Şili; taze & kurutulmuş meyve ve kuruyemiş kategorilerinde fırsatlar ülkesi

Günümüzde sağlıklı beslenme eğilimi gün geçtikçe artıyor. Bu durum beraberinde daha fazla taze ve kuru meyve tüketimini getiriyor. Sağlığına dikkat eden kişiler, ürünlerini taze olarak tüketmek ve düzenli olarak market raflarında görmek istiyor. Firmalar, tüketicinin 12 ay boyunca taze meyve ve kuruyemiş talebini karşılamak için ithalat...


2015 yılında Türkiye tarafından ithal edilen elmanın yüzde 64’ü, armutun %68’i, kivinin yüzde 30'u, yaban mersininin yüzde 26'sı Şili kaynaklı. 
Cevizde ise, Şili’nin en büyük takipçisiyiz; Şili’nin 2015 yılı kabuklu ceviz ihracatının %67’si Türkiye’ye gerçekleşmiş... Badem ve kurutulmuş erik ise diğer Şili menşeli ithal ürünlerimiz arasında yer alıyor. 
Türkiye pazarının Şili ürünlerine gösterdiği bu yüksek talep ise; Şili ürünlerinin yüksek kalite standarlarına sahip olmasından ileri geliyor.
Özlem EROL
ProChile Şili Ticaret Ofisi’nin 24 Mayıs'ta tarihinde İstanbul Ritz Carlton Otel’de gerçekleştirdiği “Taze ve Kuru Meyve Pazarındaki Gelişmeler ve Fırsatlar” konulu panel ve tadım etkinliğinde süpermarket zincirlileri ile bir araya gelindi. Toplantıda, ProChile Türkiye Direktörü Özge Tüysüzoğlu Gárate, İdeal Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Birincioğlu ve Nova Gıda İhracat Müdürü Resul Mısırcı, taze & kuru meyve ve kuruyemiş sektöründeki gelişmeleri aktardı. 
Süpermarket zincirlerinin, ürünlerini pazarlamak isteyen firmaların ve ülkelerin stratejik hedeflerinde önemli bir yeri olduğunu söyleyen ProChile Türkiye Direktörü Özge Tüysüzoğlu Gárate, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Günümüzde perakende zincirleri; daha fazla tüketiciyi mağazalarına bağlama ve mevcut müşterilerinin alışveriş sıklığını ve miktarını artırma gibi bir zorunluğun içine girdiği bir rekabet yaşıyor. Her ne kadar her marketin stratejik hedefi ya da hitap ettiği hedef müşteri portföyü birbirinden farklı olsa da hepsinde ortak olan tek bir şey var; o da hedefledikleri müşteri portföyünde mağazaları ile ilgili olumlu algı yaratmak. Söz konusu olumlu algıyı bir çok faktör etkileyebilir; başta fiyat, mağazanın eve yakınlığı, ürün çeşitliliği vs. Fakat bunların arasında bir tanesi var ki o hepsinden daha önemli; her gün  mutlaka alışverişini yaptığımız taze meyve, sebze ve kuruyemiş kategorisindeki ürünlerin tazeliği ve kalitesi. Bu semineri de bu konuyu kapsamlı olarak ele almak için düzenledik.”




Sunumunda Şili'nin, gıda üretiminde kendisini üstün ve rekabetçi kılan özelliklere sahip bir ülke olduğuna değinen Gárate, bunun nedenini şöyle açıkladı: “Şili’nin sahip olduğu doğal bariyerler; kuzeyinde çöl, güneyinde buzullar, batısında büyük okyanus, doğusunda And Sıradağları; ülkeyi zararlılara ve hastalıklara karşı koruyarak; sağlıklı bitkilerin yetiştirilmesi için elverişli bir adaya dönüştürür. Bununla birlikte, Şili bir çok farklı iklim türünün görüldüğü bir ülkedir. Bunların arasında en önemlisi ise; başta taze ve kuru meyveler olmak üzere, bir çok farklı türde ve bol miktarlarda tarım ürününün yetişmesine olanak tanıyan Akdeniz iklimidir.”
Gárate, olaya bir de Türkiye tarafından bakılması gerektiğinin altını çizdi ve sözlerine şöyle devam etti,  “Şili’de bulunup da Türkiye’de bulunmayan bir meyve yok aslında. Aynı ürünleri üretiyoruz. Ancak ürünlerinin kalitesinin yanı sıra Şili ile olan ticaretimizde Türkiye için avantaj yaratan iki önemli unsur daha var. Birincisi Türkiye’de o ürünün sezonu bittiğinde Şili’de aynı ürünün dalından yeni kopartılıyor oluşu; ikincisi ise Şili’nin Güney Amerika’da Serbest Ticaret Anlaşmamızın bulunduğu tek ülke olması. İki ülke arasında 2011 yılında yürürlüğe girmiş olan bu anlaşma sayesinde, Türkiye’de sezonu biten bir ürünü Şili’den getirdiğimizde gümrük vergisi bariyeri açısından da firmalarımıza avantaj sağlamış oluyoruz.”
"Her gün dünya çapında milyonlarca insanın Şili kaynaklı ürünleri tercih ediyor olması, Şili’nin, uluslararası çapta faaliyet gösteren bir ihracatçı konumuna gelmesinde en önemli etkendir" diyen Gárate, “2015 yılında Şili 14.5 milyar doların üzerinde gıda ihracatı gerçekleştirmiş ve bunun %56’sını tarım ürünleri oluşturmuştur. 2014 yılı verilerine göre; yaban mersini, kiraz, üzüm, kuru erik, kurutulmuş elma gibi ürünlerin ihracatında dünyada birinci sırada yer almış olan Şili; kabuksuz ceviz, erik, kabuklu fındık ürünlerinde ikinci; kuru üzüm, üzüm pekmezi, dondurulmuş ahududu gibi ürünlerde ise dünya genelinde üçüncü ihracatçı ülke olmuştur. 
İhracatındaki modern altyapısı ve lojistiği, farklı ürünlerin üretimi ve işlemesi için en güncel teknolojilerin kullanılması, uluslararası standartlara ve sertifikalara uyum sağlaması Şili’nin gıda ihracatındaki başarısının temellerini oluşturur” diye konuştu.

“Tezatlar ülkesinin” lezzetli meyveleri
Ülkenin coğrafi konumu nedeniyle, farklı bölgelerinde farklı iklimlerin hakim olması, birçok kaynakta Şili’nin tezatlar ülkesi olarak geçmesinin en temel sebebi. İklimsel açıdan sahip olduğu bu avantaj, ülkede birçok farklı türde yüksek kaliteli ürünler yetiştirilmesine imkan tanıyor. Meyve sineğinden arınmış topraklar ve ürünlerin kalitesinden ödün vermeden uzun mesafeler katedebilmesine imkan tanıyan teknolojik imkanlar Şili meyveciliğinin öne çıkan diğer özellikleri arasında yer alıyor.
2015 yılında Türkiye tarafından ithal edilen elmanın yüzde 64’ü, armutun %68’i, kivinin yüzde 30'u, yaban mersininin yüzde 26'sı Şili kaynaklı. 


Toplantıda "Taze Meyve Kategorisinde, Özel Ürünlerin Satış Noktasını Farklılaştırma Potansiyeli" hakkında konuşan İdeal Tarım Yönetim Kurulu Başkanı S. Zeki Birincioğlu, her mevsim taze meyve standardını sağlamak için meyve ithal ettiklerini söyledi. 
12 ay boyunca raflarda taze meyve bulunmasını sağlamak amacıyla ters mevsimlerde meyve ithalatı yaptıklarını belirten Birincioğlu, “Her konuda olduğu gibi, meyve konusunda da tüketici gün geçtikçe bilinçleniyor. Bilinçlendikçe daha iyisini talep ediyor. Elbette uygun fiyat çok önemli; ancak uygun fiyat göreceli bir tanım. Örneğin tüketici ucuza aldığı ürünün yarısını çöpe atmak zorunda kaldığında, uygun fiyat tanımı zihninde yeniden şekilleniyor. Kötü deneyimler yaşayan tüketici alternatif arıyor. Ürünleri deniyor; birbiriyle kıyaslıyor ve tercihini belirliyor. Tercih ettiği ürün/markayla standartlarını koruyabilirse, zamanla bu ürün veya markayla duygusal bağ kuruyor. O noktada fiyat ikinci planda kalabiliyor.”
“Şili'yi tercih etme nedenimiz öncelikle kalite hassasiyemizi karşılıyor olmaları. Şili’den genel olarak avokado, kivi, frenk üzümü, elma, armut ve nar getiriyoruz. Ürünlerinin kalitesi ve bu konuda gösterdikleri özen Şili’yi tercih etmemizdeki en önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.

Şili Kurutulmuş Meyve ve kuruyemiş sektörlerinin öne çıkan özellikleri
Kuru meyve ve kuruyemiş ürünlerinde Şili denilince Türkiye’de ilk akla gelen ürün ceviz. Özellikle rengi ile dünyadaki rakiplerinden ayırt edilen Şili cevizi Türkiye pazarında çok tercih edilen ve talep gören bir ürün. 2015 yılında Şili’nin dünyaya yaptığı kabuklu ceviz ihracatında Türkiye pastanın yüzde 67’lik en büyük dilimini oluşturuyor. 
Aynı şekilde kurutulmuş erik de Şili’nin çok güçlü olduğu kuru meyvelerden. Türkiye’nin 2015 yılında dünya genelinden ithal ettiği kurutulmuş eriğin yaklaşık yüzde 20’si Şili’den gerçekleşti.
"Kuruyemiş ategorisinde, Türkiye Pazarı ve Ticari Fırsatlar"  konulu bir konuşma gerçekleştiren Nova Gıda İhracat Müdürü Resul Mısırcı, “Tedarikçi noktasında organik ve sağlıklı ürünlere yöneliş hızla artıyor. Tüketicilerin sağlık için ilaç yerine sağlıklı ürünlere para vermeyi tercih ettiği bir dönemdeyiz. Biz Nova Gıda olarak 39-40 senedir dünya üzerindeki çeşitli ülkelerden, başta ceviz olmak üzere, kuruyemiş ithalatı yapıyoruz.  Bununla birlikte kendi üretim alanlarımız da var. Ancak buna rağmen her sene hasat zamanında koşa koşa Şili’ye  gidiyoruz çünkü ülkenin sahip olduğu doğal izolasyonunun ülkeye getirdiği avantaj; ürünlerinde tat, lezzet ve kalite farkıyla ortaya çıkıyor. Özellikle cevizinin kalitesi gerçekten tartışma götürmez.” diye konuştu.




ŞİLİ 2015 yılında;
- Kabuklu ceviz ihracatında bir önceki yıla göre yüzde 31 büyüme gösterirken kabuksuz ceviz ihracatında ise son 4 yılda ortalama yüzde 15 büyüdü. 
- Ceviz ihracatında bu tarihe kadarki en büyük değere ulaşıldı; 357.3 milyon dolar.
- 200.3 milyon doların üzerinde kurutulmuş erik ihracatı gerçekleştirildi.