Su ürünleri yetiştiriciliği ne durumda?

Suğla Su Ürünleri İthalat ve İhracat Sorumlusu Onur Özkal, yetiştirme ürünlerde alabalık, levrek, çipura ve somon'un ihracatta güzel bir pazar oluşturduğunu söyledi. Şahlanlar Gıda Şirketi Sahibi Osman D. Şahlan ise dondurulmuş vide alabalık ve dondurulmuş sudak filetosu'nun ihracat potansiyeli olduğunu belirtti.

Yetiştirme ürünlerde artık alabalık, levrek, çipura ve somon'un ihracatta güzel bir pazar oluşturduğunu söyleyen Suğla Su Ürünleri İthalat ve İhracat Sorumlusu Onur Özkal, ek olarak sudak, perka, gümüş (atherina) ve hamsi gibi ürünlerin de ihracat potansiyeline sahip ürünler olduğunun altını çizdi. Şahlanlar Gıda Şirketi Sahibi Osman D. Şahlan ise dondurulmuş vide alabalık ve dondurulmuş sudak filetosu'nun ihracat potansiyeli olduğunu belirtti.

Büşra Sözen

Yurtiçinde en çok genellikle ürün fileto ve vide diye tabir edilen içi alınmış (gümüş, panga, ringa, saith, uskumru) ürünlerinin öne çıktığını söyleyen Suğla Su Ürünleri Taş. Tar. Ürün. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti İthalat ve İhracat Sorumlusu Onur Özkal, “Ülkemizde yetiştirilen veya avlanan ürünler ele alınırsa fileto ve vide bazında (sudak, kadife, hamsi, sardalya, istavrit, somon, alabalık, çipura, levrek, vb.) ürünler öne çıkıyor. Tabii ürünler mevsimsel bazda, bulunurluk ve fiyat ölçeklendirmesine göre talepte değişiklik göstermekte” dedi. Türkiye'de su ürünleri yetiştiriciliğinde zorlukların olduğunu söyleyen Özkal, “Su ürünleri sektörüne yetiştiricilik, avcılık, ithalat, ihracat nezdinde devlet elinin tamamen değmediğini görmekteyiz geri planda kalan bir sektör olduğu gözler önünde. Öncelikle verilen teşviklerde girişimci veya işletme sahibi kişilerin haberdar olma oranı yok denecek kadar az. Bu konularda sektördeki işletmeleri bilgilendirmesi gereken Tarım Müdürlükleri kesinlikle pasif. Amacım kimseyi eleştirmek veya kırmak değil fakat başarı odaklı çalışmak istiyorsak eksiklerimizi görmemiz gerekiyor” diye ekledi. Yetiştirme ürünlerde artık alabalık, levrek, çipura ve somon'un ihracatta güzel bir pazar oluşturduğunu talebinin çok fazla olduğunu ifade eden Özkal, ek olarak sudak, perka, gümüş(atherina) ve hamsi gibi ürünlerin de ihracat potansiyeline sahip ürünler olduğunun altını çizdi. Özkal, “En çok ihracata giden ürünlerimiz başta da belirttiğim yetiştirme ürünlerimizden olan alabalık, somon, çipura ve levrek. Fakat bununla ilgili yetiştiricilerin çok da hoşuna gitmeyecek bir dipnot düşmem gerekiyor. Yetiştiricilikte kullanılan yemlerin kimyasal olduğu aşikar ve bu yemleri denetim altına almayıp balıklara verilmeye devam edilmesi durumunda bu ürünlerin yakında ihracatta kabul görmeyeceği kaçınılmaz bir gerçek. İnsan sağlığını riske attığı kansındayım ve gereken tedbirlerin bir an önce alınması görüşünü savunmaktayım” ifadelerini kullandı. Sektöre yeterince özen gösterilmediği düşüncesinde olduğunu söyleyen Onur Özkal, “İhracatçıların desteklenmesi gerektiği kanısındayım özellikle ülkemizde orta ölçekli işletme kavramı kaybolmak üzere. ''Sektörde ya büyük ölçekli firma olarak devam etmelisin ya da küçük ölçekli kalıp ithalat ve ihracattan uzak durmalısın''anlayışı hakim. Oysa ki Avrupa'da durum tam tersine orta ölçekli firmalar yoğunlukta ve devlet eli ile bire bir destek görmekte. Bugün Türkiye'ye baktığımızda öne çıkan 5 veya 6 firma görebiliyoruz. İki tanesi üst düzey diğerleri kendi kabuklarını yeni kırabilmiş. Yapılan araştırmalar sonucu Türkiye'de 1000'in üzerinde su ürünleri yetiştirme ve işleme firması bulunmakta ve genelinin ihracat konusunda fikri yok. Çözüm olarak önerebileceğim tek şey eğitim. Su ürünleri sektöründe bulunan bu firmaların hepsinin Bölge İhracatçılar Birliği, Tarım Müdürlükleri, Ticaret ve Sanayi Odaları tarafından genel anlamda eğitime tabi tutulması ticari bilinci ön plana çıkaracaktır. Küçük ve orta ölçekli firmalara bu eğitimler kapsamında ihracat operasyonlarında kullanılmak üzere teşvikler sağlanmalı” diye konuştu.

Özkal ihracatın artması için şu önerilerde bulundu: “Eğitim: İhracat Nedir? Nasıl yapılır? Hedef ürün ve hedef pazar nedir? Nasıl belirlenir? Ar-Ge neden önemli? Nelere dikkat edilmeli? Araştırmaya harcanan para boşuna değildir. Bu ve bunun gibi birçok konuyu ele alan seminerler, konferanslar, toplantılar vb. düzenlenmeli. Bizim ülkemizde bu tarz eğitimlere vakit kaybı gözüyle bakılma durumları oldukça sık karşılanır bu eğitimleri cazip hale getirebilmek için teşvik sertifikaları verilebilir. Teşvik: Sadece ihracat araştırmalarında kullanılabilecek az prosedürlü teşvikler verilebilir. Bilindiği üzere fuarlar ve Ar-Ge çalışmaları için devletin teşvikleri var fakat zorunlu koşulan prosedürler nedeni ile işletmeciler bu teşvikleri almayı geçelim, düşünmüyorlar bile.”

Özkal sektör ilgili ve çözüm önerileri hakkında düşüncelerini şu sözlerle ifade etti: “Bu konuda ithalat kısmına da değinmek istiyorum çünkü ithal ürünlerdeki vergiler gereğinden fazla, Türkiye'ye giren hemen hemen her üründe olduğu gibi. Öncelikle vergilerin asgari düzeylere çekilmesi küçük ve orta ölçekteki firmaların rekabet şansını bir nebze artıracaktır. En azından vergilerin ürün bazında değerlendirilmesi daha yerinde bir karar olacaktır. Ülkemizde var olan ürünlerin dışarıdan alınmasına tabi ki karşıyım fakat olmayan bir ürün için dışarıya yönelmek isteyen kendisine fırsat yaratmaya çalışan küçük ve orta ölçekteki işletmeler vergi ve prosedür engeline takılmaktadır. Büyük ölçekteki firmalar için bu vergiler çok sorun olmamaktadır; çünkü tek seferde yüklü miktarda mal getirip malı muhafaza edip en karlı dönemde satışa sunmaktadır. Diğer firmaların böyle bir şansı ve parası ne yazık ki olmadığından ithalat konusunda zayıf kalmaktadır. Doğal olarak Türkiye' de 5 veya 6 firmayı ön planda görmemiz normal. Uluslararası Ticaretin tek taraflı olmayacağı kanısındayım ithalatta, ihracatta önemli bir unsur. Ülke ekonomisine can vermek için sektörün ve küçük-orta ölçekli firmaların önünün açılması taraftarıyım. Uluslararası tanınırlık açısından bu önemli çünkü su ürünleri sektörü gerçekten gelecek vaad eden ve önündeki engeller kalktığında ülke ekonomisine yön verebilecek yapıya sahip bir sektör.”

“AB'nin alabalık için uyguladığı vergiler kalkmalıdır”

Dondurulmuş vide alabalık (içi temizlenmiş) ve dondurulmuş sudak filetosu'nun ihracat potansiyeli olduğunu ve en çok bu ürünlerin ihraç edildiğini söyleyen Şahlanlar Gıda Şirket Sahibi Osman D. Şahlan, ihracat ile ilgili sorunların dondurulmuş ürünlerin deniz navlunlarının yüksekliği ve Avrupa Birliğinin uyguladığı vergi olduğunu belirtti. Şahlan ihracatı arttırmak için, “Bilinçli ihracat, ürünün kalitesi, ihracat fiyatlarında istikrar olmalıdır, aynı kalitedeki ürünün ihracat fiyatında uçurum olmamalıdır. Vur kaç yöntemi ile ihracat yapan ve ihracat piyasasını olumsuz etkileyen tedarikçiler daha sıkı kontrol edilmelidir. AB'nin alabalık için uyguladığı vergiler kalkmalıdır” dedi. Şahlan sektör ile ilgili sorunları şu sözleri ile değerlendirdi: “İhracat bedellerinin tahsilinde yaşanan sıkıntılar. Eximbank ve diğer bankaların sağladığı kredi ve factoring (ihracat sigortası limitleri) yeterli değildir.”