Makarnada kalite kontrol

Makarna, beslenme için elzem olan vitamin ve mineralleri de ihtiva eden, besin değeri yüksek ve doyurucu bir gıda maddesidir. Üretimi, ülkemizde 1922 yılından beri sanayi çapında gerçekleştirilmektedir. Özellikle 1980 yılı sonrası makarnacılık sektörü hızlı bir gelişme kaydetmiştir.

Kaan BAL
Sincer Dış Ticaret

Makarna, beslenme için elzem olan vitamin ve mineralleri de ihtiva eden, besin değeri yüksek ve doyurucu bir gıda maddesidir. Üretimi, ülkemizde 1922 yılından beri sanayi çapında gerçekleştirilmektedir. Özellikle 1980 yılı sonrası makarnacılık sektörü hızlı bir gelişme kaydetmiştir.

Uzakdoğu ülkelerinde makarna yumuşak buğdaydan da üretilmekte iken ülkemizde sadece durum buğdayından üretilmektedir. Yumuşak buğdayla yapılan makarnada pişirme esnasında dokunun bozulduğu bilinmektedir. Son yıllarda yumuşak buğday ile durum buğdayı arasındaki fiyat farkı artmıştır. Bu durum yumuşak buğdayın durum buğdayının içine tağşişine rastlanmasını arttırmıştır. Üretim öncesi fabrikaya giren buğdayın kontrolü bu açıdan çok önemlidir. Giriş sırasında yapılacak olan analizler son ürün kalitesinin kontrol altında tutulmasını sağlamaktadır. DUROTEST® S ile 1 saat gibi kısa bir süre içinde durum buğdayının saflığı kontrol edilebilir. ELISA prensibi ile çalışan DUROTEST® S, yalnızca durum buğdayında bulunan friabilin proteinini tespit etmekte ve böylece analiz edilen numunede yumuşak buğday olup olmadığını belirleyebilmektedir. Bu analiz hem buğdayda hem de makarnada yapılabilmektedir. Test herhangi bir ekipman maliyeti gerektirmemektedir. DUROTEST® S kiti BPPA, BCR ve MAFF denemelerinde başarılı bir şekilde test edilmiştir.

Makarnadaki bir diğer sorun ise mikotoksin kontaminasyonudur. Buğday hasat edildikten sonra depolama sırasında, hava koşullarına bağlı olarak küf gelişimine, bunun sonucu olarak da çeşitli mikotoksinlerin oluşmasına elverişli hale gelmektedir. Buğdayda özellikle Okratoksin A ve Fusarium toksinlerine sıklıkla rastlanmaktadır.  Avrupa Birliği Kanunlarında ve ülkemizde yürürlüğe girmesi beklenen taslak halindeki yeni tebliğde makarna ve tahıllarda bulunabilecek maksimum mikotoksin limitleri belirlenmiştir (Tablo.1). R-Biopharm, tebliğde yer alan bütün mikotoksinler için çeşitli çözümler sunmaktadır. HPLC öncesi numune hazırlama için immunoaffinity kolonlar, ELISA testleri ve “lateral flow device” test kitleri sektörde özel ve resmi laboratuvarlar, araştırma kurumları ve firma kalite kontrol laboratuvarlarında halihazırda kullanılan analiz sistemleridir.

Makarnacılık sektöründe çeşitleri arttırmak ve ürünün besin değerini yükseltmek amacı ile B vitaminleri kullanımı yaygınlaşmaktadır. İlave edilen B vitaminleri miktarları, ürüne göre çeşitlilik göstermekte ve bu miktarlara besin etiketlerinde yer verilmektedir. Katılan miktarın kontrolünün yapılması, yüksek maliyetli bir girdi olan B vitaminlerinin daha efektif şekilde kullanımını sağlamaktadır. Analizler için mikrobiyolojik yöntemler, HPLC teknikleri ve ELISA sistemleri kullanılabilmektedir. R-Biopharm Ocak 2006'da vitamin analizleri için yeni mikrobiyolojik test kitlerini (VitaFast®) piyasaya sunmuştur. VitaFast®  kitleri geleneksel mikrobiyolojik analizlerin yerini alabilmekte ve daha kısa sürede sonuç vermektedir. VitaFast® analizlerinde kullanılan mikroorganizmaların aşılanmalarına ve saklanmalarına gerek yoktur; hatta her test kiti kullanıma hazır besiyeri ve standartlar içermektedir.

VitaFast®  test kitleri gıda ürünlerinde vitamin analizleri için hızlı ve kolay metotlar sunmaktadır.  Mikrobiyolojik analizlerde kullanılan  “Microtiter Plate”ler numunelerde bulunan vitaminlerin varlığına göre üreme gösteren spesifik mikroorganizmalarla kaplıdırlar. Numune enjekte edildikten sonra, kuyucuklara standartlar ve besiyeri enjekte edilir ve ELISA okuyucu kullanılarak değerlendirme yapılır. Geleneksel mikrobiyolojik analizlerin aksine, VitaFast® test kitinde bulunan reaktiflerin tamamı kullanıma hazırdır. Analizin tamamı tek kullanımlık malzemelerle gerçekleştirilebilir ve bu da analiz süresinde oluşabilecek kontaminasyonları minimuma indirmektedir. “Microtiter Plate” formatı otomasyona olanak tanımakta bu da analizde kesinliği artırırken kullanılan işgücünü azaltmaktadır.
 İŞLENMEMİŞ TAHIL İŞLENMİŞ TAHIL
AFLATOXIN B1 2ppb 2ppb
AFLATOXIN TOTAL 4ppb 4ppb
OCHRATOXIN A 5ppb 3ppb
ZEARALENONE 100ppb 75ppb
DEOXYNIVALENOL (DON) 1,750ppb 750ppb

Ürünler ile ilgili daha fazla bilgiye www.sincer.com.tr veya www.r-biopharm.com adresinden ulaşabilirsiniz.


Ordu Ticaret Borsası Başkanı Nejdet Gürsoy: “Fındıkta sistem oluşturulmazsa hep beraber kaybederiz”

Ordu Ticaret Borsası Başkanı Nejdet Gürsoy, bugün fındığın artık kronikleşmiş olan sorunlarının çözüme kavuşmaması nedeniyle  fındığın artık  hiç kimseyi memnun etmediğini söyledi. Gürsoy, “Son yıllarda artık üreticisi başta olmak üzere ticaretini yapan insanlar fındıktan artık geçimini sağlayamayacak ve ticaretini yapan esnaf ise kar edemez duruma gelmiştir. Özet olarak bugün fındık piyasası içerisinde çözüme kavuşturulmamış sorunların birikimi neticesinde fındık piyasasında üreticiden başlayıp fındığın tüketicisine kadar herkes bu gidişattan şikayetçi olmaya başlamıştır” dedi.

İvedi olarak tedbir alınmazsa büyük sıkıntılar yaşanacağını belirten Gürsoy, “İlk başta defalarca konuşulmasına ve söylenmesine rağmen bir sistemi veya politikasının olmaması fındığın istikrara kavuşmasını her zaman engellemiştir. Düşünün sistemi olmayan bir ürünü ne yaparsanız yapın tesadüflere göre sezonluk piyasası oluşur ve sezonluk oluşan piyasalarda spekülatif olmaya çok yatkındır. İstikrardan yoksun olduğu için sezonuna göre fırsatçılığa imkan tanır. İşte bunların hepsi fındığın geçmişinde yaşanmıştır ve hala da yaşanmaktadır. Çünkü dediğim gibi kuralı kaidesi ileriye dönük iç ve dış projesi başka bir deyimle sistemi olmayan bir ürünün bu tip olayları yaşaması kaçınılmazdır. Şimdi bakın son günlerde yine spekülatif konuşulan sözler örneğin eski fındığın piyasaya sürülmesi Avrupa'da durgunluk olması daldaki fındığın beklentileri gibi spekülatif düşünceler fındığın fiyatını son günlerde düşmesine sebebiyet vermiştir. Hatta 2008 yılının ürününün politikasının ne olacağını hükümette dahil şu anda hiç kimse bilmemektedir. Dolayısı ile artık gerçekleri görmek özellikle doğruyu siyaset yapmadan fındığın dünyadaki gelişmelerini ve piyasasını fındığa geçimini bağlamış olan herkese bence anlatmak lazım. Örneğin bugün TMO fındık piyasasına girdiğinden bugüne kadar bir milyar 300 milyon doların üzerinde fındık mubaye ederek fiyatlardaki istikrarı sağlamak için fındık stoklamış herkesin yılbaşından sonra fındık fiyatları yükselebilir düşüncesi hakimken bugün fındık fiyatları sadece ve sadece bugüne kadar kurulmayan bir sistemsizlik veya politikasızlığının yüzünden bu duruma gelmiştir. Bu da bize bir tedbir almamız gerektiğini göstermektedir. Açık ve net olarak söylemek gerekirse önümüzde yeni sezona girene kadar 6 ay gibi bir süre varken fındığın mağdur ve perişan olmaması için bir strateji şimdiden tespit edilmelidir”