Obezite Üzerinde Konjuge Linoleik Asitin (CLA) Önemi

Yrd. Doç. Dr. Gökhan KAVAS Yük.Zir.Müh.Nazan KAVAS Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi-Süt Teknolojisi Bölümü. Bornova-İzmir.

Gıdaların temel fonksiyonları, organizmanın metabolik aktivitesi için gerekli olan protein, enerji, vitamin ve mineraller gibi mikro ve makro besin unsurlarını sağlamakla birlikte, sağlık açısından olumlu etkileri olan birçok bileşiği de içermeleridir. Son yıllarda bazı besinlerin doğal yollardan hastalıkların önlenmesi ve tedavisindeki etkinliğinin bilimsel olarak ortaya konulması neticesinde doğal sağlık ürünleri daha fazla tüketilmeye başlamıştır. Fonksiyonel besinler olarak da bilinen bu gıdalar, besleyici özellikleri dışında vücudumuza fizyolojik yararlar sağlayan ve kronik hastalık riskini azaltabilen besinlere denilmektedir. Bu fonksiyonel bileşiklerden birisi de, son yıllarda büyük ilgi gören ve insan sağlığı üzerine çok önemli etkileri bulunan konjuge linoleik asit (CLA) izomerleridir. Ruminant hayvanlardan elde edilen et, süt ve süt ürünlerinde bulunduğu uzun yıllardan beri bilinen, ancak biyolojik etkileri 1980’li yıllardan itibaren yapılan çalışmalarla ortaya konulan konjuge linoleik asit (CLA), 18 karbon atomuna sahip, omega-6 esansiyel yağ asidi olan linoleik asitin geometrik ve pozisyonel izomerlerinin bir sınıfı olarak tanımlanmaktadır. CLA’da bulunan iki çift bağ, karbon zincirindeki 9 ve 10, 11 ve 12 yada 11 ve 13. pozisyonlarda değişik cis-trans konfigürasyonlarından farklı izomerler halinde sıralanmıştır. CLA izomerleri içinde cis-9, trans-11 oktadekadionik asit biyolojik aktivite açısından oldukça önemlidirler. Cis-9, trans-11, konjuge linoleik asit izomeri, linoleik ve linolenik asitlerin mikrobiyal biyohidrojenasyonu ile sığır ve diğer geviş getiren hayvanların işkembesinde üretilmektedir. CLA manda ve sığır işkembelerinde endojen olarak bulunan ‘Butyrivibro fibrosolvens’ bakterisine ait linoleik asit izomeraz enzim aktivasyonu sonucunda linoleik asidin biohidrojenasyonu aşamasında oluşmaktadır. Linoleik asitin tek ya da her iki çift bağının yeri reaksiyonlar neticesinde değiştiğinde konjuge linoleik asit oluşmaktadır (Şekil 1) Linoleik asit (c-9, c-12) CLA, c-9, t-11 izomeri CLA, t-10, c-12 izomeri octadecadienoic acid Şekil 1. Linoleik asit ve CLA’nın iki izomerinin kimyasal yapısı . CLA başta süt ürünleri olmak üzere besinlerde doğal olarak bulunmaktadır. İnek sütü türevleri CLA içeriği açısından, hayvanın beslenme şekline göre farklılık gösterir. Mera ve otlaklarda beslenenlerde yüksek, çimle beslenenlerde düşüktür. Süt ürünlerindeki CLA konsantrasyonu hayvanın diyetine bağlı olarak 2.9 mg /gr yağ ile 8.92 mg /gr yağ arasında değişiklik göstermekte ve toplam CLA’nın yüzde 73 ile yüzde 93’ü 9-cis, trans-11 olacak şekilde dağılım göstermektedir. CLA’nın günlük tüketim miktarı üzerinde yapılan çalışmalarda, erkekler için tüketilmesi gereken düzey 212 mg/gün, kadınlar için ise 151 mg/gün olarak saptanmıştır. CLA esansiyel bir yağ asidi niteliği taşımakta ve günlük gereksinimin gıdalarla sağlanması gerekliliği bulunmaktadır. Farklı gıdalarda bulunan CLA düzeyleri Çizelge 1’ de gösterilmiştir. İnsanlar için gerekli miktarın yüzde 60’ı süt ürünlerinden, yüzde 37’si et ürünlerinden ve çoğunlukla cis-9, trans-11 CLA izomeri olarak sağlanmaktadır. Ticari preparatları ise linoleik asidin izomerizasyonu ile ve cis-9, trans-11 ve trans-10, cis-12 oktadeenoik asitten 1:1 oranında hazırlanarak üretilmektedir . Çizelge 1. Bazı besinlerin CLA içerikleri ( mg/g yağ) Besinler CLA (mg/g yağ) Süt ürünleri Homojenize süt 5,0 %2 yağlı süt 4,1 Konsantre süt 7,0 Yoğurt 4,8 Tereyağı 6,0 Ayran 5,4 Dondurma 3,6 Beyaz peynir 4,5 Cheddar peyniri 4,1 Etler Sığır eti 4,3 Dana eti 2,7 Kuzu eti 5,6 Tavuk eti 0,9 Somon balığı 0,3 Diğer Yumurta sarısı 0,6 Ayçiçek Yağı 0,4 Konola yağı 0,5 Mısırözü yağı 0,2 CLA’nın insan sağlık üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla çok sayıda araştırma gerçekleştirilmiş ve bu araştırma sonuçlarında söz konusu esansiyel yağ asidinin sağlık üzerinde fizyolojik ve biyolojik çok farklı etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu fizyolojik ve biyolojik etkiler şu şekilde özetlenebilir: antikarsinojenik etki (özellikle deri, mide, meme ve kolon tümörlerinin engellenmesinde); immun sistemi kuvvetlendirici etki; inflamasyonu azaltıcı etki; kan insülin ve leptin düzeyleri üzerine etkiler; arteriosklerozis (damar serliği) riskini azaltıcı etki; vücut yağ birikimini azaltıcı etkisi/ vücut yağını azaltma etkisi; iskelet kası üzerine etkiler/ kemik mineralizasyonunu arttırıcı etki (CLA’nın kemik biolojisi üzerine etkisinin diyetteki n-3 ve n-6 yağ asitleri ile ilintili olduğu bildirilmektedir); antioksidan etki; metabolik hızı artırıcı etki gibi. CLA sağlık üzerinde son derece etkili olmakta ve bu etkilerin en önemlilerinden biri de vücut yağ birikimini azaltıcı ve obeziteyi önleyici etki olarak karşımıza çıkmaktadır. Konu ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda; CLA’nın hücrelerin fosfolipid duvarlarının optimum fonksiyonunu yerine getirebilmesi için gerekli olduğu tespit edilmiş ve CLA’yı yeterli düzeyde bünyesinde bulunduran sağlıklı hücre membranlarının, yağların, proteinlerin ve karbonhidratların yağ hücreleri şeklinde depolanması yerine söz konusu bileşikleri kas hücrelerine, bağlayıcı dokulara ve organ hücreleri gibi aktif hücrelere girmelerine izin verdikleri bildirilmiştir. Uzmanlar hücre membranlarındaki CLA’nın yetersiz olduğu durumlarda ise, yağ, protein ve karbonhidratların kas hücrelerine girişinin engellenebileceğini ve bu durumda vücutta aşırı yağ birikiminin gerçekleşebildiğini ifade etmektedirler. Araştırmalarda CLA’nın, yağ asitlerinin lipolizini ve beta oksidasyonunu artırarak adipoz (yağ) dokudaki yağ asitlerinin birikimini azalttığı, vücut yağ hücrelerinin sayısını azaltmaktan daha çok, yağ hücrelerinin boyutunu azaltma yönünde etki gösterdiği belirlenmiştir. İlk kez 1997 yılında Park ve ark. tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada; ratlarda diyete yüzde 0.05 oranında ilave edilen CLA’nın vücut yağını yüzde 60 oranında azalttığı belirlenmiştir. Yapılan bir başka çalışma ise CLA gelişmekte olan rat, sığır ve domuz gibi hayvanlarda denenmiştir. Bu araştırmada; hayvanlarına diyetlerine 0.5 g/100 ile 2 g/100 g düzeyinde CLA eklenmiş ve bu şekildeki bir tüketimin ile alımının vücudun yağ içeriğini azalttığı belirtilmiştir. CLA’nın vücut yağını azalttığına dair hayvan denekler ile ilgili çok fazla çalışma yapılmış olmasına karşın, insanlar üzerinde konu ile ilgili yapılmış çalışma sayısının az sayıda olduğu görülmektedir. Batı toplumunda obez sayısının giderek artması ve bunun da metabolik sendrom (MS)’la ilişkisi yüzünden CLA’nın obezite üzerinde etkileri önemli olmakla birlikte bulguların çelişkili olduğu da görülmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda diyetsel CLA izomerlerinin vücutta yağ dokusunu azaltıp, protein, mineral ve su birikimini ve buna bağlı olarak da yağsız kas dokusunu arttırdığı ifade edilmektedir. Bu mekanizma ile ilgili olarak uzmanlar; CLA izomerlerinin vücutta yağ depolanmasını sağlayan lipoprotein-lipaz enziminin aktivitesini engellediğini ve bunun neticesinde de metabolizmada az yağ depolanması gerçekleştiğini açıklamaktadırlar. CLA’nın vücut ağırlığı üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılan bir çalışmada, vücut kitle indeksi yüksek olan aşırı kilolu bireylerin diyetlerine 1.7g, 3.4 g, 5.1g, 6.8g/gün düzeyinde CLA ve 9g/gün miktarında da zeytin yağı 12 hafta süreyle verilmiştir. Araştırmada CLA alımının vücut yağ kitlesini önemli düzeyde azalttığı ve günde 3.4g CLA’nın tüketiminin yağ kitlesinin azalması yönünde en etkili ve en uygun düzey olduğu tespit edilmiştir. İnsan denekleri üzerinde yapılan bir başka çalışmada; 7 hafta süre ile CLA alımından sonra lipid depolarının bir göstergesi olan leptin de azalma olduğu, ancak bu etkinin 9. haftada kaybolduğunu belirlenmiştir. Klinik ve güvenli insan çalışmalarının yetersizliğine rağmen, diyetle CLA ilavesi ağırlık kaybettirici ajan olarak obezlerde ve yüksek risk grubu olan diyabetik hastalarda kullanılmaktadır. Gauller ve ark. tarafından yapılan bir çalışmada; CLA’nın bireylerin BKİ (Beden Kitle İndeksi), kemik mineral kompozisyonu, yağsız doku kitlesi ve vücut ağırlığına etkisini incelemişlerdir. Bu amaçla bireylere bir yıl süre ile 3.4 g CLA verilmiştir. Bir yıl sonunda bireylerin lipoprotein (a) ve trombositlerinde artış olmuş, açlık kan şekeri düzeylerinin değişmediği rapor edilmiştir. Ayrıca bu çalışmalarda, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) düzeylerinde farklılık olmadığı, total kolesterol ve düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) düzeylerinde ise azalmalar olduğu belirlenmiştir. Yağsız doku kitlesi ve kemik mineral yoğunluğunda ise CLA’nın etkisi gözlenmemiş, ancak vücut ağırlığı ve yağ dokusunun azalması üzerinde etkiler tespit edilmiştir. Obezite üzerine CLA’nın etkisini belirlemek amacıyla yapılan bir diğer çalışmada; normal kilolu 10’ar kişilik egzersiz yapan gönüllülerden oluşan deney grubuna günde 1.8 g CLA karışımı, kontrol grubuna ise hidrojel verilmiştir. 12 haftalık araştırma sonucunda her iki grubun vücut ağırlığında herhangi bir fark bulunmamakla birlikte, CLA verilen grubun vücut yağ oranında kontrol grubuna göre yüzde 4 düzeyinde bir azalma tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışma neticesinde; CLA’nın egzersiz yapan sağlıklı bireylerde bile vücut yağını azaltıcı etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Konu ile ilgili olarak ülkemizde yaşları 22 ile 48 arasında değişen 24 obez kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, obez kadınlardan 12’sinin diyetlerine günde 1.8 g CLA 8 hafta süre ile ilave edilmiş ve normal diyet uygulanan diğer obez kadınlarla karşılaştırma yapılmıştır. Çalışmanın sonunda diyetle CLA verilen 12 kadının vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, bel ve kalça çevresi ölçümlerinde azalma sağlanmış, ancak vücut yağ ve kas oranlarında değişme gözlemlenmemiştir. Sonuç olarak CLA’nın hayvan ve insanlarda uzun süreli etkisinin vücut ağırlığını değiştirmeksizin vücut yağını azaltıcı yönde etkisi olduğu, ayrıca fiziksel aktivitenin arttırılması ile bu etkinin maksimum düzeye çıkacağı ifade edilmektedir. Kaynaklar Blankson, H., Jakop, A., Fapertun, H. 2000. Conjugated linoleic acid reduces body fat mass in overweight and obese humans. J. Nutr. 130: 2943-2948. Cherian, G., Georger, M.P., Ahn, D.U. 2002. Conjugated linoleic acid with fish oil alter yolk n-3 and trans fatty acid content and voletile compounds in raw, cooked and irradiated egg. Poultry Sci. 81: 1571-1577. Gaullier JM, Halse J, Hoye K, Kristiansen K, Fagertun H, Vik H, et al.2004. Conjugated linoleic acid supplementation for 1 y reduces body fat mass in healthy overweight humans. Am J Clin Nutr.79:1118-25. Kaya, A., Çelebi, Ş., 2008., Konjuge Linoleik Asitin Biyolojik Özellikleri ve Hayvansal Ürünlerde Miktarını Artırmaya Yönelik Bazı Çalışmalar. Hayvansal Üretim 49(1), 62-68. Lee, S.W., Chouinard, Y., Van, B.N. 2006. Conjugated linoleic acids alter milk fatty acid composition and inhibit milk fat secretion in dairy cows. Asian Aust. J. Anim. Sci. 19(6): 799-805. Neriman İnanç, 2006. Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences) 15(2) 137-141. Georgy SL, Kelly ND.,2001. Conjugated linoleic acid: A review. Alternative Medicine Review, 6: 367-382. Park Y, Storkson JM, Albright KJ, et al.1999. Evidence that the trans-10, cis-12 isomer of conjugated linoleic acid induces body composition changes in mice. Lipids, 34:235-241. Pariza, M.W., Park, Y., Cook, M.E. 2001. Biologically Active isomers of conjugated linoleic acid. Prog-Lipid Res. 40: 238-298. Sevil K.Ü., Mehmet Û., 2006. Konjuge Linoleik Asit Metabolizması ve Fizyolojik Etkileri Türk Klinik Biyokimya Derg., 4(2): 89-100. Smedman A, Vessby B.2001. Conjugated linoleic acid supplementation in human metabolic effects. Lipids, 36: 773-81. Steinhart H, Rickert R, Winkler K.,2003. Identification and analysis of conjugated linoleic acid isomers (CLA). Eur J Med Res, 8: 370-2. Thom E, Wadstein J, Gudmundsen O. Conjugated linoleic acid reduces body fat in healthy exercising humans. J Int Med Res 2001; 29: 392-6.