Tüketici palm yağını bilmiyor

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, "Tüketicilerin ezici çoğunluğunun palm – palmiye yağı hakkında bir farkındalığı- bilgisi bulunmamaktadır” dedi.

Büşra Sözen

“Tüketicilerin ezici çoğunluğunun palm – palmiye yağı hakkında bir farkındalığı- bilgisi bulunmamaktadır” diyen Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, “Tüketici Hakları Derneği olarak, yapmış olduğumuz araştırmada, palmiye yağının marketlerde satılmadığını gördük. Dolayısıyla, tüketiciler palmiye yağını evlerinde kullanmamaktadırlar. Bununla birlikte, fabrikasyon hazır paketlenmiş geniş bir gıda alanında, kişisel bakım ürünlerinde, kozmetik ürünlerde ve temizlik ürünlerinde palmiye yağı kullanılmaktadır. Ne yazık ki, tüketicilerin çoğunluklu bir kesiminin etiket okuma, inceleme, araştırma, sorgulama bilincinin de oluşmadığını söyleyebiliriz” dedi.

Çakar, sözlerine şöyle devam etti: “Öncelikle, Avrupa Gıda Standartları Ajansı (EFSA), 2016 yılında yayınladığı rapor ile çok önemli bir sorunun varlığını ortaya koydu. Bu raporda, palmiye yağının doğal kırmızı renginin ve kokusunun giderilmesi için 200 derecenin üzerindeki bir sıcaklıkta (230 derece dolayında) rafine edildiğinden dolayı, kanserojen maddeler üretildiği ve diğer tüm bitkisel yağlardan daha tehlikeli olduğu belirtilmektedir. Yüksek sıcaklıkta uygulanan rafine işlemleri sonucunda, palmiye yağında glycidy (glisidil) yağ esterleri (GE), 3-monochloropropanediol ( 3-MCPD), 2-monochloropropanediol ( 2-MCPD) gibi kanserojen mikroorganizma veya kimyasal zararlıların oluştuğu belirtilmektedir. Raporda, bu maddelerin ortalama miktarlarda etkisinde kalan gençler ile bu maddeyi çok fazla tüketen bütün yaş grupları için potansiyel sağlık riski olduğu belirtilmektedir. Diğer taraftan, palmiye yağı da dahil olmak üzere, söz konusu bitkisel yağların omega 6 yönünden zengin olmasının da sağlık riskine neden olduğunun bilimsel araştırmalarda anlaşıldığı belirtilmektedir. Omega 3/omega 6 dengesinin vücuttaki normal oranının 1/4 olması gerekirken, bu tür omega 6 yönünden zengin olan bitkisel yağların ve bu yağları içeren ürünlerin kullanılması ile Türkiye’deki bu oranın 1/50’ye kadar çıktığı söylenmektedir. Gerek EFSA’nın raporunda belirtilenler, gerekse bilim insanları tarafından belirtilen omega 6 yönünden zengin içerikteki palmiye yağının neden olabileceği sağlık riskleri dikkate alındığında, sorunun ne kadar ciddi olduğu, üzerinde titizlikle ve bilimsel gerçeklere uygun olarak öncelikle durulması gerektirdiği ortadadır.”

Tüketici Hakları Derneği olarak, üketicilerin tükettiği tüm gıdaların sağlıklı olması, gıdalar konusunda tüketicilerin eksiksiz ve doğru olarak bilgilendirilmesi gerektiğini yıllardır söylediklerini ve söylemeye devam ettiklerini belirten Çakar, “Gıda maddelerinin üretimi ve tüketimi sürecinde hiçbir şekilde tüketicilere, doğaya ve çevreye zarar verilmemesi gerekmektedir. Aynı zamanda, gıda maddelerinin üretimi ve tüketiminde yararlı ve önemli olan yerel değerlere, uygulamalara, alışkanlıklara zarar verilmemelidir. Türkiye, her geçen gün artan şekilde ağırlıklı olarak Malezya başta olmak üzere Endonezya’dan palmiye yağını ithal etmektedir. TÜİK’in 2016 yılı istatistiklerine göre, Türkiye’ye 506.681.081 milyon dolar ödenilerek 683.380.431 ton palmiye yağı ve fraksiyonları ile palmiye çekirdeği yağı ve fraksiyonları ithal edilmiştir. Kaldı ki, bu oranın çok daha fazla olduğu söylenmektedir. Bu ithalat ve bitkisel yağ politikası Türkiye’nin yerli üretimine ve küçük çiftçilere büyük zarar vermektedir. Tüketici Hakları Derneği (THD) olarak diyoruz ki, palmiye yağı ithalatı da dahil olmak üzere, bitkisel yağların ithalatı yerine yerli ve sağlıklı zeytinyağı ve tereyağı üretimine ağırlık verilsin. Bu çok yararlı, önemli ve gerekli olan söz konusu yerli üretime her çeşit destek verilsin. Bu alanda üretim yapan küçük çiftçiler her konuda desteklensin. Palmiye yağı da dahil olmak üzere ithal bitkisel yağlara ödemiş olduğumuz para, ülkemizin, tüketicilerin, küçük çiftçilerin, yerli üretimin, geleceğimizin zararına dışarıya akıtılmasın. Hükümetten, tüm ilgili ve yetkililerden bu konuda duyarlı olmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.