Makarnada tüm zamanların rekoru kırıldı

Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Külahçıoğlu, 2018 yılında en az yüzde 20 ihracat artışı hedeflendiğini söyledi. Makarna Üreticileri ve Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Uysallı ise Türk makarna sanayisinin dünyadaki en büyük üretim kapasitelerinden birine sahip olduğunu kaydetti.

Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Külahçıoğlu, ihracattaki ve iç tüketimdeki artış ile birlikte Türk makarna sanayisinin 2017 yılında yüzde 12 büyüdüğünü belirtti. Makarna Üreticileri ve Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, dünyada İtalya’dan sonra ikinci büyük ihracat ülkesi olduğumuzu söyledi. Mutlu Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Göymen, “2017’de elde ettiğimiz ihracat rakamı tüm zamanların rekoru oldu ve 1 milyon ton üzerinde ihracat gerçekleştirdik. Üretimde de Türkiye tarihinin rekorunu kırdık” diye konuştu. Arbella Dış Ticaret Müdürü Gülçin Arslan Hazar ise, “Dünyada en büyük üreticilerden biri olmamıza rağmen makarna tüketimimiz diğer büyük üreticilere bakıldığında oldukça düşük. Bunun ana nedenlerinden biri makarnanın ana yemek olarak sofralarımızda uzun süre konumlanmaması” ifadelerini kullandı.

“2018 yılında en az yüzde 20 ihracat artışı hedeflenmektedir”

Türkiye'nin yıllık 2 milyon ton üretim kapasitesi ile dünyanın 3'üncü büyük makarna üreticisi olduğunu söyleyen Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Külahçıoğlu, ihracattaki ve iç tüketimdeki artış ile birlikte Türk makarna sanayisinin 2017 yılında yüzde 12 büyüğünü belirtti. Külahçıoğlu, “Bugün doğrudan ve dolaylı olarak 35 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Sektörümüz yüksek teknoloji yatırımları ve AR-GE çalışmaları ile iç ve dış talebi karşılayacak bir yapıya sahiptir” dedi. Abdülkadir Külahçıoğlu, “Makarna durum buğdayından elde edilen irmiğin su ile karıştırılması ve istenilen biçimler verilip kurutulması suretiyle elde edilen gıda maddesidir. Makarnanın kalitesini etkileyen faktörlerin başında, irmiğin üretildiği durum buğdayının kalitesi gelmektedir. Türkiye, makarna üretiminin temel hammaddesi ve maliyetinin en büyük (yüzde 85) kalemi olan durum buğdayının gen merkezidir. Ülkemiz makarnalık (durum) buğday üretiminde dünya sıralamasında 4'üncü olup 2016 itibarıyla 1 milyon 239 bin hektarlık alanda 3 milyon 620 bin tonluk üretim gerçekleştirmiştir. Dünyanın başka ülkelerine nasip olmayan, uzun yıllardır doğanın ve insanın yaptığı seçimlerle ekolojilerimize uyum sağlayan, genetik tabanı geniş bir buğday materyaline sahibiz” diye konuştu.

Makarna fabrikalarının coğrafi olarak durum buğdayının yetişme alanları olan Güneydoğu Anadolu, Orta Anadolu ve Batı Anadolu’da yoğunlaştığını ifade eden Külahçıoğlu, “Bildiğiniz üzere, irmik ile tüketimde ve ihracatında dünya sıralamasında 1. sırada olduğumuz bulgurun da hammaddesi durum buğdayıdır. Ülkemizde bu denli yüksek tüketime sahip olan durum buğdayının üretimi maalesef ihtiyacı karşılamamaktadır. Kısmen de olsa ihracatta kullanılmak üzere ithalatı yapılmaktadır. Son yıllarda destekleme alımlarında makarnalık ve ekmeklik buğday paritesinin düşük tutulması; pamuk, mısır, mercimek vb. ürünlerin üretim desteklerinin yüksek olması ve bu desteklerin sanayinin ihtiyacı göz önünde bulundurulmadan belirlenmesi nedenleriyle makarnalık buğday ekim alanları azalmaktadır. Özellikle kaliteli buğday yetiştiriciliğine uygun olan Güneydoğu Anadolu’da 2016 yılı ekim alanları 2014 yılına göre yüzde 17 azalmıştır. Önümüzdeki 10 yıldaki hedeflerimiz doğrultusunda iç tüketimimizin kişi başı 10 kg’a, ihracatımızın ise 2 milyon tona çıkacağı öngörüldüğünde hammadde sıkıntısı yaşayacağımız aşikardır” şeklinde konuştu. Abdülkadir Külahçıoğlu sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bildiğiniz gibi TUİK 2017 Ocak-Kasım dönemi dış ticaret istatistiklerini 29 Aralık 2017 tarihinde açıklamıştır. 2017’nin ilk 11 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 oranında bir artışla 956 bin ton ihracat gerçekleşmiştir. 2017 yılı istatistikleri 31 Ocak tarihinde açıklanacak olsa da bu rakamlara bakarak, 2017 gerçekleşmesinin 1.050.000.- ton olacağını öngörmekteyiz. İhracatımızın artışındaki en büyük pay kuşkusuz, dünyanın en kaliteli buğdayını en yüksek teknoloji ile işleyerek, yurt dışında Türk makarnasını tanıtan ve markalaştıran makarna sanayicisine aittir. İhracatımızda yakaladığımız ivmeyi 2018 yılında da sürdüreceğimiz öngörülmektedir. 2018 yılında da en az yüzde 20 ihracat artışı hedeflenmektedir. Üreticilerimiz bu yönde yatırımlarına devam etmektedir.”

“İkinci büyük ihracat ülkesiyiz”

Türk makarna sanayisinin dünyadaki en büyük üretim kapasitelerinden birine sahip olduğunu dile getiren MÜSAD (Makarna Üreticileri ve Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, “Ancak, çok yüksek bir atıl kapasite sorunu vardır. Toplam üretim kapasitesi ihracat ve iç piyasa ihtiyacından daha yüksektir. Örnek vermek gerekirse , iç ve dış piyasada toplam satış miktarı 1.600.000 ton civarında iken, toplam kapasite 2.500.000 ton’dur” dedi. Hammaddenin zaman zaman büyük sorunlara neden olduğunu kaydededen Uysallı, “Türkiye’de sanayicinin ihtiyacı olan yüksek kaliteli buğdayın temini her zaman mümkün olmuyor. Ayrıca son dönemlerde makarnalık buğday ekim alanları hızla daralıyor ve yerini mısır, pamuk gibi destekleme fiyatları daha yüksek ürünlere kaptırıyor” şeklinde konuştu. Nihat Uysallı sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Türkiye ihracatta dünyanın “fason”cu ülkesi haline geldi maalesef. Dünyada İtalya’dan sonra ikinci büyük ihracat ülkesiyiz. Ancak , İtalya’da ihracatın ortalama fiyatı 1150 USD bandında iken Türk ihracat rakamları 450 USD ortalamasında. 3 – 4 yıl önce 700 bin ton makarnayı 525 milyon dolara satarken, bugün 1 milyon ton makarnayı 450 milyon dolara satabiliyoruz.”

Üretimde Türkiye tarihinin rekoru kırıldı

Günümüzde Türk makarna sanayi içerisinde bölgesel talebi karşılamaya yönelik çalışan tesislerin yanısıra, teknolojik açıdan gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek düzeye gelmiş, üretiminin önemli bir bölümünü ihracata yönlendirmiş, büyük entegre tesisler de dahil olmak üzere çok sayıda fabrikanın faaliyet gösterdiğini söyleyen Mutlu Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Göymen, “Türkiye artık 2 milyon tonu aşan kurulu kapasitesi ile dünyanın en büyük makarna üreticisi ülkelerdendir ve dünyada İtalya’dan sonra ikinci büyük ihracatçıdır. 2014 yılında 735 bin ton ihracatla rekor kırmıştık. 2017’de elde ettiğimiz ihracat rakamı tüm zamanların rekoru oldu ve 1 milyon ton üzerinde ihracat gerçekleştirdik. Üretimde de Türkiye tarihinin rekorunu kırdık. Bu artışlarda, kalite ve kapasite olarak üst seviyelere ulaşmamızın, küresel pazarlarda fiyat rekabeti yapabilmemizin önemli bir etkisi var. Sektörde faaliyet gösteren makarna tesislerinin coğrafi olarak dağılımına baktığımızda, makarna üretiminin ana girdisi olan durum buğdayının yurdumuzdaki yetişme alanları olan Güneydoğu Anadolu ve Orta Anadolu bölgesinin öne çıktığı görülmektedir. Makarna üretiminde söz sahibi illerin başında ise Gaziantep gelmektedir. Sektörde 2 milyon ton/yıl düzeyinde olan kurulu kapasitenin yaklaşık yüzde 35'i bu ilde bulunmaktadır” dedi.

Aykut Göymen, “Sektörümüz daha öncesinde sadece iç tüketime yönelik ve iç tüketime yetecek miktarda üretim yaparken, günümüzde sektörün üretimi hem iç pazar hem de artan dış pazara yönelik artış göstermektedir. 2 milyon ton üzerinde kurulu kapasitenin yaklaşık 1 milyon ton civarı ihracat yapılmaktadır. Sektör teknolojik anlamda da süreç içinde kendini geliştirmiş ve modern üretim teknolojisine sahip hale gelmiştir. Bununla birlikte tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve çeşitliliğin artması ile iç pazarda talep artışı oluşturmuştur. Ancak makarnanın ham maddesi olan makarnalık durum buğdayı üretimi, makarna üretiminin gerisinde kaldığı için bu hammadde açığı ithalat yoluyla giderilmeye başlanmıştır. Bunun sebebi ise dünyada yumuşak buğday ile sert buğday fiyatları arasında minimum yüzde 20 fark olmasına rağmen ülkemizde bu fark sadece yüzde 5’dir. Bu dengesizliğin giderilmesi durumunda hammadde ithalatının azalacağını düşünüyoruz” diye konuştu. Göymen sözlerine şu şekilde devam etti: “Dünya makarna sektörünün iki büyük pazarı olan AB ve ABD’de de ürünlerimizle daha fazla yer almak istiyoruz. ABD pazarında ürünlerimize uygulanan anti-damping ve telafi edici vergiler ile AB pazarı için uygulanan 20 bin tonluk miktar kotası üzerine çalışmalarımız devam ediyor. 2018’de bu iki büyük pazarda önümüzün açılacağını düşünüyoruz. Hükümetimiz, AB ile müzakerelerde konuyu gündeme taşıyor. Kotaların karşılıklı olarak kaldırılması yönünde görüşmeler başladı. Kotanın kaldırılması halinde inanıyoruz ki Türkiye makarna sanayi olarak büyük sıçrama yapacak ve makarna ihracatında dünyada ilk sıraya, yani hak ettiğimiz yere yerleşeceğiz. Düşündüğümüz gibi, bu yıl kota kalkarsa önümüzdeki 3 yılda 2 milyar dolar ihracata ulaşabiliriz. Geçtiğimiz yıllarda Türk makarnası olarak Afrika ve Asya pazarında ciddi bir pazar oluşturduk. Japonya bizim için giderek büyüyen ve fırsatlar barındıran bir pazar olmaya devam ediyor. Bu yıl mevcut dış pazarlarımızı güçlendirirken, yeni dış pazar arayışlarımız devam edecek. Yaptığımız AR-GE çalışmaları neticesinde 2018’de Rusya gibi geçmişte kaybedilmiş pazarlara, tüketimin hızla arttığı Çin ve Hindistan gibi potansiyeli yüksek ülkelere odaklanacağız. Brexit oylamasıyla AB’den ayrılma kararı veren İngiltere’yi de yakından takip ediyoruz. İngiltere, 2015 yılında 385 bin ton makarna ithal etti. Avrupa Birliğinden ayrılma sürecinde artık kotalardan bağımsız hareket edebilecek. Bu da bize, 2 yıl içinde İngiltere pazarından yüzde 25 pay alabilme fırsatını doğuruyor. Kotaların kalkması halinde bu ülkeye, yaklaşık 100 bin ton civarında makarna ihracatı yapabileceğimizi ve 150 milyon dolar civarı döviz girdisi sağlayarak yeni bir pazar oluşturabileceğimizi düşünüyoruz.”

Makarna tüketimimiz oldukça düşük

Makarnanın toplumda yanlış olarak bilinen ekmeklik un, yumurta gibi içeriklerle değil tamamen doğal makarnalık sert durum buğdayından irmik haline getirilerek ve tek katkı olarak su eklenerek üretildiğini söyleyen Arbella Dış Ticaret Müdürü Gülçin Arslan Hazar, “İçeriği nedeni ile raflarda bulabileceğimiz en doğal sağlıklı besleyici ürünlerden biridir” dedi. Arbella markası adı altında yaklaşık 80 ülkeye ihracatlarının devam ettiğini söyleyen Hazar, “Global piyasada yeni trendleri takip ederek ve yine her ülkede farklı tüketici tercihleri doğrultusunda en iyi hizmeti yapmaktayız.

Arbella kalitesi ile Japonya gibi ülkelerde başarılarına devam etmektedir. 2017 sonu hedeflerimize ulaşarak, 2018 yılı için de yeni hedefler belirleyerek satış oranımızı yüzde 20 oranında arttırmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu. Hazar sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyada en büyük üreticilerden biri olmamıza rağmen makarna tüketimimiz diğer büyük üreticilere bakıldığında oldukça düşük. Bunun ana nedenlerinden biri makarnanın ana yemek olarak sofralarımızda uzun süre konumlanmaması. Tabiiki en büyük etkenlerden biri de sağlıklı ve besleyici olduğu algısından farklı olarak kilo aldırıcı bir besin olarak düşünülmesi. Bunun üzerine Arbella olarak tüketici ile buluşurken sporu da bağdaştırdık. Bildiğiniz üzere bir çok spor dalında karşılaşma veya yarış öncesi besleyiciliği nedeni ile makarna tüketilmektedir. Ülkemizde uzun makarna diye adlandırılan spaghetti dünyadaki tüketime göre daha az tüketilmekte. Ülkemizde en çok sevilen çeşitler burgu, fiyonk gibi kesme çeşitleridir.”