Kuru meyve sektöründe 2023 ihracat hedefi 3 milyar dolar

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, ihracatta hedef pazarlarının ağırlıklı olarak gelişen ve gelişmekte olan ülkelerden ve tüketim hacmi önemli olan ülkelerden oluştuğunun altını çizdi.

Özlem EROL

Kuru meyve sektörü 2023 yılında ihracat hedefini 3 milyar dolar olarak belirledi. İhracat hedefine ulaşmak için yurt dışında önemli çalışmalara imza atan sektör temsilcileri bu yıl hedef ülke olan Güney Kore'de tanıtım faaliyetlerini sürdürüyor. 2017'de de Hindistan'da bu faaliyetlere devam edeceklerini belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, ihracatta hedef pazarlarının ağırlıklı olarak gelişen ve gelişmekte olan ülkelerden ve tüketim hacmi önemli olan ülkelerden oluştuğunun altını çizdi.
İhracat çalışmalarında ürün çeşitliliğinin artmasının önemine dikkat çeken Celep, “Kuru erik, kiraz-vişne, ceviz, badem gibi ülkemizde yetiştirilen ancak üretimi ihtiyaca cevap vermeyen ürünlerin plantasyonlarının artırılması, bu alanlardaki işletme yatırımlarına destek verilmesi, bu amaçla, 2B ve verimsiz orman arazilerinin ilgili bölgelerde üreticilere kuru meyve bahçesi yatırımı yapılmak üzere tahsis edilmesi; ayrıca, karışık kuru meyve paketi ihracatımız açısından kendi ürünlerimizle birlikte işlenerek aynı pakette ihraç edilmek üzere, ülkemizdeki üretimi yetersiz olan veya hiç olmayan ürünlerin Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ithalatına ve ihracatına devam edilmesi, üreticilerimize, iyi tarım uygulamaları ve organik tarım uygulamaları konularında yoğun eğitim desteği verilmesi, sağlanacak desteklerle ürün kalitesinin artırılması büyük önem taşımaktadır”diye konuştu.

Badem, ceviz ve kurutmalık erik desteklenmeli

Badem, ceviz gibi ürünlere 100 milyon doların üzerinde döviz ödendiği yıllar olduğunu söyleyen Celep, başta badem, ceviz, kurutmalık erik olmak üzere, Türkiye'de daha fazla miktarda üretimi mümkün olan ürünlere ait kapama bahçe yatırımlarının devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin kuru meyve ihracatında öne çıkan başlıca ürünlerin çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı ve Antep fıstığı olduğunu aktaran Celep, “Kuru meyve ihracatında çekirdeksiz kuru üzüm yüzde 54, kuru kayısı yüzde 16 ve kuru incir yüzde 15’lik bir paya sahiptir. 2015 yılında kuru meyve ihracatımız Türkiye genelinde bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 5’lik düşüşle 412 bin 99 ton, değer bazında ise yüzde 8’lik düşüşle 1 milyar 346 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. En önemli ihracat pazarlarımızdan İngiltere ilk sırada, sonrasında Almanya ve Hollanda takip etmektedir. Kuru meyve sektörünün geleneksel ihraç pazarı olan Avrupa Birliği yüzde 65’lik oranla ilk sırada yer almaktadır” diye konuştu.

2012 yılı Kasım ayında kurulan Kuru Meyve Tanıtım Grubu'nun çalışma alanında, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı ve Antep Fıstığı ürünlerinin yer aldığını söyleyen Birol Celep, Tanıtım Grubu'nun faaliyetleri hakkında şu bilgileri verdi: “Grubumuz, ağırlıklı olarak dış pazarlarda ürünlerimizin bilinirliğinin ve pazar payının artırılması için çaba göstermektedir. Bu çerçevede; Çin, Japonya, Hindistan, Güney Kore, Malezya, Endonezya, Amerika Birleşik Devlerleri, Brezilya ve Rusya hedef pazarlar olarak belirlendi. Pazarlarımızdan ilk aşamada 2015 yılında Çin’de tanıtım çalışmaları yapılmıştır. Bu ülkeye yönelik özellikle kuru incir ihracatımız son 6 yılda 150 ton düzeyinden 2 bin ton düzeylerine yükselmiştir.”

“Kalite için üreticinin bilinç düzeyi artmalı”

Kuru meyve sektöründe ihracat kriterlerini ve kaliteli ürünlerin sürdürülebilirliğinnin sağlanması için üreticilere büyük iş düşüyor. Kuru meyvelere olan ilginin tüm dünyada her geçen gün artan sağlıklı gıdaya yönelik tüketici bilinci dolayısıyla hızla arttığını vurgulayan Celep, “Bu çerçevede, ülkemizde üretimi mümkün olan kuru ve kabuklu meyvelerin tamamının üretimlerinin artırılması da lazım. Üretim miktarının tek başına artırılması da yeterli değildir. Ürün kalitesini de artırmak gerekiyor. Bu nedenle, üreticilerimizin, uygun miktar ve dozda zirai ilaç kullanmaları, üretim, hasat, nakliye ve depolamada iyi tarım uygulamalarını hayata geçirmeleri konularında eğitilmeleri ve bilinç düzeylerinin artırılması gerekiyor” dedi.

Türkiye'de sıklıkla üretilen ve ihracatı yapılan kuru meyvelerin üretim ve ihracat rakamlarını paylaşan Celep, şu bilgileri verdi: “Çekirdeksiz kuru üzüm; 2015/16 sezonunda rekolte iklimsel olumsuzluklardan dolayı bir önceki sezona göre yüzde 40’lık düşüşle 196 bin ton olarak tahmin edilmiş; İhracatımızda miktar bazında yüzde 22’lik düşüşle 203 bin ton, değer bazında ise yüzde 11’lik azalışla 415 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatında en önemli pazarımız olan Avrupa Birliği (AB) yüzde 83 paya sahip olup, 167 bin ton karşılığı değer 345 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirilmiştir. 2016/17 sezonunda çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesi yüzde 60’lık artışla 313 bin ton tahmin edilmiştir. İhracatımız ise 19 Kasım 2016 tarihi itibariyle geçen yıla göre yüzde 44 artarak 84 bin tona ulaşmış olup, değer bazında ise 135 milyon dolara ulaşmıştır. Kuru İncir; 2015/16 sezonunda rekolte geçen sezona göre yüzde 6,5’lik artışla 74 bin 505 ton olarak tahmin edilmiş, ihracatımızda miktar bazında yüzde 22 artışla 65 bin 223 ton olarak; değer bazında ise yüzde 5’lik düşüşle 225 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Kuru incir ihracatında en önemli pazarımız olan AB yüzde 46’lık paya sahiptir ve 29 bin 954 ton ihracat gerçekleştirilmiştir.

2016/17 sezonunda Kuru incir rekoltesi yüzde 3,5’lik azalışla 72 bin ton olarak tahmin edilmiştir. Kuru Kayısı; 2015/16 sezonunda rekolte geçen sezona göre yüzde 90’lık artışla 84 bin 500 ton olarak tahmin edilmiş, ihracatımızda miktar bazında yüzde 49’luk 83 bin 526 ton olarak değer bazında ise yüzde 8’lik artışla 346 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Kuru kayısı ihracatında en önemli pazarımız olan AB yüzde 41’lik paya sahiptir ve 33 bin 804 ton ihracat gerçekleştirilmiştir. 2016/17 sezonunda kuru kayısı rekoltesi yüzde 22’lik artışla 103 bin 250 ton olarak tahmin edilmiştir. İhracatımız ise 19 Kasım 2016 tarihi itibariyle geçen yıla yüzde 7 artarak 31 bin tona ulamış olup değer bazında ise 104 milyon dolara ulaşmıştır.”