren telefonunuz, bu siparişi alan kişiselleştirilmiş üretim noktaları, 3D gıda yazıcısından üretilen bir pastanın drone ile masanıza gelebileceği dönemler artık uzak değil.”

Gökhan Mercanoğlu:
Danışmanlıkta 18 yılı geride bırakan Gökhan MERCANOĞLU; finanstan, tekstile, inşaata, gıdadan, teknolojiye, üretime hemen hemen bilinen tüm sektörlerde sektörde 40’dan fazla firmanın 60’dan fazla projesinde danışman, proje yöneticisi olarak görev aldı. ERP, CRM, SCM ve endüstriyel teknoloji konularında araştırmalarını ve çalışmalarını sürdüren Gökhan Mercanoğlu, kurucu ortağı olduğu B1 şirketinde İş geliştirme yöneticiliği yapmaktadır.