Kuraklık çiğ süt üretimini olumsuz etkileyecek

ASÜD Başkanı Harun Çallı, genel olarak kurak geçen kışın gerek ot üretiminde, gerekse yem hammaddeleri üretiminde rekolte düşüklüğüne işaret ettiğini bu durumun da ister istemez çiğ süt üretimini olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Özlem As

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı,
2018 yılının çok parlak geçmesini beklemediklerini, çünkü kışın halen kurak geçtiğini söyledi. Kuraklığın 2018’de gerek ot üretiminde, gerekse yem hammaddeleri üretiminde rekolte düşüklüğüne işaret ettiğini dile getiren Çallı, baharda yağışların artmasını ve bu sayede kuraklığı hafif şekilde atlatmayı umduklarını söyledi. Çallı, “Ancak şu anki görüntüye baktığımızda, ot ve yem hammaddesi üretiminde azalmanın ister istemez çiğ süt üretimine de etki edeceğini öngörebiliriz” diye konuştu.

İhracatta Çin umudu

Dünyanın en büyük gıda ithalatçılarından olan Çin’in hayvansal ürün ithalatının giderek arttığını belirten Çallı, Çin’in özellikle süttozu ve peynir altı suyu tozunda, dünyada en çok ithalat yapan ülke olduğunu söyledi. Çin’in bu özelliğiyle her zaman sektörün radarında olduğunu belirten Çallı, ihracat kapılarının açılmasının zor zamanlar yaşayan sektöre ilaç gibi geleceğini söyledi. Çallı, “Bugüne kadar çalışmalarımızı, Çin’e süt ürünleri ihracatımızın bir hayal olmadığına inanarak yürüttük. En son 2016 Nisan ayında, Türkiye’den Çin’e İhraç Edilecek Süt Ürünlerinin Veteriner ve Sağlık Şartları Konusunda Protokolün Onaylanması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı yayınlandı ancak Çin ile anlaşma henüz imzalanmadı. Çin tarafı ile diyalog içinde bu sürecin hızlandırılması ile bu yeni ihracat pazarının kapılarının aralanması, son dönemde zor günler yaşayan sektöre ilaç gibi gelecek” dedi.

Süt ürünleri ihracatı

Geçici TÜİK dış ticaret verilerine göre 2017 yılında 302,6 milyon dolar karşılığı 176,8 bin ton süt ve süt ürünü ihracatı yapıldığını dile getiren Çallı, “İhracat hacmi önceki yola göre yüzde 10,3 oranında artmış, buna karşın dolar bazında ihracat artışı yüzde 4,9’da kalmıştır. İhracatımızın en büyük kalemini oluşturan yağsız süt tozu ihracatı yüzde 28,1 gibi ciddi bir düşüş göstererek 60 milyon dolar düzeyine inmiş, buna karşın önemli ihracat kalemlerimizden peynir altı suyundaki yüzde 50,5 ile süt ve kremadaki yüzde 116,6’lık artış bu düşüşü kapatmaya yetmiştir. Tereyağı ihracatında ise yüzde 276,8’lik dikkate değer bir yükselme yaşandı” dedi.
Avrupa’da ise Türkiye’nin aksine 2017 Ocak-Ekim ayları arası yağsız süt tozu üretimi ve ihracatının önceki yılın aynı dönemine göre sırasıyla yüzde 14,3 ve yüzde 39 oranında artış gösterdiğini kaydeden Çallı, Avrupa’nın tereyağı ihracatının ise yüzde 17’lik bir düşüşe sahne olduğunu sözlerine ekledi.

“Desteklerin bilinmesi hayati önem taşıyor”

Türkiye’nin son yıllarda ihracatta, içinde bulunduğu coğrafyadaki çatışma ortamı ve gerilimler ile ihracat pazarlarında yaşanan daralma nedeniyle sıkıntılar yaşadığını dile getiren Çallı, “İhracatta hedef pazara girebilmek ve pazarda uzun vadede varlığımızı devam ettirmek, temelde fiyat ve kalite olmak üzere iki unsur ile doğrudan ilişkilidir. Kalite anlamında avantajlı olan sanayicilerimiz, üretimlerinde en önemli maliyet unsurlarından birisi olan süttozunu destekleme kapsamında dünya piyasasındaki fiyattan yurt içinden temin edebilmekte ve pazarda kayda değer bir fiyat avantajı da sağlamaktadır” diye konuştu.

Süt sanayisinin ihracat yaptığı mevcut pazarlarda fiyat avantajına sahip olması ve dolayısıyla aynı pazardaki diğer ülkeler ile rekabet edebilmesi, konumunu koruyabilmesi ve yeni pazarlara girebilmesinin oldukça önemli olduğunu belirten Çallı, “Bu amaçla devletçe uygulanacak desteklemelerin kısa, orta ve uzun vadede hangi ürün ya da ürün gruplarında olacağının bilinmesi, ihracatçılarımızın dış pazarlarda varlığını sürdürebilmeleri için hayati önem taşımaktadır” dedi.


Çiğ süt üretimi

TÜİK tarafından son açıklanan verilere göre 2017 yılında çiğ süt üretiminin, önceki yıla göre yüzde 12 oranında artarak 20 milyon 700 bin tona ulaştığını belirten Çallı, en büyük artışın koyun sütü üretiminde gerçekleştiğini söyledi. Çallı, “İçme sütü ve diğer süt ürünlerinin hammaddesi çiğ süttür. Dolayısıyla sektörün üretimi çiğ süt üretimi ile yakından ilgilidir. TÜİK tarafından son açıklanan verilere göre 2017 yılında çiğ süt üretimi, önceki yıla göre yüzde 12 oranında artarak 20 milyon 700 bin tona ulaşmıştır. Bunun yüzde 90’ı, yani 18 milyon 760 bin tonu inek sütüdür. Koyun sütü üretimi 1 milyon 345 bin, keçi sütü üretimi 523 bin, manda sütü üretimi ise 69 bin ton olarak kayıtlara geçmiştir. En büyük artış yüzde 15,9 ile koyun sütü üretiminde görülmüştür” diye konuştu.
Son verilere göre, 2017’de sanayiye giden çiğ süt miktarının 8 milyon 300 bin ton olduğunu dile getiren Çallı, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 2,1 düşüş yaşandığını söyledi. Çallı, süt ürünleri üretimine dair şu bilgileri verdi: “TÜİK verileri geçen yılın aynı dönemine göre yağsız süt tozu üretiminde yüzde 22,5; tam yağlı, yarım yağlı süt tozu ve krema tozu üretiminde yüzde 4,8; yoğurtta ise yüzde 0,4’lük bir düşüşe işaret ediyor. Diğer yandan krema (yüzde 17,9), içme sütü (yüzde 6,6), kaymak (yüzde 1,6), tereyağı (yüzde 2,9), inek peyniri (yüzde 3,5), diğer peynirler (22,9) ve ayran (yüzde 4,7) üretimlerinde 2016 yılının aynı dönemine göre artış yaşandı.”

Süt tüketimi

Türkiye’de kişi başına tüketilen süt miktarının süt eşdeğeri olarak ortalama yılda 240 kg kadar olsa da, hane halkı besin tüketim araştırmalarının yıllık tüketimin birey başına 65 kg civarında gösterdiğini belirten Çallı sözlerine şöyle devam etti: “Bu miktar, dünya genelinde 110 kg, Asya’da 75 kg, Avrupa’da 270 kg, AB’de 288 kg, Kuzey Amerika’da 254 kg, Güney Amerika’da 165 kg, Orta Amerika’da 101 kg, Afrika’da 49 kg, Okyanusya’da 217 kg, İtalya’da 184 kg, Hollanda’da 574 kg olarak görülmektedir. Süt ve süt ürünleri tüketim alışkanlığının halkımıza kazandırılması, sağlıklı nesiller yetişmesi için büyük önem arz ediyor” diye konuştu.


Belirlenen çiğ süt fiyatı raflara zam olarak yansıyacak mı?

Çallı, şubat ayından geçerli olmak üzere belirlenen çiğ süt fiyatının, raflarda nihai ürün fiyatlarına diğer maliyet unsurları ile birlikte aynı oranda yansıyacağını söyledi.
Dünyanın önemli süt üreticilerinden AB, ABD ve Yeni Zelanda fiyatlarının 100 kg çiğ süt için 30-38 avro civarında seyrettiğini belirten Çallı, AB ve ABD’de fiyatların yükselme eğiliminde, Yeni Zelanda’da ise düşme eğiliminde olduğunu kaydetti.