Meyve suyu ihracatında yüzler gülüyor

“Almanya, ABD ve Kanada gibi ülkelerdeki kişi başı 30-32 litrelik tüketim ile karşılaştırıldığında tüketicimizin henüz doygunluk seviyesinden çok uzakta olduğunu görüyoruz. Ülkemizde yeterli ve dengeli beslenme bilincinin artacağı temennisi ile tüketimde de artışın olacağını ümit etmekteyiz.”

Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Genel Sekreteri İpek İşbitiren, Amerika’dan Hindistan’a, AB ülkelerinden Uzak Doğu’ya kadar 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yapıldığını; ihracatın yılda 300 milyon dolara dayandığını belirterek sektörün ortalama yıllık yüzde 95 dış ticaret fazlası verdiğini söyledi.

Özlem As

Dünyada şu anda meyve suyu pazarının büyüklüğü 11,5 milyar dolar. Avrupa’nın genel tüketimde başta gelen ülkeleri Almanya, Fransa ve İngiltere’de, Kuzey Amerika’da doygunluk gözlenmekle birlikte, Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika, Latin Amerika yerine ve ürüne göre yüzde 50’lik büyümelere rastlanıyor. Sektörün büyüme trendinde olduğu Türkiye ise özellikle ihracatta atakta.
Türkiye'nin sahip olduğu meyve çeşitliliği meyve suyu sektörüne önemli bir avantaj sağlıyor. Bugün dünyada kültürü yapılan 138 meyve türünden 75’e yakını Türkiye’de yetiştirilebiliyor. FAO verilerine göre Türkiye kiraz, incir, kayısı, ayva ve fındık üretimi bakımından dünyada 1’inci, vişnede 2’inci, kestanede ve elmada 3’üncü, Antepfıstığı ve zeytin üretiminde ise 4’üncü sırada.
Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Genel Sekreteri İpek İşbitiren, ülkemizin yıllık 22,2 milyon ton düzeyinde olan meyve üretiminin 1,2 milyon tonluk kısmını işlediklerini belirtti. İşbitiren, Türkiye meyve suyu sektörünün kayda değer ilerleme gösterdiğini ihracatın da yılda 300 milyon dolara dayandığını ve ortalama yıllık yüzde 95 dış ticaret fazlası verdiğini kaydetti.
İpek İşbiteren ile dünyada ve Türkiye’de sektörde ‘neler oluyor’u konuştuk.

Dünyada meyve suyu sektörünün büyüklüğü nedir? Sektör dünyada büyüme trendinde mi?

Dünya meyve suyu pazarının büyüklüğü 11,5 milyar dolar düzeyindedir. Dünya genelinde tüketicilerin tüketim motivasyonlarına, doygunluk seviyeleri, tüketici satın alma gücü, beslenmeye bakış açıları gibi sebeplere bağlı olarak tüketim büyüklüğü de artı ve eksi yönde eser farklılıklar göstermektedir. Avrupa’nın genel tüketimde başta gelen ülkeleri Almanya, Fransa ve İngiltere’de, Kuzey Amerika’da doygunluk gözlenmekle birlikte, Asya Pasifik, Orta Doğu ve Afrika, Latin Amerika yerine ve ürüne göre yüzde 50’lik büyümelere rastlanmaktadır.

Türkiye'ye bakıldığında nasıl bir tablo ile karşılaşırız?

Türkiye tüketim pazarına bakarsak yaklaşık 2,7 milyar TL’lik iç tüketim pazarı görüyoruz. Ülkemiz meyve suyu sektörünün kayda değer ilerleme gösterdiği ihracatın da yılda 300 milyon dolara dayandığını ve ortalama yıllık yüzde 95 dış ticaret fazlası verdiğini de gururla ifade etmek isteriz. %100 meyve suyu ve nektarlar olarak kişi başı tüketim yaklaşık 9lt’ye ulaşmıştır. Almanya, ABD ve Kanada gibi ülkelerdeki kişi başı 30-32 litrelik tüketim ile karşılaştırıldığında tüketicimizin henüz doygunluk seviyesinden çok uzakta olduğunu görüyoruz. Ülkemizde yeterli ve dengeli beslenme bilincinin artacağı temennisi ile tüketimde de artışın olacağını ümit etmekteyiz.
Türk meyve suyu sanayinin hem sektörel hem de Türkiye ekonomisi için başarılı sonuçlar elde ettiği ihracat tarafına da değinmek isteriz. 2018 yılında 300 milyon dolara yakın ihracatın ötesinde ve yüzde 90’dan fazla ihracat fazlasına ulaşılması gurur vericidir. Türk meyve suları, Amerika’dan Hindistan’a, AB ülkelerinden Uzak Doğu’ya 100’ün üzerinde ülkeye ihraç edilmektedir. Bu başarı, sanayimizin dış pazarlarda da ihtiyaçları doğru analiz ettiği, rekabetçi pazar dinamiklerini akılcı yönetebildiği, tüm dünyanın gıda konusunda vazgeçilmez gördüğü kaliteli ve güvenli üretim şartlarını karşıladığının göstergeleridir. Ülkemiz ekonomisinin ve sanayinin sürdürülebilir kalkınması yanı sıra tarımın ve meyveciliğin temel taşı çiftçinin sürdürülebilir memnuniyetini geçerli kılarak ülkemizin coğrafi nimetlerinin en doğru şekilde kullanımı ve gelecek nesillere aktarılması tüm sanayinin ortak ve mutlak ilkesidir.

Türkiye meyvecilikte ne durumda? Dünya pazarındaki yeri nedir?

Şanslıyız ki, coğrafi konum ve doğal kaynaklar Türkiye meyve çeşitliliği açısından avantaj sağlamaktadır. Bugün dünyada kültürü yapılan 138 meyve türünden 75’e yakını ülkemizde yetiştirilebilmektedir. FAO verilerine göre 2017 yılında Türkiye kiraz, incir, kayısı, ayva ve fındık üretimi bakımından dünyada 1’inci, vişnede 2’inci, kestanede ve elmada 3’üncü, Antepfıstığı ve zeytin üretiminde ise 4’üncü büyük ülkedir.
Türkiye’nin bu avantajlı yapısının yanı sıra tüm tarım otoritelerinin de kabul ettiği üzere, tarım arazilerinin küçük ve dağınık yapıda olması, sanayiye yönelik üretim anlayışının henüz yaygılanlaştırılamamış olmasından dolayı hammaddenin sınırlı olması ve teşvik sisteminde hala iyileştirilebilir pek çok alan bulunması çözüm bekleyen konuların başında gelmektedir. Aile tarımı ve şirket tarımı olgularının doğru sentezi ve planlaması ile başarı elde edilebileceğine inancımız tamdır.

Meyve suyu sektörü üretimin ne kadarını kullanıyor?

Meyve suyu endüstrisi, ülkemizin yıllık 22,2 milyon ton düzeyinde olan meyve üretiminin 1,2 milyon tonluk kısmını işlemektedir. Dünya üzerinde işlenebilir tarım alanlarının öneminin giderek arttığı günümüzde, Türkiye’de işlenebilir alanların yüzde 30’u hala boştur ve meyve suyu endüstrisinin gücüyle katma değer kazanabilecek meyve tarımının gelişiminin ülke ekonomisi açısından önemi kendisini tartışılmaz bir fırsat olarak ortaya koymaktadır.

Meyve suyu tüketiminde rakamlar nasıl? En çok hangi ürünler tüketiliyor?

Meyve suyu ve nektarlarda tüketim kişi başı 8,7 litre civarındadır. Ülkemizde tüketicilerin tercihi daha çok nektarlardan yana olmakla birlikte en fazla tüketilen tat şeftali nektarıdır. Şeftali nektarını sırasıyla, karışık, vişne ve kayısı nektarı takip etmektedir. Amerika ve AB ülkelerinde de olduğu gibi %100 ürünler ve özellikle portakal suyu tercih edilmektedir.

Tüketici eğilimleri ne yönde?

Diğer pek çok kategoride olduğu gibi yapılan araştırmalar tüketicilerin ürün satın alma sırasında beslenme faydasına, ürün güvenilirliğine, kolay erişime, marka deneyimine, yerellik ve sürdürülebilirliğe faydaya dikkat ettiğini göstermektedir. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu ülkemizde bu özelliklere dokunan ürünler sunan sektörümüzün markaları çeşitli yarışmalarda repütasyonu yüksek ödüllere de layık görülmektedir. Bu bağlamda farklı meyvelerin karıştırılması ile elde edilen %100 meyve sularını, şekersiz nektarları, doğal tatlandırıcılı nektarları ve içecekleri özellikle yükselen bir trend olarak gözlemlemekteyiz. Aynı zamanda biraz daha katma değerli ürünler olarak da fonksiyonel ürünleri potansiyel olarak görmekteyiz.

Sağlıklı beslenme, diyet ve önemli markaların içecek makinelerinin etkisiyle evde meyve sebze suları hazırlamak son dönem moda. Bu durum hazır meyve suyu tüketimini etkiliyor mu?

Bizim için öncelik tüketicinin dengeli ve yeterli beslenmesini sağlayacak porsiyonda tüketimi ve bunu yaparken de gıda güvenliğinden taviz vermemesidir. Evde hazırlanan yiyecek ve içecekler için bunun kayıtsız sağlandığı inancı her durum için geçerli olamamaktadır. Dolayısıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yanı sıra, Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı gibi kamu kurumlarının sorumlu oldukları alanlarda yaptıkları denetimlere olan inancına vatandaşımız sahip çıkmalıdır. Gıdada izlenebilirlik endüstrimizin her daim geliştirmekte olduğu bir alandır, Japonya’da Türk meyve suyu içen bir tüketici, bunun meyvesinin hangi bahçeden alındığı, hangi fabrika hattında işlendiğine kadar geriye dönük takip yapabilme imkanına sahiptir. Böylelikle tüketici tam güvenini akılcı bir yol ile sağlayabilmektedir.
Kamuoyunda ambalajlı gıdanın konumu hakkında gerçeklerin ehil olmayan kişilerin yanlış bakış açılarını veya tecrübelerini münferit tutmak yerine tüm toplum için genellemeleri, bilime dayalı olmayan yorumların tüketicilerin zihnini ve algısını kirletme riski endişe ile izlediğimiz gelişmelerdir. Doğru bilgilendirme için markaların çalışmaları yanı sıra derneğimizin bilime dayalı gerçekleri esas alarak oluşturduğu meyvesuyuyarar.com iletişim kanallarını takip etmelerini özellikle tavsiye ederiz. Kısacası, meyvenin insan sağlığı için tartışılmaz yararlarından faydalanmak her insanın doğal hakkıdır ve sektörümüz buna imkan sağlamak için uygun teknolojiyi de kullanarak faaliyet göstermektedir.

Sektörün gündemindeki önemli sorun ve çözüm önerileriniz nelerdir?

Bu sorunuzu üretime ve tüketime yönelik konu başlıkları ile değerlendirmek isteriz.
Üretim tarafına bakarsak;
• Ölçek ekonomisi anlayışının ülke çapında dikkate alınarak sanayiye yönelik hammade
üretimi için gerçekleştirilebilir planlama yapılması
• Arazi toplululaştırmasının alt yapısının hukuki temel de dahil hayata geçirilmesi
• Maliyet dengesini optimum düzeyde tutabilmek adına hammadde kadar diğer girdi
maliyetlerinin sanayinin öncelikleri dikkate alınarak belirlenmesi
• Sektördeki teşvik ve desteklerin bütünsel yarara hizmet edecek şekilde planlanması ve
uygulanması
• Çiftçi Kayıt Sistemi’nin etkin kullanımının en yüksek düzeye çıkartılması
• Çiftçinin iyi tarım uygulamaları ile kısa vade odaklı değil, uzun vadede ortak yarar
getirecek üretim vizyonunu benimsemesi ve hayata geçirmesi
• Sözleşmeli Tarımın artırılması için doğru mekanizmaların kurulması olarak özetleyebiliriz.
Adı geçen konular ülke çapındaki tarım ve kırsal kalkınma politikaları ile yakından ilintili olmakla birlikte, kamu ile iş birliğinde üzerine düşen sorumlulukları bilinci ile işbirlikçi yapısını her daim devam ettiren sanayiciler de ortak yarar için özellikle fabrikaların olduğu bölgelerde çiftçinin en yakın
destekçilerinden biri olmaktadır.
Bu kapsamda sürdürülebilir üretimin önemli dayanaklarından biri ve tarımın en kilit oyuncusu olarak tanımlanabilecek çiftçinin emeğinin karşılığını adil olarak optimum kazanç olarak alabilmesi için Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri (Tarım Kredi) ile meyve suyu sanayinin çatı kuruluşu Meyve Suyu
Endüstrisi Derneği (MEYED) üyeleri arasında, bağlı birlikler aracılığı ile hammadde temini konusunda ciddi girişimler hayata geçirilmiştir. Geçtiğimiz sene bölge çiftçisi başta olmak üzere tedarik zincirindeki tüm paydaşların memnun kaldığı Kütahya bölgesi vişne temini pilot projesi sonrası, bu
sene kayısı, şeftali, Kiraz ve vişne hammadde ihtiyacının büyük kısmının, ülke genelinde Tarım Kredi’nin 17 Bölge Birliğine bağlı Kooperatifler tarafından karşılanması ve yaklaşık 150 bin ton meyve tedariğinin sağlanması üzerine prensip kararları alınmıştır.
Tüketici tarafında ise; ulusal ve uluslararası kabul gören bilim odaklı, yeterli ve dengeli beslenmeye uygun gerçeklerin tüketicinin aklında soru işaretleri bırakmayacak yalınlıkta sistemli şekilde konular hakkında bilimsel tecrübesi yadsınamayacak uzmanlar aracılığı ile iletilmesi hususunda kamuoyu
çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu vesile ile sektörümüzün en geniş katılımlı konferansı olan ve 2010 yılından bu yana MEYED ev sahipliğinde devam eden ve meyve suyunun dünya ve Türkiye’de güncel gelişmelerinin ekonomi,
tarım, teknoloji, tüketim, sürdürülebilirlik gibi başlıklarda uzmanlarca ele alınacağı 10. Juiceful Istanbul Summit’e davet etmekten mutluluk duyarız.