Üretilen alabalıkların büyük bir kısmı ihraç ediliyor

Alabalığın ülkemizde gün geçtikçe büyüyen bir sektör olduğunu söyleyen Keban Alabalık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Şimşek, “Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye porsiyon ve bunun yanında büyük boy alabalık ihracatı yapılmaktadır. Ağırlıklı olarak donuk ürün gittiği gibi bunun yanında talebe göre taze balık da gitmektedir" dedi.

Alabalığın ülkemizde gün geçtikçe büyüyen bir sektör olduğunu söyleyen Keban Alabalık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Şimşek, “Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye porsiyon ve bunun yanında büyük boy alabalık ihracatı yapılmaktadır. Ağırlıklı olarak donuk ürün gittiği gibi bunun yanında talebe göre taze balık da gitmektedir. Bunun yanında ileri işlenmiş ürün olarak alabalık füme ihracatı yapılmaktadır” dedi.

Büşra Sözen

Alabalık yetiştiriciliğinin soğuk sularda yapıldığını söyleyen Keban Alabalık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Şimşek, akarsularda ve bunun yanında baraj göllerinde oluşan gölette kafes balıkçılığı olarak bir de kaynak sularının bulunmuş olduğu yerlerde havuz balıkçılığı olarak yapıldığını belirtti. Şimşek, “Uygun yetiştirme koşulları için 13-14-15-16°C sıcaklık balık yetiştiriciliği için uygun su koşullarıdır. Yavru balık yetiştiriciliği için ise 9-11°C kuluçkahaneler için uygun su sıcaklığıdır. Alabalık büyüklüğüne göre günde üç defa ile beş defa arasında yemlendiğini kaydeden Şimşek, “Balıklara verilecek yem miktarı balıkların yüzde ikisine tekabül eder, ülkemizde ağırlıklı olarak Extruder teknolojisiyle üretilen yemler kullanılmaktadır. Yemin kalitesi FCR dediğimiz ete dönüşümünde en büyük etkendir” diye konuştu.
Alabalık yetiştiriciliği yapmanın avantajlarının olduğu kadar dezavantajlarının da olduğunu belirten Şimşek, “Eğer bir kaynak suyuna sahipseniz bu kaynak suyu üzerinde havuz yetiştiriciliği yaparak - bu bir aile işletmesi de olabilir- veyahut daha büyük bir işletme kurarak profesyonel bir şekilde büyük kapasiteli bir işletme de kurulabilir. Ülkemizin birçok bölgesinde alabalık yetiştiriciliği yapılabildiği gibi artık halkımız taze balığı canlı balık olarak temin edebilmektedir. Bu da alabalık pazarlamada en büyük avantaj. Bunun yanında ülkemizde gün geçtikçe büyüyen bir sektör olup devletimizin yetiştiriciliği desteklemesiyle ülkemiz Avrupa’da alabalık yetiştiriciliğinde birinci sıraya gelmiş durumda” ifadelerini kullandı. Alabalık çiftliği kurmak isteyenlerin mutlaka fizibilitelerini çok iyi yapmaları gerektiğine dikkat çeken Şimşek, “Kafes balıkçılığı yapacaklarsa düşündükleri yerin geriye dönük en az 3 yılın su sıcaklığı, oksijeni hakkında bilgidar olmaları gerekiyor. Yapacakları yetiştiricilik kapasitesi ve finans hesaplarını çok iyi hesaplamaları gerekmektedir. Yapmayı düşündükleri bölgede önceden üretici varsa onlardan gerekli bilgiyi almaları, yapmayı düşündükleri bölgede suya kimyasal atık veren fabrika veya buna benzer işletmelerin olup olmadığına, yapmayı düşündükleri yerin selden etkilenip etkilenmediğine, genelde HES işletmelerinin bölgesinde yapıldığında HES’in çalışmama durumunda oksijen oluşmadığından balıkların etkileneceğini hesaplamaları, tam tersi HES’in tam kapasite çalışma durumunda oluşacak debiden etkilenme durumunu hesaplamalılar” dedi. Üretilen alabalıkların büyük kısmının ihracata gittiğini söyleyen Ahmet Şimşek sözlerine şu şekilde devam etti: “Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye porsiyon ve bunun yanında büyük boy alabalık ihracatı yapılmaktadır. Ağırlıklı olarak donuk ürün gittiği gibi bunun yanında talebe göre taze balık da gitmektedir. Bunun yanında ileri işlenmiş ürün olarak alabalık füme ihracatı yapılmaktadır. İç piyasada alabalık birçok yerde canlı balık satış yerleri oluşturularak halka anında taze balık güveni vererek satılmaktadır. Bunun yanında marketlerin balık reyonlarında sıklıkla yer aldığı gibi artık özel ve resmi kurumların tabldotlarında alabalık diyetisyenlerin olmazsa olmazı durumuna gelmiş durumdadır. Bunun yanında ülkemizde alabalık restoranlarının artış göstermesi ve alabalıktan farklı yemek çeşitlerinin yapılması ülkemizdeki düşük balık yeme oranına çok büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim. Elazığ ili alabalık yetiştiriciliğinde Türkiye’de birinci sırada bulunmaktadır. Bunu duyanlar Elazığ ve balıkçılık kelimesine yanyana pek anlam veremez ve ne alaka derler. Fırat Nehri ve üzerindeki Keban Baraj Gölü ve Karakaya Baraj Gölünden dolayı Elazığ bir yarımada durumuna gelmiştir. Bahsettiğimiz Elazığ ili balıkçılığı bilmezken son 20 yılda alabalık üreten, tüketen ve ihracatını yapan il durumuna gelmiştir.”