“TMO piyasada düzenleyici kurum olmalı”

Hava şartlarında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle yurt dışında da yüksek kaliteli mal üretiminin orta ve düşük kaliteye oranla çok daha az olacağı öngörülüyor. En büyük sıkıntının enerjisi yüksek, kaliteli buğdayın tedariğinde yaşanacağı tahmin ediliyor.

Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER)  Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Eren, TMO’nun bir tüccar gibi hareket ederek gümrük vergisiz mal ithal edip, sektörün geri kalan oyuncularıyla haksız rekabete girdiği sistemin terk edilerek, düzenleyici kurum olarak piyasadaki yerini almasını istediklerini söyledi.

Özlem As

Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER)  Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Eren, Türkiye’de bütün kesimleri memnun edecek bir sistemin bulunabilmesinin çatışan çıkarlar sebebiyle hiç de kolay olmadığını söyledi. Eren, TMO’nun bir tüccar gibi hareket ederek gümrük vergisiz mal ithal edip, sektörün geri kalan oyuncularıyla haksız rekabete girdiği sistemin terk edilerek, düzenleyici kurum olarak piyasadaki yerini almasının en büyük arzuları olduğunu kaydetti.
Eren, piyasadaki gelişmelerin tüccar, sanayici ve çiftçiye etkilerini şu şekilde aktardı:
“Tüccar ve sanayici için en büyük sorun, hükümetin hasat sonrası uygulanacağı fiyat, satış politikalarının belirsiz olması, yapılan müdahalelerin beklenmedik fiyat düşüşlerine yol açmasıdır. Finansman maliyetlerinin fahiş seviyelere çıkması ve depo kiralarındaki artış da, mal stoklamayı zorlaştırmaktadır. Çiftçi açısından bakarsak girdi maliyetlerinin sürekli artmasına karşılık, bu sene açıklanan ekmeklik buğday müdahale alım fiyatlarındaki artışın  enflasyon seviyesinin altında kalması, makarnalık buğdaya ise hiç zam yapılmaması sıkıntı yaratmıştır. Türkiye’de tarım sahalarının çok küçük olması nedeniyle üretim maliyetleri yüksektir.  Bir yanda çiftçinin geçinebilmek için yüksek desteğe ihtiyacı olması, diğer yandan enflasyonla mücadele ve tüketiciyi koruma amaçlı  hububat fiyatlarının düşük tutulmaya çalışılması ciddi bir çelişki doğurmaktadır. Türkiye’de bütün kesimleri memnun edecek bir sistemin bulunabilmesi çatışan çıkarlar sebebiyle hiç de kolay değildir. Hükümetin fiyat yoluyla müdahale  yerine doğrudan desteklerle çiftçiyi koruması; TMO’nun bir tüccar gibi hareket ederek gümrük vergisiz mal ithal edip, sektörün geri kalan oyuncularıyla haksız rekabete girdiği sistemin terk edilerek, düzenleyici kurum olarak piyasadaki yerini alması en büyük arzumuzdur.”

Yüksek kaliteli ürün piyasada azalacak

Türkiye genelinde tahıl hasadının hava şartlarından ötürü yaklaşık 10-15 gün geç başladığını ifade eden Eren, son duruma ilişkin şu bilgileri verdi: “Şu ana kadar arpa hasadının yüzde yetmişi, buğday hasatının ise yüzde altmışı tamamlanmıştır. Bu sene buğday üretiminin geçen senenin yüzde 6,8 üzerinde gerçekleşerek, 22 milyon mton olması bekleniyor. Aynı şekilde arpada da geçen senenin yaklaşık yüzde 10,8 üzerinde, 7,5 milyon mton üretim tahmin edilmektedir. Bir önceki sezonla mukayese ettiğimizde hububat verimlerinin bu sezon daha yüksek olduğunu bu yüzden toplam hububat üretiminin arttığı ve geçen sene ortaya çıkan eksikliği hem arpa hem de buğdayda telafi ettiğini görüyoruz. Temmuz ayının son haftası itibariyle Çukurova, Güneydoğu ve Marmara bölgelerinde biçimlerin sonuna gelinmişti. İç Anadolu ve Karadeniz’de hasat devam etmektedir. Doğu Anadolu’da ise bu hafta başlamıştır. Burada bahsettiğimiz hububatlar buğday, arpa, çavdar ve yulaftır. Mısır hasadı ağustos ayında başlayacak.”

Hava şartlarında yaşanan olumsuzluklar sebebiyle yurt dışında da yüksek kaliteli mal üretiminin orta ve düşük kaliteye oranla çok daha az olmasının öngörüldüğünü belirten Eren, “Ekmeklik buğdaya baktığımızda, bu sezon kalitenin geçen senenin üzerinde gerçekleştiği, özellikle proteinlerin bir önceki hasattan daha yüksek olduğu, herhangi bir protein/gluten sıkıntısı yaşanmayacağı görülüyor. Ancak geçen sene yaşanan enerji sıkıntısı bu sene de devam ediyor. Hava şartlarında yaşanan olumsuzluklar sebebiyle yurt dışında da yüksek kaliteli mal üretiminin orta ve düşük kaliteye oranla çok daha az olacağı öngörülüyor. En büyük sıkıntının enerjisi yüksek, kaliteli buğdayın tedariğinde yaşanacağı tahmin edilmektedir” diye konuştu.

Hava şartları üretimi düşürdü

Dünya tahıl piyasalarında üretim tahminleri son günlerde ABD, Avustralya, Çin ve Avrupa Birliği’nde hava şartlarına bağlı problemlerden ötürü haziran ayına göre bir miktar aşağı çekildiğini ifade eden Eren, sözlerine şöyle devam etti: “ABD’de çiftçilerin fiyatları cazip bulmaması nedeniyle özellikle buğday üretiminde ciddi bir düşüş zaten bekleniyordu ancak kuraklık sebebiyle bu tahmin daha da aşağılara çekildi. Avrupa Birliği’nin ise geçen yılki düşük üretimini telafi etmesi ve Rusya’nın ele geçirdiği pazarlarına geri dönmesi öngörülüyordu ama  olumsuz hava şartları sebebiyle özellikle İspanya ve Fransa’daki üretim düşüşleri, AB’nin toplam üretim beklentisini aşağı çekti.Bu sene USDA dünya buğday üretimini 737,83 milyon mton olarak tahmin etmektedir, geçen sene gerçekleşen üretim ise 754 milyon mton idi. Fakat devir stoklarının rekor bir seviye olan 258 milyon mtona ulaşması sebebiyle stokların düşen üretimi telafi etmesi öngörülüyor. Ancak mevcut stokların ihracatçı ülkelerden ziyade başta 110 milyon ton ile Çin olmak üzere ağırlıklı diğer ülkelerde bulunması nedeniyle fiyatların arzdaki daralmalara daha duyarlı olacağını düşünüyoruz. Mamafih son bir ayda 12,5 protein Rus buğdayının fiyatları yirmi dolar yükselmiştir.”

Makarnalık buğday fiyatları hızla yükseliyor

Kaliteli buğdaylar ile orta ve alt kalite buğdaylar arasındaki makasın giderek açıldığını kaydeden Eren, dünya makarnalık buğday üretiminde de çok ciddi bir sıkıntı bulunduğunu ve fiyatların hızla yükseldiğini söyledi.
Eren, “Bu sene buğday üretimiyle ilgili dikkat edilmesi gereken diğer husus ise yüksek protein ve enerjili buğday üretiminde dünya genelinde ciddi bir daralma olması ve kaliteli buğdaylar ile orta ve alt kalite buğdaylar arasındaki makasın giderek açılmasıdır. Ayrıca dünya makarnalık buğday üretiminde de çok ciddi bir sıkıntı bulunmaktadır ve fiyatlar hızla yükselmektedir. USDA tahminlerine göre geçen sene 1078 milyon mton olarak gerçekleşen mısır üretiminin 2017/18 sezonunda 1036 milyon mton olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir” dedi.

Gümrük vergilerin düşürülmesi

Gümrük vergilerindeki düşüşün, hasatta fiyatların aşırı derecede yükselmesini engellediğini dile getiren Eren, “Ekmeklik buğdayda ve arpada ileriye dönük fiyat beklentisinin kırılmasıyla , tüccar ve sanayici stok yapmayı tercih etmiyor. Bu da TMO’nun ekmeklik buğdayda müdahale fiyatlarına oldukça düşük bir oranda zam yapmasına rağmen çiftçinin , özellikle üretimin çok yüksek  gerçekleştiği Trakya'da TMO’ya mal bırakmasına neden oluyor. Makarnalık buğdayda durum biraz daha farklı. Uluslararası piyasada arz talep dengesindeki sıkışıklık nedeniyle yükselme eğiliminde olan fiyatlar iç piyasada mal alımını cazip kılmaktadır.
Gümrük vergilerinin indirilmesi en çok arpa ithalatında etkili olmuş, yüksek gümrük vergileri nedeniyle daha önce yurt dışından ülkeye girmeyen ürünün ithalatı başlamıştır. Bunun sonucunda geçen sezonda aşırı derecede yükselen iç piyasa arpa fiyatları bu yıl limanlarda ithal satış fiyatlarıyla dengelenecek seviyelerde oluşmuştur” dedi.

Hububat ekim alanları ve üretim
Türkiye'de son 10 yılın buğday ekim alanları 7,5-8,5 milyon hektar arasında değişmektedir. Üretim miktarları ise 17,2-22,6 milyon ton aralığında olmaktadır. 2015 yılında buğday ekilişimiz 7 milyon 866 bin 877 hektar, üretim 22,6 milyon ton verim ise 2.872 kg/hektar iken 2016 yılında buğday ekilişi 7 milyon 671 bin 975 hektar, üretim 20,6 ton, verim ise 2.710 kg/hektardır.
Arpada son 10 yılın arpa ekim alanları 2,7-3,7 milyon hektar arasında değişmekte, 2016 üretimi 6,7 milyon ton verimi ise 2,48 Ton/hektardır.
Mısırda ise son 10 yılın ekim alanları 518-618 bin hektar arasında değişmektedir. 2016 yılı üretimi 6,4 milyon ton, verimi ise 9,41 ton/hektardır.