Zeytinyağında küresel talep artarken üretim azalıyor

2016/17 iş yılında dünya zeytinyağı üretiminin bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 20 azaldığı görülmektedir. Genel olarak Avrupa Birliğindeki üretici ülkelerin üretimindeki bu düşüş yüzde 25 oranında.

2016/17 iş yılında dünya zeytinyağı üretiminin bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 20 azaldığı görülmektedir. Genel olarak Avrupa Birliğindeki üretici ülkelerin üretimindeki bu düşüş yüzde 25 oranında. İspanya, bir milyon 280 bin ton üretimin gerçekleştiğini beyan etmekte ve bu bir önceki mahsul yılına göre yüzde 8'lik bir düşüş olduğu anlamına gelmektedir. İtalya ve Yunanistan'da ise üretim trajik bir şekilde düşerek sırasıyla yüzde 61 ve yüzde 39 oranında düşüş göstermekte, Portekiz'de yaklaşık yüzde 30'luk bir düşüş olduğu görünüyor. Geri kalan IOC üyesi ülkelerindeki üretim, Türkiye hariç olmak üzere, yüzde 7 oranında küçülmektedir. Ülkemizdeki üretimin ise bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 24 oranında arttığı tahmin ediliyor.

Özlem As

Dünya zeytinyağı üretimi bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 20 azaldı. Genel olarak Avrupa Birliğindeki üretici ülkelerin üretimindeki bu düşüş yüzde 25 oranında gerçekleşti. Tüketime gelince... Son 10 yılda olduğu gibi küresel talepteki artış sürüyor; önümüzdeki dönemde yüzde 13 artacağı da öngörülüyor.
Son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkilerinin dünyada ve ülkemizde de şiddetli olarak hissedilmeye başladığını belirten Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Ümmühan Tibet, “Dünyada 43 ülkede ekonomik anlamda zeytin üretimi yapılmakta olup, üretim alanlarının yaklaşık yüzde 95’i Akdeniz Bölgesinde yer almaktadır. Eskiden Akdeniz havzasına özgü klasik bir ağaç olan zeytin artık bir dünya klasiği olmuştur. Suudi Arabistan vahalarında Güney Amerika pampalarına, Pakistan, Çin, Japonya’ya kadar tüm ülkeler zeytin ağacını yetiştirmek için çaba sarf etmektedir. Son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkileri dünyada ve ülkemizde de şiddetli olarak hissedilmeye başlanmıştır. Özellikle zeytin ve zeytinyağı üretimindeki dalgalanmalarla kendini gösteren bu etkilerin sonucu piyasalara da yansımakta ve fiyatlarda da dalgalanmalara sebep olmaktadır” diye konuştu.
Tibet, “Uluslararası Zeytin Konseyi (IOC), 23-26 Mayıs 2017 tarihleri arasında Roma’da İlkbahar Dönem Toplantısı olarak Konsey'in 105. olağan toplantısını gerçekleştirdi. Üye ülkelerin delegasyonu tarafından 2015/16 iş yılı zeytin ve zeytinyağı üretim, tüketim, ihracat, ve ithalat bilançoları kesinleştirilirken 2016/17 bilançoları ise güncellendi. Elde edilen yeni rakamlara göre, 2016/17 iş yılında dünya zeytinyağı üretiminin bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 20 azaldığı görülmektedir. Genel olarak Avrupa Birliğindeki üretici ülkelerin üretimindeki bu düşüş yüzde 25 oranında olmaktadır. İspanya, bir milyon 280 bin ton üretimin gerçekleştiğini beyan etmekte ve bu bir önceki mahsul yılına göre yüzde 8'lik bir düşüş olduğu anlamına gelmektedir. İtalya ve Yunanistan'da ise üretim trajik bir şekilde düşerek sırasıyla yüzde 61 ve yüzde 39 oranında düşüş göstermekte, Portekiz'de yaklaşık yüzde 30'luk bir düşüş olduğu görünüyor. Geri kalan IOC üyesi ülkelerindeki üretim, Türkiye hariç olmak üzere, yüzde 7 oranında küçülmektedir. Ülkemizdeki üretimin ise bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 24 oranında arttığı tahmin ediliyor.”

Küresel talep artıyor

Uluslararası Zeytin Konseyi verilerine göre, dünya zeytinyağı tüketiminin yüzde 13 artacağının tahmin edildiğini belirten Tibet, son 10 yılda küresel talebin arttığını söyledi. Tibet, “2006 / 07 - 2010 / 11 dönemi ortalamaları üzerinde son on yıldaki küresel talep arttı. Zeytinyağı, besin özelliklerinden dolayı ve sağlığımıza yaptığı faydalarından ötürü dünyadaki hanelerde talep artmaktadır ve bu talep artışının hızlanarak devam edeceği öngörülmektedir” dedi.

Türkiye’nin zeytinyağı varlığı

Son üç yılda var yılı için yüzde 13, yok yılları içinse yüzde 25-30’luk hafif bir düşme olduğunu belirten Tibet, ortalama zeytinyağı üretim miktarının 167 bin ton olduğu söyledi.
Tibet “Günümüzde, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü verilerine göre, zeytinlik alanlarımız yüzde 40 büyürken, ağaç varlığımızda yüzde 75 büyüme sağlanmıştır.
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi olarak sektörel işbirliği çerçevesinde 2009/2010 iş yılından beri yaptığımız rekolte tahminleri çerçevesinde yıllar itibariyle hazırlanan üretim, ithalat, ihracat, tüketim verileri üretim rakamlarında, son üç yılda var yılı için yüzde 13, yok yılları içinse yüzde 25-30’luk hafif bir düşme olduğu ve son altı yıla ait zeytinyağı bilanço rakamlarını dikkate aldığımızda ise, ortalama zeytinyağı üretim miktarının 167 bin ton olduğu görünüyor. Aynı işlemi tüketim rakamlarını dikkate alarak yaptığımızda bu kez ortalama zeytinyağı tüketiminin 132 bin ton olduğu ve bu rakamın da kişi başına yıllık tüketimin 1,75 kg/ yıl olduğu anlaşılmaktadır” diye konuştu.



“Üretimini artıran tek ülke Türkiye”
Ekim-kasım aylarının çok kurak geçmesi, özellikle Körfez Bölgesinde aniden sinek istilasının yaşanması hem zeytinyağı ve hem de sofralık zeytin üretim miktarını ve kalitesini çok olumsuz etkilediğini belirten Tibet, bütün bu olumsuzluklara rağmen dünya genelinde üretimini arttıran tek ülkenin Türkiye olduğunu söyledi.
Tibet, “İçinde bulunduğumuz 2016/17 iş yılı için ise rekolte tahmin çalışmaları tamamlanarak 30 Eylül’de duyurusunu yaptığımızda; 177 bin ton tahmin ve devreden stokla birlikte 223 bin ton toplam ürün miktarı için birçok kişi tarafından daha yüksek ürün olduğuna dair tahminler duymuştuk. Ancak Şubat-Mart aylarına geldiğimizde tahmini yapılan rakamın yüksek olduğu gerçek üretimin 160-170 bin ton civarında olduğu tahminlerini duyduk. Gerçek şu ki, tarım üstü açık fabrika. Maalesef hem ürün kalitesi ve hem miktarı iklim koşulları ile son derece etkili bir şekilde değişebiliyor ve bunu öncesinde tahmin edebilmek mümkün değil. Bu iş yılında da aynı şeyleri yaşadık. Özellikle ekim ve kasım aylarında havanının sıcak ve çok kurak geçmesi, özellikle Körfez Bölgesinde aniden sinek istilasının yaşanması hem zeytinyağı ve hem de sofralık zeytin üretim miktarı ve kalitesini çok olumsuz etkilemiştir. Bu kapsama; ülke genelinde rafinajlık zeytinyağına kayma olmuş ve delta 7 stigmastenol değeri de limitinin çok üzerine yükselerek ortalama yüzde 0,80 olmuştur. Buna karşın sofralık zeytin üretiminde yeşil zeytin ve siyah zeytinde 432 bin ton olarak tahmin edilen rakamlara ulaşılamadığını görmekteyiz. Bütün bu olumsuzluklara rağmen dünya genelinde üretimini arttıran tek ülke Türkiye olmuştur. Bu durumun nedeni yeni dikilen fidanların yavaş yavaş ürün vermeye başlamış olmasından kaynaklanmakta ve dünya ikinciliği hedefimiz için de ümit vermektedir” diye konuştu.

Tüketici eğilimi natürel sızma zeytinyağından yana

Önceki dönemde olduğu gibi bu dönemde de Riviera ve Natürel Sızma tüketimi arasındaki farkın kapandığını ve tüketicinin eğiliminin natürel sızma zeytinyağı kullanımı yönünde olduğunu belirten Tibet sözlerine şöyle devam etti:
Tibet, “Tüketim verilerine baktığımızda 2015/2016 iş yılında toplam tüketim Nielsen raporlarına göre; (riviera + natürel sızma) 2016 döneminde 2015 dönemine göre ton bazında yüzde 17 küçülürken, ciro bazında yüzde 14 büyüdü. Yine aynı dönemde natürel sızma zeytinyağının tüketiminde yüzde 9 gibi bir büyüme yaşanırken toplam zeytinyağı pazarı geçen yıla oranla yüzde 20, Riviera pazarının ise yüzde 29 küçüldüğü tespiti yapılmaktadır. Önceki dönemde olduğu gibi bu dönemde de Riviera ve Natürel Sızma tüketimi arasındaki farkın kapandığını ve tüketicinin eğiliminin natürel sızma zeytinyağı kullanımı yönünde olduğunu söyleyebiliriz. Ancak son yıllarda taklit ve tağşişli ürünlerde çok ciddi artış olduğu saptanmaktadır. Sektörümüz bir taraftan kayıt dışı tüketim, diğer taraftan ise taklit ve tağşişli ürünler nedeniyle büyüme sürecinde büyük zorluk yaşamaktadır. Yasal Mevzuatımız AB ile uyumlu hale gelmiştir. Konseyimizce piyasa takip edilmekte, kalite kontrol programı uygulanmaktadır. Bu analizlerin yapılabilmesi için Bakanlığımız bünyesinde de Ankara, İzmir ve Bursa’da Kontrol Laboratuvarları faaliyet göstermektedir. Bu laboratuvarların sayılarının arttırılmasının sağlanması, başta tanker ve depo bazında kontrollere ağırlık verilmesi, tağşişli yağla ilgili kamu denetimlerinin artırılarak etkin hale getirilmesi gerekmektedir.”

İhracat artıyor

İlk 7 aylık verilere göre dökme ve ambalajlı zeytinyağı ihracatının arttığını ifade eden Tibet, “Ülkemizin ihracatı incelendiğinde Ege İhracatçı Birliğimizin verilerine göre çok büyük değişim olduğu görülmektedir. 2015/2016 iş yılında yaklaşık 3 bin ton dökme ihracatı yapılmışken bu yılın ilk 7 ayında 20 bin ton dökme zeytinyağı ihracatı gerçekleşmiştir. Ambalajlı zeytinyağı ihracatında ise aynı dönemde 8 bin 356 ton olarak yapılan ihracat bu yılın ilk 7 ayında 6 bin 881 ton olmuştur. Dökme ve ambalajlı zeytinyağı ihracatında geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 47 fiyat farkı varken bu yıl yüzde 21’lik fiyat farkı oluşmuştur” diye konuştu.


 

Dünya zeytin ticareti

2016/17 yıllarında dünya sofralık zeytin üretiminde, bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak yaklaşık 2 milyon 758 bin 500 tona ulaşılması bekleniyor ve bu şimdiye kadarki en iyi kampanyadır. Blok olarak Avrupa Birliği ??üretici ülkeleri, bir önceki yıla göre yüzde 4'lük bir düşüş gösterirken, üye ülkelerin geri kalanının yüzde 15 oranında büyümesi bekleniyor. Sofralık zeytin üreticisi ülkeler sıralamasında Mısır'ın 500 bin ton ile dünya birincisi İspanya'nın 595 bin ton üretimine çok yaklaşıp zorladığı, 433 bin ton ile Türkiye'nin üçüncü sırada yer alması bekleniyor. Türkiye uzun yıllardır sofralık zeytin üretimi açısından Dünyada 2. sıra yer almıştır. Ancak son yıllarda Mısır’ın bu üretim alanında yaptığı büyük hamle ile 3. sıraya gerilemiştir. Ülkemizi Cezayir 234 bin ton, Yunanistan 180 bin ton, Fas 110 bin ton, İran 75 bin 500 ton ve Arjantin 60 bin ton üretim ile izliyor. 2016/17 iş yılında dünya tüketiminin ise yüzde 5 oranında artması beklenmektedir.