"Şekerli mamuller sektörü 2016 yılını 2.2 milyar dolarlık ihracatla kapattı"

Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu (ŞTG) Başkanı Hidayet Kadiroğlu ile sektörle ilgili konuştuk.

Türkiye'de Şekerli Mamuller sektörü nasıl bir gelişim içerisinde?

Ülkemiz son 10 senede dünya ekonomisindeki durgunluk ve hatta gerilemeye rağmen büyüyen bir ekonomi. Sahip olduğu genç nüfus ve artan alım gücü sektöre ciddi bir büyüme ivmesi ve dinamizmi getirmektedir. Halihazırda pazar büyüklüğü OECD ve AB ülkelerine kıyasla olması gerektiği yerde değilse de ülkemiz şekerli mamuller açısından en fazla potansiyel arz eden ülkelerin başında gelmektedir. Geniş bir yelpazede üretim yapan sektörümüz, 163 farklı ürün grubunda ihracat gerçekleştiriyor. İhracat bazlı büyümesini sürdüren sektör, 2006’da 965,2 milyon dolar seviyesinde olan ihracatını 10 yılda iki katından daha fazla artırmayı başarmıştır. Dünya şekerli mamuller ihracatından yüzde 1,6 oranında pay alan (Genel ihracatın neredeyse iki katı) sektörümüz, 21. sıra yer alıyor.

Üretim, tüketim ve istihdam rakamları hakkında bilgi verir misiniz?

Ülkemiz şu anda şekerlemenin hemen her kategorisinde üretim yapıyor ve kalitesiyle tüm dünyada rekabet edebiliyor. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık çikolata ve şeker tüketimi gelişmiş ve zengin ülkelerin çok gerisinde ve hatta dünya ortalamasının bile altında kalıyor. Türkiye genelinde kişi başı şekerleme tüketimi 2,5 kilogram seviyesinde iken AB ülkeleri ve ABD’de ise kişi başına tüketim 6 katı daha fazla. Bu rakamlar da yurtiçinde pazarın daha çok büyük potansiyelinin olduğunu gösteriyor.
Kullandığı hammaddenin yüzde 80’ini yerli kaynaklardan kullanan Şekerli Mamuller Sektörü, istihdam dostu bir sektördür.

Şekerli Mamullerin ihracatı ne durumda? En fazla hangi ülkelere ihracat yapıyoruz?

Şekerli mamuller sektörü 2016 yılını 2.2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Bu durumda önceki yıl seviyesini yakalamış oluyoruz. Sektörel olarak yıllık ortalama büyümemiz yüzde 10 seviyesinde. Ancak bu yıl içerisinde vitesi yükseltmek istiyoruz ve yüzde 15’lik bir büyüme planı yapıyoruz. 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren Türk şekerleme sektörü, son yıllarda yapmış olduğu teknolojik yatırımlar ve inovatif ürünler sayesinde her geçen yıl adından daha fazla söz ettiriyor. Dünya şekerleme ihracat liginde Türkiye 18. sırada. Türkiye’yi şekerlemedeki ilk 10 ülke arasına dahil etmek istiyoruz. Sektör olarak ilk 10’a girebilmek için firmalarla ilgili global 100 listesine daha fazla üye firmamızı dahil etmemiz gerekiyor. Hatta ilk 10’a birkaç firmamızı yükseltebilmeliyiz. Çünkü ilk 10’da yer alan en küçük firmanın satışları bile Türkiye’nin şekerleme ihracatının toplamından daha fazla. Dolayısıyla bu listeye girecek her yeni Türk firması, Türkiye’nin sektörel görünümü de değiştirecektir.
İhracatımızda Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ön sırada yer alıyor. Irak, S. Arabistan, Suriye, Libya, İran, Yemen, BAE, İsrail, Cezayir, Mısır ve Lübnan bu kapsamda ihracat gerçekleştirdiğimiz önemli ülkeler. Öte yandan, ABD, Almanya, Hollanda ve diğer büyük AB ülkelerine de kayda değer ihracatımız mevcut.

İhracatta yeni hedef ülkeler var mı? Bu hedef pazarlara ulaşmak için ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Sektörel olarak bizim yıllık ortalama büyümemiz yüzde 10’lar seviyesinde… Ancak 2017’de vitesi yükseltmek istiyoruz ve yüzde 15’lik bir büyüme planı yapıyoruz. Alım heyetleri kapsamında bu yıl en az 10-15 civarında B2B etkinliği düzenlemeyi düşünüyoruz. Burada şekerleme sektöründe önemli ithalatçı ülkeler hedef pazar olarak belirlenmiş durumda ve biz de bu ülkelerden alım heyeti düzenlemeyi hedefliyoruz. Özellikle 2017 yılının ikinci yarısında da hedef pazarlarımızdan Kuzey ve Güney Amerika ile Uzak Doğu ülkelerine yönelik ticaret heyetleri düzenlemeyi planlıyoruz. Ayrıca, Anglosakson ülkelerini (ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada) ekonomik ve iç pazar büyüklükleri sebebiyle ayrıca mercek altına aldık. Bu ülkelerde geçen yıllarda yurt dışında tanıtım, reklam ve pazarlama faaliyetlerimizdeki artışa binaen biz de düzenlediğimiz B2B’leri arttırmayı planlıyoruz.
Gerektiğinde fuarlarla müşterinin ayağına gitmek ve gerektiğinde de müşteriyi bizzat buraya getirmeye yönelik çift yönlü bir etkileşim ve iletişim gerçekleştireceğiz. 2017’de yaklaşık 30 fuara katılacağız ki bu 2016’ya göre yüzde 50 artış anlamına geliyor.

Türkiye'de şekerli mamul tüketiminde ne gibi değişimler var? Hangi ürün grupları daha fazla tercih ediliyor?

Genel bir durum olarak doğuda şeker, batıda çikolatalı ürünlerin tüketimi ağırlıktaydı. Şimdi çikolata ve şekeri birleştiren konseptlerin ilgi gördüğünü gözlemliyoruz. İkinci olarak şekerli mamul tüketiminde porsiyonların küçüldüğü dikkat çekiyor. Küçük ambalajlı ürünler tercih ediliyor. Ambalajlar küçülüyor ancak tüketim miktarları artıyor.

Ar- Ge ve inovasyonun sektör açısından önemi nedir?

Ar-Ge ve inovasyon, sektörün katma değerli ürünler üretebilmesi açısından çok büyük bir önem taşıyor. Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu olarak sektörün araştırma ve eğitim merkezinin kurulmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Üniversitelerle çeşitli işbirliklerimiz var. Bu yıl 3. Endüstriyel Gıda ve Tasarım Yarışması’nı düzenleyeceğiz, yenilikçiliği destekliyor ve sektörde geliştiriyoruz.
Artık dünya pazarlarında daha büyük oyuncu olmak istiyorsak yeni ürünlerle tüketicinin karşısına çıkmak zorundayız. Yenilik sadece farklı ürünler demek anlamına da gelmiyor. Ayrıca aynı ürün kategorilerinde de farklılaşmak durumundayız. Öte yandan, özellikle gelişmiş ülkelerde sağlıklı tüketim trendi söz konusu. Bunun için de içindeki şeker oranı azalmış veya şekersiz şekerlemelerin tüketimi gelecekte çok daha fazla olacak. Burada üretici/ihracatçıları bekleyen zorluk ise tüketicilerin damak tadına yerleşmiş geleneksel şekerlemelerde farklı girdilerle aynı tadı yakalamak olacaktır. Bunun için de Ar-Ge çok önemli. Ancak firmalarımızın küresel firmalar ile bu kapsamda rekabet etmesi çok zor. Bu açıdan yukarıda değindiğim Ar-Ge merkezinin kurulması sektördeki güç birliğini göstermesi açısından çok anlamlı olacak.

Şekerleme sektörünün uluslararası pazar payının arttırılması için sektörde ne gibi projeler var? Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu, Türk şekerleme, çikolata ve bisküvi sektörünün potansiyelini dünya pazarlarında ne şekilde tanıtıyor?

Türk şekerli mamuller sektörünün tanıtımını yapmak ve ihracatını geliştirmek amacıyla Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu olarak çalışmalarımız hızla devam ediyor. Sektörel performans için ortak çalışmalara ihtiyaç var. Bizde ŞTG olarak sektöre katkı sağlayacak çalışmalara imza atıyoruz. Delightland projemiz de bu ortak çalışmanın bir ürünü. Bu yıl Delightland temasıyla ilgili bir reklam filmi üzerinde çalışıyoruz. Kısa sürede etkileyici bir reklam filmi ile yurt dışında yoğun bir tanıtım atağına kalkacağız. Çeşitli ülkelerden davet ettiğimiz firmalarla alım heyeti etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Onları fabrikalara götürerek ülkemizdeki üretimin ne kadar yüksek kalitede ve teknolojiye entegre bir şekilde yapıldığını görmelerini sağlıyoruz.
Bu çerçevede aynı zamanda B2B platformu işlevi görecek yurtdışındaki alıcıların ülkemizdeki muhatapları ile iletişime geçmesini kolaylaştıracak modüllerin de yer aldığı yeni web sitesi çalışmamızı çok önemsiyoruz.

Delightland projesi ve konsepti nedir? Nerelerde uygulanıyor?

Uluslararası arenada Türkiye “Şeker ülkesi- Delightland” temasıyla tanıtılıyor. Lokum, şekerleme, çikolata ve Türk kahvesi gibi Türk şekerleme ürünlerini Delightland çatısı altında topladık. Uzun araştırmalar ve kapsamlı istişareler sonucunda Delightland temasının Türkiye’ye uygun olduğuna karar verdik. Türkiye’nin lezzet haritasını çıkardık. Bu strateji ile 2015 yılı boyunca gittiğimiz tüm fuarlarda farkındalık oluşturduk. ŞTG olarak katıldığımız tüm etkinliklerde Türkiye’nin ‘Lezzet Ülkesi’ olduğunu anlatmaya devam ediyoruz.
Biz farklı ürün gamlarında kalitesini kanıtlamış bir ülkeyiz. ABD ve AB pazarlarına daha çok çalışmamız gerek. Bunun için de pazarlama ve markalaşma faaliyetlerimizi yoğunlaştırmamız önem arz ediyor. Ancak burada da yukarıda ifade ettiğim üzere küresel rakiplerle mücadele etmemiz oldukça zor. Bu sebeple Delightland konseptini daha etkin bir platform olarak kullanarak firmalarımıza daha çok alan açmak istiyoruz.