Kur artışı sera ekipmanlarının ihracat potansiyelini yükseltti

SERKONDER Başkanı Bülent Aytekin, kurlardaki artışın sektörün ihracat yapabilme kabiliyetini arttırdığını belirterek “İşletme maliyetleri çok hızlı artarken sebze fiyatları neredeyse yerinde kaldı. Bu sebeple sebze üretimine yönelik seracılık sektöründe eskisine oranla yatırım miktarı ciddi ölçüde azaldı. İhracata yönelmiş durumdayız” diye konuştu.

Özlem As

Türkiye’de sera konstrüksiyonu ve donanımları sektörü büyümeye devam ediyor. 70’i yerli olmak üzere yaklaşık 90 firmanın faaliyet gösterdiği sektörde yapılacak yeni yatırımlarla pazar büyüklüğünün 1 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor.
Sektör ayrıca 10 milyar dolar bir büyüklüğe ulaşan küresel sera pazarından pay almanın peşinde.
Kur artışı yerli üretim yapan ve ithalata bağlı olmayan sektörün ihracata odaklanması için bir avantaj.
Sera Konstrüksiyon, Donanım ve Ekipman Üreticileri ve İhracatçıları Derneği (SERKONDER) Başkanı Bülent Aytekin, kurlardaki artışın sektörün ihracat yapabilme kabiliyetini arttırdığını belirterek önümüzdeki dönemde yurtdışında büyümeye devam edeceklerini söyledi. Sektörün ağırlıklı olarak şu anda yurtdışına çalıştığını ifade eden Aytekin, “Sera ekipmanları sektörü yüzde 99 yerli ürün kullanımına ulaşmış durumda. Neredeyse ithalat yapmamıza gerekecek bir ekipman bulunmamakta. Her şeyi yerli olarak dünya standartlarında Türkiye içinden karşılayabiliyoruz. Aynı zamanda sektörümüz çok iyi bir ihracatçı olmuştur. SERKONDER üyelerimizin yurtdışındaki başarılı projeleri Türkiye’nin markalaşması ve sürdürülebilir bir pazar payı alması açısından çok önemli. Şu ana kadar girdiğimiz her pazarda Türkiye olarak ciddi başarılar yakaladı üyelerimiz. Teknoloji, bilgi, tecrübe ve maliyet olarak küresel rakiplerimizin önüne geçtik diyebiliriz. Bunun meyvelerini her yıl SERKONDER üyelerinin dış pazarda büyümesi ile de ülke ekonomisine katkı yapmanın gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.

“İşletme maliyetleri çok yüksek”

Türkiye’de son 5 yılda sebze fiyatlarındaki artış hızı ile işletme maliyetleri arasında ciddi bir farkın oluştuğunu dile getiren Aytekin, firmaların bu nedenle yurtdışına yöneldiğini söyledi. Aytekin, “İşletme maliyetleri çok hızlı artarken sebze fiyatları nerdeyse yerinde kaldı. Bu sebeple sebze üretimine yönelik seracılık sektöründe eskisine oranla yatırım miktarı ciddi ölçüde azaldı. Sadece son yıllarda muz üretiminde ithalatta uygulanan vergilerden dolayı bir yatırım görülmekte. Sektördeki en büyük hareket iç piyasada bu bölümde görülmekte. Sektörde hizmet eden SERKONDER üyesi firmalarımız ağırlıklı olarak son yıllarda ihracata yönelmiş ve dış pazarlarda büyük projeler yaparak Türkiye adına iyi bir marka oluşturmuşlardır” diye konuştu.
Türkiye’de  genel çiftçi seralarında maliyetler nedeniyle ısıtma ve soğutma sistemleri kullanılmadığını belirten Aytekin, zaman içinde verimli ve ucuz güneş enerjisi panelleri yerli enerji kaynakları kullanılarak karlı bir yatırım olabileceğini söyledi. Aytekin, “Toplam örtü altı yetiştiriciliğinin 600 bin dönüm olduğu Türkiye’de genel olarak geleneksel çiftçi seralarında ısıtma ve soğutma yapılamamaktadır. Sadece kış günleri soğuk ve don olduğu günlerde bitkileri ölmeyecek kadar bir mücadele yapmaktadırlar.  Basit kömür sobaları, lastik yakma ve yağmurlama yöntemi kullanarak korumaya çalışılıyor. Profesyonel seracılıkta 2 sistem ön plana çıkıyor. Kömür ve jeotermal ısıtma sistemi kullanılmakta. Soğutma sistemleri ise henüz daha Türkiye’de etkin olarak kullanılan bir yöntem değil. Ağırlıklı olarak elektrik tüketimine dayalı bir yöntemdir. Elektrik tüketim maliyetlerinin yüksek oluşu Türkiye’de bu yöntemleri kullanılabilir kılmıyor. Zaman içinde verimli ve ucuz güneş enerjisi panelleri ve yerli enerji kaynakları kullanmak suretiyle karlı bir yatırım olabilir” diye konuştu.

“İthalata gerek kalmadı”

Sera çiftçilerinin birim alanda,  minimum maliyetle maksimum verim elde edebileceği iklimlendirme-otomasyon sistemlerinin yerli imkanlarla geliştirildiğini ifade eden Aytekin, “Sektörümüz yüzde 99 yerli ürün kullanımına ulaşmış durumda. Neredeyse ithalat yapmamıza gerekecek bir ekipman bulunmamakta. Her şeyi yerli olarak dünya standartlarında Türkiye içinden karşılayabiliyoruz. Aynı zamanda sektörümüz çok iyi bir ihracatçı olmuştur. Seracılığın bileşenlerini oluşturan bir çok sektör var. Her sektör kendi içerisinde geliştirmeler yapmaktadır. Kendini geliştirebilen bir sektör olduğumuz için dünya pazarına küresel rakiplerimizle rekabet edebilir hatta üstün duruma geldik. Sera çiftçilerimizin birim alanda, minimum maliyetle maksimum verim elde edebileceği iklimlendirme-otomasyon sistemleri yerli imkanlarla geliştirilmiştir. İklimlendirme, sulama, otomasyon alanındaki yerli yazılımlarımız dünya genelinde tercih edilir hale gelmiştir” dedi.
 

Sektörden notlar

Beş yıllık dönemde yılda 136 milyon dolar büyüme
*Küresel ticari sera pazarının 2021 yılında, yıllık yüzde 8,8 bileşik büyüme oranı (CAGR) ile 32,31 milyar dolar olacağı öngörülmektedir. Pazar büyümesi özellikle şehirlere yakın bölgeler başta olmak üzere sera ile üretime olan ilginin artması ile gelişmektedir. Pazar büyümesinde en büyük itici gücü sera ısıtma ve soğutma teknolojileri oluşturmaktadır. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda sera yatırımlarının artışı büyümenin diğer önemli sürükleyicisi konumundadır.
*Türkiye pazar büyüklüğünün 2016-2021 dönemini kapsayan beş yıllık dönemde yılda yaklaşık 136 milyon dolar tutarında büyüme göstereceği öngörülüyor. Pazardaki en büyük ürün segmentlerinin meyve ve sebze yetiştirme amaçlı seralar ile çiçek ve süs bitkileri yetiştirme amaçlı seralar olduğu ve gelecekte de bu segmentlerin kategori liderliklerini sürdürecekleri öngörülüyor.