İSO 500, 2017 ve gıda sanayimiz

Gıda Sanayinin de içinde yer aldığı imalat sanayinin cari fiyatlarla milli gelir içindeki payı 2017 yılında artarak yüzde 17.5’e yükselmiştir. 1998 yılında yüzde 22.3 olan pay, 2010 yılında yüzde 15.1 ile en düşük seviyesine gerilemiş ve 2016 yılında yüzde 16.6 olarak gerçekleşmiş idi. Bu yıl (2017) ilk kez 0.9 puanlık bir artış göstermiştir.


Necdet Buzbaş
Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası
Yönetim Kurulu Başkanı
necdet.buzbas@tugis.org.tr

İstanbul Sanayi Odası (İSO) her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Raporunu 30 Mayıs 2018 tarihinde kamuoyu ile paylaştı. Bu yıl 66’ncı yaşına giren İSO, bu raporu 1968 yılından beri yayınlama geleneğini sürdürüyor.
Bu anlamlı gelenek; 1968 yılında Rahmetli Vehbi Koç’un önerisiyle en büyük 100 Sanayi Kuruluşu olarak başlamış, 1978 yılında 300 Kuruluş ve 1981 yılından itibaren de Türkiye’nin 500 En Büyük Kuruluşu olarak gelişme göstermiş.
Sanayi sektörü tüm ülkeler için ekonomik büyümenin ve bütünsel kalkınmanın temelini oluşturmaktadır. Ülkemiz de gelişmekte olan ülkeler grubundan çıkıp gelişmişlik düzeyini yakalamak için sanayileşme çabası içerisindedir. Cumhuriyetin kuruluşundan başlayarak çeşitli aşamalarda farklı politikalarla sürdürülen bu çaba, 1980’li yılların başında dışa açılmayla büyük ivme kazanmış, yapılan ihracatın yüzde 95’ini sanayi ürünleri oluşturmuştur.
2017 yılında dünya ekonomisinde dengeli bir büyüme yaşanmış, küresel büyüme yüzde 3.8 ile son altı yılın en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Aynı dönemde dünya ticareti de değer bazında yüzde 7.8 artış göstererek 17.2 trilyon dolara yükselmiştir. Hızlanan büyüme ve dünya mal ticaretindeki canlanma, Küresel Sanayi performansını önemli ölçüde desteklemiştir.
Türkiye Ekonomisi de Küresel koşulların olumlu etkisi yanı sıra sağlanan destek ve uygulanan teşviklerin katkısı ile 2017 yılında yüzde 7.4 oranında büyümüştür. Aynı dönemde Sanayi Sektörü de yüzde 9.2’lik güçlü bir büyüme göstermiştir.
Gıda Sanayinin de içinde yer aldığı imalat sanayinin cari fiyatlarla milli gelir içindeki payı 2017 yılında artarak yüzde 17.5’e yükselmiştir. 1998 yılında yüzde 22.3 olan pay, 2010 yılında yüzde 15.1 ile en düşük seviyesine gerilemiş ve 2016 yılında yüzde 16.6 olarak gerçekleşmiş idi. Bu yıl (2017) ilk kez 0.9 puanlık bir artış göstermiştir.

İmalat Sanayisinde kapasite kullanım oranı ortalama yüzde 78.5 ile sekiz yılın zirvesine ulaşmış, ihracat odaklı üretim yapan bazı sektörlerde yüzde 85’lere kadar yükselmiştir. 2017 yılında bu gelişmelere rağmen istihdam artışı sınırlı kalmıştır.
Gıda Sanayi sosyal ve ekonomik refahın temelinde, ülkelerin sanayileşmesinde önemli rol üstlenmektedir. Girdilerinin tamamına yakınını yurtiçi kaynaklardan ve ağırlıkla da tarım sektöründen karşılayan sektör, tarım sektöründeki yavaş büyümeye rağmen gerek çeşitlilik gerekse ulaştığı büyüklük bakımından hızlı bir gelişme göstermektedir.
İstanbul Sanayi Odası, İSO 500 araştırmasının 50’nci yılı nedeniyle 15 Ağustos 1968 tarihli ilk araştırmanın yayımlandığı sanayi dergisinin orijinal baskısını bu yıl sanayicilerle paylaştı. 100 firmanın yer aldığı bu ilk raporda gıda sanayi 9 kuruluş ile yer almış ve üretimden satışların aldığı pay ise yüzde 8.4’ler civarındadır. Bugün firma sayısı 94’e yükselmiş, üretimden satışlarda yüzde 13’lere varmıştır.

2017 yılında raporda yer alan gıda kuruluşu sayısı geçen yıla göre azalma göstermiştir. Üç adet kamu kuruluşu listede yer almakta, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. geçen yılki ikinci sıradaki yerini korumakta. Özelleşen 14 fabrikayı dikkate aldığımızda gelecek yıl bu sıranın değişeceği büyük olasılık.
88 Gıda ve 6 içecek şirketinin yer aldığı raporda 8 kuruluş ile kanatlı (beyaz et) ve 6 kuruluş ile fındık sektörü yoğunluğu başı çekiyor. İlk sıradaki Unilever listeye 21’nci sıradan, ikinci sıradaki Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. 25’nci sıradan ve üçüncü sıradaki Eti Gıda listeye 34’ncü sıradan katılıyor.
Gıda Sanayi kuruluşlarının kendi içindeki ölçek farklılığı çok az iyileşme olsa da dikkat çekici. Gıda kuruluşlarından birinci ile sonuncu kuruluşun üretiminden satışları kıyaslandığında, geçen yıl 16.6 kat olan farklılık 2017’de 13.9’a inmiş.
Gıda sanayinin istihdam dostu olduğu sıkça söylenir. 2017 yılında 125 bin 835 çalışan ile yine listenin ilk sıralarında yer alıyor, 35 sektörün en fazla istihdam sağlayanı.
Teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan Katma Değer Oranı, sanayimizin niteliğini göstermesi açısından önemli bir kriter.

İleri teknoloji yoğunluklu sanayiler, toplam brüt katma değer içinden yüzde 3.6 pay alırken, düşük teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunda yer alan Gıda Sanayi grubun yüzde 12.5’ini oluşturuyor. Unutmayalım ki, Gıda Sanayinde katma değer değerlemesi kullanılan teknoloji yoğunluğu üzerinden değil marka ve bilinirlik üzerinden yapılmaktadır.
Katma değer artırma çalışmaları için Gıda Sanayinin ARGE yatırımlarına ağırlık verdiğini rapordan görebiliyoruz. Raporda yer alan 94 gıda kuruluşunun 33’ünde ARGE merkezi kurulmuş olması bunun somut göstergesi.
26 Şubat 2016 tarihli 6676 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun”, Gıda Sanayinin küçük ölçekli kuruluş sayısının ağırlıklı yapısına uygun ARGE merkezleri kurulması için her türlü esnekliği sağlıyor.
Sanayi 4.0, sanayimizin rekabet gücünün artırılması ve ileri teknoloji yoğunluklu ürünler üretimi için yeni bir fırsat sunuyor. Avrupa Birliğinin ileri teknoloji yoğunluklu ürünler ihracatının 605.227 milyar dolar, Çin’in ise 455.7 milyar dolar olduğunu dikkate aldığımızda alınacak epey yol olduğu görülüyor. Yolu kısaltmanın tek çaresi de koşmak olacak herhalde…