“Yasal düzenlemeler olumlu ama önemli olan uygulama”

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hal yasa tasarısını; üretici örgütlerinin daha güçlü bir yapıya kavuşturulması, pazarlamada söz sahibi olabilmeleri, daha derli toplu ve düzenli bir yapının ortaya konması bakımından olumlu olarak değerlendirdiklerini belirtti. Bayraktar, ambalajlama maliyetlerinin de üreticilerden çıkarılmaması yönünde tedbir alınması gerektiğini dile getirdi.

Özlem As

Hal yasa tasarısı ve meyve-sebzelerin ambalajlanması tebliğinin sorunların çözümü için umutlandırdığını belirten Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ama esas önemli olanın uygulama olduğunu kaydetti.
Bayraktar, üreticilerden mal alımı sırasında maliyetler gerekçe gösterilerek düşük fiyat uygulaması getirebileceğinden endişelendiklerini de bildirdi.
Bayraktar, Dünya Gıda Dergisine hal yasa tasarısını ve geçtiğimiz günlerde yayınlanan meyve-sebzenin ambalajlanmasını öngören tebliği değerlendirdi.
Bayraktar, hal yasa tasarısını; üretici örgütlerinin daha güçlü bir yapıya kavuşturulması, pazarlamada söz sahibi olabilmeleri, daha derli toplu ve düzenli bir yapının ortaya konması bakımından olumlu olarak değerlendirdiklerini belirtti. Bayraktar, tasarının içeriği hakkında şu bilgileri verdi:
“5957 sayılı “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” 26 Mart 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmış, 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girmişti. Ülkemizde yaş sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi, 5957 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yürütülmeye başlanmıştır. Ülkemizde hali hazırda yaş meyve sebze ticareti bu kanun hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır. Bu noktada Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından üretici örgütlerinin elini güçlendirecek, hallerin alt yapısını iyileştirmeye yönelik düzenlemelerle ilgili zaman zaman açıklamalar yapılmaktadır. Bu açıklamalar kamuoyunda yeni hal yasası olarak algılanmaktadır. Hali hazırda birliğimize incelenmek üzere gelmiş bir yasa tasarısı bulunmamaktadır. Basında yer alan açıklamalar ile bakanlık ile yapılan görüşmelerden, aracı sayısının azaltılacağı, her il ve ilçede hal olmayacağı, büyük haller oluşturulacağı, Yaş meyve sebze pazarlamasının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların yapılacağı anlaşılmaktadır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile yapılan görüşmelerimizde kanun ile ilgili çalışmaların devam ettiği belirtilmiş, aracıların kaldırılması ile ilgili bir durumun olmadığı ancak üretici örgütleri üzerinden doğrudan mal aktarımının sağlanmasına yönelik çalışmanın yürütüldüğü, bu bağlamda üretici örgütlerini teşvik edici mekanizmaların üzerinde çalışıldığı ve birtakım vergi avantajlarının sağlanacağı ifade edilmiştir. Hal vasfını taşımayan, yeterli kapasiteye ulaşmayan, modernizasyonunu sağlamayan hallerin hal statüsünden çıkarılmasının planlandığı, belediyelerin insiyatifi ile hal vasfı taşımayan bu yerlerin toptan alım satım merkezi olarak faaliyete devam etmesinin öngörüldüğü belirtilmiştir. Üretici örgütlerinin daha güçlü bir yapıya kavuşturulması, pazarlamada söz sahibi olabilmeleri, daha derli toplu ve düzenli bir yapının ortaya konması bakımından çalışmalar olumlu olarak değerlendirilmektedir. Son yapılan çalışmaları değerlendirdiğimizde; izlenebilirliği sağlamak, şeffaflığı temin etmeye çalışmak, hallerin alt yapısını iyileştirilmeye çalışmak, fiyat farkının azaltılması bakımından üretici örgütlerinin güçlendirilmek istenmiştir.”

Üretici ambalajlamadan muaf
Üreticilerin, ürettikleri yaş meyve sebzeyi perakende olarak doğrudan tüketicilere satması durumunda ambalajlama işleminden muaf tutulduğunu kaydeden Bayraktar, şunları söyledi:
“Özellikle 3 Ekim 2017 tarihinde çıkan “Sebze ve Meyvelerin Toptan ve Perakende Ticaretinde Uyulması Gereken Standart Uygulamalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” ile ürün kayıplarının azaltılması hedeflenmiştir. Tebliğ genel olarak malların ambalajlanmasında, taşınmasında, depolanmasında ve perakende satışa sunulmasında uyulması gereken standartlara ilişkin usul ve esasları kapsamaktadır. Yaş meyve sebzenin ambalajlanmasında; tek kullanımlık veya tekrar kullanılabilir ambalajlar kullanılacağı, malların uygun şartlarda korunması ve taşınması sağlanacak şekilde ambalajlanacağı, ambalajların bütün yabancı maddelerden arındırılması hükme bağlanmıştır. Üreticilerimiz, ürettikleri yaş meyve sebzeyi perakende olarak doğrudan tüketicilere satması durumunda ambalajlama işleminden muaf tutulmuştur. Yaş meyve sebzenin üretim yerindeki toptancı hallerinden veya tasnifleme ve ambalajlama tesisinden tüketim yerlerine taşınmasında soğuk zincirin korunması, malların birbirine zarar vermeden taşınması esas kılınmıştır. Yaş meyve sebzenin, soğuk hava depolarında veya malların bozulmasına veya kalite kaybına sebep olmayacak uygun ısı ve nem ortamlarına sahip alanlarda depolanacağı, alışveriş merkezleri, büyük mağaza ve zincir mağazalarda bulunan perakende satış yerlerinde soğutuculu reyonlarda ambalajlarından çıkarılmadan satışa sunulacağı hükme bağlanmıştır” dedi.

“Maliyetler üreticiye yansıtılmamalı”
Düzenlemenin, üreticilerden mal alımı sırasında maliyetler gerekçe gösterilerek düşük fiyat uygulaması getirebileceğinden endişelendiklerini belirten Bayraktar, maliyetlerin üreticilerimizden çıkarılmaması yönünde tedbir alınması gerektiğini söyledi.
Bayraktar, “Tebliği genel olarak değerlendirdiğimizde; yapılan düzenlemenin, üreticilerimizin binbir emekle ürettikleri ürünlerin ziyan olmaması, ülkemizin de bu anlamda ekonomik kayba uğramaması bakımından, söz konusu tebliğin ürün kayıplarının azaltılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Soğuk zincir ve ambalajlama ile ilgili uygulamalar ek bir maliyet getirecektir. Düzenlemenin, üreticilerimizden mal alımı sırasında söz konusu maliyetler gerekçe gösterilerek düşük fiyat uygulaması getirebileceğinden endişelenmekteyiz. Söz konusu maliyetlerin üreticilerimizden çıkarılmaması yönünde tedbir alınmalıdır. Nakliye, ambalajlama ve depolama maliyetlerinin desteklenmesinin son çıkan tebliğin uygulanmasını kolaylaştıracağını düşünüyoruz” diye konuştu.

“Üretici ve örgütleri kendilerine verilen hakları kullanamıyor”

“Son yapılan çalışmalar çözüm için bizi umutlandırmakla birlikte esas önemli olan uygulamalardır” diyen Bayraktar, üretici ve üretici örgütlerine kanunda çeşitli muafiyetler, kolaylıklar tanınmakla birlikte ülkemizde üretici örgütlerinin güçlü olmaması sebebiyle kanunla birlikte tanınan haklardan faydalanılamamasına neden olduğunu söyledi. Bayraktar, “Nitekim hallerde üretici örgütlerine ayrılan yerler örgütler tarafından tam olarak doldurulamamıştır. Üretici örgütlerinin güçlendirilmesi ve aktif rol almasının sağlanması son derece önemlidir. Kooperatifler ve üretici birlikleri mali ve idari yönden güçlenmeli, fonksiyonel hale getirilmelidir. Üretici örgütlerinin, pazar analizi yapabilen, piyasaları özellikle dünya piyasalarını takip eden profesyonel kadrolarla ve yöneticilerle idare edilmesi sağlanmalıdır. Üretici örgütlerinin yanı sıra tüketici örgütleri güçlendirilmeli, piyasayı kontrol edebilecek duruma getirilmelidir. Hal kanunu ile ilgili hangi düzenleme yapılırsa yapılsın, kanundan beklenen faydanın sağlanması üretici ve tüketici arasındaki makasın azaltılması, ancak ve ancak güçlü üretici birliklerinin ve örgütlü tüketicilerin varlığının yanı sıra etkin bir denetim mekanizması ile mümkün olacaktır” diye konuştu,