Organik atıklardan kompost tesisleri kurulacak

Buğday Derneği, Türkiye’de organik çöplerin (biyo-atık) ayrıştırılarak toplanması ve “siyah altın” tabir edilen kompost elde edilmesi için biri kırsalda, biri belediyelerle birlikte olmak üzere iki projeyi aynı anda yürütüyor. Kompost yapmak, çöp sorununa çözüm sunarken, bir yandan da ürettiği son derece verimli gübre sayesinde en verimsiz toprağı bile canlandırıyor.

Özlem As

Türkiye’de toplanan kentsel katı atık miktarı 25 milyon ton; bu rakam toplam kentsel katı atıkların yüzde 84'ünü oluşturuyor. İstanbul’daki kentsel katı atıklarda, organik madde oranı yüzde 54, bin 9 düzeyinde. Bunu yüzde 15 bin 57 ile kağıt/karton grubu takip ediyor. Çöp depolama sahalarına gönderilen katı atıklar, 2001 ve 2010 yılları arasında yüzde 5 oranında arttı. Avrupa Çevre Ajansı’na göre, düzenli çöp depolama sahalarının sayısı ise 2003’te 15 iken 2012’de 68 oldu.
TÜİK verilerine göre, 2010 yılında Türkiye’deki evsel atıkların yüzde 54’ü düzenli çöp depolama sahalarında yok edilirken, yüzde 44’u çöplüklere boşaltıldı ve yüzde 2'si biyolojik arıtma veya başka metotlarla bertaraf edildi.
Buğday Derneği, çöp olarak adlandırdığımız bu atıklardan fayda sağlanması şu anda iki proje yürütüyor.
Buğday Derneği, Türkiye’de organik çöplerin (biyo-atık) ayrıştırılarak toplanması ve “siyah altın” tabir edilen kompost elde edilmesi için biri kırsalda, biri belediyelerle birlikte olmak üzere iki projeyi aynı anda yürütüyor. Kompost yapmak, çöp sorununa çözüm sunarken, bir yandan da ürettiği son derece verimli gübre sayesinde en verimsiz toprağı bile canlandırıyor.
Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Projeler Ekibinden Gül Gamze Özkan, yürütülen projelerle projelerle orta büyük ölçekli kompost tesislerin kurulması için Türkiye’ye veri ve tecrübe aktarmayı amaçladıkların bu çerçevede eğitimler verildiğini söyledi.
Özkan, “Datça’da Organik Atıklardan Kompost Gübresi Elde Edilmesi” projesinde, tarlalardan çıkan atıkların kompost yapılması için bölgeye bir dal öğütücü alındı, kompost ve organik tarım eğitimleri verildi. Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu IV Programı kapsamında desteklenen, ''Türkiye Çöpünü Dönüştürüyor'' projesi ise, belediyelerle birlikte orta ve büyük ölçekli kompost tesislerinin kurulması için Türkiye’ye veri ve tecrübe aktarımı yapmayı amaçlıyor” diye konuştu.

Organik atıklar

Bağ bahçe budamalarından kemik ununa, yumurta kabuğundan tütün tozuna, su yosunundan çay artığına kadar çoğunluğun "işe yaramaz çöp ve atık" olarak nitelendirdiği organik atıkların, gübre olarak kullanıldığında yiyecekler için besin değerini artırdığını ifade eden Özkan şunları söyledi:
“En basit tanımı ile bitki ve hayvan kaynaklı atıklara "organik atık/biyo atık" adı verilir. Organik atıklar, doğada mikroorganizmalar yardımıyla kolayca bozunarak temel bileşenlerine ayrılır. Organik atıklar, verimlilik ve besin değeri açısından toprağın en önemli yaşamsal ihtiyaçları arasında yer alıyor. Bağ bahçe budamalarından kemik ununa, yumurta kabuğundan tütün tozuna, su yosunundan çay artığına kadar çoğunluğun "işe yaramaz çöp ve atık" olarak nitelendirdiği organik atıklar, gübre olarak kullanıldığında yiyecekler için besin değerini artırıyor. Diğer yandan çözünebilir biyolojik organik atık (biyo-atık) eğer katı atık depolama sahalarına gönderilirse, doğal bozulma sonucunda , toprak ve yeraltı suyu kirliliğine yol açan büyük miktarlarda, sera gazı (GHG), metan açığa çıkartacaktır.”

Datça’da organik tarımı sürdürülebilir kılma hedefi

“Datça’da Doğa Dostu Tarım için Biyo-Atıklardan Kompost Üretimi” projesinde çiftçinin satın aldığı gübre miktarını azaltmayı, küçük çiftçiyi desteklediklerini ifade eden Özkan, kimyasal gübre kullanımını azaltarak doğayı korumayı ve tarımda sürdürülebilirliği sağlamayı amaçladıklarını ifade etti. Özkan, “Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) tarafından desteklenen ve 1 yıl süren bu projede, Datça’da kimyasal gübre ve pestisit bağımlılığını azaltarak organik tarımı sürdürülebilir kılmayı hedefledik. Kimyasal gübrelerin yoğun kullanımı ve olumsuz etkileri nedeniyle mineral, organik madde ve mikroorganizma bakımından zayıflayan toprakların yeniden verimli hale gelmesi, organik tarımın yapılabilmesi ve üreticinin dışa bağımlılığını azaltmak için kendi kendine gübre üretebilmesi konusunda önemli ilerlemeler kaydettik. Bunun için Datça’daki köylerde teorik ve uygulamalı organik gübre eğitimleri düzenledik gübre üretiminde kullanılacak malzemeleri temin ederek uygulamaların doğrudan yapılmasını sağladık. Farkındalık yaratmak ve bilgileri yaymak için ‘Sağlıklı Toprak ve Sağlıklı Bitkiler için Kompost Rehberi’ ni hazırladık ve yayınladık” diye konuştu.

Kompost tesisleri için bilgi aktarımı

“Türkiye Çöpünü Dönüştürüyor!” projesinde ise Türkiye’de büyük ölçekli kompost üretimi için gereken bilgi ve tecrübe aktarımını sağlamak, bunun için bakanlıklardan belediyelere, pek çok kamu kuruluşu ile birlikte hareket etmeyi hedeflediklerini belirten Özkan, “Yapacaklarımızı özetlemek gerekirse; ilk önce Türkiye’deki belediyelerin kompost konusunda durdukları yeri ortaya çıkarmak üzere bir durum ve ihtiyaç analizi yapıyoruz. Bunun için Belediyelerin katılımına açık bir anket düzenledik. Bu ihtiyaç analizi sonucunda; anket katılımcıları arasından 21 Belediye seçilerek, temsilcileriyle birlikte, AB'deki kompost konusunda iyi uygulamalarıyla öne çıkan 3 Avrupa şehrine saha ziyareti gerçekleştireceğiz. Yerel yönetimlere yönelik bir kompost rehberi hazırlayacak ve son olarak Türkiye’de bir kompost konferansı düzenleyeceğiz” dedi.

Bölgenin yapısına uygun kompost tesisleri hedefleniyor

Projenin ana hedefini “Türkiye’de kompost yapımı konusunda hem belediyeler, hem de halkta farkındalık yaratmak, yöre ihtiyaçlarına göre planlanmış, efektif kompost tesislerinin kurulmasına önayak olmak” olarak aktaran Özkan, sözlerine şöyle devam etti: “Zira, kompost tesisi kurmak yetmiyor; tesislerin bölgenin ihtiyaçlarına ve yapısına uygun olarak kurulması gerekiyor. Bu yapılmadığında, çok büyük paralar harcanan kompost tesisleri kapasite altı çalışıyor ya da atıl kalıyor. Her bölgeye uygun tek bir çözüm yok. Bu nedenle, Avrupa Birliği’ndeki iyi örneklere yapacağımız gezilerimizi, üç ana tema altında toplayacağız: Kırsal, şehir ve turizm bölgelerine odaklanan üç ayrı gezi planlıyoruz. Zira, bir turizm bölgesinin kompost tesisi yapısı, kırsaldakinden çok farklıdır.”
Pek çok ülkenin farklı sistemler ve farklı büyüklükteki tesislerde biyo-atığın kompostlaştırılması için gerekli çalışmalar yaptığını ifade eden Özkan, “Bu çalışmaların bir kısmı da belirli projeler aracılığıyla yürütülmüş. Türkiye’de ise, her ne kadar küçük ölçekli (ev/balkon/bahçe) kompost yapımlarına ilişkin çalışma yürütülmüş olsa da ilk kez sivil toplum tarafından orta ve büyük ölçekli kompost yapımına ilişkin bir proje hayata geçiriliyor” diye konuştu.

Atıklar konusunda Türkiye ne yapıyor?

Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve Belediye Kanunu düzenlemelerine göre kentsel atık yönetiminin iyileştirilmesi için tek sorumluluk belediyelere düşmektedir. Belediyeler atığın toplanması, ulaşımı, ayrıştırılması, geri dönüşümü, yok edilmesi ve katı atıkların depolanması ile ilgili bütün hizmetleri sağlamakla ya da gerekli kurumları bu hizmetleri sağlamak için görevlendirmekle yükümlüdürler.
Düzenli Atık Depolama Yönetmeliği ile belirli bir period içerisinde depolanan çözünebilir biyolojik atığın azaltılması amaçlandı.
2015 Mart ayında, Türkiye'de atık işleme durumunu daha iyi ele almak ve gelişmiş ülkeler ile benzer bir noktaya taşımak için bir girişim başlatılmıştır. Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı atık toplama ve geri dönüşüm (kompost) hakkında Kompost Tebliği’ni yayımlandı. Yakın zamanda kabul edilen bu düzenlemeye göre tüm ilçe belediyeler biyo-atıkların toplanması ve kaynağında ayrıştırılması konusunda sorumludur. Tebliğ, kompost tesislerinin teknik kriterlerini ve üretilen kompostun kalite kriterlerini de düzenliyor. Ancak bu durum kağıt üzerinde kalmakta ve uygulamaya geçme konusunda sıkıntılar yaşanıyor.
Güncel durumda, 8 kompost tesisi ve metan gazından elektrik üreten 6 tesis faaliyet göstermektedir. Ancak bahsettiğimiz gibi, bu tesislerin bir kısmı, kapasite altı çalışmaktadır veya atıl durumda.
Avrupa Çevre Ajansına üye olan diğer ülkelerde, işleyen kentsel katı atık yönetiminin çevreye olan faydaları, sera gazı salımlarını temel alan bir modele dayanarak hesaplanmaktadır. Ne yazık ki bu model şu anda Türkiye’yi kapsamıyor.


Hedefler

Buğday Derneği, “Türkiye Çöpünü Dönüştürüyor” projesiyle Türkiye’yi ve dünyayı çok yakından ilgilendiren dört sorunu çözme yolunda adım atmayı amaçlıyor.

İklim değişikliği (atmosfere sera gazı salınımını engelleyerek)
Çevre kirliliği (toprak ve yeraltı suyunu kirleten sızıntıların oluşmasını engelleyerek)
Biyoçeşitlilik (toprakların çöp depolama / katı atık depolama alanlarına çevrilmemesini sağlayarak)
Türkiye Çevre Durum Raporu – durağan (bilgi aktarımı ve yaygınlaştırılması) düzenlenecek konferans ilgili taraflar ve paydaşların ile ve en az 150 kişinin katılımıyla gerçekleşecektir. Konferans Avrupa ve Türkiye’den ilgili katılımcıları bir araya gelmesini sağlayacak ortak bir platform oluşturacak ve böylece Avrupa ile Türkiye arasındaki sivil toplum diyaloğunun güçlendirilmesini sağlayacak.
Medya / görsel tanıtımlar aracılığıyla hem medyanın hem kamunun bilinçlendirilmesi sağlanacak hem de bahçe ve balkonlarda yapılan kompost sayısının artması ile birlikte çöpe atılan biyo-atık oranı azalacak.