Somatçı’nın hedefi yurtdışı

Somatçı Fi Hi Ma Fih restaurant sahibi ve işletmenin aşçısı olan Ulaş Tekerkaya hedeflerini tutturduklarını gelen yoğun talep nedeniyle teklifleri değerlendirip yurdışına açılmayı planladıklarını söyledi.

Somat sofra; Somatçı ise sofrayı kuran ve kaldıran kişi demek. Mevlevilik dergahındaki 18 kişiden onucusu olmaktadır. Fihi Ma Fih ise ne varsa içindedir içindekinin içindeki anlamını taşıyor. Aynı zamanda Mevlana’nın eserlerinden bir tanesinin ismi. Somatçı Fi Hi Ma Fih restaurant sahibi ve işletmenin aşçısı olan Ulaş Tekerkaya hedeflerini tutturduklarını gelen yoğun talep nedeniyle teklifleri değerlendirip yurdışına açılmayı planladıklarını söyledi.

2011 yılında kurulan Somatçı Fi Hi Ma Fih restaurant Selçuklu ve Mevlevi kültürünü yurt dışına taşımak istiyor. İşledikleri kültüre göre Selçuklu Mevlevi Osmanlı ve Çatalhüyük mutfağını işleyen Somatçı Fi Hi Ma Fih restaurant sahibi ve işletmenin aşçısı olan Ulaş Tekerkaya “Hedefimiz insanlara bu kültürü daha iyi şekilde aktarıp yurtdışında herhangi bir ülkeye işlediğimiz mutfağı taşımak istiyorum. Bu konu ile alakalı fazlaca talep geliyor ortaklık teklifi geliyor ama ilerleyen süreçte bu teklifleri değerlendirip yurt dışına açılacağız” dedi. Tarihsel yemeklerin Mesnevide ve Mevlana’nın eserlerinde geçen sayfa ve beyit numaralarına kadar her şeyin mevcut olduğunu dile getiren Tekerkaya “Tarihsel yemeklerin hiçbirinde domates, salatalık, biber, salça, patates ve sıvı yağ kullanılmadığını söyledi. Çünkü o dönemde keşfedilmediği için sadece günümüz mutfağına uyarladığımız Konya geleneksel yemeklerimiz var ama tarihsel olan yemeklerin hiçbirinde bahsettiğim ürün çeşitleri kullanılmamaktadır” dedi.
Ürünlerinin yüzde 80’ini kendi tesislerinde ürettiklerini belirten Ulaş Tekerkaya, “Bozkır Çağlayan kasabasında 1280 m2’lik alana kendi tesisimizi kurup üretimi kendimiz yapıyoruz. Burada doğal yöresel ürünler bitkisel kremalar, reçel, peynir, kurutulmuş sebze ve meyve, dağ bitkileri ve Tarihi Osmanlı Selçuklu Mevlevi şerbetleri üretiyoruz. Buraya gelen misafirlerimize kendi ürettiğimiz şerbetleri ve ürünleri ikram ediyoruz. Bizde Cola ve benzeri içecekler mevcut değil sadece şerbetler sunuluyor. Yaklaşık 10 çeşit şerbetimiz var ve bunlarda üçüncü markamız olan Fihi Ma Fih Tarih-i Kadim Şerbeti' ni kullanıyoruz. Aynı zamanda kurutulmuş ürünler, reçellerimiz, dağ bitkileri, otlarımız ve un dahil olmak üzere köyümüzdeki tesiste tedariğini köylülerden temin ettiğimiz ürünleri hazırlayıp kullanıyoruz. Bahsetmiş olduğum ürünleri aynı şekilde Somatçı Natural Gıda altında satışını yapıyoruz. Şu an ki hedefimiz üretim kanalındaki çeşidimizi fazlalaştırıp sunmak. Ürettiğimiz şerbetleri de insanlara sunalım istiyoruz. Onun için çalışmalarımız var. 2019’un ilk yarısında şişeleme ve paketlemeye başlayacağız. 4 katlı yaklaşık 130 kişi alan restaurantın, odalar halinde hazırlandı ve VİP odaları da bulunuyor. 5 çeşit odamız mevcut. Biri sadece iki kişilik bir oda orayı özel günler için yaptık adı” “Aşk Odası”. Tamamen kırmızı mumlar ve duvardaki kalp işlemeleri ile hazırlanan bir konsept. Diğerleri de klasik odalarımız olmaktadır. Nan, Ekl, Can ve Somat odası olmaktadır. Terasımız ve odalarımız ise tamamen Mevlana Türbesini görüyor” diye konuştu.

“Türkiye ve dünya genelinde bir çok kişiyi ağırlıyoruz”

Yaz sezonunda ve Şeb-i Arus dönemlerinde daha yoğun olduklarını söyleyen Tekerkaya “Bize Türkiye’nin çeşitli illerinden sadece yemek yemeğe gelip giden misafirlerimiz var. Arjantin ve Hollanda’dan gelen misafirlerimizde var. Bunlar özellikle yemek yemek için gelen misafirlerimiz. Burayı kurduğumuz yıldan beri Hollanda’daki misafirimiz yaklaşık 3 ayda bir yemek yemek için gelir. Rakibimiz Türkiye ve dünya genelinde yok çünkü bu kültürü işleyen tek kişiyiz. Bu kültürü işleyen ikinci bir firma yok.Toplam menümüzde 45 çeşit yemek var bunların arasında çorbalar, ara sıcaklar, ana yemekler, tatlılar ve kahvaltılarda dahildir. Buraya ilk defa gelen misafirlerimize ağırlıkta en çok giden yemeği tavsiye ediyoruz. Özellikle Bademli Köfte, Tava Kebabı, İncirli Et, Kayısılı Kuzu Gerdan ve Dağ Erikli Biftek. Buraya gelen misafirlerimizin bütçelerine uygun bulabilecekleri yemekler mevcuttur. Talebe göre özel yemekler de hazırlıyoruz. İlk defa gelen misafirler için özellikle menüdeki 11 çeşit ürünü maşa servisi yaparak tattırabiliyoruz. Türk kahvesi ile et pişiriyoruz. Bu yemeğimizde çok talep edilir "Yemen Kahveli Et." Bizim hazırlamış olduğumuz tarihsel yemekler özellikle bitki kökleri ve kuruyemişlerle ve kuru meyvelerle tatlandırılır. Bitki kökleri ile özel sos hazırlıyoruz. Bunlar sadece birkaçı. Bunların yanı sıra menümüzde çölyak hastalarının protein hastalarının vejeteryan ve veganların yiyebileceği her türlü ürün mevcut. 2011’den bu yana uluslararası 11 ödül aldık. En İyi Osmanlı Mutfağı, En İyi Selçuklu Mutfağı, Mevlevi Mutfağı ödülünü aldık. Çin’de 2014 yılında En İyi Restaurant seçildik. Çin’de Türkiye’den belli başlı restaurant seçiyorlar 10-12 restaurant arasında “Lezzette Farklılık” dalında en iyi restaurant seçildik. Uluslar arası seyahat sitesinde ise 7. ödülümüzü aldık. 7 yıldır En İyi Restaurant ödülümüzü alıyoruz. Farklı bir uluslararası sitede ise 2015, 2016, 2017’de en iyi best ödülü aldık. Şu anda da 2018’i bekliyoruz. Kendi işletmemin kendi aşçısıyım ikinci bir çalışanım yok onun için Pazartesi günleri kapalıyız. Sadece belli dönemlerde stajyerler çalıştırıyorum bunu da kültürün yayılması adına yapıyorum” dedi.

Somatçınının anlamına da değinen Tekerkaya “Somat sofra demek; Somatçı ise sofrayı kuran ve kaldıran kişi demek. Mevlevilik dergahındaki 18 kişiden onucusu olmaktadır. Fihi Ma Fih ise ne varsa içindedir içindekinin içindeki anlamını taşıyor. Aynı zamanda Mevlana’nın eserlerinden bir tanesinin ismi. 2 buçuk senelik bir araştırma sonrasında burayı açtım. Biz burada 8. yılımıza giriyoruz. Hedeflerimizi hep tutturduk. Biz bilinirlik konusunda zaten iyi bir markayız. İnternetten ya da kulaktan kulağa yayılıyoruz. İyi bir iş yaptığınız zaman insanlar sizi zaten buluyorlar. Bununla alakalı sosyal medya ve tv kanallarında yemek programlarında yemekler yapıyorum.Şimdiye kadar severek yaptığımız işimiz aşımız ve geleneğimize bağlı kültürümüzü gelecek nesillere aktarabilmek adına yorulmadan yolumuza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.