Yeni ürün ve ihracat pazarları yolda

Savola Gıda Pazarlama Müdürü Burcu Yaman, Egemden markasıyla Türkiye pazarında yeni olan ancak İspanya ve İtalya gibi zeytinyağı ile özdeşlemiş pazarların aşina olduğu yeni tatlara portföylerinde yer vereceklerini belirterek “Yakın bir tarihte Azerbaycan, İsviçre, Hollanda gibi yeni pazarlara da açılacağız” diye konuştu.

Sıvıyağ sektöründe yüzde 13’luk pazar payı ile lider konumda bulunan Savola Gıda, önümüzdeki dönem yurtiçinde zeytinyağında ürün çeşitliliğine giderken yurtdışında da yeni ihracat pazarlarına odaklanacak.
Yağ sektöründeki beklentileri ve önümüzdeki dönem hedeflerini konuştuğumuz Savola Gıda Pazarlama Müdürü Burcu Yaman, “Egemden markamızla ise, Türkiye pazarında yeni olan ancak İspanya ve İtalya gibi zeytinyağı ile özdeşlemiş pazarların aşina olduğu yeni tatlara da portföyümüzde yer vereceğiz. Trüflü zeytinyağı bu ürünlerden başlıcası. Yakın bir tarihte Azerbaycan, İsviçre, Hollanda gibi yeni pazarlara da açılacağız” diye konuştu.

Markalarınızın Yudum, Sırma ve Egemden'in yağ sektöründeki yeri nedir? Pazar payınız nedir?

Savola Gıda, sıvıyağ sektöründe yüzde 13’luk pazar payı ile lider konumda bulunmaktadır. Ayçiçek yağı pazarında Savola Gıda yüzde 13 ile ilk sırada, zeytinyağı pazarında ise yüzde 14’lük pazar payı ile 2. sırada yer alıyor. Egemden zeytinyağı markalı pazarda faaliyet gösterdiği ilk yılda yüzde 8,5 pazar payına ulaşmıştır.
Önümüzdeki döneme ilişkin kısa ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?
Önümüzdeki dönemde Egemden markamızla yurtiçi pazarda aktif olarak iletişim çalışmalarımız devam edecek. Özellikle zeytinyağı tarafında Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Çin hedef pazarlarına girmek yurtdışı pazarlarına dair bir diğer hedefimiz. Uluslararası Londra Zeytinyağı Yarışması’nda 3 tasarım ödülü alan gurme şişemiz, yurtdışı pazarlara katma değerli ürün sunma hedefimize bizi bir adım daha yaklaştırdı.

Yağ sektöründe tüketici eğilimleri ne yönde? Bu eğilimler çalışmalarınızı nasıl etkiliyor? Yeni ürün çeşitleri planlıyor musunuz?

Türkiye’de sıvıyağ tüketimi bölgelere, geleneklere ve kullanım alışkanlıklarına göre farklılık göstermekle beraber tüketicilerimizin sıvıyağları ürün bazında ayrıştırdıkları gözlemlenmiştir. Yudum markası tüketicilerin yağın çeşidinden çok, ne için kullanıldığına odaklanmalarını sağlayacak, pişirme ve lezzet kalitesine katma değer katacak yeniliklerle bu alışkanlıkları değiştirmeyi hedeflemektedir. Egemden markamızla ise, Türkiye pazarında yeni olan ancak İspanya ve İtalya gibi zeytinyağı ile özdeşlemiş pazarların aşina olduğu yeni tatlara da portföyümüzde yer vereceğiz. Trüflü zeytinyağı bu ürünlerden başlıcası. Zeytinyağının mucizesine yakışır bir biçimde gerek üretimi, gerekse sunumu ile özelleşen gurme serimizi hem Türkiye’de hem de yurtdışı pazarlarda tanıtmaya devam edeceğiz.

Markalarınızın ihracat açısından son durumu nedir?

İhracatımız yüzde 7’lik paya sahiptir. Toplam bitkisel sıvı yağ ihracatımızın (zeytinyağı hariç) toplam yağ kullanımının yüzde 32’sini oluşturmaktadır. Söz konusu ihracatın yüzde 25’lik kısmı sıvıyağ ihracatı (700 bin ton), yüzde 7’lik kısmı margarin ihracatından (190 bin ton) oluşmaktadır. Bugün Savola Gıda olarak yaklaşık 2000 ton ihracat ile Türkiye’nin en büyük markalı zeytinyağı ihracatçısı konumundayız. Ürünlerimiz; Fransa, İngiltere, Almanya gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD, Japonya, Güney Afrika, Nijerya, pazarlarında güçlü bir konuma ulaştı. Yakın bir tarihte Azerbaycan, İsviçre, Hollanda gibi yeni pazarlara da açılırken Almanya pazarında ürün çeşitliliğimizi artıracağız.

Sektörün önemli bir oyuncusu olarak genel olarak yağ sektörünün içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendirirsiniz?

Avrupa pazarlarında Ukrayna, Avusturya, Bulgaristan, Macaristan önemli ayçiçeği üreticileri arasında yer almaktalar. Zeytinyağı üretiminde ise İspanya ve İtalya Avrupa’nın en önemli üreticileridir. Bu iki ülkenin ürünleri Avrupa Birliği içerisinde gümrüksüz dolaşım hakkına sahip olduğu için bu iki ülkenin zeytinyağı ürünleri Avrupa’nın pek çok ülkesinde tüketilmektedir. Türkiye’de ise uygulanan referans fiyatlar nedeniyle ayçiçek yağı fiyatları perakendede Avrupa pazarlarından daha yukarıda kalmaktadır.

Yağ sektörü hammadde açısından dışarıya bağımlı. Bu durum sizin üretiminizi nasıl etkiliyor?

Türkiye’de bitkisel yağ sanayine hammadde teşkil eden yağlı tohumların üretimi yeterli olmadığından yağ açığı ithalat yoluyla karşılanıyor. İthalatın büyük kısmı daha çok ham yağ şeklinde gerçekleştirilmekte ve bu şekilde katma değer yaratılmaktadır.

Önümüzdeki dönemde sektörün hammadde açısından dışarıya bağımlılığı ve kurdaki seyir nedeniyle ürünlerde fiyat artışı gerçekleşir mi?

Ayçiçek yağı özelinde konuşmamız gerekirse, sezon başlangıcı olan Ağustos ayında piyasalarda rahatlama görülebilir. Ancak kurdaki hareketlenmeler iç piyasayı da doğru orantıda etkilediği için beklenmedik bir durumda fiyatlar yukarı yönde seyredebiliyor. Bununla birlikte yapılan hasat, toplam ihtiyacın belli bir kısmını karşılayabildiği için fiyatlar yurtdışı hammadde fiyatları ve kur etkisi ile yükselişe geçebiliyor.