Sıcak yaz günlerinde hasta böbreklere seyahat özgürlüğü

Bunaltıcı yaz sıcaklarında sağlıklı kalabilmek için sıvı alımının artırılmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Sıvı alımı gerekenden daha az alındığında böbrek işlevleri tehlikeye girer. Aşırı terlemeden ve sıcakta kalmaktan kaçınmaya dikkat edilmeli, bol bol sıvı alınmalı ve sebze, meyve türü besinler...

 

Prof Dr. Taner Çamsarı
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi
Nefroloji Bilim Dalı Başkanı

Yaz aylarında hava sıcaklığının artmasına karşı gerekli önlemlerin alınmaması böbrek sağlığını da tehdit ediyor. Bu nedenle, bunaltıcı yaz sıcaklarında sağlıklı kalabilmek için sıvı alımının artırılmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Sıvı alımı gerekenden daha az alındığında böbrek işlevleri tehlikeye girer. Aşırı terlemeden ve sıcakta kalmaktan kaçınmaya dikkat edilmeli, bol bol sıvı alınmalı ve sebze, meyve türü besinler tüketilmelidir. Terleme ile tuz  ve sıvı kaybı olur bu da kan basıncında beklenmeyen düşmelere yol açar. Ayrıca Ramazan ayında ve Bayram süresince tuzlu ve tatlı gıdaların da dengeli tüketilmesine özen gösterilmelidir.

Nefroloji Bilim Dalında Kronik Böbrek Hastalarını izlemek bu hastalığın yıllar içindeki seyrini hasta yararı bakımından etkilemek ve sonuçta bazen kaçınılmaz olabilen Son Dönem Böbrek Yetmezliği aşamasında onların tedavilerini düzenlemek gibi görev ve etkinliklerimiz vardır.

Ege bölgesi Türk Nefroloji Derneğinin yaptığı CREDİT çalışmasında Ege Bölgesi Kronik Böbrek Hastalığının sıklığı bakımından Türkiye geneline uymaktadır. Marmara ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde Kronik Böbrek Yetmezliği (KBY) sıklığı ve yaygınlığı daha yüksektir.
Coğrafi bölgelere göre dağılım
  Ham rakamlar Ağırlıklandırılmış rakamlar
  n % n %
Bölge İç Anadolu 2073 19.3 1778 16.5
 Akdeniz 975 9.1 1199 11.2
 Marmara 4502 41.9 3313 30.8
 Ege 910 8.5 1416 13.2
 Doğu Anadolu 646 6.0 1020 9.5
 Güneydoğu Anadolu 676 6.3 838 7.8
 Karadeniz 966 9.0 1184 11.0
 Total 10748 100.0 10748 100.0


Böbrek hastalıklarının başlangıç nedenleri çok çeşitlidir. Şeker hastalığı, hipertansiyon, glomerulonefritler, enfeksiyon hastalıkları vb. nedenlerdir. Beslenmeyle doğrudan ya da bölgesel olarak ilişki kurabilmek çok zordur. Ege mutfağı genel sağlık açısından iyi bir mutfaktır. Ancak tuz oranı yüksektir. Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi.

Son dönem Böbrek Yetmezliği dediğimiz, böbrekleri çalışmayan ve diyaliz tedavisi gören ya da böbrek nakli adayı olan hastalardır. Bu hastaların seyahat olanakları bilim ve teknolojinin gelişmesiyle son yıllarda çok artmıştır. Eskiden olduğu gibi bir şehre ve bir merkeze bağlılık konumları azalmıştır. Hastaların yaşamdan soyutlanmaması için bu tedavilere kısaca bir göz atmak ve bilgi vermek isterim.
Hemodiyaliz: Belirli merkezlerde yapılan hastanın hemşireler yardımıyla bir cihaza bağlandığı ve damardan çekilen kanın süzme işlemi ile temizlendikten sonra hastaya tekrar verilmesiyle uygulanan bir tedavi biçimi. Son yıllarda dünyada ev diyalizi uygulamalarında belirli bir artış olmuştur. Ev diyalizinde hasta bu cihaza kendi kendine bağlanabilmekte ve bu tedaviyi kendi başına uygulayabilmektedir. Ülkemizde bu konuda çok kısıtlı sayıda hasta bu uygulamayı yapmaktadır.
Ülkemizde 70 bine yakın hasta hemodiyaliz tedavi biçimiyle tedavi edilmektedir.

Periton Diyalizi (Karın Diyalizi). Bu tedavi biçimi de hastanın bir başlangıç eğitiminden sonra kendine kendine uygulayabileceği bir yöntemdir.  Son evre böbrek hastalığı olanlarda böbrek işlevlerinden artakalan kısmını koruyan bir yöntemdir. Yani idrar yapma işlevi bu sağaltımla daha uzunca bir süre devam etmektedir. Bu tedavide bir merkeze bağımlılık söz konusu değildir. Kişisel yaşantıyı ve meslek yaşantısını sürdürmeye olanak sağlayan ve belirli grup hastalarda uyguladığımız bir yöntemdir. Periton diyalizinde merkeze bağımlılık olmadığı gibi seyahat özgürlüğü de vardır. Hemodiyalizde de kısmen seyahat özgürlüğü olmasına karşın gidilen yerde de gene bir merkez olması ve boş kapasite bulunması zorunluluğu bu özgürlüğü kısıtlamaktadır.
Periton (karın) diyalizinin makineyle gece yapılan uygulamaları da vardır. Burada karına sıvı verip alma işlemi daha ziyade gece bir makine aracılığıyla yapılmaktadır ve hasta uyurken tedavisi gerçekleşmektedir. Aletli periton diyalizi dediğimiz bu uygulamada da hastaların seyahat ettikleri yerlere bu makineler gönderilebilmektedir. Sanayi desteğiyle yapılan bu uygulama da hastalara çok geniş bir seyahat özgürlüğü sunmaktadır. Ülkemizde 6 bine yakın periton diyalizi hastası vardır. Hastalar gece yatarken tedavi olup tüm günleri kendilerine ayırdıkları için aletli periton diyalizine eğilimli olmaktadırlar.

Biz nefrologlar hastalara tedavi biçimlerini anlatırız. Hastalar için özel tıbbi bir gereklilik varsa kararı biz bildiririz. Yani şu tedaviyi size uygulayacağız kabul ediyor musunuz? deriz. Özel bir zorunluluk yoksa, hemodiyaliz ya da karın diyalizi seçeneklerinin ikisi de uygulanabilen bir hastaysa seçimi kendilerine bırakırız. Her iki tedavinin de diğerine üstünlüklerini ve sakıncalarını anlatırız.
Böbrek nakli bu tür hastalar için en üstün ve vazgeçilmez tedavi biçimidir. Ancak bilindiği gibi canlı ve kadavra böbrek vericisi temininde ciddi derecede kısıtlılıklar vardır.
Hastalar daha bu son döneme gelmeden çok önce belki bir iki yıl önceden bu tedavi biçimleri ve seçenekler konusunda belirli bir program çerçevesinde eğitilmektedirler. Bu eğitim programına Diyaliz Öncesi Eğitim Programı (DÖEP) demekteyiz. Önceden uzun süre eğitilen hastaların diyaliz tedavilerini daha sorunsuz seyrettiği ve yaşam sürelerinin eğitilmemiş hastalara göre daha uzun olduğu araştırmalarla kanıtlanmış bir gerçektir.