Sürdürülebilir büyüme için döngüsel ekonomi

Avrupa Birliği Komisyonu raporuna göre, atıkların önlenmesi, eko-tasarım, tekrar kullanım sayesinde döngüsel ekonominin AB üyesi ülkelerdeki şirketlere 600 milyar Avro, ya da yıllık cirolarının yüzde 8’i mertebesinde net kazanç ve sera gazı salımında yüzde 2-4 aralığında düşüş sağlayacağı hesaplanıyor.

Özlem As

Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) Genel Sekreteri Mete İmer, döngüsel ekonominin Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesini hızlandıracak yeni bir ekonomik yaklaşım olduğunu söyledi.
İmer, Avrupa Birliği Komisyonu raporuna göre, atıkların önlenmesi, eko-tasarım, tekrar kullanım sayesinde döngüsel ekonominin AB üyesi ülkelerdeki şirketlere 600 milyar Avro, ya da yıllık cirolarının yüzde 8’i mertebesinde net kazanç ve sera gazı salımında yüzde 2-4 aralığında düşüş sağlayacağının hesaplandığını söyledi.
Mete İmer, 2018’de AB’de yürürlüğe girmesi beklenen, yeni yasal düzenlemeler getirecek olan “Döngüsel Ekonomi Paketi”ni Dünya Gıda Dergisine değerlendirdi.

Döngüsel ekonomi modeli nedir?

Sürdürülebilir büyüme için kaynakların akıllı ve sürdürülebilir kullanılması gerekiyor. Doğrusal (döngüsel olmayan) ekonomi, "üret-kullan-at” modeli geçerliliğini yitirmeye başladı. Onun yerini “sürdürülebilir üretim- sürdürülebilir tüketim- yukarı dönüşüm (geri dönüşüm)” süreçlerini izleyen döngüsel ekonomi alıyor. Döngüsel ekonomide ürünlerin ve malzemelerin kullanılabilirliğinin mümkün olan en uzun süre korunması hedeflenir. Tasarım aşamasından ve malzeme seçiminden itibaren çevreye duyarlılık, sürdürülebilirlik, ürünün yeniden kullanımı, geri dönüşümünün en üst düzey olması hedeftir. Atıklar ve kaynak kullanımı en aza indirilir. Ürün ve malzemenin ömrü sona erdiğinde, geri dönüşüm ile değer yaratmak için yeniden kullanıma alınması sağlanır.

ÇEVKO’nun bu konuda bir çalışması var mı?

Türkiye’de ambalaj atıklarının ekonomik ve düzenli geri kazanımı için sürdürülebilir bir geri kazanım sisteminin kurulması ve gelişimi için 26 yıldır faaliyet gösteren ÇEVKO Vakfı, 2018’de AB’de yürürlüğe girmesi beklenen, yeni yasal düzenlemeler getirecek olan “Döngüsel Ekonomi Paketi”ni, 5-6 Ekim tarihlerinde düzenlediği uluslararası kongrede ele aldı. Bu kongre ile yeni bir ekonomik yaklaşım olan döngüsel ekonomi modelini ülke gündemine taşımak istedik. Döngüsel olmayan bir ekonomide; “Üret! - Kullan! - At!” çizgisini izleyen ürünlerin yaşamı, çöp veya bertaraf tesislerinde son bulur. Sürekli artmakta olan nüfus, kısıtlı doğal kaynaklar ve küresel ısınma gibi büyük çevresel sorunlara yol açan insan faaliyetleri artık işlerin eskisi gibi devam edemeyeceğini gösterdi; yeni iş yapma modelleri arayışını başlattı. İşte, “doğrusal ekonomi” yerine, “sürdürülebilir üretim”, “sürdürülebilir tüketim” ve “yukarı dönüşüm” süreçlerini bir “çember” halinde ele alan “döngüsel ekonomi” modeli dünyada sürdürülebilir gelişme için yeni bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını ve atıkların kaynak olarak değerlendirilmesini öne çıkaran yeni buluşların önünü açarak rekabet avantajı getirebilir. Yeni iş modelleri, yeni gelir ve istihdam olanakları yaratabilir. Tüketicilere daha ucuz, dayanıklı ve kaliteli ürünler sunulmasını teşvik edebilir. Sonuç olarak, kıt kaynakların daha dikkatli ve çevreyle uyum içinde kullanılması ve geri dönüşüm suretiyle önemli ekonomik, toplumsal ve çevresel yararlar sağlayabilir.
Avrupa Birliği Komisyonu raporuna göre, atıkların önlenmesi, eko-tasarım, tekrar kullanım sayesinde döngüsel ekonominin AB üyesi ülkelerdeki şirketlere 600 milyar Avro, ya da yıllık cirolarının yüzde 8’i mertebesinde net kazanç ve sera gazı salımında yüzde 2-4 aralığında düşüş sağlayacağı hesaplanmaktadır. Tekrar kullanım, üretim ve onarım sektörlerinde, örneğin, kullanım dışı kalan cep telefonlarının kolay sökümü sağlanırsa atık haline gelen cep telefonlarından yenilerinin üretilmesi ile ilgili maliyetler yarıya inebilir. Eğer kullanım dışı kalan cep telefonlarının yüzde 95’i toplanabilirse, malzeme üretim maliyetlerinden yılda 1 milyar Avro tasarruf sağlanabilir.

Türkiye bu yıl ne kadar ambalaj atığını değerlendirdi?

Ülkemizde geri dönüşüm, uzun yıllar önce ekonomik değeri olan ambalaj atıklarının özellikle gelir düzeyi en düşük kişilerce toplanması, kayıt dışı olarak hurda depolarına satılarak değerlendirilmesiyle başlamıştır. Bilinç düzeyi gelişmemiş toplumda çöpe karıştırılarak atılan ambalaj atıkları çöp sahalarında yoksul kişilerce son derece sağlıksız koşullarda ayrılarak toplanmaktadır. Düzenli atık depolama sahalarında bu etkinliğin yasaklanması nedeniyle sokağa inen toplayıcılar sokaklardaki çöp kutularından değerli atıkları toplar duruma gelmişlerdir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2014 yılı verilerine göre Türkiye’de ayrı-toplama ve geri dönüşüm için lisans alan firma sayısı 1.000’i, ambalaj atıklarını yönetmelikte belirtildiği şekilde ayrı toplamak üzere yönetim planı hazırlayan belediye sayısı 500’ü, sisteme geri kazanım yükümlülüklerini yerine getirmek üzere bakanlık sistemine kaydolan şirket sayısı 25 bini, toplanarak geri kazanılan ambalaj atığı miktarı yıllık 2 milyon tonu aşmıştır. Ülkemiz büyük, nüfusumuz da kalabalık olduğu için, bu gelişmelere karşın, yasal sorumluluğunu yerine getirmeyen önemli sayı ve kapasitede belediye, sanayi kuruluşu, tüketici, toplama-ayırma, geri dönüşüm firması bulunmaktadır. Kurulan yasal sistemin yanında çöplerden kayıt dışı ve sağlıksız koşullarda atık toplama da sürmektedir.
En büyük sorun, yapılan yasal düzenlemelerin uygulanması için kamu otoritelerince yeterli denetim ve yaptırım uygulanmamasıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’mızı, il çevre ve şehircilik müdürlüklerimizi ve belediyelerimizi tüm tarafların mevzuattan kaynaklanan sorumluluklarının yerine getirilmesini sağlamak ve haksız rekabetin önüne geçmek için gerekli önlemleri almaya davet ediyoruz.

ÇEVKO ne kadarını gerçekleştirdi?

Geçtiğimiz yıl ÇEVKO Vakfı’nın içinde olduğu çalışmalarla 638 bin ton cam, metal, plastik, kağıt, karton, ahşap ve kompozit malzemeden oluşan ambalaj atığı geri dönüştürülmüştür.

Ambalaj atıklarının geri kazanımının ekonomi ve çevreye katkısını biraz açar mısınız?

Bu çalışmalarla ülkenin sağladığı ekonomik ve çevresel yararlar ise şöyledir:
• Kağıt, karton, ahşap ve kompozit ambalaj atıklarının geri dönüşümüyle yaklaşık 94 bin dönümlük bir ormana denk gelen 4 milyon 705 bin adet ağaç kesilmekten kurtuldu.
•Plastik ambalaj atıklarının geri dönüşümü ile yaklaşık 2,9 milyon aracın deposunu dolduracak 130 milyon litre benzin tasarrufu sağlandı.
•Kağıt, karton ve kompozit atıkların geri dönüşümü ile yaklaşık 110 bin kişinin yıllık su tüketimine denk 7 milyon 300 bin m3 su tasarrufu sağlandı.
•Metal ve plastik ambalajlar başta olmak üzere tüm ambalaj atıklarının geri dönüştürülmesiyle Türkiye'de meskenlerde kullanılan yıllık elektrik miktarının %10'una denk gelecek 2 milyon 773 bin kW saat elektrik tasarrufu sağlandı.
•Ambalaj atıklarının depolama sahalarına gömülmek yerine geri dönüştürülmesi ile 3 milyon 800 bin m3 (yaklaşık 1.530 adet olimpik yüzme havuzu hacminde) depolama alanından tasarruf edildi.
•331 bin 700 ton CO2 eşdeğerinde sera gazı salımının (bir uçağın dünyanın çevresini 16 bin 585 kez dönmesi sonucu ortaya çıkan sera gazı salımına denk) önüne geçildi.
•2016 yılında ÇEVKO Vakfı’nın içinde olduğu geri dönüşüm çalışmalarıyla ülkemizin elde ettiği tasarrufun 2,1 milyar TL’ye ulaştığını hesapladık.
Yasal hedefler doğrultusunda, 2017 ve sonrasında da çalışmalarımızın genişleyeceğini; böylece geri dönüştürülen atık miktarının ve buna bağlı olarak ambalaj atıklarının geri dönüşümünün ülkemiz için çevresel ve ekonomik yararlarının daha da artacağını öngörüyoruz.

Sanayinin geri dönüşüm sistemine katılımını yeterli mi? Ne düzeyde?

24.08.2011 tarih ve 28035 sayılı Resmi Gazetede T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği”dir. Bu yönetmeliğe göre de, ambalajlı ürün piyasaya süren ekonomik işletmeler, bakanlığa piyasaya sürdükleri ürünlerde kullandıkları ambalaj malzemeleri hakkında bildirim yapmak ve piyasaya sürdükleri miktarın ağırlıkça yönetmelikte belirtilen oranında, atık olarak toplanıp geri kazanıldığını belgelemekle yükümlü. Aslında belediye, lisanslı geri kazanım tesisleri, sanayi kuruşları ve tüketiciler bu işin tarafları. Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli. Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması sisteminin finansmanı için de piyasaya süren firmalara önemli görevler düşüyor. Ambalajlı ürün üreten ya da piyasaya süren daha çok firmanın kayıt altına girmesi ve yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekiyor. Bu konuda bakanlığın yaptırım uygulaması büyük önem taşıyor.

Ambalaj atıklarının geri dönüşümü konusunda tüketici cephesine baktığımızda nasıl bir tablo ile karşılaşırız?

Ambalaj atıklarının büyük bir oranını evsel atıklar oluşturuyor. Dolayısıyla, kaynağında ayırma alışkanlığı ve geri dönüşüm kültürünün oluşması büyük önem taşıyor. Toplumsal bilinç, geri dönüşümde başarıyı yakalamak için kilit öneme sahip.
Biz de ÇEVKO Vakfı olarak, ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması için konut ve işyerlerinde tüketicilerin düzenli olarak bilgilendirilmesini sağlıyor; atık kumbarası ve atık poşeti desteğinde bulunuyor, lisanslı toplama-ayırma firmalarını maddi olarak destekliyoruz. Ayrı toplamayı gerçekleştirmekte olduğumuz bölgelerdeki ilköğretim okullarında çevre, ambalaj ve ambalaj atıkları hakkında hazırladığımız eğitimlerin verilmesini sağlıyor; çocuk tiyatromuzun oynatılmasını organize ediyoruz. Ambalaj atıklarının geri kazanımıyla sağlanan çevresel, toplumsal ve ekonomik yararları kamuoyu ile düzenli olarak paylaşıyoruz. Bu amaçla her yıl bir kamu spotu hazırlayarak tüm kanallarda yayımlanmasını sağlıyor; geri dönüşüm bilincini geniş kitlelere aşılamaya çalışıyoruz.