Pestil gibi yöresel tatlı ürünler tekrar yaygınlaşacak

Yöresel sağlıklı ürünlere yönelik ilgiden son dönem nasibini alan ürünlerden biri de pestil. Önümüzdeki dönem pestilin de dahil olduğu yöresel tatlı ürünler pazarının büyümesi ve yeniliklere sahne olması bekleniyor.

Özlem As

Pestil; geleceğin popüler gıdaları arasında gösteriliyor. Özellikle yöresel, sağlıklı ve tatlı bir atıştırmalık isteyenlerin son dönem tercihleri arasında ilk sıralarda yer almaya başladı.
Hülya Meral, pestil gibi yöresel ürünlere ilgiyi İngiltere’de fark ederek Türkiye’de yeniden yaygınlaştırmak için harekete geçmiş.
Ve dijitalleşme ve sağlıklı beslenmeye yönelik artan ilgiden yola çıkarak online yöresel ürün satışına başlıyor.
Önümüzdeki dönem Türkiye’de de yöresel ürünlerde yenilikler olacağını ve pazarın genişleyeceğini dile getiren Meral, Avrupa’da 80 milyar avroluk bir yöresel ürünler pazarı olduğunu ve bunu iyi değerlendirmek gerektiğini söylüyor.
Hülya Meral’le bu sektöre girişini ve yörel ürün pazarının geleceğini konuştuk.

Gazetecilikten online geleneksel ürün satışı… Girişimcilik hikayeniz nasıl başladı?

Uzun süre ulusal bir gazetede çalıştıktan sonra mesleğime ilişkin yeni ne yapabilirim diye araştırmak ve gözlemlemek için Londra’ya taşındım. İngiltere’de de dünyada olduğu gibi medyada eğlence programları başı çekiyordu. Bunun büyük bir kısmını gastronomi içerikli programlar oluşturuyordu.
İngilizler’in bir mutfağı yoktu ama çok ciddi ve köklü bir yemek kültürü vardı. Tükettikleri her şeye dikkat ediyorlardı. Televizyon programlarının içeriği de bu yöndeydi. İngiltere ve Amerika’da da sağlıklı ve besleyici olana, bütünleştirici beslenmeye yönelimi fark ettiğimde Türkiye’den numune pestil götürüp orada satabilir miyim diye denedim. Elimdeki pestillerin hepsini yüzde 400 karla İngilizlere sattım. İçinde dut, süt, bal, ceviz ve fındık olduğunu söylediğimde gösterdikleri ilgiden ve tekrar müşterilerden bu ürünlerin doğru bir tanıtım çalışmasıyla Türkiye’de de yaygınlaştırılabileceğini ve bu geleneksel ürüne yönelik ülkemizdeki tanıtım eksikliğini fark ettim. Gümrükte yaşanabilecek sorunlar nedeniyle İngiltere'ye satış konusunu şimdilik askıya almaya karar verdim.

Sağlıklı beslenme trendi sosyal medyadaki paylaşımlarla iki yıl önce Türkiye’yi de etkisi altına almaya başladı. E-ticaret sektörünü mesleğim dolayısıyla yakından takip ediyordum. 2012’de 6 milyon olan internetten alışveriş yapanların sayısı bugün 15 milyona yükseldi. Bu önemli bir artış. TÜİK’in Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre, 2016 yılında yüzde 20,9 olan, internet üzerinden mal ve hizmet siparişi veren ya da satın alanların oranı 2017 yılında yüzde 24,9’a yükseldi. Geleceğin alışveriş alışkanlıkları internet ve teknolojiye göre şekillenecek. Ticari bir işletme açmak için ilk etapta dijitalden başlamak riski daha aza indirdiği için e-ticaret sitesi ile başladık. Somut bir dükkan açma planımız da var. Ürünleri deneyerek almak için depomuzu ziyaret etmek isteyen çok oluyor.
 
Sağlıklı beslenme trendi nedeniyle doğala dönüş var. Önümüzdeki günlerde pekmez ve özellikle pestilin çok daha fazla tüketileceği konuşuluyor. Bu sektörün içinde biri olarak siz söz konusu ürünlere yönelimi nasıl değerlendiriyorsunuz? Popülerliği artacak mı gerçekten?

Doğala dönüş bir trend değil, artık zorunluluk. Yukarıya doğru sürekli bir artış olacağından eminiz. Coğrafi işaretli, çok kıymetli ve gelecekte kıymeti daha da artacak bir ürün satıyoruz. Müşterilerimizin yüzde 90’ı kadınlar. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’de kadınlar artık çok daha bilinçli ve ailelerinin sağlığı için gelirlerinin yüzde 90’ını rahatlıkla harcıyorlar. Çocukların enerji ihtiyacını karşılamak için şekerleme, baklava veya çikolata yerine pestil veya cevizli sucuk yedirmeye başlayan annelerin sayısı artıyor. Sporcular, plaza çalışanları, mevlid düzenleyenler, sevdiklerine hediye göndermek isteyenler için yeni bir alternatif pestil. Glukozlu ürünlerin vücuda olan olumsuz etkisi artık biliniyor. Bu sebeple şekersiz pekmeze olan ilgi de her geçen gün artıyor ancak piyasada güvenilir ürün bulmak zor.

Şu an pek çok kişi kullanılan katkı maddeleri nedeniyle uzun süre rafta kalabilen, paketli gıdaları tüketmekten kaçınıyor. Gıda ürünlerini köyündeki tanıdıklardan, aile yakınlarından, köyde ürettikleri veya köylerden topladıkları ürünleri sosyal medyadan satanlardan alıyor ancak bu durumu oldukça riskli görüyorum. Her gıdanın sağlıklı koşullarda üretildiğinden emin olamayız. Örneğin; anneannenizin tamamen iyi niyetle odun ateşinde, kazanda kaynattığı dut pekmezinin sıcaklığı belli bir derecenin üzerine çıktığı zaman kanserojen ve genotoksik (genleri bozan) olduğu düşünülüyor. Belki de kaş yaparken göz çıkarmış oluyorsunuz. Mutlaka gıda mühendisi kontrolünde yapılan, etiketli ürünlerin tüketilmesi gerekir. Yakın gelecekte sağlıklı gıdaya ulaşmak oldukça zor ve daha pahalı olacak.
 
Türkiye'de pestil, pekmez gibi ürünlerin üretimi ne durumda?

Gümüşhane’de 28 işletmeyle yılda 5 bin ton üretim gerçekleştiriliyor. Diğer illerimizde bin tonluk üretim mevcut. Toplamda 6 bin ton üretim yapılıyor. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki işletmelerin yüzde 90’ı pestil ve köme (cevizli sucuk) üretiyor.

Pazardaki beklentiler nasıl?

Geçtiğimiz ay Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ve Gümüşhane Üniversitesi işbirliğinde bir çalıştay düzenlendi. Çalıştay sonrasında pek çok yeniliğe gidileceğini ve pazarın daha da genişleyeceğini düşünüyorum. Avrupa’da 80 milyar avroluk bir yöresel ürünler pazarı var. Bunu iyi değerlendirmeliyiz.
 
Ürünlerinizi nasıl nereden tedarik ediyorsunuz?

Ürünler Gümüşhane’de, gıda mühendisleri gözetim ve kontrolünde, fabrika ortamında üretiliyor. Üründe tazelik önemli olduğu için stok tutmuyoruz, sipariş oranına göre taze üretim yapılıyor. Günlük olarak İstanbul’a geliyor ve buradan Türkiye’nin dört bir yanına kargoluyoruz.

Hangi ürünleriniz daha çok talep görüyor?

Gümüşhane’de köme, diğer illerimizde orcik, Maraş sucuğu, bandırma ve şeker sucuk diye bilinen çeşidimiz en fazla satılan ürünlerimizden. Hastane ziyaretine giderken hediye olarak, spor sonrası tüketmek için, ofiste beş çayı saatinde, çocukların beslenme çantasında, plazalardaki toplantı salonlarında kurabiye yerine pestil ve cevizli sucuk tercih edilebiliyor. Bir de içi fındık ezmeli olan rulo ve üçgen şeklindeki pestilimiz oldukça fazla talep görüyor. Birinci
sınıf ürünler olduğu için tekrar müşterimiz çok fazla. Tüketiciler ürünlerin tazeliği ve yumuşaklığından memnunlar. Bir kez denedikten sonra devamlı müşterimiz oluyorlar.

Ürünlerinizi satın alan kitlenin belirli bir profilinden söz etmek mümkün mü?

Pestil ve köme yoğunlukla Gümüşhane’de üretildiği için daha çok Karadeniz bölgesindeki illerde yaşayan veya yazları bu illerimize tatile gidenlerin yoğunlukla satın aldığı bir ürün. Ürünlerin metropollerde satılması, üretim yapan markaların fuarlara katılımı ve diğer bölgelerimizde de ürün satışının artması nedeniyle tüketimi gitgide yayılıyor. Pestil Dükkanı olarak amacımız pestil ve kömeyi daha önce hiç tüketmemiş olanlarla da buluşturmak.
Kurumsal şirketler, çocuk sahibi anneler, sağlıklı beslenmeyi yaşam biçimi haline getirenler müşteri kitlemizi oluşturuyor. Ortak yönleri dijital medyayı, özellikle sosyal medyayı yoğun olarak kullanmaları ve online alışveriş alışkanlıklarının olması. 25- 45 yaş kadın tüketicimiz yoğunlukta.
 
Hangi ürünleri satıyorsunuz? Talep doğrultunda yeni ürünler olacak mı?

Cevizli ve fındıklı pestil, cevizli sucuk, içi fındık ezmeli rulo ve üçgen pestil, dışı fındık- hindistan cevizi ve antep fıstığına batırılmış 3 çeşit top pestil ve sushi şeklinde sarılıp kesilen ballı sarma çeşitlerimiz var. Ana ürünlerimiz bunlar. Şekersiz dut pekmezi, harnup pekmezi, şekersiz ve normal kuşburnu marmeladı, dut kurusu, ceviz ve fındık, fındık ezmesi, tahin de satıyoruz.
Şekersiz pestile yoğun bir talep var. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Bir de şekersiz fındık veya fıstık ezmesi ile çiğ kuruyemiş çok soruluyor. Önümüzdeki günlerde ürün gamına ballı fıstık ezmesi, iyi tarım uygulamaları kapsamında üretilen kumkat, ayva, portakal, çilek ve mandalina reçeli ve birkaç ürün daha ekleyeceğiz. Müşterilerimiz pestilin yanında başka ürün de görmek ve sepete eklemek istiyor.

Önümüzdeki döneme ilişkin önünüze koyduğunuz hedefler var mı? Türkiye ve dünya pazarına ilişkin…

2018’de çeşitli marketing çalışmaları, fuar ve festivallerle ürünleri Türkiye’de daha da yaygınlaştırarak tatlıda yeni trend haline getirmeyi ve satış noktalarımızı artırmayı planlıyoruz. Yeni yılda Doğan Holding, Teknosa gibi kurumlarla çeşitli işbirliği anlaşmaları imzaladık. Kurumsal şirketlerle işbirliklerimiz devam edecek. 2019’da Orta Doğu pazarına girmeyi planlıyoruz. Türkiye’deki pek çok gıda firmasının ve restoran grubunun bu pazara girmiş olması ve buradaki hedef kitlenin ürünlere ilgisi bu kararımızda etkili. Zaman zaman yatırımcılarla görüşmelerimiz oluyor, şimdiden zeminini hazırlıyoruz.