Soğutma sanayicileri küresel ısınmaya karşı harekete geçti

“Sürdürülebilir bir dünya için soğutma kritik önem taşıyor” diyen Soğutma Sanayii ve İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Karakuş, uluslararası iki proje ile yeni nesil çevre dostu soğutucular için çalışmalara başladıklarını söyledi.

Özlem As

Soğutma sanayicileri, küresel ısınmaya yol açma potansiyeli yüksek soğutucu akışkanların, yerini çevre dostu yeni nesil soğutucu akışkanlara bırakması için bir dizi çalışmayı kapsayan proje için çalışmalara başladı.
“Sürdürülebilir bir dünya için soğutma, kritik önem taşıyor” diyen Soğutma Sanayii ve İş Adamları Derneği (SOSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Karakuş, yeni nesil çevre dostu soğutucular için çalışmalara başladıklarını söyledi.
“SOSİAD, hali hazırda iki büyük uluslararası projede görev almaktadır. Bunlardan biri Real Alternatives 4Life adını taşıyan bir AB projesidir. AREA’nın (Avrupa Soğutma, İklimlendirme ve Isı Pompası Müteahhitleri Birliği) yürütücülüğünde, SOSİAD’ın sosyal partner olduğu bu proje, küresel ısınma ile mücadele amacına yönelik olarak; küresel ısınmaya yol açma potansiyeli yüksek soğutucu akışkanların, yerini çevre dostu yeni nesil soğutucu akışkanlara bırakması için bir dizi çalışmayı kapsıyor. Bu çalışmalar, yeni nesil çevre dostu soğutucu akışkanlarla çalışacak teknik personellerin bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik yayınlar, eğitimler, sertifika programlarını içeriyor. SOSİAD üyesi kuruluşlardan seçilen dört temsilcimiz Belçika, İtalya ve Almanya’da CO2 ve hidrokarbon cinsi soğutkanlara uygun servis teknikleri konusunda eğitim aldı ve yetkili eğitmen olarak sertifikalandırıldı. Bir sonraki aşamada ise eğitimcilerin eğitimi programı tamamlandı, katılımcılar eğitimin ardından girdikleri sınavı başarı ile tamamlayarak sertifikalarını aldı. Proje merkezi olan IOR (Institute of Refrigeration) tarafından bu etkinliğimizin sonuçları fevkalade başarılı bulundu ve projenin sosyal ortaklarının ülkelerinde yapılacak olan eğitimlere şablon olarak sunulacağı bildirildi. Bu eğitim için Türkiye’nin pek çok kurumundan talepler aldık. Real Alternatives 4 LIFE Projesi 2020’de sona erecek” diye konuştu.

Çevre Dostu Soğutma Projesi

Küresel ısınma ile mücadelede çevre dostu soğutmanın önemine dikkat çekerek farkındalık sağlama hedefine yönelik bir çalışma olan UNIDO “Çevre Dostu Soğutma” projesi için çalışmalara başladıklarını belirten Karakuş, şunları söyledi: “26 Haziran 2019’da tüm dünya ile birlikte Dünya Soğutma Günü’nün ilkini kutladık. Point Otel Taksim’de, sektörün değerli temsilcileri ile bir araya geldiğimiz etkinliğimizde, çok önemli bir Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) projesi olan “Çevre Dostu Soğutma” projemizin tanıtımını gerçekleştirdik. Tam adı “Düşük Küresel Isınma Potansiyeline (GWP) Sahip Soğutucu Akışkanların Teşviği için Pilot Etkinlikler ve Uygulamalar” olan projemiz, yine küresel ısınma ile mücadelede çevre dostu soğutmanın önemine dikkat çekerek farkındalık sağlama hedefine yönelik bir çalışma. Türkiye’de freon gazlı soğutma sistemlerinin alternatif akışkanlara göre enerji verimliliğinin hangi mertebede olduğunun ölçülmesi, revizyon yapılması ve bunun raporlanmasını konu alıyor. Belirlenecek üç pilot uygulamada, mevcut soğutma sisteminde, soğutucu akışkan değişimi yapılacak, 15 gün aralıklarla test ve ölçümleri izlenecek. Elde edilecek sonuçlar, üç ayrı ilde düzenlenecek toplantılarla, sektör ve hedef sektörleri temsilcileri ile paylaşılacak. Son aşamada detaylı olarak raporlanarak UNIDO’ya teslim edilecek. Bu projemizi T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, UNIDO ile birlikte takip ediyor. Proje yıl sonunda tamamlanmış olacak. Ancak, çok geniş kapsamlı bir projenin sadece bir modülü sayılabilen bu çalışmamızın sonuçlarının başarılı bulunması ile UNIDO, devam niteliğindeki diğer projelerde de SOSİAD ile işbirliğini sürdürecek.”

Her yıl gıda kaynaklı hastalıktan 125 bin kişi ölüyor

Soğutma, birçok önemli sektörün can damarları olduğunu belirten Karakuş, bunların başında gıdanın geldiğini söyledi. Karakuş, “Yeterli miktarda güvenli ve besleyici gıdaya erişim, yaşamı sürdürmenin ve insan sağlığının anahtarıdır. Gıdadan kaynaklı hastalıklar, sağlık sistemlerini zorlayarak ve ulusal ekonomilere, turizm ve ticarete zarar vererek sosyoekonomik gelişimi engellemektedir. Her yıl tahminen 600 milyon gıda kaynaklı hastalık vakası ile karşı karşıya kalınmaktadır. Gıda güvenliği insan sağlığı için tehdit oluşturuyor. Her yıl gıda kaynaklı hastalıktan ölen 125 bin kişinin yüzde 40’ı 5 yaşın altındaki çocuklardır. Gıda güvenliği, birçok BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine ulaşmanın anahtarından biridir. Yasa koyucular, üreticiler ve tüketiciler arasında ortak bir sorumluluktur. Tükettiğimiz gıdanın güvenli olduğundan ve sağlığımıza zarar vermeyeceğinden emin olmak için tarladan sofraya kadar herkesin sorumluluk payı var. İşte bu nedenle, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından Aralık 2018’de kabul edilen Dünya Gıda Güvenliği Günü, ilk kez bu yıl, 7 Haziran 2019’da, “Gıda Güvenliği, herkesin işi” temasıyla kutlandı. Dünya Sağlık Örgütü WHO, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile birlikte, Dünya Gıda Güvenliği Günü vesilesiyle, kamu gündeminde gıda güvenliğinin önemi konusunda farkındalığı artırma ve gıda kaynaklı hastalıkları küresel olarak azaltma çabalarını sürdürmektedir” diye konuştu.

Gıda güvenliğini sağlayan soğuk zincir, yasal bir zorunluluk

Gıda güvenliği için gerekli yasal düzenlemelerin yapıldığını hatırlatan Karakuş, tüketici farkındalığı için de ayrıca çalışılması gerektiğini söyledi. Karakuş, “3 Ekim 2017’de Resmi Gazete’de yayınlanan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Sebze ve Meyvelerin Toptan ve Perakende Ticaretinde Uyulması Gereken Standart Uygulamalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ ile gıdaların ambalajlanması, frigorifik araçlarla taşınması hakkında koşullar ve zorunluluklar tanımlandı. Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihte kullanılmakta olan frigorifik araçlar için uygunluk belgesi almaları için bu yılın başına kadar süre tanındı. Tekrar kullanabilir ambalajların ebatları, balkabağı, beyaz lahana, karpuz, kavun, patates, soğan (kuru) ve tatlı patateslerin ambalajlanması, taşıma standartları, perakende satış noktaları standartları da yine bu yılın başında yürürlüğe girdi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda denetimlerini sıklaştırmasının ardından sivil toplum kuruluşları da güvenilir gıda konusunda çalışmalarını artırdı. Bununla birlikte gıda markalarının, ürün verdiği market koşullarını denetlettiği gıda denetim firmaları bulunuyor ve bunlar Türkiye’deki ulusal ve uluslararası büyük perakende zincirlerinde denetimler gerçekleştiriyor. Denetimlerde tespit edilen kusurlar, uygunsuzluklar konusunda iş yeri kapatmadan çok yüksek rakamlarda para cezalarına kadar büyük bedeller bulunuyor. Teknoloji de, bu sürece büyük katkı sağlıyor. Soğuk zinciri uzaktan takip eden, zincirin kırılması halinde alarm veren dijital teknolojiler geliştirildi. Tüm bunlara rağmen gıda güvenliğimiz garantidedir diyebilir miyiz? Bu konuda biraz da tüketicinin bilinçlendirilmesi, farkındalığının artırılması için kesintisiz çalışmak gerekiyor” dedi.

2019’da 5.5 milyar dolar ihracat beklentisi

Karakuş, düzenli bir şekilde büyüme kaydeden soğutma ve iklimlendirme sektörünün katma değerli ürün üretimi konusunda oldukça başarılı olduğunu söyledi.
Karakuş, 2018’de 4.5 milyar dolar hacminde gerçekleşen ihracatın bu yıl 5.5 milyar dolara ulaşmasını beklediklerini söyledi.
Karakuş, “Türkiye’de soğutma ve iklimlendirme sistemlerinin sektörleşmeye başlaması, 1960’lardan itibarendir. Ancak 80’li yıllarda ivmelenmiş, sektörel meslek örgütleri, daha ziyade 90’lı yıllarda karışımıza çıkmaya başlamıştır. Bu dönem itibarıyla soğutma, iklimlendirme sektörünün büyüme hızı, Türkiye ortalamasının her zaman üzerinde olmuştur. Geldiğimiz noktada, 2009’da 2.6 milyar dolarlık ihracatı olan sektörümüz, 2018’de 4.5 milyar dolar hacminde ihracat gerçekleştirmiştir, bu hacmin bu yıl 5.5 milyar dolar olması bekleniyor. 208 ülkeye ihracat yapan sektörümüzün kilogram başına ihracat birim fiyatı 4.5 dolar’dır. Türkiye ortalamasının 1.3 dolar olduğunu düşünecek olursak, katma değerli ürün üretimi konusunda da soğutma, iklimlendirme sektörünün başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak ülkemizin ihracat hedeflerini tutturabilmesi için ürün katma değerimizin daha fazla artırılması, daha fazla yenilikçi ürün geliştirebilmemiz gerektiği de bir gerçektir. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde, soğutma ve iklimlendirme için elektrik tüketimi son birkaç yılda belirgin biçimde artmaktadır. Soğutma sektörü (iklimlendirme dahil) dünya çapında kullanılan toplam elektriğin yaklaşık yüzde 17'sini tüketmektedir. 2030 yılına kadar soğutma için küresel elektrik talebindeki tahmini büyüme, İngiltere’nin mevcut üretim kapasitesinin üç katına eşit olabilir. Bunun için soğutma sistemlerinin enerji verimliliği, sektörün gündemindeki en önemli konulardan biridir. Diğer önemli konular arasında; soğutma sistemlerinde otomatik kontroller, dijitalleşme ve Endüstri 4.0’a uyum ile çevre dostu soğutma sayılabilir” dedi.