Makine üreticilerinin pazarı kısıtlanıyor

Çok uzun yıllar bitkisel yağ sektörüne danışmanlık hizmeti veren ve 2013 yılından bu yana kurduğu Par-Tek firmasıyla tüm bitkisel yağların imalatı için gerekli olan makine ve proses dizaynını gerçekleştiren Halit Parlayan, hedeflerini ve sektöre ilişkin görüşlerini Dünya Gıda Dergisine anlattı.

Bitkisel yağ üreticilerindeki kronik sorunların makine üreticilerini de olumsuz etkilediğini belirten Par-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Halit Parlayan, gerek bitkisel yağ üreticilerini, gerek hammadde üreticilerini gerekse makine üreticilerini devletin biraz daha desteklemesini beklediklerini söyledi. 

Parlayan, “Ham yağ veya tohumun yetersizliği nedeniyle çoğu üretici yurtdışını tercih ediyor. Bu durumun altındaki temel sebep ülkemizdeki hammaddenin üretici talebini karşılayamaması ve maliyet olarak yurtdışına kıyasladaha yüksek olması. Tabii ki de bu durumun bizlere yansıması negatif olmaktadır. Böyle bir durumda bitkisel yağ üreticileri pazarları olduğu halde üretimlerini düşük kapasitede gerçekleştirmek zorunda kalıyorlar. Veya iki ay aralıksız çalışılıyorsa iki ay duraksama konumuna geçiliyor. Bu sebepten de biz makine üreticilerinin pazarı kısıtlanıyor”
Çok uzun yıllar bitkisel yağ sektörüne danışmanlık hizmeti veren ve 2013 yılından bu yana kurduğu Par-Tek firmasıyla tüm bitkisel yağların imalatı için gerekli olan makine ve proses dizaynını gerçekleştiren Halit Parlayan,
hedeflerini ve sektöre ilişkin görüşlerini Dünya Gıda Dergisine anlattı.

Par-Tek'in bitkisel yağ sektöründeki faaliyeti hakkında bilgi verir misiniz?

Par-Tek olarak bitkisel yağ sektöründe 2013 yılından itibaren bulunmaktayız. Fakat daha öncesinde bitkisel yağ sektöründe 40 yıla yakın bir geçmişim bulunmaktadır. Birçok bitkisel yağ tesisine danışmanlık gerçekleştirdim. Birçok tesisi danışmanlık yaparak partner atölyelerde imalatını gerçekleştirdim. En son 2013 yılında Par-Tek’i kurdum. 2015 yılında ise mühendis 2 oğlumun desteği ile kendi imalat atölyemizi kurarak, kendi mühendis kadromuz ve imalat ekibimiz ile imalata başlamış bulunmaktayız. 2015’den bu yana 2 adet ful otomatik kontinü-deodorizasyon, 1 adet yarı otomatik kontinü-ağartma, 1 adet ful otomatik kontinü-ağartma, 1 adet ekstraksiyon ünitesi revizyonu, 1 adet çam ağacından reçine eldesi için kontinü-ekstraksiyon ünitesi imalat, montaj ve devreye almasını gerçekleştirdik. Şu anda da 1 adet kontinü-ekstraksiyon imalat kısmında çalışmaktayız önümüzdeki ay içerisinde kısmetse montaj ve devreye alma işlemlerini gerçekleştireceğiz. Ağırlıklı faaliyet alanımızı bir cümle ile açıklarsak, tüm bitkisel yağların imalatı için gerekli olan makine ve proses dizaynıdır.

Bitkisel yağ sektöründeki kronik sorunların size yansıması nasıl oluyor?

Bitkisel yağ üreticilerindeki kronik sorun ham yağ veya tohumun bulunabilirliği. Bunların bulunabilirliği için çoğu üretici yurtdışını tercih ediyor. Bu durumun altındaki temel sebep ülkemizdeki hammaddenin üretici talebini karşılayamaması ve maliyet olarak yurtdışına kıyasla daha yüksek olması. Tabii ki de bu durumun bizlere yansıması negatif olmaktadır. Böyle bir durumda bitkisel yağ üreticileri pazarları olduğu halde üretimlerini düşük kapasitede gerçekleştirmek zorunda kalıyorlar. Veya iki ay aralıksız çalışılıyorsa iki ay duraksama konumuna geçiliyor. Bu sebepten de biz makine üreticilerin pazarı kısıtlanıyor. Bu sektörde son zamanlarda en önemli konu devlet desteği. Gerek bitkisel yağ üreticileri gerek hammadde üreticileri gerekse biz makine üreticileri devletimizin biraz daha desteklemesi konusunda yardımlarını bekliyoruz ki bizim paramız bizim ülkemizin dışarısına çıkmasın. Bizim çiftçimiz bizim bitkisel yağ üreticimiz bizim makine imalatçımız kazansın düşüncesindeyiz.

Bitkisel yağ sektörünün teknoloji kullanımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bitkisel yağ sektöründe şu anda teknoloji, otomatikleşmeye doğru hızla ilerlemektedir. Daha hızlı ve sorunsuz bir üretim için bitkisel yağ üreticilerinin geneli artık otomatik tesislere geçmektedir. Bir de, ne kadar bu prosesleri dizayn ederken yerli teknolojilerimiz kullanmak adına çabalasak da bazı ürünlerde yurtdışı (yüksek basınçlı buhar kazanı gibi) teknolojilerini tercih etmek zorunda kalıyoruz. Devletimizin desteği ve değerli mühendis arkadaşlarımızın başarılarıyla ülkemizde de bu tarz teknolojileri üretebileceğimiz kanısındayız.

Sektördeki son teknolojik yeniliklere ilişkin kısaca bilgi verir misiniz?

Ucu açık bir sektör olduğu için gerek maliyet adına gerekse kaliteli üretim adına teknoloji her geçen gün hızla yenilenmektedir. Bu durum da biz makine sanayi üreticilerini doğrudan etkilemektedir. PAR-TEK ailesi olarak son teknolojileri yakından takip etmekte ve bunları kullanarak müşteri memnuniyeti adına yaptığımız tesisleri özenle teslim etmekteyiz. Bu konuda öncü firma olmak adına Ar-Ge çalışmalarımız tüm hızıyla devam etmektedir.

Önümüzdeki döneme ilişkin hedefleriniz nelerdir?

Çam ağacından reçine eldesi için ekstraksiyon tesisini teslim etmek üzereyiz. Bu konuda Ar-Ge çalışmalarımızı hızlandırıp bu sektörde de öncü firma olmak istiyoruz. Bitkisel yağ sektörü için ise 50-1.000 ton kapasite aralığında tesisler kurabilme gücüne sahibiz. Güncel teknolojileri yakından takip ederek müşterilerimize daha az maliyetli daha kaliteli tesisler teslim etmek adına var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Daha sonrasında ise 500 metrekare kapalı alanda faaliyet gösterdiğimiz imalat alanımızı, önümüzdeki yıl bin 500 metrekare kapalı alana çıkarmayı planlıyoruz.