Yumurta ihracatı rekor kırdı

Yumurta ihracatı 2018 yılında 430,7 milyon dolara ulaşarak son on yılın rekorunu kırdı. Yumurta üreticileri, yumurtanın birincil üretim ve temel bir gıda maddesi olduğu gerçeğinden hareketle yumurtada KDV’nin yüzde 1’e düşürülmesi ve tüketicinin daha ucuz yumurta tüketmesinin sağlanmasını talep ediyor.

Türkiye’nin üretim alt yapısını sürekli geliştirerek ve kalitesini yükselterek dünya yumurta üretiminde önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Derya Pala “Yumurta sektörü 22 milyar adet üretimi ile dünyada dokuzuncu, her yıl artan ihracatı ile üçüncü sırada yer alıyor. Yumurta ihracatı, 2018’de yaşanan maliyet ve enflasyon artışlarına rağmen 430,7 milyon dolara ulaştı. Bu rakam ile son on yılın rekorunu kırdık” dedi.
Sürdürülebilir bir yapıya sahip Türk yumurta sektörünün hem kendi insanının hayvansan protein ihtiyacını karşıladığını hem de birçok ülkeye yaptığı ihracat ile insanlığın beslenmesine katkı sunduğunu ifade eden Pala, “Yumurta üreticileri olarak başarımızı gelecek yıllarda da artırarak sürdürmek istiyoruz. Bunun için kamu otoritelerinden öncelikli beklentimiz; haksız rekabete yol açan kayıt dışı tavukçuluğun önlenmesi, nüfus artışı, kişi başına tüketim ve ihracat potansiyelini temel alan bir üretim planlamasına gidilmesidir. Bir diğer talebimiz ise yumurtanın birincil üretim ve temel bir gıda maddesi olduğu gerçeğinden hareketle yumurtada KDV’nin yüzde 1’e düşürülmesi ve tüketicinin daha ucuz yumurta tüketmesinin sağlanmasıdır” dedi.

“Yumurta fiyatlarındaki artış da düşüş de arz-talep dengesine bağlıdır”

Yumurta fiyatlarındaki artışın da düşüşün de arz-talep dengesine göre oluştuğunu belirten Pala, “Yumurtanın üretimi, paketlenmesi ve pazarlanması mevzuatla belirlenmiş olup yumurtanın rafta kalma süresi 21, tüketim süresi ise 28 gündür. Üretici yüksek maliyetler ile üretimini sürdürme çabası içinde olup bir an önce ürününü paraya çevirme derdindedir. Üreticiyi ciddi anlamda etkileyen maliyet kalemlerindeki fiyat artışları da yumurta fiyatlarına yansıyamamaktadır.
Yumurta stoklanabilen bir ürün olmadığı için üretici yumurtasını günlük paketlemekte ve pazara sunmaktadır. Dolayısıyla şunu net olarak ifade etmek isterim ki; yumurta fiyatlarındaki artış da düşüş de arz-talep dengesine bağlıdır. Arz yani üretim kısa sürede artıp azalmaz, ancak dönemsel olarak talebin artışı ya da azalması fiyat artışına ya da düşüşüne sebep olur. Ancak bu noktada bir hususun altını çizmekte fayda görüyorum, üreticinin makul kârla sattığı ürünü aracı tüccar ve marketlerin de makul kâr ile satmaları gerekiyor.” dedi.

“Nerede, kim tarafından nasıl üretildiği belli olmayan yumurtaları satın almayın”

Yumurta yetiştirme metodları ve kodları hakkında da bilgi veren Pala, “16 Nisan 2018 tarihinden itibaren yetiştirme metodu kodu ile işletme ve kümes numarasının yumurta kabuğu üzerine damgalanması zorunlu hale geldi. A sınıfı yumurtaların etiketleri üzerinde üretim yöntemine dair yer alan ifadeler şu anlama geliyor:

0: Organik Yumurta Üretimi (Organik yemlerle beslenen, açık havaya da erişimi olan, sertifikalandırılmış işletmelerden elde edilen yumurta)
1: Açık havaya da erişimi olan kümeste yetişen tavuklardan elde edilen yumurta
2: Kapalı kümeste, serbest dolaşabilen tavuklardan elde edilen yumurta
3: Kafeste yaşayan tavuklardan elde edilen yumurta.
Tüketicilerin yumurta satın alırken etiketlere dikkat etmesi gerektiğini belirten Pala, “Yetiştirme metodu kodu ile işletme ve kümes numarasının yumurta kabuğu üzerinde damgalanması zorunluluğu, gıda güvenirliğinin sağlanması ve gıda zincirinde izlenebilirliğin oluşturulması açısından son derece önemli. Etiketlere mutlaka dikkat edilmeli, nerede, kim tarafından nasıl üretildiği belli olmayan yumurtaları satın almayın” dedi.
Son yıllarda ülkemizde yumurta sektöründe kayıt dışı üretim gözle görülür şekilde arttığını ifade eden Pala, “Serbest dolaşan tavuklardan elde edilen yumurta toplam üretimin yaklaşık %1’idir. Organik yumurta üretimi ise toplam üretimin yüzde 0,4'üdür. Organik yumurta üretiminin azlığını dikkate alırsak tüketicilerimizin organik yumurta alırken dikkatli olması ve mutlaka organik ürün sertifikasını sorması gerekiyor. Tavuk pisliğine bulanmış yumurtalar saman içine konarak “köy yumurtası” “gezen tavuk yumurtası” “organik yumurta” gibi adlarla ve 3-4 misli fiyatla satılıyor. Bu durum hem tüketicileri yanıltıyor, hem de vergisini ödeyen kayıtlı üreticiler açısından haksız rekabet oluşturuyor” dedi.

“Yumurtanın besleyici değeri aynıdır”
Yumurta üretimi yapmak ve pazarlamak isteyen her üreticinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan onay almak, tavuklarını sağlıklı yemlerle beslemek, izinli ilaç ve aşı kullanmak zorunda olduğunun altını çizen Pala, “Yetiştirme metodu (organik, serbest, kafeste, kümeste) ne olursa olsun Bakanlıkça kayıtlı işletmelerde üretilen yumurtalar sağlıklıdır ve yumurtaların hepsinde ilaç vs. kullanımı kesinlikle yasaktır. Ne yazık ki özellikle sosyal medyada dolaşan bazı bilgilerde 2 ve 3 numaralı yetiştirme modellerinde hormon ve antibiyotik kullanımının yasak olmadığına, dolayısıyla bu tip yumurtaların en sağlıksız ve tüketilmemesi gereken yumurtalar olduğuna dair son derece yanlış bilgiler dolaşmakta. Hiçbir yetiştirme şeklinde hormon ve izinsiz ilaç kullanılmamaktadır, kayıtlı işletmelerin tamamında sürekli numune alınarak Bakanlık tarafından kontroller yapılmaktadır. Burada sağlıksız olduğundan şüphe edilmesi gereken tek yumurta üzerinde işletme numarası olmayan, kayıtsız ve denetimsiz üretilen yumurtalardır. Kafeslerde yetişen tavuklar da serbest dolaşan tavuklar da mısır, buğday, soya, ayçiçeği gibi doğal olan aynı yemlerle beslenmektedir. Sadece organik yetiştirilen tavukların organik yem yeme zorunluluğu vardır. Kısacası rengi, büyüklüğü, yetiştirme yöntemi ne olursa olsun yumurtanın besleyici değeri aynıdır. Dolayısıyla yapay yem, endüstri yumurtası gibi tabirlerin gerçekle hiçbir ilgisi yoktur, tamamen tüketicide algı yanılgısı yaratmaya dönüktür.
kutu

YUM-BİR hakkında
YUM-BİR, yumurta üreticileri tarafından 2006 yılında, 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu hükümlerine göre, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının onayı ile kurulmuş, Türk Yumurta Sektörünün sorunlarına çözüm aramak ve üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla çalışan bir üretici örgütüdür.
Bünyesinde yumurta üretiminin yoğun olduğu il ve ilçelerde kurulmuş 11 Birlik ve 380 civarında üyesi bulunmaktadır.
YUM-BİR, bir üretici örgüt olarak, sağlıklı sürülerden sağlıklı yumurta üretilmesi yönünde çaba sarf eder; üyelerinin rekabet gücünün ve refahının artırılmasını, işletmelerde verimliliğin yükseltilmesini esas alır. YUM-BİR yumurtanın besleyici değerinin topluma anlatılması ve yumurta tüketiminin artırılması yönünde basın ve sosyal medya aracılığı ile tanıtım faaliyetleri yürütür.

Rakamlarla yumurta sektörü
Yumurta sektörü 22 milyar adet üretimi ile dünyada dokuzuncu, 430 milyon doları aşan ihracatı ile üçüncü sırada yer almaktadır.
Yumurta sektörü yaklaşık 7 milyar TL ciroya sahip.
150 bin kişiye doğrudan ve dolaylı olarak istihdam sağlıyor.
Yumurta sektörü 2018 yılı itibariyle 1000 ticari işletme ve 128 milyon adet tavuk varlığı ile üretimini sürdürmektedir.