Sağım, hayvancılığın en hassas noktası

Bu sayımızda süt sağma makinelerinin teknolojileri ile ilgili Sezer Sağım Teknolojileri Pazarlama Müdürü Serkan Karaca ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Elle süt sağma işlemi zahmetli olduğu kadar dikkat isteyen bir iş. Sağlık açısından da dikkat edilmesi gereken hususlar var. Sağım işleminde süte tüy, toz gibi sağlığımızı etkileyecek mikropların girmemesi gerekiyor. Bu sayımızda süt sağma makinelerinin teknolojileri ile ilgili Sezer Sağım Teknolojileri Pazarlama Müdürü Serkan Karaca ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Büşra Sözen

Üreticilerin sağım sistemlerine olan ilgisini, süt fiyatları ve bu alanda verilen hibe desteklerinin belirlediğini söyleyen Sezer Sağım Teknolojileri Satış ve Pazarlama Müdürü Serkan Karaca, “Dünya genelinde süt fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar, sağım makinelerine olan talebi doğrudan etkileyebilmektedir. Ayrıca,Avrupa Birliği tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla oluşturulan IPARD programı ve T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından üreticilere verilen hibe destekleri de süt hayvancılığı yatırımlarına olan ilgiyi arttırmakta.Son dönemde, özellikle seyyar makine talebinde belirleyici etkenin, üreticilerin elinde bulunan eski ve miadı dolmuş makineleri yenileriyle değiştirmek istemeleri olduğunu düşünüyorum. Ayrıca birçok üretici de yaşadıkları bazı olumsuz olaylar; makinenin arızalanması, sağımın yarıda kalması, meme hastalıkları vb. nedeniyle daha önceden satın almış oldukları makineleri daha iyi bir sağım bir makinesi ile değiştirmek istiyorlar. Bununla birlikte Türkiye’deki işletme sayıları ve hayvan mevcudu göz önüne alındığında, merkezi sağım sistemlerinin yanında seyyar tip sağım makinelerine olan ilginin devam edeceğini söyleyebiliriz. T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 2016 yılı istatistiklere göre, Türkiye’de kayıtlı büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı toplamı 56 milyon başa ulaşmıştır. Bu sayının 14 milyon 222 binini büyükbaş hayvanlar, 41 milyon 925 binini de küçükbaş hayvanlar oluşturmaktadır. Sağılan hayvan sayısına baktığımızda ise bu rakamın toplamda 25 milyon 200 bin adet olduğunu görmekteyiz. Sağılan hayvanlar; koyun 15 milyon 200 bin, inek 5 milyon 430 bin ve keçi 4 milyon 555 bin şeklinde sıralanmaktadır. 2016 yılı süt üretimi ise 2015 yılının biraz gerisinde kalarak 16 milyon 786 bin ton olarak gerçekleşmiştir. İşletme sayısına baktığımızda ise, Türkiye genelinde büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelerin neredeyse yüzde 60’ı 1-5 baş hayvana, yüzde 25’i ise 10-19 baş arası hayvana sahip işletmelerdir. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelerin yüzde 25,3’ü, 20-49 baş hayvanı olan işletme büyüklüğü grubunda yer almaktadır. Bu durum, sağım makinelerine, özellikle seyyar sağım makinesine olan talebi canlı tutmaktadır” dedi.

“Süt sağımı dönemlik bir iş değil”

Süt ve süt ürünlerinin insan yaşamında önemli gıda maddeleri olduğunun altını çizen Karaca; süte ve süt ürünlerine olan ihtiyacın, coğrafya gözetmeksizin artan nüfusla birlikte giderek çoğaldığını söyledi. Karaca, “Dünyada hayvanlar süt verdiği sürece sağım makinelerine olan ihtiyaç da var olmaya devam edecektir. Kaldı ki süt sağımı dönemlik bir iş değildir. Bir çiftlikte sağım, yılın 365 günü kesintisiz devam etmektedir. Bununla birlikte kültür ırkının yaygınlaşması ile süt verimi de artmış, bu da sağımda mekanizasyonu, yani makineli sağımı üretici açısından zorunlu hale getirmiştir. Şu an dünyanın bir çok ülkesinde sağım; mekanizasyondan uzak bir şekilde elle yapılıyor. Elle yapılan sağım, basit bir olay gibi görünmekle beraber tam ve doğru uygulanmazsa hayvanın meme sağlığı bozulabilir ve elde edilen sütün miktar ve kalitesi düşer. Sağım, hayvancılığın en önemli, en hassas ve zor işlerinden biridir. Çünkü günde ortalama 20 kg süt veren ineğin elle sağımında, bir sağımda ortalama bin sıkım (Her litre için ortalama 50 sıkım) yapmak gerekir. 10 adet ineği olan bir çiftçinin sabah ve akşam 10 bin sıkım yapması gerektiği düşünülürse bunun ne kadar zor bir iş olduğu anlaşılır. 10 bin sıkımı kısa bir süre içinde aynı sıklık ve basınçta tekrarlamak mümkün değil. Bunu ancak anne ineği emen buzağılar veya iyi teknolojiye sahip sağım makinesi yapabilir. Ayrıca sağım esnasında hijyen kurallarına da azami dikkati göstermek gerekiyor. Çünkü üretilen ürün, insan gıdası olarak kullanılıyor. El ile sağımda meme temizliğini, sağımcının ellerinin ve sağım kaplarının temizliğini kontrol etmek her zaman mümkün olmaz. Sağım sırasında kovanın içine ineğin memelerinden veya karnının altından toz, toprak, gübre, sap-saman dökülebilir. Böyle bir ortamda sağılan sütte, hijyenden bahsetmek mümkün değil. Bu koşullar dikkate alındığında, süt sağım makinelerinin ihracat potansiyelinin süreklilik arz edeceğini söylememiz yanlış olmayacaktır” diye konuştu. Sezer Sağım Teknolojileri olarak 72 ülkeye aktif olarak ihracat yaptıklarını ifade eden Serkan Karaca, “Yurtdışında da 55 bayimiz bulunuyor. Üretimimizin yaklaşık yarısını ihraç ettiğimizi de gururla söyleyebilirim. Ürün grubumuz içerisinde yer alan seyyar süt sağım makineleri ve yedek parçalar, ağırlıklı ihraç ürünlerimizi oluşturmaktadır” diye ekledi.

Karaca, Süt sağım makineleri ve sağım sistemleri hakkında şu bilgileri verdi: “Sağım sistemlerini seyyar tip, yarı sabit ve merkezi sağım sistemleri olarak 3 gruba ayırabiliriz. Seyyar süt sağım makinelerini genellikle 2-30 inek arası mevcudu olan küçük işletmeler alırken, yarı sabit sistemleri, 30-50 hayvanı olan işletmeler tercih etmektedir. 50 baş ve üzeri hayvan mevcuduna sahip işletmeler ise merkezi sağım sistemlerini tercih etmektedir. Bunun yanı sıra 60 hayvana kadar hizmet verebilen süt sağım robotları ve döner tip (Rotary tip) sağım sistemleri de mevcuttur. Ülkemizde bütün bu sağım sistemlerine ait ürünler, çiftlik büyüklüklerine göre gerek devlete ait tarım işletmeleri, gerek endüstriyel çiftlik yatırımcıları, gerekse diğer üreticiler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Sezer olarak sağım sistemlerinde A’dan Z’ye sağım kavramıyla hizmet veriyoruz. Bu kapsamda sağımın ilk aşaması olan seyyar makinelerden başlayarak, sırasıyla güğüme sağım, hayvan arkası sağım, merkezi sağım (Balıkkılçığı ve Paralel Hızlı Çıkış tipi), küçükbaş sağım (Hızlı çıkış ve sıralı çıkış padok) sistemleri, ithal sistemlerde Rotary (döner) tip sağımhaneler ile Merlin sağım robotunu Türkiye ve dünya pazarına sunuyoruz.”

Geleceğin süt makinelerindeki yenilikleri değerlendiren Karaca, “Sağımda mekanizasyon uygulamaları ve sağım teknolojilerindeki gelişmeler; her şeyden önce sağıma harcanan zamanın azaltılmasını, daha az insan işgücü ve enerji tüketimi ile az zamanda daha fazla sayıda hayvanın sağlıklı bir şekilde sağılmasını ve daha hijyenik sağım koşulları sağlayarak temiz süt elde edilmesini amaçlamaktadır. Makineli sağım, süt verimi yüksek ırkların da yaygınlaşmasıyla birlikte, hayvan yetiştiricilerine süt verimi artışının yanı sıra, zaman tasarrufu, doğru sağım tekniği ve hijyeni gibi konularda önemli faydalar sağlamakta. Şu an geliştirilen sağım teknolojileri, süt sağımının robotla ve el değmeden, minimum işgücüyle yapılmasına imkan sağlamaktadır. Ayrıca sürü yönetim sistemleri sayesinde, çiftlik içerisindeki bir hayvana ait tüm veriler anlık olarak bilgisayar sistemine aktarılabilmekte, hatta hayvanın konum bilgisi dahi alınabilmektedir. Bazı programlar, hayvandan elde ettiği verileri değerlendirmekte ve o hayvanın günlük aktivite bilgisini, tohumlama zamanını, hasta olup olmadığı gibi bilgileri çiftlik sahibinin cep telefonuna mail yoluyla bilgilendirme yapabilmektedir. Bu teknolojilerin zaman içerisinde daha da geliştirileceğini ve fonksiyonlarının arttırılarak çiftlik sahiplerinin kullanımına sunulacağını değerlendiriyorum” ifadelerini kullandı.