Pestisit kullanımındaki ‘bilinmezlik’ endişe yaratıyor

Gelişmekte olan ülkelerde, gıdalardaki tehlikeli pestisit seviyelerine maruz kalma sonucu oluşan akut zehirlenmenin etkileri sanayileşmiş ülkelere kıyasla çok daha ciddi.

2018 yılında dünya genelinde satışı yapılan aktif madde miktarı 3,8 milyon ton. Ülkemizde kullanılan pestisit miktarının ise yıllık 30-40 bin ton arasında olduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de limitlerin üzerinde kullanımı ile ilgili kamuoyuna yansıyan araştırmalar, ihracattan dönen ürünler ve kullanımın hızla artışı birçok kaygıyı da beraberinde getiriyor. Pestisitler, kontrolsüz ve yoğun kullanımla birlikte insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin yanında uygulandığı alanla sınırlı kalmayıp havaya toprağa ve suyu karışması nedeniyle de eleştirilerin odağında.

Özlem As
Pestisit, endüstriyel tarımda mantar, böcek, yabani otlara vs. karşı kullanılan kimyasallar olarak nitelendiriliyor. Tüm dünyada özellikle 1940’lardan bu yana modern, endüstriyel tarımla birlikte kullanımı hızla artıyor. 2018 yılında dünya genelinde satışı yapılan aktif madde miktarı 3,8 milyon ton. Ülkemizde kullanılan pestisit miktarının ise yıllık 30-40 bin ton arasında olduğu tahmin ediliyor.
Ve yapılan araştırmalar, gelişmekte olan ülkelerde, gıdalardaki tehlikeli pestisit seviyelerine maruz kalma sonucu oluşan akut zehirlenmenin etkileri sanayileşmiş ülkelere kıyasla çok daha ciddidir.
Türkiye’de limitlerin üzerinde kullanımı ile ilgili kamuoyuna yansıyan araştırmalar, ihracattan dönen ürünler ve kullanımın hızla artışı birçok kaygıyı da beraberinde getiriyor. Özellikle ihracattan dönen ürünlere ne olduğu bir muamma ve şehir efsanesi aldı başını gidiyor.
Kontrolsüz ve yoğun kullanımla birlikte insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin yanında pestisitlerin uygulandığı alanla sınırlı kalmayıp havaya toprağa ve suyu karışması nedeniyle de eleştirilerin odağında.
Buğday Derneği İletişim Koordinatörü Turgay Özçelik, Türkiye'de pestisitler konusunda atılan adımların, yapılan denetimlerin izlenebilirliği konusunda sıkıntı yaşandığını söyledi. “Şeffaflık konusunda eksiklerimiz var” diyen Özçelik, Türkiye'de pestisit kullanımına dair yeterli veri paylaşılmadığı için, endüstriyel tarımın durumunu ihracattan dönen ürünlerden çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.
Tüm dünyada kullanım artışıyla birlikte son dönem Avrupa'daki farkındalığın arttığını söyleyen Özçelik, Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ile birlikte Zehirsiz Sofralar projesiyle harekete geçtiklerini söyledi.
Turgay Özçelik, pestisitlere dair merak edilenleri anlattı.

Pestisitlerin zararlı etkilerinin önüne geçmek için kamu tarafından atılan adımlar ve girişimler yerine ulaşıyor mu?

Türkiye'de pestisitler konusunda atılan adımların, yapılan denetimlerin izlenebilirliği konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Şeffaflık konusunda eksiklerimiz var. Örneğin her pestisit etken maddesi için Türkiye'de uygulanan bir maksimum kalıntı limiti sınırı mevcut, ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu kalıntı limitleri fazlasıyla aşılıyor. Yine pestisitlerin yalnızca reçete ile satılması gerektiğine dair mevzuat söz konusu, ama uygulamada bunun işlemediğine dair veriler var. Türkiye genelde AB tarafından getirilen pestisit yasaklarını ve uygulamaya yönelik yeni mevzuatları birkaç yıl arayla kendi iç hukukuna uyguluyor. Ancak çevrilen bu mevzuatın uygulanması konusunda sıkıntı yaşıyoruz.

Türkiye'de yasaklanmasına rağmen halen kullanılan pestisitler var mı? Eldeki stokları vs tüketmek için… Bu konuda yeterli denetim yapılıyor mu?

Ne yazık ki bu konuda elimizde olumsuz örnekler var. Örneğin tarımda böcek zehiri olarak kullanılan DDT Türkiye'de 80'li yılllarda yasaklanıyor. Ancak 2010 yılında Sakarya Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma yasağın ardından 20 yıl geçmesine rağmen DDT'nin halen kullanıldığını gösteriyor. Bu durum gösteriyor ki getirilen yasakların uygulanmasında eksiklikler mevcut. Denetimlerin artırılması ve sonuçlarının kamuyla paylaşılması gerekiyor.

En son Rusya’ya, Ukrayna'ya ihraç edilen domatesler geri gönderildi. Başka ülke tarafından sağlık gerekçesiyle kabul görmeyen bu ürünlere ne oluyor? Herhangi bir yasal prosedür var mı bu konuda?

Türkiye'de pestisit kullanımına dair yeterli veri paylaşılmadığı için, endüstriyel tarımın durumunu ne yazık ki bu geri gönderilen ürünlerden çıkarmaya çalışıyoruz. Açıkçası bu ürünlerin normalde imha edilmesi gerekiyor. Ancak akıbetleri konusunda net bir bilgi paylaşılmıyor. Geri döndükten sonra iç pazara sunulduğuna dair fikirler var. Ancak dediğim gibi ne imha edildiğine dair ne de iç pazara sunulduğuna dair net bir veri yok. Sadece tahmin yürütülebiliyor.

Pestisitlerin dünyada kullanımı nasıl? Nasıl bir eğilimden söz edebiliriz?

Dünya genelinde pestisit kullanımının her geçen yıl arttığını görüyoruz. Örneğin 2018 yılında dünya genelinde satışı yapılan aktif madde miktarı 3,8 milyon ton. Bu artış beklenen bir durum çünkü pestisitler sadece hedefledikleri canlıları değil, kullanıldığı ortamdaki tüm canlılığı ortadan kaldırarak toprağı verimsiz hale getiriyor. Hedeflenen verime ulaşmak için de her yıl daha fazla pestisit kullanımını zorunlu kılıyor. Kullanımdaki bu artışın yanında, pestisitlerin zararları konusunda özellikle Avrupa'daki farkındalığın arttığını söyleyebiliriz. Zehirsiz Sofralar projesindeki ortağımız ve üyesi olduğumuz Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe), son yıllarda özellikle arılara zarar veren tarım zehirlerinin ve glifosatın yasaklanması ile ilgili çok önemli kampanyalara imza attı ve bunların bir kısmında başarıya ulaştı. Ve şu an “Pestisitsiz Avrupa” hedefiyle çalışmalarını yürütüyor.

Zehirsiz Sofralar için önümüzdeki dönem neler yapacaksınız?

Zehirsiz Sofralar projesinde öncelikli hedefimiz hem üreticilerde hem de tüketicilerde pestisitler konusunda farkındalık yaratmak ve zararları konusunda onları bilgilendirmek. Gerek dünya genelindeki gerekse ülkemizdeki konuyla ilgili araştırmaları, makaleleri derleyerek pestisitler konusunda derli toplu ve derinlikli bir kaynak sunmak istiyoruz. Pestisitlere mahkum olmadığımızı göstermek, pestisitlere alternatif olarak kullanılan yöntem ve uygulamaları göstermek bu yöntemlere çiftçilik yapan hem ülkemizden hem de dünyadan örnekleri sergilemek istiyoruz. Büyük bir belgesel projemiz var bu konuyla ilgili. 10 bölüm sürecek olan belgeselin çekimleri başlamış durumda...
Zehirsiz Sofralar'ın en önemli hedefiyse, ülkemizde pestisitler konusunda birlikte hareket edecek ve mücadele edecek bir ağ yaratmak. Sadece çevre ve tarım örgütlerinin değil, sağlık alanında, hukuk alanında çalışma yapan tüm STK'ları bir araya getirmek gibi bir hedefimiz var. Bu ağın toplantıları İzmir'de başladı. 11 Haziran'da İstanbul'da ve 13 Haziran'da Ankara'da yine bu ağla ilgili toplantılar yapılacak ve kurulacak pestisit karşıtı ağın hedefleri, işleyişi belirlenecek. Son olarak da bu ağla birlikte bir kampanya gerçekleştirerek ülkemizde pestisit kullanımını azaltmak ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından “en tehlikeli” olarak gruplandırılan pestisit etken maddelerinin ülkemizde yasaklanmasını sağlamak istiyoruz.


Pestisitler en çok gelişmekte olan ülkeleri tehdit ediyor

* Tüm dünyada, 1940’lardan bu yana kimyasal ve sentetik pestisitlerin kullanımı büyük bir hızla artmaktadır. Sadece Avrupa Birliği’nde, yılda 200.000 tondan fazla pestisist (aktif madde) kullanılmaktadır. 2005 ve 2010 arasında, toplam küresel satış hacmi 31 milyar ABD dolarından 38 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Küresel olarak kullanılan pestisit miktarı ise, 1950’den bu yana elli kat arttı. Günümüzde ise Çin en fazla miktarda pestisit kullanan ve üreten ülkedir.
*Gelişmekte olan ülkelerde, gıdalardaki tehlikeli pestisit seviyelerine maruz kalma sonucu oluşan akut zehirlenmenin etkileri sanayileşmiş ülkelere kıyasla çok daha ciddidir.
*Pestisitlerde yasadışı ticaret önemli bir küresel sorundur. Gelişmekte olan ülkelerde, pestisitlerin %30 kadarı uluslararası kabul görmüş güvenlik standartlarını karşılamamaktadır. Örneğin Hindistan’da Tarım Bakanlığı, incelenen pestisit örneklerinin üçte birinin resmi standartlara uygun olmadığını açıkladı
* Dünyadaki bütün popülasyonlar pestisit etkisine maruz kalmaktadır. Pestisitlerin her yere yayıldığı bilgisi, gıdanın yanı sıra toprak ve içme suyu üzerinde yapılan araştırmalar sonucu ortaya koyulan verilerle kanıtlanabilmektedir. Dünyanın hemen her yerinde, insanların pestisit kontaminasyonuna bağlı olarak gıda zehirlenmesi, kronik hastalık ve diğer sağlığı olumsuz etkileyen sonuçlar yaşaması büyük risk teşkil etmektedir. Almanya’da, Federal Tüketici Koruma ve Gıda Güvenliği Bürosu, gıdada sağlık riskini oluşturan istenmeyen maddelerle ilgili yıllık bir izlem raporu yayınlamaktadır. Bu yıllık izlem raporları, pestisitlerin bitki kökenli tüm gıda içeriklerinde bulunabileceğini göstermektedir. Örneğin, erik ve marul dahil olmak üzere, Almanya’da incelenen toplam bitki kökenli tarımsal ürünlerin yüzde ikisi, kabul edilemez pestisit uygulamalarına sahip olma belirtilerini gösteriyor.
*İnsanlar için zehirlenme olarak ifade edilen ve teşhis edilmesi görece daha kolay olan akut pestisit zehirlenmesinin tipik belirtileri arasında yorgunluk, baş ağrısı ve vücut ağrıları, cilt rahatsızlığı, cilt döküntüleri, zayıf konsantrasyon, zayıflık, aşırı terleme, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, aşırı terleme, görme bozukluğu, titreme, panik atak, kramp, vb. ve ağır vakalarda koma ve ölüm gibi olumsuz etkiler yer alıyor. Akut pestisit zehirlenmesinin teşhisi genellikle, pestisitlerle temastan kısa bir süre sonra ortaya çıkan bu semptomlardan bir veya daha fazlası tespit edilerek yapılır. Böylelikle hasta veya hekim bu durumu pestisit ile ilintilendirilebilir.
*Gelişmekte olan ülkelerdeki pestisitlerin sıkça sorun olarak ele alınmasına rağmen, toplam pestisit zehirlenmelerinin yüzde 70’i ve ölümlerin yüzde 99’u bu ülkelerde gerçekleşmektedir. Bu durum dünyada kullanılan pestisitlerin sadece yüzde 25’inin orada kullanılmasına rağmen ortaya çıkmaktadır.
Kaynak
Çeviri: Sinem Uğurdağ – Buğday Gönüllü İletişim Ekibi
Kaynak: PAN Germany

*Türkiye'de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verileri, 2009 yılında bayilere satılan bitki koruma ürünleri aktif madde miktarının 37 bin 651 ton iken, bu sayının 2017 yılında 54 bin 098 tona ulaştığını gösteriyor.
*Uludağ Üniversitesi’nden Elif Erbek, Ahmet Özyörük ve Ümit Arslan'ın yapmış olduğu araştırmanın sonucuna göre ise endüstriyel üretimde 1 armuda 18,3 kez, 1 elmaya 11,3 kez, 1 şeftaliye ise 10 kez pestisit uygulanıyor.