Yem fiyatları neden artıyor?

Hayvancılıkla uğraşanların şikayetlerinin başında karma yem fiyatlarının yüksekliği geldiğini ifade eden Ülkü Karakuş; ancak, karma yemlerde görülen fiyat artışlarının hammadde fiyat artışlarından kaynaklandığını söyledi. Yem hammaddesi temininde güçlükler yaşandığını kaydeden Karakuş, dünyadaki talep artışı nedeniyle sıkıntının büyüyebileceğine dikkat çekti.

“İthalatta yaşanan sorunlar, dolar kurundaki dalgalanmalar, kuraklık gibi etkenler yem hammadde fiyatlarını ve dolayısıyla yem fiyatlarını artırıyor. Sadece son 1 ayda (Şubat-Mart 2018) küspe ve kepeklerde yüzde 13 fiyat artışı gerçekleşti. Bu fiyat artışları kanatlı ürünleri ihracatımızdaki ithalatçı ülkelere olan yakınlığımızdan kaynaklanan rekabet avantajımızı da bitirme noktasına getirmiştir”

Özlem As

Bitkisel yem üretimindeki yetersizlik nedeniyle sektörün yem hammaddesinde de dışarıya bağımlı olduğunu belirten Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, ithalatta yaşanan sorunların, dolar kurundaki dalgalanmaların, kuraklık gibi etkenlerin yem hammadde fiyatlarını ve dolayısıyla yem fiyatlarını artırdığını söyledi.
Yem fiyat artışlarının da kırmızı et fiyatlarını artırdığını ve dünyadaki talep artışı nedeniyle sıkıntının büyüyebileceğini belirten Karakuş “Bu günleri arar hale gelebiliriz” dedi.
Yem sektörünün 2017 yılında 2016 yılına göre yem üretimini yüzde 10 artırarak 22,4 milyon tona çıkardığını belirten Karakuş, “Sektörümüz yem üretimi bakımından dünyada 10. Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde ise 3. sırada yer almaktadır. Genel anlamda tarım sektörü son 5 yılda her yıl ortalama yüzde 4 büyürken karma yem sektörü ise her yıl ortalama yüzde 9 büyümektedir. Bu sevindirici bir gelişmedir. Ancak sektörümüz büyüdükçe maalesef sorunları da büyüyor. Sorunlarımızın başında yem hammaddesi temininde yaşanan güçlükler geliyor. Bitkisel üretimden ve gıda sanayi gibi diğer sektörlerden aldıklarını işleyerek hayvanlar için yararlı karışımlara dönüştüren bir ara sektörün mensuplarıyız ve hayvancılığımızın gelişimi için mücadele veriyoruz” dedi.

Son bir aydaki fiyat artışı yüzde 13

Ülkemiz bitkisel üretiminin yem sanayisinin ihtiyacını yeterince karşılamaması nedeniyle önemli oranda ithal ürünlere dayalı olarak üretim yaptığını ifade eden Karakuş, sözlerine şöyle devam etti: “İthal edilen ürünlerin başında mısır (2 milyon ton) ve mısır yan ürünleri (450 bin ton), kepekler (2 milyon ton), soya (2,3 milyon ton) ve küspesi (760 bin ton), diğer küspeler (1,1 milyon ton), DDGS (1,8 milyon ton) geliyor. Bu ürünler konusundaki rekabet dünyada da her geçen gün artıyor. Çin başta olmak üzere dünyanın doğusundaki ülkeler gelir seviyeleri ve nüfus artışına bağlı olarak daha çok hayvansal ürün tüketme eğilimine girmiş durumda. İhtiyacını karşılayabilmek için de yem hammaddelerini daha fazla talep eder hale geldiler. Bizim ülkece çok önemli stratejiler belirlemeye ihtiyacımız var. Aksi halde etin pahalılığı konusundaki şikayetler daha da artabilir ve bu günleri arar hale gelebiliriz.”
Hayvancılıkla uğraşanların şikayetlerinin başında karma yem fiyatlarının yüksekliği geldiğini ifade eden Karakuş, ancak, karma yemlerde görülen fiyat artışlarının hammadde fiyat artışlarından kaynaklandığını söyledi. Karakuş, “İthalatta yaşanan sorunlar, dolar kurundaki dalgalanmalar, kuraklık gibi etkenler yem hammadde fiyatlarını ve dolayısıyla yem fiyatlarını artırıyor. Sadece son 1 ayda (Şubat-Mart 2018) küspe ve kepeklerde yüzde 13 fiyat artışı gerçekleşti. Bu fiyat artışları kanatlı ürünleri ihracatımızdaki ithalatçı ülkelere olan yakınlığımızdan kaynaklanan rekabet avantajımızı da bitirme noktasına getirmiştir” dedi.

“Kalıcı önlemler alınmalı”

Kırmızı et üretiminde maliyetlerin düşürülebilmesi için kaba yemlerle ilgili sorunun çözülmesi, kaba yem açığının kapatılması gerektiğini belirten Karakuş, “Bunun için mera ıslah faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasına ve kalıcı önlemlerin alınmasına ihtiyaç vardır. Kırmızı et üretiminde coğrafi koşullar, yeterince yağışın olmaması ve tarımsal işletmelerin yapısı gibi nedenlerle yıllardır süregelen sorunlar devam etmektedir. Bu sorunlar kırmızı etin hayvancılığı gelişmiş ülkelere kıyasla daha pahalıya üretilmesine neden olmaktadır. Neticesinde kişi başına gelir seviyemiz de göz önüne alındığında kırmızı etin yeterince tüketimi güçleşmektedir. Karma yem maliyetlerinin ve dolayısıyla fiyatlarının düşürülebilmesi için ise başta yağlı tohumlu bitkiler olmak üzere bitkisel üretimimizin artırılması gerekir. Bunun haricinde Biyogüvenlik mevzuatı bir an önce ilgili Bakanlıklar, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler tarafından ortak çalışma ile ele alınarak ülkemizin ihtiyaçlarına ve gerçeklerine uygun hale getirilmelidir” diye konuştu.

Sektör nisan ayında masaya yatırılacak

Sektörün söz konusu sorunlarının 26-29 Nisan tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi TUYEM’de de detaylı olarak ele alınacağını belirten Karakuş, “Birliğimizce 26 yıldır her iki yılda bir düzenlenen bu organizasyonumuzda, yem ve ilgili sektör temsilcilerinin yanı sıra  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile diğer Bakanlıkların temsilcileri ve akademisyenlerimizle bir araya gelerek yem ve hayvancılık sektörlerinin geleceğini ve sorunlarını tartışıyoruz. Kongrenin açılışının hemen ardından Mahfi Eğilmez tarafından Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ile geleceği hakkında bir sunum gerçekleştirecek. Kongremizin en hareketli bölümü olan panel oturumumuzun konusunu ise “Yem, Et, Süt Kardeşliği” olarak belirledik. Bu panelimizde büyük-küçükbaş hayvancılığımızın sorunlarını en ince ayrıntısına kadar tartışıp ilgili kesimlere çözüm önerilerini aktarmayı amaçlıyoruz. Bunun dışında yurt dışındaki gelişmeleri de katılımcılarımızla paylaşmayı amaçlıyoruz. Bu nedenle bu yılki kongremizde, Avrupa yem sektöründeki gelişmeleri, Rusya, Ukrayna gibi Karadeniz ülkelerindeki yem hammadde ticaretindeki beklentileri, Dünya et sektörü ve trendleri yanında bir takım teknik konuları da katılımcılara aktaracak çok önemli yerli ve yabancı konuşmacıları ağırlayacağız. Bu vesile ile tüm sektör paydaşlarımızı kongremize katılmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.