“Yağlı tohum ithalatı ayçiçekle kapatılabilir”

Bitkisel yağ sektörü, hammadde ihtiyacının yüzde 70’ini ithalatla karşılıyor. Türkiye’de üretilen yağlı tohum miktarı yaklaşık 2,5 milyon ton, yağlı tohumlar içerisindeki ayçiçeği tohumu üretimi ise 1,3-1,4 milyon ton civarındadır. Yağlı tohumda üretim açığının kapatılmasındaki en önemli ürün ayçiçeği olarak görülüyor.

“2018 yılında ayçiçeği üreticisi çiftçimiz iyi bir sezon geçirmiş, özellikle hasat mevsiminde fiyatların yukarıya tırmanmasıyla mahsulünü iyi fiyattan satmıştır. Bu durumun da etkisiyle bu yıl ayçiçeği üretim alanlarımızda bir artış olmuştur. Bu yılki toplam üretimimizin son anda olağan üstü bir sıkıntı çıkmaz ise 1,5 milyon ton civarında olmasını bekliyoruz.”

Özlem As

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, geçen yıl yağlı tohum ithalatının 3,5 milyon tona dayandığını belirterek açığın üretimi artan ayçiçek ile kapatılabileceğini söyledi. “Ayçiçeği tohumu üretimimizi mutlaka iki katına, yani 2,5-3 milyon tona çıkarmalıyız” diye konuşan Büyükhelvacıgil, “Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi tarafından yapılan geniş çaplı bir araştırmaya göre 2030 yılına kadar yurt içi üretim artışımızı iyi yönetirsek 15,6 milyar dolar para ülkemizde kalır” dedi.

Bitkisel yağ sanayinin büyüklüğü nedir?

Bitkisel Yağ sektörü her geçen yıl büyümekte olan bir sektör olup ülkemizdeki yıllık işlem hacmi 8-9 milyar dolar civarındadır. Yağlı tohum işleme kapasitesi yıllık 9 milyon tona yakın olan 100’ün üzerindeki tesisimizin, son birkaç yıllık verilere göre kapasite kullanım oranı maalesef yüzde 50-55 olarak gerçekleşmektedir. Son birkaç yılda ithalatın daha çok ham yağ yerine ayçiçeği tohumu olarak gerçekleşmesi kırıcı sektördeki kapasite kullanım oranımızı yüzde 50’lerin üzerine taşımış olmasına rağmen gelinen nokta halen yeterli değildir. Rafineri kapasitemiz yıllık yaklaşık 4 milyon tondur. Rafineri sanayimizde de kapasite kullanım oranı yüzde 70’ler civarındadır.

Sektörün ihracat ve ithalat rakamları hakkında bilgi verir misiniz?

Yağlı tohum ithalatımız maalesef yıldan yıla artmaktadır. 2015 yılında 3 milyon ton civarında olan yağlı tohum ithalatı 2018 yılında 3,5 milyon tona dayanmış durumdadır. Diğer taraftan yağlı tohumlar içindeki önemli ithal kalemlerinden biri olan ayçiçeği tohumu ithalatı da 2018 yılında 712 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Ayçiçeği tohumu ham yağ ithalatına baktığımızda bir gerileme söz konusudur. Bu durum hem kırıcı sektörümüzün kapasite kullanım oranını yukarı taşıma bakımından, hem de yan ürün olan ayçiçeği küspesi olarak hayvan yemi açığımızın azaltılabilmesi bakımından sevindiricidir.
Yağlı tohum üretiminde geçen yıllara göre bir artış var mı? Son rakamlar nasıl?
Hammadde ihtiyacımızın yüzde 70’ini ithalatla karşılıyoruz. Bitkisel yağ sektörünün ayçiçeğindeki hammadde yetersizliği nedeniyle dışa bağımlılığımız artarak devam ediyor. Ülkemizde üretilen yağlı tohum miktarı yaklaşık 2,5 milyon ton, yağlı tohumlar içerisindeki ayçiçeği tohumu üretimi ise 1,3-1,4 milyon ton civarındadır. Yağlı tohumda üretim açığının kapatılmasındaki en önemli ürün ayçiçeğidir. Ayçiçeği tohumu üretimimizi mutlaka iki katına, yani 2,5-3 milyon tona çıkarmalıyız. Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi tarafından yapılan geniş çaplı bir araştırmaya göre 2030 yılına kadar yurt içi üretim artışımızı iyi yönetirsek 15,6 milyar dolar para ülkemizde kalır.

Bosna Hersek, Sırbistan’dan yapılan ithalat üretimi nasıl etkiliyor?

Bosna Hersek’ten sıfır gümrüklü ham ve rafine ayçiçeği yağının piyasada fiyat dengesizliği yarattığı ve haksız rekabete sebep olduğu, Derneğimiz tarafından çeşitli platformlarda belirtilmiştir. 2018 yılı itibariyle, bu uygulama 75 bin tonluk bir kota ile sınırlandırıldı. Kısıtlama kararı olumlu bir adım ancak yeterli değil. Diğer taraftan Bosna Hersek kotasına bir de Sırbistan kotası eklenmiş oldu. Bir de eskiden beri uygulanan AB kotası var. Tabi ki bu kotalar ikili anlaşmalardan ortaya çıkıyor. Ancak biz bir tarım ülkesiyiz ve kendi bitkisel yağımızı kendi ülkemizde ürettiğimiz çekirdekten karşılamamız en doğru yoldur.

Atık payı ile ilgili bir gelişme var mı?

Kısa adı GEKAP olan geri kazanım katkı payı mevzuatına dair görüşlerimizi Bakanlığımıza görüş alma süreci içinde ilettik. Bu konudaki uygulamanın en güzel örneğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hali hazırda poşet uygulama yönetmeliği ile başlatmış durumdadır. Burada, poşet kullanan her tüketiciden poşet ücreti, perakende satış aşamasında tahsil edilerek, devletimize intikali sağlanmaktadır. En doğru yöntem de budur. Bitkisel yağ geri kazanım payı uygulamasına gelindiğinde ise, bu ödemenin üreticiden alınacağıdır. Halbuki bütün dünyada genel anlayış, “Doğayı kirleten öder” yöntemidir. Doğru olan da budur. Kirleten öder yerine, üreten öder uygulaması tamamen haksız bir uygulama olacağı gibi, üreteni de cezalandırma yöntemidir. Bu uygulama, hayata düşünülen şekli ile geçirildiğinde, daha çok üretip, ülkenin kalkınmasına daha çok katkıda bulunan sanayici daha çok cezalandırılmış olacaktır. Umuyoruz ki teknik ayrıntılarını Bakanlığa verdiğimiz görüşlerimiz dikkate alınacaktır.

Sıfır gümrükle ithalat izni bu yıl ayçiçek üreticisini ve sanayicisini nasıl etkiler? Bu yıl ayçiçekte beklenen üretim miktarı nedir?

Sıfır gümrüklü ithalat ülke olarak hiçbir zaman tercih edilmesi gereken bir uygulama değildir. Ancak 2018 yılında spekülatif kur hareketleri sebebiyle sıkıntı yaşayan kırıcı sektörümüze, nefes aldırmak üzere 400 bin ton otonom ayçiçeği tohumu ithalat kotası tanınmıştır. Bu uygulama rutin bir uygulama değildir. 2018 yılında ayçiçeği üreticisi çiftçimiz iyi bir sezon geçirmiş, özellikle hasat mevsiminde fiyatların yukarıya tırmanmasıyla mahsulünü iyi fiyattan satmıştır. Bu durumun da etkisiyle bu yıl ayçiçeği üretim alanlarımızda bir artış olmuştur. Bu yılki toplam üretimimizin son anda olağan üstü bir sıkıntı çıkmaz ise 1,5 milyon ton civarında olmasını bekliyoruz.