“Yağlı tohumlar stratejik ürün ilan edilmeli”

BYSD Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, ayçiçeği üretim programının topyekün gözden geçirilip, tohumluk yetersizliği, hastalık ve zararlılar ve destekleme gibi hususlarla ilgili tedbirler alınması gerektiğini söyledi. Büyükhelvacıgil, daha fazla üretim için yağlı tohumların stratejik ürün ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, dışarıya bağımlılığın azalması ve daha fazla üretim için yağlı tohumların stratejik ürün ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Büyükhelvacıgil, “Yağlı tohumlar içerisinde ise ayçiçeği tohumu Türkiye florasına uyum ve çiftçimizin en iyi tanıdığı ürün olarak özel bir öneme sahiptir. Dolayısı ile ayçiçeği üretim programı topyekün gözden geçirilip, tohumluk yetersizliği, hastalık ve zararlılar ve destekleme gibi hususlarla ilgili tedbirler alınmalıdır” diye konuştu.

Bitkisel yağ sektörünün her geçen yıl büyüdüğünü belirten Büyükhelvacıgil, yıllık işlem hacminin 9 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. Büyükhelvacıgil, “Genel tablodan bahsetmek gerekirse ilk gözümüze çarpan husus; Türkiye tarım ürünleri ticaretinde açık vermezken, ülkemizin yağlı tohum ve türevlerinde dış ticaret açığı 2, 6 milyar dolar civarındadır” dedi.
Hammadde ihtiyacının yüzde 75’inin ithalatla karşılandığını belirten Büyükhelvacıgil, bitkisel yağ sektörünün ayçiçeğindeki hammadde yetersizliği nedeniyle dışa bağımlılığın artarak devam ettiğini söyledi.
Büyükhelvacıgil, “Ülkemizde üretilen yağlı tohum miktarı yaklaşık 2,5 milyon ton, yağlı tohumlar içerisindeki ayçiçeği tohumu üretimi ise 1,3 milyon ton civarındadır. Yağlı tohumda üretim açığının kapatılmasındaki en önemli ürün ayçiçeğidir. Ayçiçeği tohumu üretimimizi mutlaka iki katına çıkarmalıyız. Yağlı tohumlar 2017 yılı ilk 4 aylık toplam ithalat bir milyon 35 bin118 ton olurken 2018 yılı ilk 5 aylık toplam ithalat bir milyon 356 bin 886 tona ulaşmıştır. Bu rakamlara denk gelen toplam ödenen bedel 2017 yılı ilk 5 aylık 481 milyon 62 bin 487 dolar olurken, bu miktar 2018 yılında 589 milyon 636 bin 233 dolara çıkmıştır. Sektörün hammadde ihtiyacını ülkemiz kaynaklarından elde etmede maalesef her hangi bir ilerleme kaydedilememiştir” diye konuştu.

Tağşiş Yasası beklentisi

‘Tağsiş Yasası’nın çıkmasını beklediklerini belirten Büyükhelvacıgil sözlerine şöyle devam etti: “Bitkisel yağ sanayi sektörü olarak beklentimiz uzun süredir gündemde olan ve TBMM’de bekleyen ‘Tağsiş Yasası’nın çıkması. Sektörümüz için hayati derecede önemli olan, hem üreticinin hem de tüketicinin zarar görmesini önleyecek bu yasanın da öncelikli düzenlemeler arasına alınacağını umut ediyoruz. Bilindiği üzere ülkemiz ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde başarılı bir şekilde geçti. 8 milyon ton yağlı tohum işleme ve 4 milyon ton rafineri kapasitesiyle güçlü bir potansiyele ve modern bir teknolojiye sahip bitkisel yağ sektörü olarak, yeni dönemde yağlı tohum üretim kapasitemizi artırmayı, ham madde ihtiyacımızın tamamını ülkemiz dahilinde karşılamayı hedefliyoruz. BYSD olarak bu yeni dönemde sektörümüzün büyümesi ve güçlenmesi, Türk ekonomisine katma değer üretmek, büyük Türkiye’nin gücüne katkı sağlamak en büyük hedefimiz.”
Kurdaki spekülatif hareketlerin seçim öncesinde sektörü ciddi manada sarstığını belirten Büyükhelvacıgil, “Bildiğiniz üzere bu tip dalgalanmalardan en çok sanayi sektörü etkilenir. Üretici ve yatırımcı önünü görmek ister. Ancak hamdolsun o dönemi atlattık gibi görünüyor” dedi.

Sektörde tekelleşme var

Dünyada bitkisel yağ sektöründe son yıllarda tekelleşmenin dikkat çektiğini belirten Büyükhelvacıgil, “Bir tarafta yağlı tohum ve ham bitkisel yağ üreten ve pazarlayan ülkeler, diğer tarafta yağlı tohum ve ham bitkisel yağ ithal eden ülkeler bulunuyor. İlk grubu ABD, Rusya, Ukrayna ve tabi ki palm yağındaki konumuyla Malezya gibi ülkeler oluşturmaktadır. Ülkemiz ne yazık ki, coğrafi ve diğer bütün avantajlarına rağmen ithalatçı konumda yer alıyor” diye konuştu.